|
11 Aralık 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sunday Times gazetesi, İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un orduya 2006 Mart ayı sonuna kadar İran'ın nükleer tesislerinin vurulması için hazırlık yapmaları talimatını verdiğini iddia ediyor.
İsrail ise iddiayı yalanlıyor. Gazeteye göre, vurma emri, sivil yerleim bölgelerdeki gizli uranyum zenginleştirme tesislerinin devreye alındığı istihbarat üzerine alındı. Haberde, "İsrail ordusu en yüksek seviyede hazırlık durumuna geçti'' deniliyor ve Savunma Bakanlığı'nın da saldırı planını onaylanması durumunda, İsrail hava ve kara kuvvetlerinin, İran'ın nükleer programını birkaç yıl sekteye uğratacak bir darbe vurmayı hedeflediği kaydediliyor. Sunday Times'a göre, Savunma Bakanlığı yetkilileri, ''İran'ın '2005'in en öncelikli' konusu haline gelmesinden bu yana, yoğun bir istihbarat toplama çabasına girişildiğini, sınır ötesi operasyonlar yolu ve Kuzey Irak'ta kurulan İsrail üslerinden istihbarat toplandığını'' belirtiyor. Gazete, olası saldırıya ''seçkin İsrail ordusu kuvvetlerinin ve İran'a yakıt ikmali yapmaksızın gidip dönebilecek F-15 jetlerinin katılacağını'' iddia ederken, adını verilmeyen bir kaynak, "Askeri bir saldırı yapılacaksa bunun yüzde 100 başarılı olması gerekiyır" dedi. Sunday Times'ın haberini yalanlayan İsrailli yetkililer, ''Böyle bir şey yok, böyle bir plan da hiç olmadı'' dedi. Başbakan Şaron'un sözcüsü Ra'anan Gissin de, diplomatik yollar tüketilmeden, İsrail'in İran'a saldırma niyetinin olmadığını ifade etti. 'Çevre için umut' Observer gazetesi, Kanada'nın Montreal kentinde yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği konferansında varılan uzlaşmanın küresel ısınma tehdidi altındaki yerküreye nefes aldıracağını yazıyor. Gazete zirvede, Kyoto sözleşmesinin uzatılması için görüşmeler yapılması konusunda uzlaşmaya varıldığını anımsatıyor. Anlaşma, küresel ısınmaya yol açtığı düşünülen sera etkisi yaratan gazların atmosfere salınımının sınırlandırılmasını öngörüyor. Observer, ekonomisine zarar vereceği endişesiyle şimdiye kadar bu sözleşmeye taraf olmayan Amerika Birleşik Devletleri'nin son dakikada bu konudaki görüşmelere onay verdiğini belirtiyor. Gazeteye göre, ABD'nin ikna edilmesiyle küresel ısınma konusunda gerçekten adım atılabilmesi için umut ışığı doğdu. Yönetimin direnmesine karşın, uluslararası toplumun ve Amerikan kamuoyunun baskısıyla ülkenin kuzeydoğu eyaletlerinde yerel yönetimler, sera gazları emisyonunu azaltacak düzenlemelere gitmeye başlamıştı. Aralarında General Electrics'in de bulunduğu büyük şirketler bu yönde önlemler alıyor. Observer, "Tüm bu gelişmeler, ABD'nin küresel ısınma konusunda uzun vadade dünyanın sesine kulak verebileceğinin işareti" diyor. Küresel ısınma konusunda önümüzdeki yıllarda başlatılacak yeni müzakerelere iki sanayi devi Çin ve Hindistan da katılacak. Kyoto sözleşmesine dahil olmayan bu iki ülke, zirvede "Küresel ısınma sadece Batı'nın değil bizim de sorunumuz" mesajını verdi. Observer'a göre, Sanayi devriminden bu yana bir santigrad derece ısının dünya, iki-üç derecelik bir ısınma tehdidiyle karşı karşıya. Bu tehdidin ortadan kaldırılması için sera gazları emisyonunun yüzde 60 oranında azaltılması gerekiyor. 'Irak için sonun başlangıcı' Independent on Sunday yazarı Patrick Cockburn, Irak'ta Perşembe günü yapılacak seçimleri değerlendirdiği "Irak'ta sonun başlangıcı" başlıklı yazısında oylamadan sonra ülkenin bölünme sürecinin hızlanacağını öne sürüyor. Yazara göre, 275 üyeli yeni parlamentonun oluşmasından sonra Irak'ta geri dönüşü olmayan bir yola girilmesi olasılığı çok yüksek. Cockburn şöyle diyor: "Washington ve Londra işgalden sonraki 2.5 yıllık süre içinde Irak'taki pekçok gelişmeyi dönüm noktası olarak sundu. Ama bu seçimler gerçekten bir dönüm noktası olacak. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra İngiltere'nin yarattığı üniter devletin sonu gelebilir. "Bu belki iddialı bir değerlendirme. Zira Irak'ta hem birlik hem de ayrılık için çaba harcayan güçlerin mücadelesi yaşanıyor. "Krizin sonucu olarak Iraklılar ülkenin bölünmesini konuşmaya başladılar. Bu zaten Kürdistan'da fiilen oldu. Kürtler kendi hükümetleri ve silahlı kuvvetleriyle bağımsızlık süreçlerini tamamlamak üzereler. "Iraklı bazı siyasetçilere göre en büyük tehlike ise nüfusun yüzde 60'ını oluşturan Şiilerin güneyde kendi kantonlarını oluşturması. En güçlü Şii partisinin lideri Abdül Aziz el Hekim, 9 vilayetini kapsayacak, geniş yetkilere sahip bir Şii bölgesi oluşturma hedefinde. "Seçimlerden sonra merkezi hükümetin elinde, kısmen söz geçirebileceği birkaç vilayet kalacak. Güvenlik birimleri de etnik temelde şekilenmiş durumda." Independent on Sunday yazarı Patrick Cockburn yazısı şöyle noktalıyor: "Sonuçta Irak haritada yer almaya devam edecek. Birçok Iraklı Arap, birleşik bir Irak'ın parçası olarak kalmak istediğini söylüyor. Ama Irak gelecekte gevşek bir konfederasyona dönüşecek." Muhafazakarlar öne geçti Sunday Telegraph ve Sunday Times gazetesinin yaptırdığı anketlere göre, 1997'den beri İşçi Partisi'ne yenilen anamuhalefetteki Muhafazakar Parti, bugün seçim olsa iktidara gelebilir. Muhafazakarların yükselişi, partide geçen hafta yaşanan lider değişiminden kaynaklanıyor. Michael Howard'ın yerine lider seçilen 39 yaşındaki David Cameron'a bağlanan umutlar, Muhafazakar Parti'ye gösterilen desteği son 13 yılın en yüksek seviyesine; yüzde 40'lara çıkardı. Anket sonuçlarına göre, partiyi çağdaş bir çizgiye getirme sözü veren David Cameron, Tony Blair'den başbakanlığı devralması beklenen Maliye Bakanı Gordon Brown'a da üstünlük sağlamış durumda.
Independent on Sunday, uyuşturucu kullanımının kalıcı zihinsel rahatsızlıklara yol açtığını gösteren bir araştırmadan sonra, Başbakan Tony Blair'in esrar kullanımının cezasını hafifleten yasayı değiştirmeye hazırlandığını öne sürüyor. Tony Blair yasanın değişmesi için partisinden baskıyla karşı karşıyaydı. Şimdiki yasalar tasarrufunda esrar bulunduranlar için iki yıllık ceza öngörüyor. Ancak bu kişiler genellikle uyarı cezasıyla kurtuluyor. 'İngiltere'de eşcinsellerle ilgili istatistik' Independent on Sunday'e göre, resmi kayıtlara göre, İngiltere'de eşcinsellerin sayısı 3 milyon altı yüzbin. Bu rakam nüfusun yüzde 6'sına tekabül ediyor. | İlgili haberler 9 Aralık 2005 Basın Özeti09 Aralık, 2005 | Basın Özeti 8 Aralık 2005 Basın Özeti08 Aralık, 2005 | Basın Özeti 7 Aralık 2005 Basın Özeti07 Aralık, 2005 | Basın Özeti 6 Aralık 2005 Basın Özeti06 Aralık, 2005 | Basın Özeti 5 Aralık 2005 Basın Özeti05 Aralık, 2005 | Basın Özeti 4 Aralık 2005 Basın Özeti04 Aralık, 2005 | Basın Özeti 2 Aralık 2005 Basın Özeti02 Aralık, 2005 | Basın Özeti 1 Aralık 2005 Basın Özeti01 Aralık, 2005 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||