|
5 Haziran 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Financial Times gazetesi, başyazılarından birini Türkiye'nin Kuzey Irak'a sınır ötesi operasyon düzenlemesi olasılığına ayırıyor.
"Kürdistan'ı işgal" başlıklı yazıda, "Türkiye, yeni bir savaş başlatmadan önce iyi düşünmeli" görüşü dile getiriliyor. "Türkiye'nin üzerinde dostlarının fazla bir etkisi yok. ABD'yle olan uzun ömürlü ittifak lime lime olmuş, Avrupa Birliği'ne girme umutları sönmek üzere... Ama Ankara yine de bir kez daha düşünmeli. İsrail'in geçtiğimiz yaz Lübnan'da Hizbullah'ı yok etmek için verdiği beyhude çabayı düşünün. Türkiye, harekât düzenleyerek, Irak'ın görece en istikrarlı bölgelerinden birinde kargaşa yaratabilir. Türkiye'nin Kürt sorunu, kapsamlı bir harekâtı haklı gösterecek boyutlara ulaşmış değil. İsyanı diriltmenin ve Irak'a daha fazla perişanlık getirmenin yoludur Kürdistan'ı işgal etmek." 'Soğuk Savaş sona erdi' Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin'in dün Times gazetesine verdiği mülakatta, Amerika Birleşik Devletleri'ne yaptığı uyarılara Washington ve Avrupa'dan gelen tepkiler bugün gazetelerin manşetlerinde ve yorum sayfalarında geniş yer buluyor. Putin, Washington'un Doğu Avrupa'ya füze kalkanı konuşlandırma planlarına karşı çıkmış, bu durumda Rusya'nın füzelerini Avrupa hedeflerine yönlendirmek zorunda kalacağını söylemiş, bunun da nükleer bir savaşa yol açabileceği uyarısında bulunmuştu. Times gazetesi, ABD'nin tepkisini şöyle aktarıyor: "Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean McCormack, Putin'in sözlerinin 2007'den çok 1977 çağrışımı yaptığını söyledi ve ekledi: "Bizim Avrupa'ya füze savunma sistemleri konuşlandırma planlarımızın yanlış bir adım olduğunu farzetseniz dahi, bu Rusya'nın tutumunu haklı göstermiyor." Beyaz Saray, Putin'e Başkan Bush'un geçtiğimiz haftaki sözlerini de hatırlattı: Soğuk Savaş sona erdi." Guardian gazetesi de Çarşamba günü başlayacak G–8 zirvesine Putin'in sözlerinin egemen olacağını, Bush ve Putin'in Perşembe günü yapacakları görüşmenin gergin geçmesinin beklendiğini yazıyor. Gazetenin yazarlarından Simon Tisdall, bugün yaşanan durumun 2001 yılında kaçan bir fırsatın sonucu olduğunu ifade ediyor: "Putin Avrupa'da tek bir güvenlik ve savunma alanı oluşturulmasını teklif etmiş, ya NATO'nun dağıtılmasını, ya Rusya'nın NATO'ya alınmasını ya da eşit ortaklar arasında yepyeni bir örgüt kurulmasını önermişti. Ama önerileri Washington tarafından dikkate alınmamıştı. Tam tersine, anti-balistik füze anlaşması bir yana atıldı; ABD Bulgaristan ve Romanya'da askeri üs kiralamak istiyor, füze savunma sistemi planlarını Polonya ve Çek Cumhuriyeti'ni de kapsayacak şekilde genişletti, NATO'nun genişlemesi devam etti. Rusya'nın doğu cephesinde ise Japonya ABD'nin yardımıyla füze ve savunma sistemleri geliştiriyor. Gürcistan, Ukrayna ve Sırbistan'da yumuşak devrimler körüklendi. Sıra şimdi Belarus, belki de Rusya Federasyonu'nun kendisinde... Putin, bir paranoyak olabilir belki. Ama güvenlik söz konusu olduğunda haklı..." Guardian'ın başyazısında da aynı konu var bugün... "Rusya ve Batı'yı karşı karşıya getiren bir dizi stratejik konuda, haklı olan Vladimir Putin'dir. 'Yıldız Savaşları'nın Oğlu' sistemi ilk teklif edildiğinde, tehdidin o zaman Saddam Hüseyin'den geldiği iddia edilmişti. Şimdi de 'İran tehdittir' deniyor. ABD'nin iddialarının elle tutulur yanı yok çünkü Tahran kıtalararası balistik füze geliştirmekten yıllarca uzakta... Ama şu an yüzleşmeye değil, liderlerin ortak çıkarları için makul konuşmalar yapacakları, sakin bir ortama ihtiyaç var. Ancak G–8 zirvesinde bunun olması pek muhtemel değil..." Irak'ın şansı Yine Guardian gazetesinde, Amerika'da Demokrat Parti'nin başkan adaylarından Barrack Obama'nın kaleme aldığı bir yazıya yer veriliyor. Obama, yazısında Irak'ın en büyük şansının Amerikan askerlerinin geri çekilmesi olacağını yazıyor. Ve şöyle diyor: "Irak'ı daha iyi bir yer haline getirebilmek için tek şansımız savaşan taraflara kalıcı bir siyasi çözüm üzerinde uzlaşmaları için baskı yapmak... Bu baskıyı uygulamanın en etkili yolu ise, Amerikan güçlerinin Irak'tan aşamalı olarak geri çekilmeleri ve 31 Mart 2008 tarihine kadar tüm savaşçı tugayların Irak'tan ayrılmış olmaları. Irak'a barış ve istikrarı sadece kendi liderlerinin getirebileceğini kabullenmemiz gerekiyor." Barrack Obama yazısında Irak'tan çekilmelerinin ardından dikkatlerini - Bush yönetimi tarafından gözardı edilen - İsrail-Filistin meselesine yeniden verebileceklerini; İran'la doğrudan görüşmelerde bulunmaktan kaçınılmaması gerektiğini; küresel teröre karşı kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç olduğunu da belirtiyor. İngiltere'de İslam çalışmaları İngiltere Başbakanı Tony Blair'in üniversitelerde İslam üzerinde yapılacak çalışmalar için bir milyon sterlin kaynak ayrılacağını açıklaması gazetelerin tümünde yer verilen haberlerden biri. Independent'ın yorumu şöyle: "Bu, İngiltere'de İslam'ın nasıl bir şekil alması gerektiğini belirleyecek bir çaba haline getirilmemeli. Aslında bu açıklamanın, Irak'ın işgalinin İngiltere'de radikal İslamcılığın yükselişinde oynadığı rolü hâlâ kabullenmek istemeyen Blair tarafından yapılmış olması bir talihsizlik. Ama eğer bu öneriler duyarlı bir şekilde hayata geçirilirse, o zaman İngiltere çıkışlı aşırılık yanlılarıyla mücadelede önemli bir rol oynayabilirler." Olimpiyat logosu mu, Nazi svastikası mı? 2012 yılında Londra'nın ev sahipliği yapacağı olimpiyat oyunlarının logosu dün kamuoyuna tanıtıldı. Logo alışılmışın aksine koşan bir figür içermiyor. Bunun yerine Olimpiyat Oyunları'nın yapılacağı tarih olan 2012'nin rakamları iki satır halinde sıralanıyor: yani üst satırda 2 ve 0, alt satırda da 1 ve 2 bulunuyor. İlk satırdaki rakamların üzerine Londra kelimesi ve olimpiyatların simgesi olan beş halka da yerleştirilmiş. Sayılar köşeli birer figür olarak resmediliyor. 400 bin sterline mal olan logo, internette çok sayıda kişinin değiştirilmesi yönündeki talepleriyle karşılaştı. Financial Times'dan aktaralım: "Tepkiler, kararı cesur olarak nitelendirenlerden, Londra'ya görsel bir atıfta bulunulmamasından ötürü hayal kırıklığı duyanlara kadar uzanıyor. Logonun deli saçması gibi göründüğünü; kırılmış bir Nazi svastikasına benzediğini, Avustralya kıyılarını andırdığını, ya da çizgi dizi Simpsonlar'daki Lisa karakterine benzediğini söyleyenler de çıktı. 2012 Olimpiyat Oyunları komitesi ise oyunlara daha gelecekçi bir görünüş vermeye çalıştıklarını söylüyor." | İlgili haberler 4 Haziran 2007 Basın Özeti04 Haziran, 2007 | Basın Özeti 3 Haziran 2007 Basın Özeti03 Haziran, 2007 | Basın Özeti 1 Haziran 2007 Basın Özeti01 Haziran, 2007 | Basın Özeti 30 Mayıs 2007 Basın Özeti30 Mayıs, 2007 | Basın Özeti 29 Mayıs 2007 Basın Özeti29 Mayıs, 2007 | Basın Özeti 28 Mayıs 2007 Basın Özeti28 Mayıs, 2007 | Basın Özeti 27 Mayıs 2007 Basın Özeti27 Mayıs, 2007 | Basın Özeti 25 Mayıs 2007 Basın Özeti25 Mayıs, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||