|
20 Nisan 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Guardian gazetesinin manşetinde bugün Kasım 2003'te İstanbul'da düzenlenen bir dizi intihar eylemini planlamakla suçlanan Louai Sakka'nın iddialarına yer veriliyor.
Buna göre; Sakka İngiliz vatandaşı Kenneth Bigley'i Irak'ta kaçıran ve öldüren örgütün de üyesi olduğunu söylüyor. Ayrıntılar özetle şöyle: "Louai Sakka'nın savunma avukatı, müvekkilinin Kenneth Bigley cinayetinde kendisinin de rol aldığı yönündeki iddialarını tekrarladığını ve bu iddiaların doğru olduğuna kanaat getirdiğini söyledi. "Avukat Osman Karahan, 'Müvekkilim son 10 yıldır İslam adına savaşmaktadır' dedi. Sakka'nın Bigley öldürüldüğü sırada Irak'ta olduğu sanılsa da, bu iddiaların doğrulanması zor. Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin, şimdi İstanbul'a giderek Sakka'nın ifadesini almaları bekleniyor. Sakka'nın avukatı Osman Karahan, müvekkilinin CIA tarafından sorgulandığını ancak bu sorguda Kenneth Bigley cinayetinin üzerinde durulmadığını söylüyor." Beyaz Saray'da değişim Dün, Başkan Bush'un siyasi danışmanı Karl Rove bazı sorumluluklarını bırakmış, Beyaz Saray sözcüsü Scott McClellan da görevinden istifa etmişti. Independent gazetesi, Başkan Bush'un bu değişiklikleri kongre seçimlerinde elini güçlendirmek için yaptığını yazıyor. Guardian gazetesi de benzer görüşleri dile getiriyor: "Başkan Bush ateş altındaki sadık çalışanlarına destek verme eğiliminde olmuştur. Ama bu değişiklikler, kendisine kamuoyu desteğinin en düşük seviyelerine indiği ve daha da inecek gibi göründüğü bir sırada yaplıyor. "Yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, Kasım ayındaki kongre seçimleri bugün yapılacak olsa Demokratlar, Temsilciler Meclisi'nde ve muhtemelen Senato'da çoğunluğu ellerine geçirebilir." İran çıkmazı İran'ın nükleer programı üzerine yapılan ancak bir sonuca varamayan görüşmeler de Avrupa basının ilgi gösterdiği başlıklardan biri. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ile Almanya'nın Moskova'da yaptıkları görüşmede bir uzlaşmaya varamamaları hakkında İspanyol El Pais gazetesi şu yorumu yapıyor: "Uluslararası toplumun görüş birliğine varamaması, sadece İran'ın yoluna nükleer programıyla devam etmesini kolaylaştıracaktır. "İran'a karşı ekonomik ambargolar uygulanması olasılığı hakkında bir uzlaşmaya varılamadı ve askeri bir operasyon ihtimali Çin, Rusya, hatta Amerika'nın sadık müttefiki Blair tarafından bile safdışı bırakıldı. "Amerika'nın İran'a karşı harekete geçilmesi yönündeki çağrısı, Irak'taki korkunç savaşa nasıl zemin hazırlandığını anımsatıyor. Güç kullanma tehdidinde bulunmak, hatta diplomatik bir çözüm için dahi baskı yapmak uluslararası hukuka aykırı. Ayrıca, gerilimin tırmanması ham petrol fiyatlarını daha da yükseltecektir." Guardian gazetesi yazarı Simon Tisdall ise İran'a karşı asıl tehdidin dış dünyadan değil, kendi içinden geleceği görüşünü içeren bir rapora yer veriyor yazısında: "Dış Politika Merkezi tarafından hazırlanan ve 'İran'ı Anlamak' başlığını taşıyan rapora göre; siyasi bölünmeler ve ekonomik zayıflıklar, Mahmud Ahmedinecad'ın hükümeti için Amerika ya da İsrail hava kuvvetlerinin toplamından daha fazla tehlike arzedebilir. "Raporda, İran'ın nükleer tesislerini hedef alacak bir askeri saldırının feci sonuçlar doğurabileceği; İran'ın kısa vadede davranışını değiştirmesi için tek şansın mevcut iktidarla işbirliği içinde davranmak olduğu belirtiliyor. "Olası bir Amerikan müdahalesinin sertlik yanlılarının işine yarayacağı, rejimi yıkmaya yönelik bir halk ayaklanmasını teşvik etme stratejisinin ters tepebileceği yazılıyor." Tahran'da kadınlara baskı artıyor Guardian gazetesinde yer alan bir haberde İran'ın başkenti Tahran'da polisin İslami koşullara uygun giyinmeyen kadınları gözaltına almakla görevlendirildiği belirtiliyor. Ayrıntılar şöyle: "Bugünden itibaren Tahran'da polis; gevşek bırakılmış başörtüsü takan, dar ceketler ya da tenin görünmesine meydan veren kısaltılmış pantolonlar giyen kadınları gözaltına almakla yükümlü... "İslami koşullarda giyinmediği tespit edilen kadınlar 50 doları aşan para ya da iki ay hapis cezasına çarptırılacak. Saçı gösteren gevşek başörtüleri ve vücudu saran dar mantolar, reformcu cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde artan sosyal özgürlüklerin bir sembolü olarak görülüyordu. "Ayrıca, çanak anteni bulunan kişilere verilen 100 dolarlık para cezası da arttırıldı. Bundan böyle çanak anten bulundurma karşılığında ödenecek ceza beş bin dolardan fazla olacak." Almanya'da 'histerik hava' Almanya'da işlenen namus cinayetiyle ilgili yorumlar bugün de Avrupa basınında yer buluyor. Berliner Zeitung, Hatun Sürücü'nün geçtiğimiz yıl erkek kardeşi tarafından öldürülmesiyle başlayan ve 9 yıllık mahkumiyet kararıyla sonuçlanan davanın, toplumda histerik bir hava yarattığını yazıyor. "Bu olayı, 'laik Batı' ile 'geri kalmış, fanatik, dar görüşlü Doğu' arasındaki bir çatışmanın örneği olarak görmek yanlış. Bu tür olaylar çok ender meydana geliyor. Buna karşın, yüzlerce Alman teyze amcaları, komşular komşuları, işadamları ortaklarını öldürüyor. "Tabii ki tüm bunlar toplumla tam olarak bütünleşmiş kişiler olarak görülüyor. Bu namus cinayetinin toplumun temellerini sarstığı yönündeki endişeler histeriden öte bir anlam taşımıyor." 11 Eylül karikatür kitabı Times gazetesinde yer alan bir habere göre 11 Eylül saldırıları hakkında yayımlanan resmi raporun en çok satanlar listesine girmesinin ardından, şimdi de saldırıların bir karikatür kitabı hazırlanıyor. Ayrıntılar şöyle: "Hükümetin 11 Eylül saldırılarıyla ilgili yayımladığı 500 sayfalık resmi belgeyi, iki Amerikalı karikatürist 144 sayfada resmetti. Eylül ayında piyasaya çıkması beklenen kitapta, kaçırılan dört uçağın akıbeti, Kongre tarafından oluşturulan 11 Eylül komisyonunun ortaya koyduğu zaman akışında anlatılıyor. "Muhammed Atta ve dört diğer saldırganın 11 sefer sayılı uçağa binmeleriyle başlayan kitap, sonraki sayfalarda giderek dramatikleşiyor, 93 sefer sayılı uçakta kanlar içindeki yolcuların uçak Pennsylvania'ya çakılmadan önce silahlı saldırganlara karşı mücadeleleri anlatılıyor. "Bir karede, yolculardan biri, 'Onları durdurmak zorundayız. İki uçak Dünya Ticaret Merkezi'ne çakılmış' derken ve saldırganlardan birine yumruk atmak üzereyken görülüyor." | İlgili haberler 19 Nisan 2006 Basın Özeti19 Nisan, 2006 | Basın Özeti 18 Nisan 2006 Basın Özeti18 Nisan, 2006 | Basın Özeti 17 Nisan 2006 Basın Özeti17 Nisan, 2006 | Basın Özeti 16 Nisan 2006 Basın Özeti16 Nisan, 2006 | Basın Özeti 14 Nisan 2006 Basın Özeti14 Nisan, 2006 | Basın Özeti 13 Nisan 2006 Basın Özeti13 Nisan, 2006 | Basın Özeti 12 Nisan 2006 Basın Özeti12 Nisan, 2006 | Basın Özeti 11 Nisan 2006 Basın Özeti11 Nisan, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||