BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 06 Aralık, 2005 - TSİ 09:45
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
6 Aralık 2005 Basın Özeti
İngiltere'de gözden geçirilen büyüme hızı, AB bütçe tartışmasında Blair yalnız mı kalıyor?, Almanya'yı bölen CIA sorusu, Çin pazarının kızıştırdığı Boeing-Airbus rekabeti, ve Kızıl Haç ile Kızıl Ay'ın yanına yeni bir sembol...

İngiltere gazeteleri

Maliye Bakanı savunmada

İngiltere basınına bu sabah hakim olan konu, iç ekonomi. Maliye Bakanı Gordon Brown yeni bütçe öncesi ülke ekonomisini değerlendiren konuşmasını dün yaptı ve Financial Times'ın manşete çıkardığı hükmüne göre, önümüzdeki mali yılda petrol şirketlerinin üzerine gidiliyor. Financial Times, ''enerji sektörü öfkeli'' diyor.

Çünkü Maliye Bakanı petrol firmalarından ek vergiler alınacağının işaretini veriyor. ''Vergi taarruzu'' diyen Times gazetesi, petrol şirketlerinin yanısıra Gordon Brown'un bankalarda kullanılmadan duran atıl hesapları da gözüne kestirdiğini yazıyor. Bu duruma pek sempatik bakmadığı anlaşılan Times'ın tabiriyle, ''bakan, vergilerle paçayı kurtarmaya çalışıyor''.

Daily Telegraph'a göre İşçi Partisi hükümetinin ekonomide tökezlediği artık ayan beyan ortada. Gazetenin ön sayfasında iri puntolarla büyüme hızı tahminleri var:

Daily Telegraph, Maliye Bakanı'nın geçen mart ayında yıllık büyüme hızını yüzde 3 buçuk olarak ilan etmesine karşın, dün bu tahmini çok daha mütevazı bir düzey olan yüzde 1,75'e indirdiğini parlamentoda itiraf ettiğini belirtiyor.

Guardian'ın manşetine göre, İşçi Partisi'nin sekiz yılı aşkındır süregiden iktidarında hazinenin iplerini hep elinde tutagelmiş Gordon Brown, dün ilk kez ''savunmaya geçmiş gibi duruyordu.'' Gazete, büyüme hızı tahminlerini yarı yarıya indiren Maliye Bakanı'nın görevdeki en zorlu yılı geride bıraktığını bizzat kendisinin dile getirdiğini yazıyor.

Polonya ve Fransa öfkeli

İngiltere bütçesinden, geçelim Avrupa Birliği'nin giderek kızışan bütçe tartışmasına... 2007 ve sonrasındaki 6 yılı kapsayan dönemde AB'nin bütçesinde kesintiler öneren İngiltere, Guardian'ın satırlarına göre, en çok Fransa ve Polonya'nın şimşeklerini üzerine çekiyor.

Guardian, yaklaşan Avrupa Birliği zirvesine doğru 10 gün boyunca bir bütçe savaşının yaşanacağı kanısında. Gazete, dönem başkanı İngiltere'nin genişlemenin yükünden sıyrılmaya çalışmakla suçlandığını bildiriyor.

Guardian'a göre, İngiltere'nin yalnız kaldığı anlaşılan bir bütçe savaşı bu. Fransa ve Polonya'nın başı çektiği muhalif seslere dün Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun da katıldığını aktaran Guardian, İngiltere'nin bütçe önerisinin Komisyon Başkanı tarafından ''kabul edilemez'' diye nitelendiğine dikkat çekiyor.

'Ama'' diye devam ediyor Guardian: ''İngiliz yetkililer Avrupa çapında tepki çekeceklerini biliyorlardı''. Guardian'a göre İngiltere'nin umudu, Almanya gibi Birliğin zengin ülkelerinin bütçeye katkısını azaltma sözü vererek bu ülkeleri kendi tarafına çekmek.

CIA tartışması

ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice'ın Almanya'ya hareket etmeden önce dün Washington'da düzenlediği basın toplantısı gazetelerin ortak konuları arasında. Amerika'nın terör zanlısı olmakla suçladığı binlerce kişinin gizli CIA operasyonlarında yakalanıp, üçüncü ülkelere nakledilip, buralarda sorgulanışı doğru mu? Times'daki haberin başlığında, ''Rice Avrupa'ya seslendi'' diye yazıyor:

''Teröristlere karşı gizli hapishanelere ihtiyacımız var''. Independent ise Rice'ın iddialara verdiği yanıtı başa çekiyor: ''Zanlılara işkence uygulanmıyor''.

