|
14 Nisan 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Başbakan Tony Blair'e uzanabilecek yolsuzluk soruşturması, nükleer santral tartışması ve Almanya'da namus cinayeti sonrası verilen ceza İngiliz gazetelerinin bugün yer verdiği konulardan birkaçı.
Para karşılığında ünvan iddiaları ''Yolsuzluk soruşturması başbakanlığa doğru ilerliyor'' diyor Guardian manşet haberinde. Acaba iktidardaki İşçi Partisi zengin işadamlarından mali yardım alıp, karşılığında Lordlar Kamarası'nda koltuk mu vaadetti? Partiye büyük miktarlarda kredi vermiş bir grup milyonerin Başbakan Blair'in Lord ünvanına aday gösterdikleri arasında yer alışı gazetelerde bir süredir mercek altında. Blair, usulsüzlük iddialarını kesin dilde reddediyor. Fakat Guardian, polisin konuyla ilgili açtığı soruşturmada dün işin birden bire ciddileştiğini yazıyor. Eski bir başbakanlık danışmanı milyoner pozuna bürünmüş gizli bir muhabire, para karşılığında ünvan dağıtıldığını söylüyor, devreye giren dedektifler sözkonusu danışmanı dün bir süreliğine tutuklayıp sorguya çekiyorlar. Guardian, ''İlk tutuklama bu ve soruşturmanın hızlı biçimde büyüdüğünü gösteriyor'' diyor. Guardian, polisin Başbakan Blair'le görüşmek için henüz bir adım atmadığını yazıyor fakat Times'ın manşetine bakacak olursak, danışmanın sorgusu ardından şimdi sırada 12 zengin işadamı var. Gazete, İşçi Partisi'ne gizlice bağışta bulunmuş 12 milyonerin bugün başlayan Paskalya tatili sona erdikten sonra polisle yüz yüze gelebileceklerini belirtiyor. Times'a göre bu soruşturma Başbakan Blair'i siyasi bir krizin tam ortasına atabilir. Nükleer enerji tartışması İngiltere'nin enerji politikası konusunda parlamentonun çevre komisyonunun bu haftasonu yayınlaması beklenen raporunda, Guardian'a göre, nükleer santralların ne kadar makul bir enerji kaynağı olduğu sorgulanıyor. Guardian'ın ifadesiyle nüfuz sahibi milletvekillerinden oluşan komisyon, ''Nükleer tesisler bir enerji çözümü değil'' diyor. Halihazırdaki tesislerin üzerine yeni nesil nükleer santrallar kurmak acaba ne kadar makul? Guardian'a göre çevre komisyonu bir dizi konuda çekinceler dile getiriyor. Bunlardan biri, güvenlik. Olası bir terör saldırısına karşı nükleer santral nasıl korunacak? Bir diğer konu, maliyet. Zararlı atıklardan kurtulmak için harcanacak para, nükleer enerjinin astarını yüzünden daha pahalı kılmasın? Gazeteye göre raporda, nükleer santralların atmosferdeki karbondioksit oranını düşürmeye ''kısa vadede'' bir katkı sağlamayacağı, fosil yakıtların yerini dolduramayacağı da yazılı. Yeni bir santralın onaylanıp inşa edilmesinin 12 yıl gibi uzun bir süre alacağı tahmin ediliyor. Fakat gene Guardian'a göre bu korku ve çekincelerin yersiz olduğunu savunanlar da var. Gazete, şu an Finlandiya'da Avrupa'nın en büyük nükleer reaktörünün inşaatının sürdüğünü yazıyor. Bu aynı zamanda Çernobil faciasından bu yana Avrupa Birliği'nde girişilen ilk nükleer santral projesi. Guardian, üç yıl önce Finlandiya kamuoyunu ikiye bölen tartışmada nükleer enerji taraftarlarının galip geldiğini söyleyerek, ''Enerji krizinin kıskacındaki Tony Blair Kafkaslar'da şarap krizi Daily Telegraph, bugünkü baş yazılarından birini Rusya'ya ayırmış. Gazete, Moskova'ya bir hayli öfkeli, hatta ateş püskürüyor. Konu, Rusya hükümetinin Gürcistan ve Moldova'dan şarap ithalatını