BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 26 Şubat, 2006 - TSİ 18:42
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
26 Şubat 2006 Basın Özeti
Geçmişte El Kaide lideri Usame bin Ladin'le görüşen ender gazetecilerden biri olan ve "El Kaide'nin Gizli Tarihi" adlı kitabı yeni çıkan Abdül Bari Etvan, Sunday Times'taki yazısında örgütün Irak stretejisini anlatıyor.

İngiltere gazeteleri

Etvan'a göre, Usame bin Ladin bir mülakatında "Amerikalıları ancak Müslüman topraklarında yenebiliriz "dedi.

"Şimdi Irak El Kaide'nin Amerika'ya savaşında en büyük cephe haline geldi. "

Etvan yazısında şöyle devam ediyor:

"Irak'taki Şii camiine düzenlenen son saldırıdan büyük ihtimalle El Kaide sorumlu. Irak'ta itikrarsızlıktan en fazla kaybı olan taraf Şiiler. Askeriye camiine düzenlenen saldırı sonunda Şiileri de şididetin içine çekti ve iç savaşın kapıları açıldı.

"Irak'taki El Kaide lideri Ebu Mussab ez-Zerkavi burada üç ay ayaklı bir mantık kuruyor.

"Birincisi iç savaş Sünni azınlığın siyasi sürece katılımını engelleyecek. Zira Zerkavi, demokrasiyi kulun, kula kulluk etmesi olarak görüyor.

"İkincisi iç savaş Şiilerin iktidara gelmesini engelleyecek. Böylece Amerika'nın Irak projesi başarısızlığa uğrayacak. Üçüncüsü Zerkavi, İran destekli Şiilere karşı bölge ülkelerden askeri destek alabileceğini farkında...

"Zerkavi, Iraklı Şiileri Amerika'nın işbirlikçileri olarak görüyor. Irak'ta bir iç savaş kısa sürede tüm bölgeye yayılabilir. İran'ın Irak'ta nüfuzunu artırması bölgedeki Sünni liderleri rahatsız etmeye başladı. Bahreyn, Suudi Arabistan ve Lübnan'da mezhepler arası gerginlik tırmanıyor.

"El Kaide'nin amacı sadece Batı dünyasında değil Orta Doğu'da da istikrarsızlık yaratmak."

'ABD, yenilgiyi zafer olarak sunuyor'

Orta Doğu uzmanı gazeteci Robert Fisk, Independent on Sunday gazetesindeki yazısında Irak'taki son gelişmeler ışığında Amerika Birleşik Devletleri'nin bölge politikasını eleştiriyor.

Fisk, "Orta Doğu'da herkes tarihi yeniden yazıyor. Ama daha önce, bu kadar inatla, bu kadar samimiyetsiz ve bu kadar hayasız bir şekilde, trajedileri başarı, yenilgileri zafer ve ölümü yaşam olarak göstermeye çalışan başka bir Amerikan yönetimi görülmedi" diyor.

Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın geçen hafta Beyrut ziyareti sırasında Orta Doğu'da demokrasinin hızla yayılmasından bahsettiğini hatırlatan Fisk, şöyle devam ediyor:

"Rice, bunu söylerken, Irak'ta akan kanı, Lübnan, Suudi Arabistan ve Mısır'daki mezhep gerginliğini görmezden geliyor. Irak'ta felaket artık rutin hale geldi.

"Amerikalılar şimdi Irak'ta yaşananları, işgalin hiç rolü yokmuş gibi Iraklıların kendi aralarındaki bir savaşmış gibi göstermeye başlıyor. Ve korkarım yakın bir zamanda, işler daha da kötüye sarınca kendilerini kurtarmak için,,'Birbirlerinin camilerini havaya uçuruyorlar, geçinemiyorlar. Mezhep ayrılığına dayanmayan bir hükümet kurun dedik, reddettiler' diyecekler"

'Blair: Özgürlükleri koruyorum'

Sadece muhaliflerince değil, kendi partisi içinde de bireyesl özgürlükleri kısıtlamakla suçlanan İngiltere Başbakanı Tony Blair, Observer'daki yazısında bu eleştirilere yanıt veriyor.

Blair, özellikle düşünce özgürlüğüne sınırlamalar getirdiği ve insan haklarına aykırı olduğu öne sürülen tartışmalı terörle mücadele yasasına yönelik eleştirilerle ilgili olarak "Tehdidin doğası değişirse, politikaların da değişmesi gerekir. Ben özgürlükleri mahvetmiyorum aksine koruyorum" diyor.

İktidarı döneminde çıkarılan insan hakları yasası ve bilgi edinme özgürlüğü yasasını 1830'dan bu yana atılan en özgürlükçü reform adımları olarak niteleyen Tony Blair kendisinin de son bir asırdır yetkilerinden en fazla feragat eden başbakan olduğunu söylüyor.

Başbakan, terörü yüceltme adı altında yeni bir suç tanımı yaratan yasayla ilgili olarak şunları söylüyor:

"İnsanların terörü yüceltmesi engellenmeli. Bunun ifade özgürlüğünü engellediğini söyleyebilirsiniz. Ancak nefretin teşvik edilmesi gerçek hayatta insanlara zarar veriyor. Suç şebekelerinin hareket alanını daraltmak için kurulan Örgütlü Suçlarla Mücadele Birimi, 1 Nisan'da geniş yetkilerle faaliyete geçtiği zaman da benzer suçlamalar gelecek. Ancak bu tür yetkiler olmadan polisin başarılı olması mümkün değil."

Kurtlar Vadisi Irak ve Almanya

Sunday Telegraph gazetesi; Kurtlar Vadisi Irak filminin Almanya'da yarattığı tartışmaları konu alan bir habere yer veriyor. Habere göre, Bavyera eyaleti başbakanı Edmund Stoiber filmde ırkçılık ve Batı düşmanlığı yapıldığını öne sürerken İçişleri Bakanlığı bu filmin oynadığı sinemalara gizli servis elemanlarının gönderildiğini kabul etti.

Gazete Almanya'da kapalı gişe oynayan filmin son sahnelerinde gençlerin ayakta tekbir getirdiğini yazıyor. Sunday Telegraph, Türk sinema tarihinin en pahalı filmi olan Kurtlar Vadisi Irak'ta Yahudi düşmanlığının da yapıldığını savunuyor ve filmin Türkiye'deki galasına Başbakan'ın eşinin de katıldığını belirtiyor.

İlgili haberler
22 Şubat 2006 Basın Özeti
22 Şubat, 2006 | Basın Özeti
21 Şubat 2006 Basın Özeti
21 Şubat, 2006 | Basın Özeti
20 Şubat 2006 Basın Özeti
20 Şubat, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik