|
8 Şubat 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de ön sayfalarda en çok dikkat çeken manşet, yıllarca Londra'nın kuzeyinde bir camide ateşli vaazlar vermiş olan tartışmalı imam Ebu Hamza'nın dün sonuçlanan davasıyla ilgili.
Daily Telegraph iri puntolarla ''Hamza'nın terör cephaneliği'' diye yazıyor. Bunun hemen altındaki fotoğraflarda gazetenin Kuzey Londra'nın Finsbury Camii'nde bulunduğunu söylediği çeşitli silah, av bıçağı ve sahte pasaportlar görülüyor. Times, cinayete teşvikten ve ırkçı nefreti kışkırtmaktan suçlu bulunarak yedi yıl hapis cezası alan radikal İslamcıyı vaktinde dinleyenler arasında geçen yaz Londra'daki bombalı saldırıları düzenleyen üç eylemcinin de yer aldığını manşete taşıyor. Guardian, adı İngiltere'de aşırı uçta İslamla özdeşleşen Ebu Hamza'nın dün sonuçlanan davası ardından Tony Blair hükümetinin gündeme getirdiği bir çağrıya dikkat çekiyor. Guardian'a göre hükümet, terörle mücadele yasalarında önerdiği değişikliğe destek amacıyla Ebu Hamza davasını örnek gösteriyor. Terörün yüceltilmesini yasaklatmak istediğini söyleyen İngiltere hükümetinin bu önerisi ifade özgürlüğüne sınırlamalar getireceği gerekçesiyle eleştirilmişti. Guardian'a göre hükümet şimdi istediği yasal değişiklikler için tekrar bastıracak. Karikatürler ve ifade özgürlüğü Romanya basınından Ziua gazetesi, ''Ne yapmak gerek'' diye soruyor: ''Başkalarının hat safhada muhafazakar dünya görüşünü bizler de benimseyip standartlarımızı düşürmek zorunda mıyız?'' Rumen gazetesi şöyle devam ediyor: ''Kopenhag'ta, Paris'te ya da Bükreş'teki bir gazeteci yazıp çizdiklerinden dolayı Beyrut'ta, Kabil'de ya da İslamabad'daki bir kişinin hassasiyetlerini hep göz önünde tutmak zorunda mı? Şayet herkesin değerlerini gözeteceğiz diye bir işe girişirsek, kendi değerlerimizi kaybetme riski doğmuyor mu?'' Almanya basınından Frankfurter Allgemeine Zeitung, eğer Danimarka ürünlerine yönelik boykot genelde bütün Avrupa Birliği'ni hedef alır hale gelirse, Avrupa'nın dayanışma içinde bir bütün olarak yanıt vermesi gerektiğini yazıyor. Alman gazetesi, ''Artık üzüntü duyulduğunu anlatmaya gerek yok, gerekli olan Avrupa'nın kendine güven duyarak sorumluluk içinde bir dayanışma göstermesidir'' diyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung, Avrupalı siyasetçilerin ''diyalog'' ve ''anlayış'' çağrılarının yerinde olduğunu söylüyor. ''Ama'' diye sormuş: ''Ya bu çağrıları karşı tarafta dinleyen yoksa?'' Gazete, ''örneğin İran'ın ılımlı olmaya gayret etmek gibi bir derdi yok'' diye yazıyor: ''Bunu anlamak için karikatür krizini beklemeye de gerek yoktu.'' Yeni işçilere kapılar açılsın mı? Finlandiya'da İsveççe çıkan Helsinki Hufvudstadsbladet gazetesi, Avrupa Birliği'nin 10 yeni üyesinin işçilerine konan geçici kısıtlamalara artık son verme vaktinin geldiğini savunuyor. İngiltere, İsveç ve İrlanda haricinde Avrupa Birliği'nin diğer 12 eski üyesi, Birliğe katılan on yeni ülkenin işçilerine kendi emek pazarlarında sınırlamalar koymuştu. Finlandiya gazetesi, Avrupa Komisyonu'nun istihdamdan sorumlu üyesinin konuyla ilgili raporunu bugün yayımlayacağını hatırlatarak, ''Çalışma izinlerine konan kısıtlamalar iki yıldır yürürlükte, ve şimdi yeniden gözden geçirildikleri zaman, kısıtlamaların daha uzun süre devam etmesi isteniyor'' diye uyarıyor. Gazeteye göre, emek pazarının kapısını yeni üyelere tam olarak açmayan 12 ülkenin hükümetleri bunun ne kadar doğru bir karar olup olmadığını sorgulamaya başladı. Sözkonusu ülkelerin kalifiye elemana ihtiyacı olan sektörlerinin kısıtlamalardan olumsuz etkilendiğini yazan Finlandiya gazetesi, eski üyelerin çalışanlarını ucuz işgücü rekabetinden korumayı amaçlayan kısıtlamaların bu hedefine ulaşamadığını savunuyor. Petrolsüz bir İsveç İngiltere basınından Guardian'da yer alan bir haber, İsveç hükümetinin gözüne koyduğu iddialı bir projeyle ilgili. İsveç, dünyada petrole olan bağımlılıktan tamamen kurtulmuş ilk ülke olmak istiyor. Guardian, İsveç'in bunu 15 yıl içinde gerçekleştirmek istediğini ve üstelik devreye nükleer enerji santrallerini sokmak gibi bir niyeti de olmadığını vurguluyor. Gazeteye göre, İsveç'in planları gelişmiş bir Batı ekonomisinin bugüne değin enerji alanında açıkladığı en büyük adım demek. İsveçli yetkililer, 2020 yılında ısınmak için tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmiş olmayı ve arabalarını çevreye zarar vermeyen biyo-enerji yakıtlarıyla sürmeyi planlıyor. Guardian, yeşiller listesinde bu açıklamayla en üst sıraya İsveç'in oturduğunu, ama benzer projeler üzerinde çalışan başka ülkelerin de bulunduğunu aktarıyor. Gazeteye göre İzlanda 2050 yılında ülkedeki bütün otomobillerin ve denizlerindeki bütün teknelerin hidrojenle çalışır hale gelmesini hedefliyor. Brezilya'nın amacı ise beş yıl içerisinde nakliyat araçlarının hepsini şeker kamışından elde edilen etanol ile işler hale getirmek. Guardian, çevreye verilen zararın azalması bir yana, sözkonusu hükümetleri bu projelere iten bir diğer nedenin petrolsüz bir geleceğe şimdiden hazırlanmak olduğunu yazıyor. Gazeteci davaları ve yolsuzluk tartışması Independent, Türkiye'de önde gelen basın yayın organlarından gazetecilerin yargıç önüne çıktığı duruşmayı bildirirken, ''Kavga nedeniyle ara verilen mahkeme'' diyor. Independent, yargıda reform ve daha çok ifade özgürlüğü için bastıran Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki müzakerelerde gazetecilerin mahkemesinin bir sınav niteliği taşıdığını yazıyor. Financial Times gazetesinin satırlarında ise dünkü duruşmaların yanısıra Türkiye'deki mal varlığı tartışması da dikkat çekiyor. Financial Times'taki başlıkta, ''Türkiye Başbakanı'ndan eleştirileri susturmak için mal varlığı açıklaması'' deniyor. Gazete, AKP hükümetinin geçmişteki siyasetçilerden daha temiz ve şeffaf olma sözüne son günlerde siyasetçilerin mal varlığından kaynaklanan tartışmanın gölgesinin düştüğünü yazıyor. Türkiye'de milletvekillerinin mal varlığı beyanını meclis başkanına yaptığını ancak ayrıntıların gizli tutulduğunu yazan Financial Times, kamuoyunun kısmen bu nedenle siyasetçilerin mal varlıklarına ilişkin açıklamalarına şüpheyle yaklaştığını, ve Başbakan Erdoğan'a da halen şüpheyle bakanların olduğunu aktarıyor. Gazete, hükümetin özelleştirme sürecine ilişkin olarak da çok sayıda yolsuzluk iddiasının gündeme getirildiğine işaret ediyor. Buna ilaveten Financial Times eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil'in yargılandığı yolsuzluk davasının da dün üç yıl hapis cezasıyla sonuçlandığını belirtiyor. Gazetenin ifadesiyle, ''Türkiye'nin saygı duyulan askerlerine on yıllardır ilk kez dokunan bir yargı süreciydi bu.'' | İlgili haberler 7 Şubat 2006 Basın Özeti07 Şubat, 2006 | Basın Özeti 6 Şubat 2006 Basın Özeti06 Şubat, 2006 | Basın Özeti 5 Şubat 2006 Basın Özeti05 Şubat, 2006 | Basın Özeti 3 Şubat 2006 Basın Özeti03 Şubat, 2006 | Basın Özeti 2 Şubat 2006 Basın Özeti02 Şubat, 2006 | Basın Özeti 1 Şubat 2006 Basın Özeti01 Şubat, 2006 | Basın Özeti 31 Ocak 2006 Basın Özeti31 Ocak, 2006 | Basın Özeti 30 Ocak 2006 Basın Özeti30 Ocak, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||