durduruşuyla ilgili. ''Rusya daha ne kadar gaddarlaşabilir?'' diye soruyor Daily Telegraph: ''Eski Sovyet imparatorluğunun üyelerine doğal gazı bir silah gibi kullandığı yetmediği gibi, şimdi şarap ticaretini savaş aleti yapıyor.'' Kremlin, Gürcü ve Moldova şaraplarını insan sağlığına tehlikeli bulduğu gerekçesiyle yasakladı. Fakat Daily Telegraph, bu şaraplarda bir bozukluk varsa Rus sınırına girdikten sonra olduğunu daha inandırıcı buluyor. Gazete, her iki ülkenin de Amerika ve Avrupa Birliği'ne şaraplarını sorunsuz satmaya devam ettiğini yazıyor. Gürcistan ve Moldova ekonomilerinde şarapçılığın önemli bir payı var. Rusya, iki ülkedeki üzüm bağlarını ayakta tutan en büyük pazar. Daily Telegraph, ithalat yasağı ile Kremlin'in eskisi gibi üzerlerinde kontrol kuramadığı bu iki ülkeyi cezalandırdığını, geçenlerde aynı yöntemi doğal gaz fiyatlarıyla Ukrayna'ya da uyguladığını yazıyor. Daily Telegraph, ''Dünya Ticaret Örgütü'ne katılmak istediğini söyleyen ve halihazırda G8'lerin dönem başkanlığını yürüten bir ülke adına bu durum tam bir yüz karası'' diyor. Almanya'da namus cinayeti Guardian'ın sayfalarında, Almanya'yı sarstığı söylenen namus cinayeti davasında dün varılan mahkumiyet kararı var. 9 yıl hapis cezası alan sanık, bundan iki yıl önce ablasını öldüren 20 yaşında bir Türk. Sürücü ailesinin iki diğer oğlu da cinayete yardım ve yataklık etmekle suçlanmış olsalar da, gazete bu iki kardeşin beraat ettiğini bildiriyor. Guardian'a göre davaya bakan Alman yargıç hükmü açıklarken, yıllardır Berlin'de yaşamış olmalarına karşın Sürücü ailesinin aslında gerçekten Almanya'da yaşamadıklarının anlaşıldığını söylüyor. Gazete, bu davanın göçmenlerin entegrasyonu konusunu Almanya'da iyice alevlendirdiğini bildiriyor. Guardian'a göre siyasetin her kanadından toplumsal öneriler yağmaya başladı. Kimileri, göçmenlere zorunlu dil dersleri verilmesini ve Almanya'nın temel kültürel değerlerini öğrenmeye teşvik edilmelerini istiyor. Muhafazakar kesimden yükselen kimi sesler ise, Alman yasalarını ciddi biçimde çiğnemiş olan göçmenlerin sınır dışı edilmesini talep ediyor. Savaş karşıtı teğmen hapiste Independent gazetesinin manşetinde ise İngiltere'de görülen bir davanın dün açıklanan sonucu var. Gazete iri puntolarla, ''Düşünce Suçlusu'' diyor. Yandaki fotoğrafta görülen asker üniformalı kişi, Irak savaşına gitmeyi reddettiği için 8 ay hapse mahkum edilen İngiliz teğmen. Independent, askeri doktor Teğmen Malcolm Kendall-Smith'in savunmasından bir parçayı baş sayfasına taşımış. Teğmen, Irak savaşının uluslararası hukuku ihlal ettiğine inandığı için bu ülkede görevlendirilmeyi reddettiğini söylüyor. Ancak askeri mahkemede görülen davanın yargıcı, yasal bir emre itaatsizlik ettiğine hükmetti. Gazete, Irak savaşına karşı çıkan ilk ordu mensubunun dün tamamlanan bu davasında verilen cezanın diğer askerlere de bir uyarı niteliğinde olduğu görüşünde. | İlgili haberler 13 Nisan 2006 Basın Özeti13 Nisan, 2006 | Basın Özeti 12 Nisan 2006 Basın Özeti12 Nisan, 2006 | Basın Özeti 11 Nisan 2006 Basın Özeti11 Nisan, 2006 | Basın Özeti 10 Nisan 2006 Basın Özeti10 Nisan, 2006 | Basın Özeti 9 Nisan 2006 Basın Özeti09 Nisan, 2006 | Basın Özeti 7 Nisan 2006 Basın Özeti07 Nisan, 2006 | Basın Özeti 6 Nisan 2006 Basın Özeti06 Nisan, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||