|
10 Nisan 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İran'a saldırı planı iddiaları ne kadar doğru?, Jacques Chirac için zorlu bir gün, Zürih'te yaşamanın ayrılacağı, Alman yahudiler Dünya Kupası'nda Ahmedinecad'ı istemiyor
İran'a saldırı planı Guardian'ın manşetinde İran var. Amerikalı araştırmacı gazeteci Seymour Hersh'ün New Yorker dergisinde yayımlanan haberini aktaran Guardian, Bush hükümetinin İran'da rejim değişikliğini kuvvet kullanarak sağlamayı aklına koyduğunu yazıyor. Seymour Hersh Guardian'ın deyimiyle Amerika'nın en meşhur araştırmacı gazetecisi. Ebu Gureyb'teki işkence olaylarının gün ışığına çıkmasında Hersh'ün rolü kilit önemdeydi. Amerikan yönetiminden isimlerini gizli tuttuğu kaynaklara dayandırdığı son haberinde Seymour Hersh, Başkan Bush'un İran'ın yeraltındaki cephaneliklerini özel nükleer silahlarla havaya uçurmayı bile plan dahilinde tuttuğunu ileri sürüyor. İddia edildiğine göre Pentagon'un önde gelen generalleri Başkan Bush'u bu olasılıktan caydırmaya uğraşıyorlar. İran'ı nükleer silah geliştirmeye çalışmakla suçlayan Batılı ülkelerin diplomatik girişimleri bir sonuç versin ya da vermesin, Seymour Hersh'a göre Başkan Bush'un amacı Tahran'daki rejimi askeri yöntemlerle değiştirmek. Guardian, Washington'da kimi üst düzey yetkililerin bu tartışma yüzünden istifayı bile düşündükleri iddialarını aktarıyor. Jack Straw yalanlıyor Peki böyle bir senaryoda Başkan Bush'un yanında İngiltere de var mı? Dışişleri Bakanı Jack Straw'a haftasonu yöneltilen soruydu bu. Verdiği yanıt, Times'ın başlığında: ''Bu düpedüz delilik olur'' Financial Times'a göre Jack Straw, İran'a saldırı olasılığını bertaraf eden bugüne kadarki en güçlü ve sert açıklamasını yaptı. Fakat gazete, İngiltere'de Dışişleri ile Başbakanlık arasında İran konusunda giderek büyüyen bir görüş ayrılığının sezildiğini düşünüyor. Financial Times, Başbakan Blair'in İran'a saldırılmayacağına dair hiçbir zaman böyle güçlü bir güvence vermediğini yazıyor. Bu sabahki baş yazısında gazetenin verdiği nasihat ise, ''diplomasiye devam'' Rusya ve Çin'i ikna çabası Financial Times'a göre, İran'ı nükleer programından vazgeçirmek amacıyla Birleşmiş Milletler çatısı altında şu an yapılması gereken Tahran hükümetini yaptırımlarla tehdit eden bir Güvenlik Konseyi karar tasarısına Rusya ve Çin'in desteğini de sağlamak. Yaptırım konusunda İngiltere ve Fransa'nın destek verdiği Amerikan hükümeti Financial Times'ın satırlarına göre, askeri planlardan ziyade Moskova ve Pekin'i kendi çizgisine çekmek için çaba sarfetmeli. Gazete, İran'a olası bir saldırının komşu Irak'ta istikrar sağlama şansını tamamen ortadan kaldıracağı uyarısında bulunuyor. Irak'ta kargaşa raporu Independent, Amerikalı yetkililerce hazırlanan ve Irak'ta güvenlik durumunun değerlendirildiği bir raporda ülkenin kargaşa içinde olduğunun kabul edildiğini yazıyor. Independent'a göre, basına sızdırılan raporda Irak'ı oluşturan 18 bölgeden 6'sında güvenlik durumu ''ciddi'', birinde ise ''kritik'' diye nitelendiriliyor. Raporu Amerika'nın Bağdat'taki büyükelçiliğinin hazırlattığını yazan Independent, İngiliz askerlerin konuşlandığı güneydeki Basra bölgesinin de güvenlik açısından ciddi tehlike arzeden bölgeler arasında sayıldığına dikkat çekiyor. Gazete, Saddam Hüseyin'in heykelinin Bağdat'ta yıkılışı üzerinden üç yıl geçmesine karşın Amerika'nın şiddetin önüne geçemediğini yazıyor. Hangi kentte yaşam en güzel? Dünyanın belli başlı kentlerini yaşam kalitesi açısından değerlendiren listede Bağdat'ın en son sırada yer alışına belki de şaşmamak lazım. İnsan kaynakları danışma şirketi Mercer tarafından listeyi aktaran Times, bu yıl ilk sırayı kapan kentin Zürih olduğunu bildiriyor. Sağlık hizmetleri, eğitim, suç oranı, ulaşım ve çevre gibi kriterlere göre belirlenen listede ikinci sıraya geçen kent de gene İsviçre'den Cenevre. Almanya'dan ilk ona giren üç kent var: Düseldorf, Frankfurt ve Münih. Yeni Zelanda'dan Auckland ile Avustralya'nın Sydney kentleri de ilk on içinde. 39'uncu sıraya oturan Londra, Paris'in gerisinde kalmış; Fransa'nın başkenti 33'üncü sırada. Ama her ikisinin de önünde yer alan bir başka Avrupa kenti var. İrlanda'nın başkenti Dublin en güzel ve rahat hayatı sunan dünyanın 24'üncü kenti. Jacques Chirac için zor bir gün Fakat bu sabah Guardian'da yer alan bir ekonomi yorumunda Londra ve Paris arasında farklı bir kıyaslama yapılıyor. İngiltere'nin esnek çalışma yasalarının yalnız İngilizlere değil, Londra'ya sayıları artarak akın eden binlerce Fransız gence de istihdam sağladığı söylenen yazıda, işsizlik sorununun şu an Fransa'nın boğuştuğu en zorlu sınavlardan biri olduğu belirtiliyor. Fransa'da gençlerin işe alınmasını ve işten çıkartılmasını kolaylaştıran yeni yasa haftalardır öfkeli protestoların odağında. Merkez sağ hükümetin ''İlk İş Akdi'' diye adlandırdığı yasa bu sabahki Libreration'a göre, geri çekilmek zorunda. Liberation, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın ortaya sihirli bir formül çıkaramadığını; emek pazarını esnekleştirmeyi amaçlayan yeni yasadan geri adım atmaktan başka çaresinin kalmadığını yazıyor. Chirac ve Başbakan Dominique de Villepin protestolar karşısında yeni yasanın geleceğini bugün görüşüyorlar. Liberation'a göre artık bu noktadan sonra Cumhurbaşkanı Chirac'ın yeni yasayı rafa kaldıracağı aşikar. Ama Liberation'a göre bunu yaparken Başbakan De Villepin'in siyasi itibarını kurtarmak için kelimelerini itinayla seçmesi gerekecek. Almanya basınından Frankfurter Rundschau, yasanın geri çekilmesinin Başbakan De Villepin'in istifasıyla sonuçlanabileceğine dikkat çekiyor. Yahudi düşmanı tartışması Bugün Alman gazetelerini meşgul eden bir diğer dış siyasetçi var ki, o da İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad. Almanya'nın bu yaz ev sahipliği yaptığı Dünya Kupası'nda top koşturacak takımlar arasında İran milli takımı da yer alıyor. Peki İran Cumhurbaşkanı maçları izlemeye Almanya'ya gelirse, tutuklanacak mı? Die Welt'in manşetten sorduğu soru bu. Die Welt, Ahmedinecad'ın olası ziyaretinin hararetli bir tartışmayı alevlendirdiğini yazıyor. İran Cumhurbaşkanı'nın İkinci Dünya Savaşı'ndaki Yahudi Soykırımını bir efsane diyerek geçiştirdiğini yazan Die Welt, ''bunun Almanya'da cezası beş yıla kadar hapistir'' diye ekliyor. Gazeteye göre, Ahmedinecad'ı Dünya Kupası'nda memuniyetle ağırlayacaklarını söyleyen Almanya İçişleri Bakanlığı'nın bu sözleri ülkedeki Yahudi cemaati ''şoka uğrattı''. Die Tageszeitung'un manşetinde de Ahmedinecad var: ''Bir futbol dostu mu, yoksa Almanya'ya girişi yasaklanması gereken bir Yahudi düşmanı mı?'' Avusturya basınından Die Presse de Alman İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble'nin İran Cumhurbaşkanı'na davetiye çıkarmasını sert dilde eleştiriyor. | İlgili haberler 9 Nisan 2006 Basın Özeti09 Nisan, 2006 | Basın Özeti 7 Nisan 2006 Basın Özeti07 Nisan, 2006 | Basın Özeti 6 Nisan 2006 Basın Özeti06 Nisan, 2006 | Basın Özeti 5 Nisan 2006 Basın Özeti05 Nisan, 2006 | Basın Özeti 4 Nisan 2006 Basın Özeti04 Nisan, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||