|
6 Şubat 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Independent'ın önsayfasında ''Öfke'' diye yazıyor.
Bu manşetin altında Muhammed Peygamber karikatürlerinin protesto edildiği, İstanbul dahil altı kentten yeşil bayrakların sallandığı gösteri fotoğrafları var. DailyTelegraph gazetesinin manşetindeyse Londra'da bir grup Müslümanın geçen cuma günkü protesto yürüyüşünün yarattığı tartışmayı okuyoruz. Daily Telegraph'a göre, şiddet çağrısı yapan göstericilere polisin hiç bir müdahalede bulunmaması büyük eleştiri topladı. Londra'daki yürüyüşte Muhammed Peygamber'e hakaret edenlerin kafalarının uçurulacağı türünde yazıların bulunduğu pankartlar taşınmış, El Kaide'ye destek sloganları dikkat çekmişti. Daily Telegraph, şiddete çağrı yapan bu insanlardan hiçbirinin tutuklanmamasının Londra polisini artan eleştiri yağmuru altında bıraktığını ve anamuhalefetteki Muhafazakar Parti'nin bundan sonra benzeri gösteriler olursa polisten çizgisini sertleştirmesini talep ettiğini aktarıyor. Guardian'ın bu sabahki başyazısı da aynı konuyla ilgili. Gazete, hükümetin ve emniyet güçlerinin cuma günkü yürüyüşe tepki vermek istemeyişlerini anlayabildiğini, fakat bunun doğru yol olmadığını yazıyor. Guardian'a göre, İngiltere'deki Müslüman seçmenler arasında itibarı zaten yeterince yıpranmış olan Blair hükümeti tartışmalı pankartlara yüksek sesle karşı çıkarsa kendini daha da zor bir duruma sokmaktan çekinmiş olabilir. Gazetenin ifadesiyle emniyet kuvvetlerinin de zaten çirkin olan bir manzaranın üzerine gitmeden dağılmasını beklediği ve olayların daha fazla alevlenmemesini istediği anlaşılıyor. ''Fakat'' diye yazıyor Guardian, ''cinayet çağrısı yapan fanatiklere karşı hiçbir toplum tepkisiz kalmamalı. Beyaz ırkçılar nefrete dayalı kampanyalarından dolayı tutuklanmayı ve mahkemeye çıkarılmayı olması gerektiği gibi hak ediyorsa, Müslüman fanatiklerin nefret ve şiddet çağrılarına karşı da en az aynı sertlikte harekete geçilmeli.'' 'Hedef: Avrupa' Fransız basınından Le Figaro Beyrut'ta yakılan Danimarka büyükelçiliğinin fotoğrafını ön sayfasına taşırken, ''Avrupa, Orta Doğu'da hedef'' diye manşet atıyor. Alman gazetesi Berliner Zeitung, önce Şam'da ve sonra Beyrut'ta Danimarka'nın diplomatik merkezlerine yönelik saldırıların yanısıra Almanya'ya bağlı bir kültür enstitüsünün de hedefler arasında yer aldığını hatırlatıyor. Berliner Zeitung, Müslümanların karikatürlere duyduğu öfkeyi haklı bulmakla beraber, ''bu şiddete gerekçe olamaz'' diyor. Gene Alman basınından Der Tagesspiegel, karikatür krizinin bir medeniyetler çatışması olarak açıklanamayacağını, daha ziyade demokratik güçler ile demokrasi karşıtları arasında bir çatışmanın cereyan ettiğini savunuyor. Der Tagesspiegel, bütün Müslümanların Batı'ya karşı harekete geçtiği inancının doğru olmadığını, yaşananların daha ziyade demokrasi dışı güçlerin, demokrasiye başkaldırışı olarak görülmesi gerektiğini yazıyor. Çek basınından Mlada Fronta Dnes bu krizi ifade özgürlüğü ve karşıtları olarak yorumlayanların kavganın özünü kaçırdığını düşünüyor. Çek gazetesine göre, ''ötekine duyulan saygı ve anlayış'' konusunda daha çok düşünmek gerek. Mlada Fronta Dnes, ''Müslümanlar'' diye yazıyor, ''nasıl eskiden Yahudiler veya Romanlar küçük düşürülmüşse, şimdi aynı şeye maruz bırakılıyor. Günümüz Avrupa'sında gazeteler tavuk hırsızı bir Çingene ya da altınlarını sayan bir Yahudi tiplemesini içeren bir karikatürü basmayı akıllarından bile geçirmez.'' Çek gazetesi, ''Gelin Müslümanları da Yahudiler ve Çingeneler gibi aynı kategoride sayalım'' diyor. Karikatür krizinden kim istifade ediyor? İspanyol basınından El Pais, şiddet olaylarını kendi ifadesiyle ''diktatörlerin radikal İslamcıların yardımıyla planlayıp yürüttüğü bir kampanya'' olarak değerlendiriyor. Bir başka İspanyol gazetesinin, El Mundo'nun yorumunda ise karikatürler nedeniyle tırmanan gerginliğin Orta Doğu'da özellikle iki hükümetin işine yaradığı yazılı. El Mundo'ya göre Lübnan'da dilediği gibi at koşturmak isteyen Suriye karikatür krizini kendi çıkarına kullanmak istiyor olabilir. Gazete, İran hükümetinin de fırsattan istifade ederek krizi nükleer programına bir bahane olarak kullanmaya çalıştığını düşünüyor. El Pais, İran'ın cumartesi günü Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından Güvenlik Konseyi'ne sevkedilmesini doğru bir olarak değerlendiriyor. Gazete, İran konusunun Konsey'de mart ayında görüşüleceğini hatırlatarak, Tahran hükümetiyle nükleer programı konusunda pazarlıklar için halen bir ay kaldığını yazıyor. İran'ı birleştiren milli gurur El Pais'e göre İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın ''taviz vermez tutumu petrol fiyatlarının rekor düzeylerde seyrettiği bir dönemde Amerika ve müttefiklerinin zaten çalkantılı bir bölgede yeni bir cephe açmak istemeyeceği hesabına dayanıyor. İngiltere'den Times, İran toplumunun bir bütün olarak Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'ın arkasında durduğunu bildiriyor. Batılı ülkelerle kızışan nükleer anlaşmazlık konusunda İran'da radikal kanadın da reformcu kanadın da hemfikir olduğunu yazan Times, milli gururun İranlıları bütünleştirdiğini aktarıyor. Gazetenin ifadesiyle 27 yıl önceki İslam devriminden bu yana İran'daki rejim bütün halkı tek bir ortak paydada birleştiren bir dava buldu. İran'ın nükleer programa hakkı olduğu konusunda toplumun her kesiminin hükümete destek verdiği görülüyor. Gazprom'un gözü Ege'de İngiltere basınından Financial Times, Türkiye ve Yunanistan arasında inşaatının 2009 yılında tamamlanması planlanan yeni boru hattına Rusya'nın dev şirketi Gazprom'un duyduğu ilgiyi bildiriyor. Gazete, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un bugün Atina'da Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'le yapacağı toplantıda Gazprom teklifinin görüşüleceğini yazıyor. Financial Times'a göre Ege denizinin altından Türkiye ve Yunanistan arasında doğal gaz akışını sağlayacak olan boru hattı ilk başta iki ülke arasında güven artırıcı bir yakınlaşma adımı olarak planlanmışken, Gazprom'un devreye girmesi halinde ticari yanı çok daha ağır basabilir. Financial Times, yıllık doğal gaz hacminin 1 ila 2 milyar metreküp olarak hesaplanmış olmasına rağmen boru hattına ortak olmak isteyen Gazprom'un kapasiteyi yılda 10 milyar meteküpün üstüne çıkarmak istediğini bildiriyor. Financial Times'a göre bu ilginin bir nedeni, Rusya'nın Ukrayna'yı es geçen yeni güzergahlar üzerinden doğal gazını dış pazarlara nakletme niyeti. | İlgili haberler 5 Şubat 2006 Basın Özeti05 Şubat, 2006 | Basın Özeti 3 Şubat 2006 Basın Özeti03 Şubat, 2006 | Basın Özeti 2 Şubat 2006 Basın Özeti02 Şubat, 2006 | Basın Özeti 1 Şubat 2006 Basın Özeti01 Şubat, 2006 | Basın Özeti 31 Ocak 2006 Basın Özeti31 Ocak, 2006 | Basın Özeti 30 Ocak 2006 Basın Özeti30 Ocak, 2006 | Basın Özeti 29 Ocak 2006 Basın Özeti29 Ocak, 2006 | Basın Özeti 27 Ocak 2006 Basın Özeti27 Ocak, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||