BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 30 Nisan, 2006 - TSİ 16:31
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
30 Nisan 2006 Basın Özeti
Independent on Sunday, uyuşturucu kaçakçılığı ve haraç gibi iddialarla yargılandığı davada suçlu bulunan ve hakkındaki kararın 15 Mayıs'ta açıklanmasını bekleyen Abdullah Baybaşin ve ailesine ait evde işkence hücresi bulunduğunu yazıyor.

İngiltere gazeteleri

Londra'nın Türklerin yoğun olarak yaşadığı Harringay bölgesindeki Green Lanes'te bulunan eve polisin ancak duvarda delik açarak girebildiğini yazan gazete, evde ağır metal kapılar ve üç kat camla izolasyon yapılan pencereler bulunduğunu kaydediyor.

Evin üst katında bulunan bir odanın yaklaşık 10 santimetre kalınlığında ses geçirmeyen bir kapısı olduğunu kaydeden gazete, bu odanın tavanında iki büyük metal çengelin asılı olduğunu ve bu çengellerin de elektrik hatlarına bağlı olduğunu belirtiyor.

Odanın bir resmine de yer verilen haberde, burada elektrik hattına bağlı çengellere asılan kişilerin elektrik şoku ve dayakla cezalandırıldığı ileri sürülüyor.

Bu muameleye maruz kalan kişilerin tek suçunun bir şekilde Abdullah Baybaşin'i kızdırmak olduğunu yazan gazete, tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren Baybaşin'in İngiltere'nin en güçlü gangsterlerinden biri olarak kabul edildiğini belirtiyor.

Cezası önümüzdeki ay açıklanacak olan Baybaşin'in çetesine mensup 10 kişinin 5 ile 16 yıl arasında hapis cezalarına çarptırıldıklarını hatırlatan gazete, polisin uzun yıllar bu kişinin üzerinde küçük miktarda bile olsa uyuşturucu yakalayamadığını, sonunda işyerine döşenen dinleme ve izleme cihazlarından edinilen bilgi sayesinde, Baybaşin'i adalet önüne çıkarmanın mümkün olabildiğini kaydediyor.

Halen Hollanda'da hapis cezasını çekmekte olan ağabeyi Hüseyin Baybaşin'in geçmişini de anlatan gazete, ailenin Londra'nın güneyindeki sahil kenti Brighton'da bir oteli ve çok sayıda döviz bürosunun yanı sıra, Türkiye'nin güney sahillerinde turizm yatırımları olduğunu belirtiyor.

Abdullah Baybaşin'in İngiliz polisi için muhbirlik yaptığı iddialarını da hatırlatan Independent on Sunday, ancak bu durumun tutuklanmasına engel olamadığı yorumunu yapıyor.

Gazete, İngiliz güvenlik güçlerinin Londra'daki Türk toplumu içinde faaliyet gösteren suç örgütleriyle mücadeleye devam ettiğini de kaydediyor.

Petrol savaşları dünyayı nereye götürüyor?

Observer yazarı Will Hutton 'petrol savaşı tüm dünyayı ateşe verebilir' diyor.

'Uluslararası güçler giderek azalan kaynakların kontrollerinde kalmayı için herşeyi yapmaya hazır', diyen yazara göre, böyle bir durumda 'alternatif strateji aramamak çılgınlık alametidir'.

Observer yazarına göre dünyanın petrol kaynakları hızla tükeniyor ve petrole dayalı ekonominin sonuna hızla yaklaşılıyor.

Will Hutton, uzmanların dünya çapında kaynakların ne zaman tükeneceği konusunda farklı görüşler ifade etmesine karşın, yeni kaynakların ortaya çıkma konusunda çok iyimser bir tablonun olmadığına dikkat çekiyor.

Eski Amerikalı siyasetçi ve uluslararası politika uzmanı Henry Kissinger'ın 21. yüzyıldaki petrol kaynakları mücadelesinin, 19. yüzyılın sömürge mücadelesi gibi olacağı yorumunu hatırlatan Will Hutton, petrol ve doğalgaza dayanmayan bir ekonominin inşası için harekete geçilmesi çağrısı yapıyor.

Observer yazarı bu çerçevede şu önerileri dile getiriyor: 'hava taşımacılığında kullanılan yakıtlardan vergi almalıyız, yenilenebilir enerjiye yatırımı artırmalıyız, kömürü çevreye zarar vermeden yakmanın yollarını araştırmalıyız ve yeni nükleer reaktörler inşa etmeliyiz'...

Yazara göre, eğer bunlar yapılmazsa, yirminci yüzyılda yaşanan savaşlar yirmi birinci yüzyılda yaşanacakların yanında çok sönük kalacak.

Polonyalı holiganlar Dünya Kupası'nı bekliyor

Sunday Times'a göre Polonyalı holiganlar Almanya'daki Dünya Kupası finallerinde olay çıkarmaya hazırlanıyor.

Habere göre, bıçaklar, baltalar ve coplarla silahlanmış Polonyalı holiganlar, maçların yapılacağı beş hafta boyunca, İngilizler de aralarında olmak üzere, diğer ülkelerden taraftarlarla çatışmaya hazırlanıyor.

Sık sık faşist bir temeli olan holigan şiddetinin Polonya futbolunda artık sıradan bir olay haline geldiğini belirten gazete, bu şiddetin Polonya'da aşırı sağ ve yahudi düşmanı bir siyasi söylemin hızla yükselişini takip ettiğini yazıyor.

Gazete, Polonyalı holiganların, yetkililer farketmeden sınırdan Almanya'ya sızmalarının çok kolay olduğunu söylediklerini ve on binlerce İngiliz taraftarların kalacağı yerlere gece baskını planlarından övünerek bahsettiklerini aktarıyor.

Sunday Times, İngiliz taraftarlarla şimdiden 'kavga randevusu' ayarmalaya çalışan Polonyalı holiganların, 'davetimizi geri çevirmeleri de nafile olur çünkü biz yine de saldırırız' dediklerini aktarıyor.

Başbakan yardımcısının yasak aşkı...

Bugünkü İngiliz gazetelerin ortak ulusal konularından biri, evli olan Başbakan Yardımcısı John Prescott'un sekreteri Tracey Temple ile yaşadığı aşk...

Mail on Sunday'a göre Tracey Temple, resmi bir ofiste, başbakan yardımcısına oral seks yaptığını ileri sürüyor.

Prescott'u görevini ve siyasi gücünü kötüye kullanmakla suçlayan Temple, Prescott'un eşini ilk kez kendisiyle aldatmadığını, 20 yıl önce İşçi Partisi'nden Sarah Bisset-Scott ile aşk ilişkisi olduğunu, daha sonra da birçok siyasetçi ve devlet görevlisiyle ilişkileri olduğunu öne sürüyor.

Başbakan Yardımcısı'nın kendisini ekibine sırf ilişkiyi daha kolay yaşayabilmek için dahil ettiğini söyleyen Temple başbakan yardımcısı ile Kraliçe II. Elizabeth'in ve Başbakan Tony Blair'in katıldığı bir ayinden hemen sonra cinsel ilişkiye girdiklerin söylüyor.

İlişkilerinin ortaya çıkmasından sonra Prescott'tan yardım görmediğini, adeta yalnızlığa terk edildiğini savunan Temple, kabine sekreteryasından kendisine, istediği kadar ücretli izin kullanabileceğinin söylendiğini ileri sürüyor.

Eşi skandalın başından bu yana sessizliğini koruyan John Prescott ise Tracey Temple'ın açıklamalarının çoğunun yalan olduğunu öne sürüyor.

Temple'ın karşılığından gazetelerden yüklüce bir para alabilmek için böyle açıklamalar yaptığını savunan Prescott, aptalca davrandığını kabul ettiğini, şu anda sadece evliliğini kurtarmayı hedeflediğini söylüyor ancak istifadan söz etmiyor...

Sunday Telegraph ise, bir grup İşçi Partili milletvekilinin, üst üste patlayan skandalların ardından Perşembe günü yapılacak yerel seçimde partinin kan kaybetmesi halinde, Başbakan'dan bu skandallara yol açanları neden cezalandırmadığına dair hesap soracağını yazıyor.

İlgili haberler
23 Nisan 2006 Basın Özeti
23 Nisan, 2006 | Basın Özeti
21 Nisan 2006 Basın Özeti
21 Nisan, 2006 | Basın Özeti
20 Nisan 2006 Basın Özeti
20 Nisan, 2006 | Basın Özeti
19 Nisan 2006 Basın Özeti
19 Nisan, 2006 | Basın Özeti
18 Nisan 2006 Basın Özeti
18 Nisan, 2006 | Basın Özeti
17 Nisan 2006 Basın Özeti
17 Nisan, 2006 | Basın Özeti
16 Nisan 2006 Basın Özeti
16 Nisan, 2006 | Basın Özeti
14 Nisan 2006 Basın Özeti
14 Nisan, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik