|
27 Nisan 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de yayımlanan hemen her gazetenin manşetinde aynı konu var; İşçi Partisi kabinesinin önde gelen üç isminin adının karıştığı skandallar, "kara çarşamba" benzetmesiyle aktarılıyor.
"Felaket ile flört" manşetiyle çıkan Times gelişmeleri şöyle aktarıyor; "Dün, İşçi Partisi iktidarının, 1997'den bu yana geçirdiği en karanlık gün oldu. En önemli üç bakanının karşılaştığı siyasal ve kişisel baskılar, Tony Blair hükümetini skandal ve krizlerin içine çekti. "İçişleri Bakanı Charles Clarke, cezasını çektikten sonra ülkelerine iade edilmesi gereken 1000 kadar yabancı uyruklu suçlunun yanlışlıkla salıverildiğini kabul ettikten sonra, koltuğunu koruma mücadelesi verdi. "Başbakan Yardımcısı John Prescott ise, sekreteriyle iki yıl süren bir ilişkisi olduğunu itiraf ettikten sonra, evliliğini kurtarmaya çalışıyordu. "Sağlık Bakanı Patricia Hewitt'e gelince; katıldığı bir toplantıda, hemşireler tarafından yuhalanıp, alkışlarla protesto edilince, konuşmasını yarım bırakmak zorunda kaldı. "Olaylar Başbakan Tony Blair'in keyfini kaçırırken, parti içinde, gelecek hafta yapılacak yerel seçimlerin sonuçlarına ilişkin kaygıları da derinleştirdi." Times, Başbakan Blair'in yerel seçimlerden sonra kabinede değişikliğe gitmek zorunda kalacağını da ekliyor. Guantanamo'da intihar girişimi Independent, Washington kaynaklı haberinde, 4 yıldır Küba'daki Guantanamo Üssü'nde bulunan bir tutsağın, tam 12 kez intihara teşebbüs ettiğini duyuruyor. 33 yaşındaki Cuma el Dossari'yi intihara sürükleyen koşullar şöyle aktarılmış; "Cuma el Dossari, sürekli olarak dövüldüğünü ve yoğun psikolojik baskı altında tutulduğunu söylüyor. Sorgu sırasında, Amerikan ve İsrail bayraklarına sarılmış, cinsel tacize uğramış ve uzun süre hücrede tutulmuş. "İddiaları arasında, sorgu görevlilerinden birinin, kendisine ait Kuran- Kerim'in üzerine idrarını yaptığı da var. "Sonunda kendini asmak, bileklerini kesmek ya da ikisini birden denemek suretiyle 12 kez intihara teşebbüs etmiş. Guantanamo Üssü'nde şimdiye kadar gerçekleşen intihar girişimlerinin üçte birini El Dossari'ninkiler oluşturuyor." "Rice ve Rumsfeld, savaş baltalarını gömdü" Guardian gazetesi, Amerikan Dışişleri ve Savunma Bakanları'nın dünkü Irak ziyaretini bu başlıkla aktarıyor. Ülkenin yeni Başbakan adayı Cevad el Maliki'ye destek amacıyla yapılan ziyarette, Condoleezza Rice ve Donald Rumsfeld'in, Amerikan ordusunun Irak'taki tutumuna ilişkin görüş ayrılıklarını bir kenara bıraktığını belirten gazete şöyle devam ediyor; "Rice'ın geçen ay, Amerikan ordusunun Irak'ta bazı taktik hatalar yaptığını ifade etmesinin ardından, ikili arasındaki ilişkiler gerilmişti. Rumsfeld bu yoruma; 'Neden bahsediyor anlamıyorum doğrusu' diye yanıt vermişti. Condoleezza Rice dün Irak'a giderken uçakta yaptığı açıklamada, yeni durumu şöyle açıkladı; 'Askeri ve siyasi icraatlarımız arasında ayrılık olsun istemiyoruz. Sayın Rumsfeld ve ben birlikte çalışacağız, çünkü bu iki alanın kesiştiği noktada yapılacak çok iş var." İngiltere'de nükleer atık tartışması Guardian, İngiltere'nin 10 yeni nükleer santral inşa etmeye bugün bir adım daha yaklaşacağını duyuruyor. Zira habere göre, bu projenin önündeki en büyük engel olan, mevcut nükleer atıkların ne olacağı sorusuna yanıt bulundu. İngiltere'de şu anda, 350 bin metre küp nükleer atık bulunuyor ve yeni santraller inşa etmeden önce bu atıklardan kurtulmanın bir yolunu bulması yönünde hükümet üzerinde baskı var. Guardian'a göre aranan yanıtı, Radyoaktif Atık Yönetimi adlı komisyonun bugün açıklanacak raporu verecek. Raporda önerilen çözüm ise, yeraltına büyük bir depo yapılması. Daily Telegraph'a göre ise, söz konusu komisyonun raporu bambaşka bir tablo çiziyor. Gazeteye göre uzmanlar, İngiltere'nin nükleer atıklarının olası bir terör saldırısına karşı son derece savunmasız olduğunu bildiriyor ve hükümeti bu konuda gerekli önlemleri almamakla suçluyor. Rapora göre en büyük tehdidi Sellafield nükleer tesisi oluşturuyor. Nükleer yakıtların yeniden işlendiği tesisin ürettiği sıvı atıklar, bir terör saldırısının olası hedefleri arasında sayılıyor. Gazete bu atıkların, Çernobil nükleer kazası ile yayılan radyoaktif maddeden 40 kat daha tehlikeli olduğuna da işaret ediyor. Çin Nijerya petrolüne talip Financial Times, Nijerya'nın, Çin'e topraklarında petrol arama yetkisi verecek anlaşmayı tamamlamak üzere olduğunu duyuruyor. Habere göre Çin de bunun karşılığında, dünyanın sekizinci en büyük petrol ihracatçısı olan Nijerya'ya altyapı yatırımı yapacak. "Enerji ihtiyacı giderek büyüyen Çin son yıllarda, dünyanın en gözde petrol arama alanlarından biri olarak görülen Afrika'nın Gine Körfezi'ne olan ilgisini artırdı. "Bu bölge, Amerika Birleşik Devletleri'nin petrol ithalatının yüzde 15'ini karşılıyor. Ancak Amerikalı yetkililer, bu oranın 10 yıl içinde yüzde 25'lere çıkabileceğini hesaplıyor. "Çin'in büyüyen enerji ihtiyacı ise, ülkeyi Amerika Birleşik Devletleri'nin ardından, dünyanın en büyük ikinci petrol ithalatçısı konumuna yükseltti. Pekin son iki yılda, yükselen petrol fiyatları ve Orta Doğu'daki petrolün geleceği ile ilgili kaygılar nedeniyle, yüzünü Afrika'ya döndü. "Aslında Nijerya şimdiye kadar, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa merkezli çokuluslu şirketlerinin faaliyet gösterdiği bir ülkeydi. Ancak son yıllarda Asya kökenli devlet şirketleri tercih ediliyor. Zira bu şirketler, Nijerya'ya tekliflerini, petrol dışı alanlarda yatırım yapma vaadi ile cazip hale getiriyor." Beyaz Saray'a gazeteci sözcü Financial Times, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un Beyaz Saray sözcülüğüne atadığı gazeteci Tony Snow'u mercek altına alıyor. Tony Snow'un uzun yıllar, yönetime yakınlığı ile bilinen Fox News için çalışan, deneyimli bir isim olduğuna dikkat çeken gazete, bu atamayı, basınla ilişkileri geliştirme gayreti olarak niteliyor. Snow'un, muhafazakar eğilimine karşın, yazıları ve radyo programlarında, Başkan Bush'a sert eleştirilerde bulunmaktan kaçınmadığı da hatırlatılmış. Financial Times, yeni sözcünün başarılı olup olamayacağının ise, kendi yeteneklerinden çok, Beyaz Saray'ın basınla ilişkilerini bundan sonra değiştirmeye niyetli olup olmadığına bağlı olduğunu vurguluyor. | İlgili haberler 23 Nisan 2006 Basın Özeti23 Nisan, 2006 | Basın Özeti 21 Nisan 2006 Basın Özeti21 Nisan, 2006 | Basın Özeti 20 Nisan 2006 Basın Özeti20 Nisan, 2006 | Basın Özeti 19 Nisan 2006 Basın Özeti19 Nisan, 2006 | Basın Özeti 18 Nisan 2006 Basın Özeti18 Nisan, 2006 | Basın Özeti 17 Nisan 2006 Basın Özeti17 Nisan, 2006 | Basın Özeti 16 Nisan 2006 Basın Özeti16 Nisan, 2006 | Basın Özeti 14 Nisan 2006 Basın Özeti14 Nisan, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||