BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 31 Ocak, 2006 - TSİ 04:50
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
31 Ocak 2006 Basın Özeti
İngiltere basınında bu sabah Filistin seçimlerinde Hamas'ın elde ettiği zafer, ABD Başkanı George Bush'un ülkenin durumuna ilişkin yapacağı geleneksel konuşma ve Afganistan'ın yeniden yapılandırılması için Londra'da toplanan uluslararası zirve öne çıkıyor.

İngiltere gazeteleri

Financial Times, Amerika'nın Hamas konusunda ciddi bir ikilemle karşı karşıya olduğunu yazıyor.

Bush yönetimi ve müttefikleri, Hamas İsrail'i tanımadığı sürece Filistin halkına mali yardımları keseceğini açıklamıştı.

Gazeteye göre Filistinli İslamcı örgüt pragmatik bir yaklaşım sergilerse, ABD de aynı tavrı benimsemeli.

"Başkan Bush, geçen yılki ülkenin durumu konuşmasında, Orta Doğu'ya demokrasiyi getirecek ve dünyada diktatörlüğe son verecek tüm demokratik hareketlerin güçlendirilmesi için, bölgedeki demokratik müttefiklere destek verileceğini söylemişti.

"Ancak Amerika'nın Arap topraklarına özgürlük çanlarını çalmasından bu yana, bu tür seçimleri kazanıp göreve gelenler Amerikan yandaşları değil, İslamcı yenilik yanlıları oldu. Bush bugün yapacağı ulusal hitap konuşmasında pek bu konuya girmeyebilir ama Amerika'nın çıkmaza düştüğü bir gerçek.

"Kısa vadede Hamas'ın yapması gereken ateşkesin süresini uzatmak ve sivillere saldırmamak. İsrail'i tanıması şu aşamada mühim değil, önemli olan sorumluluk sahibi bir hükümet olmayı başarması."

Financial Times, yardım veren ülke ve kuruluşların bu şartlar altında Filistin'e yardımların devam etmesi için yeni mekanizmalar aradığını aktarıyor okurlarına.

Gazeteye göre Filistin yönetimi ile 100'den fazla yardım kuruluşuna düşen görev, İsrail ve uluslararası toplumun bu arayışı karşısında daha da artmış görünüyor.

"Öncelikle bu yardımların koordinasyonunda başrolü Filistin lideri Mahmud Abbas üstlenecek. Hamas'ı devre dışı bırakmak için diğer bir yol ise, yardımları uzun dönemli yatırımlar olmaktan çıkarıp olağanüstü hal koşulları altında göndermek."

'Prensiplere sadığız'

Guardian gazetesi ise Hamas'ın zaferi ardından Amerika'nın, Arap ülkelerini Filistinlilere yardımları sürdürmeye çağırdığını aktarıyor.

Gazetenin yorum sayfalarında ise Hamas'ın sürgündeki lideri Halid Meşal'ın yazısı göze çarpıyor.

Meşal, 'Dış yardımlar uğruna prensiplerimizden vazgeçmeyiz" başlıklı yorumunda özetle şu görüşü dile getiriyor:

"Filistinliler Hamas'ı seçti, çünkü biz onların haklarını korumaktan asla vazgeçmiyoruz. Ama barış yapmaya da hazırız. Hamas'ın seçimi kazandığı gün, dünyanın önde gelen demokratik ülkeleri demokrasi sınavında başarısız oldu.

"Amerika ve Avrupalı hükümetlere mesajımız şu: Mücadelemizden vazgeçmemiz için boşuna çabalamayın. Binlerce şehit veren, 60 yıl boyunca topraklarına dönmeyi bekleyen milyonlarca mülteci, İsrail hapishanelerindeki dokuz bin siyasi tutuklu bunları bir hiç uğruna yapmadı. Bizim özgürlük ve adalet için savaşmış olan Vietnam ya da Güney Afrika'dan farkımız yok.

"Müslüman ve Arap dünyasına mesajımız şu: Filistin davasına destek verip Filistin halkının ihtiyacı olan yardımları sağlamanızı umuyoruz. Filistin halkına da mesajımız şu: Özgürlük ve eve dönüş çabamızda kimse bizi yoldan çıkaramaz.

"İsraillilere mesajımız ise şu: Sizinle dini değil, siyasi nedenlerle çatışıyoruz. Hamas barışın adalet temeline dayandırılmasıyla gerçekten ilgilenenlere elini uzatmaktadır."

Bush'un hitabı

Independent gazetesi ise manşetini ABD Başkanı George Bush'un bugün yapacağı geleneksel konuşmaya ayırmış.

Independent, "George Bush'a göre dünya" başlığı altında Kuzey Kore'den Latin Amerika'ya, Çin'den Irak'a, Amerika'nın bir yıl önceki ve bir yıl sonraki konumunu değerlendiriyor.

Gazetenin başyazılarından birinde ise "Başkan Bush ve ulusun fena haldeki durumu" başlığı altında özetle şöyle deniyor:

"Bugüne dek Amerikan başkanlarının iyisini de gördük, kötüsünü de. Ama pek azı eline geçen fırsatları George Bush denli kötüye kullanmştır. Bush görevdeki ikinci döneminin ilk yılında, yani geçen yıl, geçmişte yaptığı hataların bedelini ödemeye başladı. Belki de bu yüzden Beyaz Saray, Bush'un bu yılki geleneksel konuşmasını belli başlı politikalar ya da başarılardan ziyade, Amerika'nın dünyadaki rolünü anlatan iyimser bir tablo olarak görüyor.

"Başarı namına ne kadar az konuşulsa yeri. Bush konuşmasına ülkenin onlarca yıldır en zayıf dönemini geçirdiğini itiraf ederek başlasa, dürüst davranmış olur. Ne var ki, bu konuşmanın geleceğe ilişkin iyimser yorumlardan öteye gitmeyeceği ortada."

Londra konferansı

Times gazetesi yazarlarından Bronwen Maddox, Afganistan'a yardımlar konusunda bugün Londra'da başlayacak iki günlük bağış konferansı konusunda "Hedefler dozunu aşıyor ama uyuşturucuyu tartışan yok" diye yazıyor:

"Afganistan'ın yeniden yapılandırılması için konan hedefler, bugünkü konferansta ilan edilecek. Harcanacak para, eğitilecek polislerin durumu, elektrik ulaştırılan ev sayısı, her şey tamam ama uyuşturucu ticaretiyle mücadele konusunda ayrıntılı bir plandan bahsedilmiyor.

"Ülke ekonomisi son dört yıldır uyuşturucu trafiğine dayanıyor; öyle ki haşhaşı Afganistan'dan alıp götürmek, Suudi Arabistan'daki tüm petrolü çekmeye benziyor.

"Hedefler arasında atlanan çok daha önemli bir mesele var ki o da yolsuzluk yapan çok sayıda kişinin olması, üstelik bu kişiler son dört yıllarını parlamentoya ya da bölgesel yönetimlere sızarak geçirdi."

Rüşvet skandalı

Financial Times gazetesinin dış haber sayfalarında, Irak savaşında Amerika'ya destek veren Avustralya Başbakanı John Howard'ın adının, Irak'ta bir rüşvet skandalına karıştığından bahsediliyor.

"Avustralya'da buğday tekeli konumundaki AWB'nin Saddam rejimine 225 milyon Amerikan doları ödediği yolundaki soruşturmada Howard'ın adı geçti. Soruşturmaya bakılırsa Howard, şirketin Saddam rejimine rüşvet verdiği ziyaretten bir kaç hafta önce, şirketin yöneticine yakın temastan yana olduğunu anlatan bir mektup gönderdi.

"Yöneticinin Saddam rejimine 2 milyon dolar vermeyi kabul ettiği söz konusu gezide, Avustralya Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı'ndan bir yetkili de bulunuyordu.

"Howard ise olaydan haberi olmadığı açıklamasında bulundu."

Mucize bulundu mu?

Independent gazetesi, "Merhum Papa 2'inci Jean Paul'ü azizlik mertebesine taşıyan mucize bulunmuş olabilir" diye yazıyor.

"Parkinson hastalığından muzdarip Fransız bir rahibe 2 Nisan'da ölen Jean Paul için hayır duasında bulunduktan sonra, doktorların tabiriyle 'açıklanamaz biçimde' iyileşti. Jean Paul de yaşamının son yıllarında Parkinson hastalığıyla mücadele ediyordu.

"Kilise şimdi daha kapsamlı bir soruşturma başlatıyor. Azizlik mertebesine giden yolda ikinci aşamaya geçilmesi için Papa'nın ölümünden sonra bir mucize olması gerekiyor. Tam anlamıyla aziz ilan edilmesi içinse, ikinci bir mucize gerekebilir."

İlgili haberler
30 Ocak 2006 Basın Özeti
30 Ocak, 2006 | Basın Özeti
29 Ocak 2006 Basın Özeti
29 Ocak, 2006 | Basın Özeti
27 Ocak 2006 Basın Özeti
27 Ocak, 2006 | Basın Özeti
26 Ocak 2006 Basın Özeti
26 Ocak, 2006 | Basın Özeti
25 Ocak 2006 Basın Özeti
25 Ocak, 2006 | Basın Özeti
24 Ocak 2006 Basın Özeti
24 Ocak, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik