|
28 Şubat 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Independent gazetesi, birinci sayfasında ''su savaşları'' manşetiyle, dünyanın gelecekte karşı karşıya kalacağı tehlikeye dikkat çekiyor.
Gazete, uluslararası ilişkiler ve strateji konularında önde gelen düşünce kuruluşlarından Chattam House'da bir konuşma yapan İngiliz Savunma Bakanı John Reid'in, dünya üzerinde zaten az olan su kaynaklarının, küresel ısınma nedeniyle daha da zayıfladığını, bu durumun da çatışmalara yol açabileceği uyarısını aktarıyor. Independent'in dünya haritası üzerinde işaretlediği çatışma riski taşıyan bölgelerden birinde Türkiye de bulunuyor. Independent'in değerlendirmesi şöyle: ''Türkiye'nin, Fırat nehri üzerinde baraj inşa etme planları, 1998 yılında ülkeyi Suriye'yle savaşın eşiğine getirdi. Şam yönetimi, Ankara'yı su kaynaklarına planlı bir şekilde müdahale etmekle; Ankara da, Suriye yönetimini PKK liderlerine barınak sağlamakla suçladı. Küresel ısınmanın neden olacağı su sıkıntısı, zaten gergin olan bölgedeki basıncı arttırabilir.'' Independent aslında, dünyanın su kaynakları bakımından zengin olduğunu, ancak, varolan suların yüzde 97'sinin tuzlu su, yani kullanılamaz durumda olduğunu, kullanılabilir durumdaki tatlı suyun da, buz kütleleri halinde bulunduğunu aktarıyor. Gazetenin okurlarına aktardığı dünya haritasında ise, Türkiye'nin güneyinin yanısıra, beş ''sıcak bölgeye'' yer verilirken, bu bölgeler şöyle sıralanıyor: ''İsrail, Ürdün ve Filistin'in bulunduğu Orta Doğu coğrafyası, ki buranın en önemli su kaynağı Ürdün nehrinin kontrolü İsrail'in elinde. Dünyanın en kalabalık nüfuslarına ve ordularına sahip ülkeleri Çin ve Hindistan'ın Bramaputra nehri üzerindeki anlaşmazlıkları; Ganj nehri nedeniyle Hindistan ve Bangladeş'in uzlaşmazlıkları; Etyopya ve Mısır'ın Nil nehri ihtilafı.'' ''Etyopya, Nil nehrinin taşıdığı sudan daha fazla pay istiyor. Bu ise, Mısır'ın; Uganda ve Sudan üzerinden de geçen Nil nehrinin Sina çölüne ulaştığından su miktarının azalması endişesi taşımasına neden oluyor. Son bölge ise, kuraklık mağduru Afrika'nın batısındaki Namibya ve Angola arasındaki su kaynakları.'' Bush'un Asya gündemi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un, yarın başlayacak ve Hindistan'la Pakistan'ı kapsayacak Asya turu da gazetelerde geniş şekilde işlenen konular arasında. Guardian gazetesine göre, Taleban güçlerinin giderek artan saldırısına karşın Afganistan da Bush'un durakları arasında bulunuyor. Ancak habere göre, Beyaz Saray, Bush'un Afganistan'a da uğrayacağı yolundaki haberleri doğrulamıyor. Amerikan Başkanı'nın Hindistan ve Pakistan'daki gündemini yorumlayan Guardian yazarlarından Simon Tisdall, özellikle insan hakları örgütlerinin, Bush'a Pakistan'da Pervez Müşerref'in, ''terörle savaş''ta Washington'la işbirliğini sömürmesine izin vermemesi uyarılarında bulunduğunu aktarıyor. ''Müşerref'in sıkı bir hayranı olan Bush'un bu önerileri gözardı etmesi muhtemel. Washington, Pakistan'ın demokrasinin yeniden kurulmasında daha hızlı ilerlemeler istediğini söylüyor söylemesine, ancak Amerika için Pakistan'ın öncelikli önemi, hâlâ El Kaide ve Taleban'a karşı mücadelesindeki kilit rolü.'' Tisdall, Hindistan konusunda ise, bölgesel dengelere dikkat çekiyor. Başkan Bush, Çin'in yükselişini dengelemek için Hindistan'la nükleer işbirliği yoluyla stratejik ve ekonomik ortaklığı güçlendirme arayışına girecek.'' ''Ancak Amerika'nın gözünde daha da ivedi olan, çelişki oluştursa da, İran'ın tartışmalı nükleer faaliyetlerini durdurma çabasına Hindistan'ın verdiği desteği pekiştirme ihtiyacı. Washington, Hindistan'ın Tahran'la kurmayı planladığı ortak doğalgaz boru hattı projesini de iptal etmesini istiyor. 'Sırbistan Mladiç'in rehinesi' Avrupa basınında bugün ayrıntılı biçimde ele alınan konulardan biri de, Avrupa Komisyonu'nun savaş suçları iddiasıyla aranan Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç konusunda Sırbistan Karadağ'a uyguladığı baskı. Avusturya'da yayımlanan Die Presse, Avrupa Komisyonu'nun, savaş suçu zanlısı Ratko Mladiç'in adalete teslim edilmemesi durumunda, Belgrad'la görüşmeleri uyarısına dikkat çekiyor ve işbirliğinin Sırbistan'ın önündeki tek çözüm olduğunu vurguluyor: ''Muhtemelen eylemlerini bir suç olarak görmeyecek inatçı bir general, ülkenin tamamını rehin alıyor ve aşırı korku içindeki siyasi sınıf da, kendisine bu konuda yardımcı oluyor. Hepsi kendilerini yurtsever olarak niteliyor, ama tutumları, Sırbistan'ın daha iyi bir geleceğe sahip olmasını erteliyor.'' Avrupa'nın enerji gerilimi Fransa'daki iki enerji şirketinin ani birleşme kararı, Paris yönetimini İtalya'yla karşı karşıya getirdi. Devlete ait Fransız Gaz Şirketi GDF, su ve elektrik şirketi Suez'le birleşeceğini açıkladı. Roma'yı rahatsız edense, bu birleşmenin, İtalyan enerji devi Enel'in Fransız şirketi Suez'le ilgilenmesinin ardından, Fransız hükümetinin teşvikiyle gerçekleştiği iddiaları. Financial Times gazetesi, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin, Avrupa Komisyonu'nu birlik kurallarına aykırı olduğunu öne sürdüğü birleşmeyi engellemeye çağırdığını yazıyor. Fransız Le Monde ise, Başbakan Dominique de Villepin'i hedef alıyor. Gazeteye göre, Başbakan tarafından kararlaştırılan, planlanan ve duyurulan kararın alınması sürecinde, ne sendikalar, ne işverenler ne de Avrupa Komisyonu'na danışılmış. Le Monde, ''Başbakan de Villepin, milliyetçi demeyelim de, korumacı görünmeye başladı. Dün Fransa Avrupa Anayasası'na hayır dedi, bugün de, Avrupa'nın enerji boyutuna hayır diyor'' görüşünde. İsviçre'de yayımlanan Le Temps ise, ekonomik yurtseverlik adına hareket eden Fransız Gaz Şirketi ve Suez'in siyasi bir fırtınaya neden olduklarının altını çizerken, kararın, birleşmeyi fiili bir özelleştirme olarak gören sendikalarca büyük tepkiyle karşılandığını aktarıyor. Tiyatro sansürü Guardian iç sayfalarından duyurduğu bir haberinde, Amerika Birleşik Devletleri'nde, ''bir tiyatro oyunu'' çerçevesinde gelişen sansür tartışmalarına yer veriyor. Rachel Corrie, barış eylemcisi olarak 2003 yılında Refah mülteci kampında, bir Filistinli'ye ait evin İsrail buldozerleri tarafından yıkılmasını önlemeye çalışırken, buldozerin altında kalarak hayatını kaybetmişti. Corrie'nin üyesi olduğu Uluslararası Dayanışma Hareketi, İsrail ordusuna ait boldozerin Amerikalı barış eylemcisini bile bile çiğneyerek öldürdüğünü vurguluyor. İsrail'e göreyse olay bir kaza. Corrie'nin günlükleri ve ailesine gönderdiği elektronik posta mesajlarının derlemesiyle hazırlanan oyun, New York Tiyatro Atölyesi tarafından sahneye konulacaktı. Ancak, tiyatronun sanat yönetmeni, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un hastalığı ve Hamas'ın Filistin'deki seçim zaferinin yarattığı hassasiyetleri gerekçe göstererek, projeyi ertelediklerini açıkladı. Oyunun İngiliz yönetmeni Alan Rickman'a göreyse, bu, korkudan kaynaklanan bir sansür. | İlgili haberler 27 Şubat 2006 Basın Özeti27 Şubat, 2006 | Basın Özeti 26 Şubat 2006 Basın Özeti26 Şubat, 2006 | Basın Özeti 24 Şubat 2006 Basın Özeti24 Şubat, 2006 | Basın Özeti 23 Şubat 2006 Basın Özeti23 Şubat, 2006 | Basın Özeti 22 Şubat 2006 Basın Özeti22 Şubat, 2006 | Basın Özeti 21 Şubat 2006 Basın Özeti21 Şubat, 2006 | Basın Özeti 20 Şubat 2006 Basın Özeti20 Şubat, 2006 | Basın Özeti 19 Şubat 2006 Basın Özeti19 Şubat, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||