BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 30 Mayıs, 2007 - TSİ 07:51
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
30 Mayıs 2007 Basın Özeti
Irak'ın başkenti Bağdat'ta dün Maliye Bakanlığı'na düzenlenen baskında beş İngiliz vatandaşının kaçırılması, gazetelerin pekçoğunun manşetinde yer alıyor.

İngiltere gazeteleri

Times, radikal Şii dinadamı Mukteda es Sadr'a bağlı Mehdi Ordusu'nun yalanlamasına karşın, milis gücünün önde gelen bir üyesinin "Bu, İngiltere'nin Irak'ta uyguladığı şiddete bir tepkidir. Daha büyük operasyonlar düzenleyip, İngiltere'nin buradaki varlığını sona erdireceğiz" dediğini aktarıyor.

Gazete başyazısında ise "Bu olay, İran için bir samimiyet sınavı olacak" diyor:

"İngiliz mali uzman ve dört koruma görevlisinin kaçırılması Bağdat'ta İran ve ABD büyükelçilerini biraraya getiren, Irak'a istikrar kazandırma amacına yönelik görüşmenin bir gün sonrasına rastlıyor.

"Görüşmede Amerikalı müzakereciler, İran'dan koalisyon güçlerine karşı savaşan Şii milislere ve diğer terör gruplarına silah sağlamaktan vazgeçmesini istedi.

"İngilizlerin kaçırılması olayı, İran'ın samimiyetini kanıtlaması için iyi bir fırsat. Tahran, Şii milisler üzerindeki nüfuzunu kullanarak, onları rehineleri serbest bırakmaya ikna edebilir.

"Irak'ta yaşananlar, Batılı hükümetler kadar İran'ı da kaygılandırmalı. Zira Irak'ta kargaşa yaratmayı amaçlayan bu tür girişimler topyekün bir iç savaşı hızlandırmaktan başka işe yaramaz. Bu sadece Irak için değil, İran ve tüm bölge için felaket olur."

'Brown'a Irak'tan çekilmesi baskısı'

Independent, Haziran ayı sonunda Tony Blair'den İşçi Partisi liderliğini ve başbakanlığı devralacak olan Maliye Bakanı Gordon Brown'un Orta Doğu politikasının değiştirilmesi konusunda baskı altında olduğunu yazıyor.

Gazete, İşçi Partisi genel başkan yardımcılığına aday isimlerden John Cruddas'ın, İngiltere'nin Irak'taki birliklerini derhal çekmesini istediğini belirtiyor:

"İşçi Partisi başkan yardımcılığı seçimi kampanyasında Irak'taki İngiliz askerlerinin geleceği konusu ilk kez öne çıkıyor.

Bu 'Askerlerimiz işlerini bitirinceye kadar orada kalacak' diyen Tony Blair'e destek veren Brown'u zora sokabilir."

Guardian yazarı Simon Jenkins ise "Irak savaşı, Brown'un savaşıdır" diyor:

"Başbakanlığa hazırlanan Brown, şimdi her platformda cesaretten söz ediyor. Gerçekten cesur olsaydı, 'Dış politikada bazı hatalar yapıldı' demek yerine açıkça Irak'ın işgalinin hata olduğunu söyleyebilirdi.

"Kabinenin en güçlü ikinci üyesi olarak, Blair'e savaşın gerekçelerinin haksız olduğunu söyleyebilir ve işgali durdurmak için İşçi Partisi'ni seferber edebilirdi. Ama buna cesaret edemedi. Şimdi eğer gerçekten cesaretini kanıtlamak istiyorsa, İngiliz askerlerini hızlı bir şekilde Irak'tan çekmeli.

"Brown, sonra da Blair'in başka bir korkunç mirası olan Afganistan'a odaklanmalı. Şimdiye kadar Afganistan'da 57 İngiliz askeri öldü. Bu askerler, Taleban'ı yenilgiye uğratmak, haşhaş hasadını engellemek için öldüler. Oysa ikisini de başarmak imkansız."

'Afganistan'da İran yapımı patlayıcı'

Daily Telegraph, Afganistan'daki NATO askerlerinin İran sınırındaki Herat eyaletinde Taleban'a ait bir cephanelikte İran yapımı patlayıcı düzenekleri bulduğunu aktarıyor.

Gazete, bunların Irak'ta yol kenarına yerleştirilen bombaların aynısı olduğunu savunuyor. Daily Telegraph'a göre, bu, İran'dan Taleban'a destek geldiğine ilişkin ilk kanıt. Ancak NATO uzmanları patlayıcıların İran devleti mi yoksa devlet içindeki muhalif unsurlar tarafından mı gönderildiğini henüz tespit edemedi.

'Almanya'dan İran'a hızlı tren'

Independent gazetesi İran'ın Almanya'dan hızlı tren satın almaya hazırlandığını yazıyor:

İran, Alman şirketinden Tahran'ı kuzeybatıdaki Maşabad kentine bağlayacak hızlı tren projesi için fizibilite çalışması yapmasını istedi. 1.5 milyar dolarlık proje hayata geçirilirse İran, Çin'in ardından bu trenleri satın alan ikinci ülke olacak.

Manyetik alan sayesinde raylara değmeden giden ve saatte yaklaşık beş yüz kilometre hıza ulaşan bu trenler, her yıl 15 milyon hacı adayının iki günde aldığı yolu üç saate düşürecek.

Independent, Almanya'nın İran'ı nükleer programından vazgeçirmek için çaba harcayan ülkelerin başında geldiğini anımsatarak projenin önündeki olası siyasi engellere dikkat çekiyor.

Alman tren şirketi ise "İran'ın zor bir ülke olduğunu biliyoruz. Ama hacıları taşıma amaçlı bir projenin siyasi boykot konusu olacağını sanmıyoruz" dediklerini aktarıyor.

'Fransa Türkiye'ye vetoyu kaldırdı'

Times, Fransa'da üç hafta önce cumhurbaşkanlığına seçilen Nicolas Sarkozy'nin iktidara geldikten sonra gerek iç gerekse dış politikasına ilişkin söylemini yumuşattığını belirtiyor.

"Her fırsatta Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde yeri olmadığını söyleyen Sarkozy, Türkiye'yle üyelik müzakerelerinde gelecek ay yeni başlıkların açılmasına itiraz etmeme kararı aldı."

Times'a göre, bu kararının ardında Avrupa anayasası ile ilgili projesine destek toplama çabası var. Fransa ve Hollanda'daki referandumlarda reddedilen Avrupa Anayasası'nın yerine daha basit bir metin isteyen Sarkozy, Türkiye'yi veto ederek, bu projesini tehlikeye atmak istemiyor.

Financial Times ise aynı konuyla ilgili haberinde "Fransa, Türkiye'nin Avrupa Birliği umutlarını yeniden canlandırdı" diyor:

"Sarkozy, gelecek ay yapılacak genel seçimler öncesinde dikkatini Türkiye yerine yeni bir Avrupa Anayasası hazırlanması çabalarına yoğunlaştırma kararı aldı. Böylece Fransa'nın Türkiye'yle müzakerelerde yeni başlıkların açılmasını veto ihtimali ortadan kalktı.

"Avrupalı diplomatlar, 21 Haziran'daki Avrupa Birliği liderler zirvesinden hemen sonra bir, belki iki hatta üç yeni başlığın açılabileceğini söylüyorlar.

Financial Times, aynı yazıda, Türkiye'nin geleneksel destekçileri olarak nitelediği İngiltere ve Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'nin üyelik perspektifi konusundaki beklentilerini düşürdüğünü ve bu yılı atlatmaya baktığını belirtiyor:

'Kuzey Irak'a müdahale AB rüyasını bitirir'

"Türkiye'nin destekçileri 22 Temmuz'daki seçimlerden sonra işbaşına gelecek yeni hükümetin yalpalamaya başlayan reform sürecine yeniden ivme kazandırmasını umuyor.

"Fakat birçok diplomat orduyla AKP arasındaki gerginliğin arttığına dikkat çekerek, bir darbe ya da Kuzey Irak'a müdahalenin Türkiye'nin üyelik umutlarının sona ermesi anlamına geleceğini söylüyor.

"Avrupa Birliği Aralık ayındaki zirvesinde genişlemeyi tartışacak. Ankara'nın destekçileri, üye olup olamayacağıyla ilgili nihai karardan önce Türkiye'ye iki ya da üç yıl daha zaman tanınmasını istiyorlar."

İlgili haberler
28 Mayıs 2007 Basın Özeti
28 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
27 Mayıs 2007 Basın Özeti
27 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
25 Mayıs 2007 Basın Özeti
25 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
24 Mayıs 2007 Basın Özeti
24 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
23 Mayıs 2007 Basın Özeti
23 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
22 Mayıs 2007 Basın Özeti
22 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
21 Mayıs 2007 Basın Özeti
21 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
20 Mayıs 2007 Basın Özeti
20 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik