|
11 Nisan 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa siyasetinde taşlar yerinden oynuyor, Irak'ta Caferi'nin 'sayılı günleri', Kuzey Irak'ta petrol arayan Norveç şirketi kumar mı oynuyor?, ve Samsat dikilitaşını İngiltere'den geri isteyen Türkiye...
Avrupa'da liderlere rest Fransa'da haftalardır süren protestolar karşısında ekonomik reform programından geri adım atan Chirac hükümeti ve İtalya'da başa baş geçen seçimlerde iktidara kıl payı tutunmaya çalışan Başbakan Berlusconi... Times'ın manşetine göre dün ''Avrupa'da liderlere bir tokat indi'' Times, İtalya seçimlerinde sağ ve sol kanat arasında başa baş giden oy sayımını 'kaos ve karmaşanın habercisi' diye yorumluyor. Gazeteye göre, Fransa'da hükümetin yeni çalışma yasası tartışmasında boyun eğdiği U - dönüşü ise Başbakan De Villepin'i yenik düşmüş yalnız bir siyasetçi olarak gözler önüne serdi. İtalya'yı siyasi bir krizin beklediği görüşünü bu sabah Guardian da manşetine taşıyor. Financial Times ise birinci sayfasında Paris hükümetinin attığı geri adımı öne çıkarmış. Financial Times'a göre gençlerin işe alınışını ve işten çıkarılışını kolaylaştıran yasanın rafa kaldırılışıyla, Fransız siyasetinde taşlar da yerinden oynamış olabilir. Sarkozy'nin yüzü gülüyor Gazeteye göre Jacques Chirac'ın özenerek başbakanlığa atadığı ve önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde koltuğunu devralması için öne sürdüğü Dominique de Villepin, artık zar zor ayakta durabilen bir siyasetçi. Milyonlarca genci ve sendikaları sokağa döken muhalefet karşısında ekonomik reform programından vazgeçmiş olması, gazeteye göre De Villepin'i artık başbakanlık görevinde dahi günleri sayılı bir siyasetçi konumuna itti. Financial Times, bu tablonun İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin ekmeğine yağ sürdüğünü yazıyor. Gözünün cumhurbaşkanlığında olduğunu saklamayan Sarkozy'nin 2007 seçimlerinde sağın adayı olarak sandıklarda yarışması -her ne kadar Jacques Chirac'ın korkulu rüyası olsa da- daha yakın bir olasılık gibi görünüyor. Guardian, Fransa'da ekonomik reform konusunda artık bir sonraki adımın ancak gelecek yıl cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra gündeme geleceğini yazıyor. Caferi'nin belirsiz geleceği Koltuğuna tutunmakta zorlanan siyasi liderlerden bir diğeri ise Guardian'ın satırlarına göre Irak'ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Şiilerin başbakan adayı İbrahim el Caferi. Guardian, Sünni ve Kürt grupların Caferi ile birlikte çalışmayı reddettiklerini açıkça ilan etmelerinden beri Şii siyasetçinin görevinden inmesine ramak kaldığı kanısında. Caferi, halihazırdaki geçici Irak hükümetinin de başbakanı. Gazete, Caferi'ye sırtını dönen tarafların giderek arttığını yazıyor. Şayet kendisi görevini terketmezse, konu parlamentoya intikal edecek. Guardian, milletvekili aritmatiğinin mecliste aleyhine olduğunu bilen İbrahim el Caferi'nin, böyle bir oylamada itibarını daha fazla zedelemeden, Şii ittifak içinden yerine birinin atanmasına razı olabileceğini düşünüyor. Kuzey Irak'ta petrol aramaları Times, güvenlik riskini ve siyasi istikrarsızlığı göze alan Norveç şirketi DNO'nun Kuzey Irak'ta petrol arama ve çıkarma faaliyetlerine önümüzdeki yılın ilk aylarında başlayacağını yazıyor. Ama Times'a göre Norveç şirketinin bu girişimi Irak'ın dev petrol kaynakları kimin kontrolünde tartışmasını daha da alevlendirebilir. Gazete, Türkiye sınırı yakınlarında Zaho'da kazılan bir kuyuda petrol bulunduğunu ve bunu yeni yerlerde açılacak deneme kuyularının izlemesinin düşünüldüğünü yazıyor. Şayet herşey planlandığı gibi giderse, DNO Irak'ta petrol üreten ilk yabancı işletmeci olacak. Fakat Norveç şirketi Kuzey Irak'taki faaliyetlerini Iraklı Kürtlerin bölgesel hükümetiyle yaptığı anlaşma dahilinde yürütüyor. Ya Bağdat'taki merkezi hükümetle petrol gelirlerinin paylaşımı konusunda bir kavga çıkarsa? Times, Norveç şirketinin hukuki ve siyasi bir mayın tarlasına girmiş olabileceği kanısında. Çünkü gazeteye göre yeni Irak anayasası bölgesel yönetimlere petrol sözleşmelerine imza atma izni verse de, gelirin nüfusa orantılı biçimde adil dağıtılmasını talep ediyor. Ki bu da sonu gelmez anlaşmazlıklara kapı açabilir. Bir kumar mı? Fakat gazetenin sorularını yanıtlayan Norveç şirketinin yöneticisi, Iraklı Kürtler ile Bağdat'taki hükümet arasında uzlaşmazlıkların halledileceği inancında. Ancak Times'a göre BP, Shell ya da ExxonMobil gibi dev şirketler bundan hiç o kadar emin değiller. Gazete, henüz büyük şirketlerden hiçbirinin Irak'ta operasyonel anlamda bir işe yanaşmadığını; çünkü böyle bir kumarı göze alamadıklarını yazıyor. Times, Iraklı Kürtlerin ise siyasi riski göze alan bağımsız küçük şirketlere döndüğünü ve petrol anlaşmalarını hayata geçirmek için vargüçleriyle uğraştıklarını bildiriyor. Gazeteye konuşan Kürt yetkililer, Kuzey Irak'ta henüz çıkarılmayı bekleyen 45 milyar varil petrol bulunduğunu tahmin ediyorlar. Times, bu petrolün ihraç yolunun ise mantıken Türkiye'den geçtiğini ve Norveç şirketinin Kuzey Irak'ta kurduğu tesislerin de Türkiye'den kamyonlarla parça parça taşındığını yazıyor. Türkiye dikilitaşı geri istiyor Gene Times'ın satırlarından, Türkiye ile İngiltere arasında doğan müze kavgasını da aktaralım. Times, ''Önce Yunanlılardı, şimdi sıra Türklerde'' diyor. Konu, British Museum'da sergilenen arkeolojik eserlerin İngiltere'den geri talep edilmesi. Times, Adıyaman'ın Samsat ilçesindeki kazılarda 1927 yılında çıkartılan ve İsa'dan önce 1'inci yüzyıla ait olan üzeri kabartmalı bazalt bir dikilitaşı, Türk yetkililerin geri istediklerini bildiriyor. Ama gazete, eserin Türkiye'ye geri döneceğine şüpheyle bakıyor. Yunanistan'ın Partenon'a ait mermer heykel ve kabartmaları, Avustralya'nın yerli halkı Aborijinlerin ise ağaç kabuğundan oyma eserleri yıllardır geri talep ettiğini ama alamadığını yazan Times, ''Türk yetkililer bu eser için gene de başvuruda bulundu'' diye yazmış. Gazeteye göre British Museum, sözkonusu eserin yasal yollarla satın alınarak Türkiye'den getirildiğini söylüyor. Times'a konuşan bir müze sözcüsü, ''Yaklaşık 80 yıldır müzenin koleksiyonunda bulunan kabartmalı dikilitaş için Türkiye'nin şimdi hak iddia edişi bizi şaşırttı'' diyor. Gazete, Londra'daki Türk büyükelçiliğinden görüş alma isteklerinin geri çevrildiğini yazıyor. Times'a göre British Museum yetkilileri, Türkiye Büyükelçisi Akın Alptuna'nın müze yöneticisi Neil MacGregor ile görüştüğünü doğruluyorlar. | İlgili haberler 10 Nisan 2006 Basın Özeti10 Nisan, 2006 | Basın Özeti 9 Nisan 2006 Basın Özeti09 Nisan, 2006 | Basın Özeti 7 Nisan 2006 Basın Özeti07 Nisan, 2006 | Basın Özeti 6 Nisan 2006 Basın Özeti06 Nisan, 2006 | Basın Özeti 5 Nisan 2006 Basın Özeti05 Nisan, 2006 | Basın Özeti 4 Nisan 2006 Basın Özeti04 Nisan, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||