|
7 Mayıs 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sunday Times, Hamas örgütünün Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a yönelik bir suikast girişimini İsrail istihbarat servisinin ortaya çıkardığını yazıyor.
Gazetenin İsrail gizli servisindeki kaynaklara dayanarak verdiği habere göre, Hamas'ın askeri kanadı İzzedin El Kassam Tugayları, Abbas ile El Fetih'in önde gelen ismi ve milletvekili olan Muhammed Dahlan'ı Gazze'deki bürolarında öldürmeyi planladı. Tel Aviv mahreçli habere göre, Filistin Devlet Başkanı Abbas, İsrail'in uyarısı üzerine Gazze Şeridi'ne yapacağı ziyareti iptal ederek, suikastten kurtuldu. Abbas, Ramallah'dakinin yanı sıra Hamas'ın kalesi Gazze'deki yönetim ofislerini de kullanıyor. Sunday Times, suikast planının Filistin Yönetimi içindeki gerilimin göstergesi olduğu yorumunu yapıyor. Gazeteye göre, Hamas'ın Abbas'ı öldürmek istemesinin nedeni, Filistin liderini kendi yönetimlerini baltalayan bir unsur olarak görmeleri. Gazete bir İsrail istihbarat kaynağının şu sözlerini aktarıyor: 'Hamas'ın Gazze'de attığı her adımı takip ediyoruz; Abbas'ın hayatını tehlikede olduğunu öğrendiğimizde de, hiç zaman kaybetmeden kendisini uyardık'... Sunday Times, İsrail istihbarat başkanının eski danışmanlarından Doktor Matti Steinberg'in de, Abbas'a yönelik suikast kararını Filistin'in Hamaslı başbakanı İsmail Haniye veya örgütün Şam'da yaşayan lideri Halid Meşal'in almış olmasının küçük ihtimal olduğunu söylediğini aktarıyor. Ancak Steinberg'e göre, Hamas'ın askeri kanadının kendi başına böyle bir karar almış olması gayet akla yatkın. Gazete, sözünü ettiği suikast girişiminin tarihi ve komplonun Hamas kanadındaki olası düzenleyicileriyle ilgili başka ayrıntı vermiyor. İngiltere İşçi Partisi'nde kriz Bugünkü gazetelerin ortak ulusal konusu, belediye seçimlerinde alınan ağır yenilgi ardından İşçi Partisi içinde yaşanan tartışmalar. Gazetelere göre, seçim yenilgisinden sonra İngiltere Başbakanı Tony Blair'in görevini Maliye Bakanı Gordon Brown'a devretmeye yanaşmaması, parti içi muhalefeti kızdırdı. 'Muhalifler Blair'e Mühlet Verdi' başlığını atan Sunday Times, muhalif milletvekillerinin, Blair'e kendiliğinden gitmesi için üç ay mühlet verdiğini yazıyor. Habere göre, yaklaşık 50 milletvekili ve eski bakan tarafından imzalanan muhtıra niteliğinde bir bildiri yayımlamaya hazırlanan milletvekilleri, İşçi Partisi yönetim organlarını da Blair'in temmuz sonuna kadar tarih vermeyi reddetmesi halinde duruma el koymaya çağırdı. Mail on Sunday, parti içi muhalefetin hazırlayıp imzaladığı muhtıra niteliğindeki mektubun Blair'in kaderini belirleyecek bir bildiri niteliği taşıdığını yazıyor. Sunday Telegraph gelişmeleri 'Blair tarih vermeyi reddetti iç savaş başladı' başlığı altında okurlarına aktarıyor. Başbakan Blair'in dün 53. yaşgününü ailesiyle kutladığını ve yarın partililerle hesaplaşacağını yazıyor. Observer'a göre de tartışmalar Blair'in yeni bakanlar kurulununun çalışmalarını şimdiden rayından çıkardı. Independent on Sunday Maliye Bakanı Gordon Brown'un, benzeri görülmemiş bir adım atarak, başbakandan görevi bırakacağı tarihi açıklamasını istediğini yazıyor. Blair'in görevi bırakması haline yerine Maliye Bakanı Brown'ın geçmesine nerdeyse kesin gözüyle bakılıyor. Brown partinin beyni ve İşçi Partisi geleneklerine Blair'den daha yakın bir isim olarak biliniyor. İngiltere dışişleri bakanı niçin görevinden alındı? Independent on Sunday'deki bir habere göre İngiltere dışişleri bakanı Amerikan başkanının isteği üzerine görevden alındı... Geçen perşembe yapılan ve İşçi Partisi'nin ağır bir yenilgisiyle sonuçlanan yerel seçim ardından Başbakan Blair bakanlar kurulunda önemli değişiklikler yaptı ve Dışişleri Bakanı Jack Straw görevinden alınarak, çok daha geri planda bir göreve atandı. Bu kararın gerekçesi de o günden bu yana medyanın başlıca tartışma konularından biri. Independent on Sunday, Straw'un arkadaşlarına atfen verdiği haberde, görevden alma kararının Washington kaynaklı olduğunu yazıyor. Habere göre bunun başlıca nedeni, Straw'un İran'a olası askeri saldırı seçeneğini, kamuoyu önünde 'çılgınlık-saçmalık' olarak değerlendirmesi. Bush ve Blair'in askeri seçeneği de gündemde tutmak istediklerini ve Straw'un bu konuda uyarıldığını bildiren gazete, buna rağmen eski dışişleri bakanının çizgisinde direndiğini, bunun da bedelini İngiltere hükümetinde en önemli makanmlaradan biri olan görevini yitirerek ödediğini kaydediyor. Gazete, Jack Straw'un İran'a karşı nükleer silah kullanma seçeneğini, 'saçmalık-çılgınlık' olarak nitelemesinin Başkan Bush'u öfkelendirdiğini ve geçen ay Beyaz Saray'dan İngiltere başbakanına gelen bir telefonun Straw'un kaderini mühürlediğini ileri sürüyor. Independent on Sunday, Straw'un Başbakan Blair'le Avrupa Birliği konusunda da anlaşmazlıklar yaşadığını kaydediyor. Dışişleri Bakanlığı'ndan Irak konusunda medyaya sızdırılan bilgilerde, Straw'un Bush-Blair ikilisini daha ılımlı çizgiye çeken kişi olarak betimlendiğini belirten gazete, bunun da başbakanın yakın çevresini kızdırdığını kaydediyor. Gazeteye göre, Blair'cileri öfkelendiren bir olay da, Straw'un Amerikan dışişleri bakanının geçen ay İngiltere'ye yaptığı ziyareti, kendisinin tanıtımı için kullanması oldu... 'Ne zaman ölmeli?' Observer'ın makaleler sayfasındaki bir yazının başlığı 'ne zaman ölmeli?'... İngiltere'nin ünlü düşünür-yazarlarından Barones Mary Warnock'un yazısında, ölümcül hastalığı olanların hayatına tıbbi müdahele ile son verme hakkı savunuluyor. Kendisi de seksenli yaşlarında Warnock yazısına şu satırlarla başlıyor: 'tüm insanların fani olduğunu gözönünde tuttuğunuzda, kaçınılmaz sonumuz olan ölümün her zaman ertelenmemesi gerektiğini kabulde bunca isteksiz oluşumuz garip bir durum'... Ölümcül hastaların hayatına kendi arzularıyla son verilmesine izin veren yasa taslağının önümüzdeki cuma, İngiltere Lordlar Kamarası'nın gündemine ikinci kez geleceğini belirten yazar, bu iznin bunu arzulayanlar için merhametli bir çözüm olduğunu savunuyor. Observer'da yeralan yazıda, ölümcül hastalığı olanların en çok istedikleri şeyin çektikleri acının azaltılması olduğu ileri sürülüyor. Barones Mary Warnock'a göre, insanları canlı tutmaya yönelik teknolojilerin onca ilerlemiş olduğu bir dönemde, 'zamanı geldiğinde' ölmenin yöntemleri üzerinde de açık bir kafayla düşünmek gerek... | İlgili haberler 4 Mayıs 2006 Basın Özeti04 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 3 Mayıs 2006 Basın Özeti03 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 2 Mayıs 2006 Basın Özeti02 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 1 Mayıs 2006 Basın Özeti01 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 30 Nisan 2006 Basın Özeti30 Nisan, 2006 | Basın Özeti 28 Nisan 2006 Basın Özeti28 Nisan, 2006 | Basın Özeti 27 Nisan 2006 Basın Özeti27 Nisan, 2006 | Basın Özeti 26 Nisan 2006 Basın Özeti26 Nisan, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||