|
17 Nisan 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Gazetelerin özellikle başyazılarında geniş yer bulan bir konu; Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e giderek artan muhalefet...
Rumsfeld, Irak savaşını yönetiş biçimiyle ağır eleştirilere hedef olmuş ve Rumsfeld'in istifasını isteyenlerin safhına son olarak yedi emekli general katılmıştı. Independent gazetesi, başyazısında, Rumsfeld'e sadakatin Başkan George Bush'a sadece zarar vereceğini yazıyor bugün: "Tarihçiler, Bush'un başkanlığını incelediklerinde ve ikinci döneminde neden çözüldüğünü sorguladıklarında, 2004 yılında patlak veren Ebu Gureyb skandalına ve kaçırılmış bir fırsata odaklanacaklardır. Eğer Bush o zaman Savunma Bakanı'yla yollarını ayırsaydı, bu skandalla iktidarı arasına bir mesafe koymuş olabilirdi. Rumsfeld kesinlikle gitmeyi hakediyor. Irak'ta kontrolü asgari sayıda asker ve yüksek teknolojiyle sağlayacakları yönündeki ısrarıyla büyük bir hata yaptı ve bunun için Amerika büyük bir bedel ödedi. Oynadığı kumarı kaybetti." Financial Times gazetesinin başyazısında da benzeri görüşler dile getiriliyor: "Amerika'nın askerleri ve Irak halkı kesinlikle bundan daha iyisini hakediyor. Rumsfeld Pentagon'da kaldığı sürece, Bush'un Irak'taki koşulları düzeltmek için gerekli dersleri çıkaracağını ummak zor." Berlusconi özür dilesin Avrupa gazetelerinde geniş yer bulan bir diğer konu, İtalya'da geçtiğimiz hafta yapılan tartışmalı seçimler... Corriere Della Sera gazetesi, seçimlere hile karıştığını savunan ve bazı sandıkların yeniden sayılmasını talep eden Başbakan Silvio Berlusconi'nin artık kendisine yeni meşgaleler bulması gerektiğini yazıyor. "Berlusconi'nin yenilgisi hoş bir Paskalya sürprizi oldu. Şimdi artık siyaseti bırakıp iş hayatına geri dönebilir. Ya da Bahamalar'a da gidebilir. Onu durduran kimse yok. Yapması gereken tek bir şey var: Özür dilemek. Sadece Romano Prodi'den de değil, tüm ülkeden özür dilemeli." Fransa'da yayımlanan Le Monde gazetesi ise, Prodi liderliğinde kurulacak merkez sol hükümetin aldığı kılpayı galibiyetin ardından, gerekli reformları hayata geçirebilmek için siyasi cesarete ihtiyacı olacağını yazıyor. Gazete, sol koalisyonun bir program üzerinde uzlaşmasının bile zor olduğunu hatırlatarak, bunun uygulanmasının daha da güç olacağını savunuyor. Financial Times yazarı Wolfgang Munchau da seçim sonuçları ardından şu yorumda bulunuyor: "Prodi'nin merkez sol koalisyonunun kılpayı zaferi, İtalya'nın 2015 yılından sonra Avrupa Birliği'nde para birimi olarak euro'yu kabul eden ülkelerden biri olarak kalma şansı açısından bakıldığında, olabilecek en kötü sonuç. İtalya makroekonomik rekabetçiliğini yitirmeyi sürdürürse, ülkenin euro bölgesinden ayrılması için popülist bir siyasi hareketin başlatılması söz konusu olabilir." AB bütçesi söylenenden fazla Daily Telegraph gazetesinde yer alan habere göre, Avrupa Birliği'nin hayli yoğun tartışmaların ardından kabul edilen bütçesi, daha önce açıklananın yaklaşık 35 milyar euro üzerinde... Bütçe uzlaşmasına varıldığı sırada dönem başkanlığını yürüten İngiltere'nin Başbakanı Tony Blair'in sadece mali çerçeveyi açıkladığını yazan gazete, buna yeni üyelere aktarılacak kalkınma fonlarının dahil edilmediğini ve bu fonların da bütçeye eklenmesiyle söz konusu farkın ortaya çıktığını belirtiyor. Gazetenin başyazısında ise şu görüşler dile getiriliyor: "Avrupa Birliği'ne korkunç miktarda para aktarıyoruz. Peki karşılığında ne alıyoruz? Parlamentomuz aksıyor, kırsal bölgelerimiz yok oluyor, iş dünyamız mevzuat içinde boğuluyor... Avrupa yanlısı Sayın Blair, katkı iade paylarımızdan vazgeçmesi karşılığında ne kazandı? Fransızlar Ortak Tarım Politikası'ndan vaz mı geçti? Bütçeden en çok kaynak aktarılan ülkeler minnettarlıklarını mı sundu İngiltere'ye? Tabii ki hayır..." İslam düşmanlığı İspanya'da yayımlanan El Pais gazetesinin bugün manşeti ülkede giderek arttığı öne sürüken İslam karşıtılığı... 2004 yılındaki tren saldırılarından bu yana Müslümanlar'ı hedef alan saldırıların arttığına dikkat çeken gazete; bir camiinin yıkılması, imamların tehdit edilmesi ve Muhammed Peygamber karikatürlerinin Müslümanlar'ın adreslerine postalanması gibi örnekler veriyor... İngiltere'de yayımlanan Independent gazetesinde yer alan bir haberde de okullarda İslam karşıtlığının tırmandığı, Müslüman görünümlü kişilerin saldırıya uğradığı ya da üzerlerine tükürüldüğü yazılıyor. İspanyol La Razon gazetesi ise, ülkede eşcinsel evliliklerinin geçtiğimiz yıl yasallaşması ardından, Müslüman bazı grupların da çok-eşliliğin serbest bırakılması için çalıştığını öne sürüyor. "Çok-eşlilik seçeneğini talep etmek Batı dünyasına ve bizim aile kültürümüze tamamen yabancı bir kültürel olgudur. Fas'ta bile çok-eşlilik uygulaması sınırlandırılmıştır. Herşey, İber Yarımadası'nın yeniden İslamlaştırılmasını hedefleyen uzun vadeli ve dikkatle hazırlanan planın yeni bir evresine geçtiğimizi gösteriyor." Bir karikatür daha Guardian gazetesinde yer alan bir haberde ise, İtalya'da Opus Dei tarikatına yakın bir dergide Muhammed Peygamber'i cehennemde resmeden karikatürlerin yayımlandığı belirtiliyor. "Studi Cattolici dergisinde yer alan çizim, Dante'nin İlahi Komedya'sından esinlenilerek yapılmış. Muhammed Peygamber, 'bölünmeye neden olduğu için' ceza olarak ikiye bölünmüş olarak resmediliyor. Opus Dei tarikatının sözcüsü, derginin kendilerinin resmi yayını olmadığını ve yayımlanması öncesinde dergiyi kontrol etmediklerini açıkladı. Dünya İslam Birliği'nin İtalya'daki yetkilisi karikatürün son derece rahatsızlık verici olduğunu söylerken, Vatikan da karikatürü onaylamadığını açıkladı." Irak'ın "Take That'i" Daily Telegraph gazetesinde yer alan bir haberde, Irak'ın ilk erkek müzik grubunun kurulduğu ve beş kişilik grubun, altı aydır Londra'da çalışmalar yaptığı "müjdesi" veriliyor: "Unknown To Noone adındaki grup, dünyanın kalanına ülkelerinde bombalamalardan, kaçırma olaylarından ve savaştan başka da şeyler olduğunu göstermek istiyor. Grubun solisti ve gitaristi olan Hasan Ali, 'Irak'ı sizin televizyonlarda gördüğünüz gibi görmüyoruz biz' diyor: 'İnsanlara bunu anlatmak istiyoruz. Biz de sizinle aynıyız, şarkı söyleyebiliyoruz, farklı diller konuşabiliyoruz...' Rock grubu U2 kadar başarılı olmak istediklerini söyleyen grup, üç şarkılık demo kayıtlarını tamamladı. Bir sonraki durak albüm anlaşması..." | İlgili haberler 16 Nisan 2006 Basın Özeti16 Nisan, 2006 | Basın Özeti 14 Nisan 2006 Basın Özeti14 Nisan, 2006 | Basın Özeti 13 Nisan 2006 Basın Özeti13 Nisan, 2006 | Basın Özeti 12 Nisan 2006 Basın Özeti12 Nisan, 2006 | Basın Özeti 11 Nisan 2006 Basın Özeti11 Nisan, 2006 | Basın Özeti 10 Nisan 2006 Basın Özeti10 Nisan, 2006 | Basın Özeti 9 Nisan 2006 Basın Özeti09 Nisan, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||