Ama Fransa basınından Le Monde ''Birşey açıkça belli'' diyor: ''Condoleeza Rice'ın Avrupa gezisi umduğundan daha sarsıntılı geçebilir.'' Le Monde'a göre CIA uçaklarının yüzlercesinin Almanya güzergahını kullanmış oluşu bilhassa yeni Merkel hükümeti için ciddi bir sıkıntı oluşturuyor. Fakat sadece Merkel için mi?

Alman gazetesi Sueddeutsche Zeitung, bir önceki Schröder hükümetinin de töhmet altında olduğunu yazıyor.

Alman vatandaşı olan bir zanlının CIA tarafından haksız yere alınıp sorgulanışını bir önceki Schröder hükümetinin bildiği halde hiçbir şey yapmadığı iddiaları doğru mu? Sueddeutsche Zeitung'a göre Alman siyasetini yavaş yavaş iki ayrı kampa bölen, ve hukuki sonuçlar doğurması olası bir soru bu. Zira CIA'in böyle bir operasyonuna ses çıkarmamış olmak suç sayılabilir. ''Çünkü bir Alman vatandaşının kaçırılışı ciddi bir suçtur'' diye yazıyor gazete.

Ve Sueddeutsche Zeitung bu sorunun altında daha temel konularda bir iç muhasebenin de gerekli göründüğünü düşünüyor: ''Acaba Almanya, ellerini Amerikalılar gibi kirletmese de, terörle mücadelede Amerikan usülü yöntemlerin içinde yer aldı mı?'' Gazeteye göre, durum buna işaret ediyor.

Göklerde kızışan rekabet

Fransız basınından LeFigaro, Çin ile Fransa arasında dün imzalanan milyarlık ihalelerin memnuniyeti içinde. Gazete, Fransa ile Avrupalı müttefiklerinin ortak şirketi Airbus'ın Çin ile vardığı anlaşmaya özellikle vurgu yapıyor. Çin Başbakanı Wen Jiabao'nun dün Paris'e yaptığı ziyarette, 100'ü aşkın Airbus uçağının Çin'e satılacağı resmen ilan edildi. Toplam tutarı 8 milyar euro'yu aşan bu ticaret anlaşmasını bu sabah ön sayfadan haber veren Le Monde ise Çin pazarının Atlantik ötesi uçak rekabetini kızıştırdığını yazıyor.

Le Monde'a göre Amerika'nın uçak şirketi Boeing ile Avrupa'nın Airbus'ı arasındaki rekabet kıran kırana bir döneme girdi. Her iki şirket de genişleyen pazardan mümkün olduğunca büyük bir pay kapmaya uğraşıyor.

Le Monde, ucuz tarifeli seferlerin giderek arttığı ve uçakla yolculuk etmenin yaygınlaştığı bir ortamda uçak imalatçılarının rekor seviyede ihalelere imza atmaya başladığını yazıyor.

Sembollerin savaşı

Kızıl Haç ve Kızıl Ay sembollerinin yanına, anlaşılan yeni bir sembol daha ekleniyor. Daily Telegraph, Cenevre Sözleşmesi'ne imza atmış 192 ülkenin delegelerinin İsviçre'de başlayan toplantısında, köşeleri yukarı ve aşağı doğru bakan kare şeklindeki yeni bir sembolü resmen benimsemelerinin beklendiğini yazıyor.

Gazeteler baklava şeklindeki bu yeni sembole ''Kızıl Kristal'' adını takmış. Daily Telegraph'ın tabiriyle, ''daha tarafsız'' bir sembol. Independent'ın satırlarına göre ise amaç, ''İsrail'in de Kızıl Haç'a katılmasını sağlamak.''

Independent, İsrail'in insani yardım görevlilerinin on yıllardır sembol anlaşmazlığı nedeniyle Kızıl Haç ve Kızıl Ay kurumlarının dışında kaldığını yazıyor. Gazeteye göre İsrail, 1948 yılında kuruluşundan beri Yahudiliği temsil eden beş uçlu yıldızı kullanıma sokmak istese de, buna muhalefet eden çevreler izin vermiyorlar.

Independent, sonuçta İsrail'in de Kızıl Haç kurumuna katılımını kolaylaştırmak için, yeni bir sembol arayışına gidildiği görüşünde. Ama Daily Telegraph, İsrail'in yanısıra Eritre ya da Kazakistan gibi karışık dinlerde nüfusa sahip ülkelerin de bu yeni sembolü kullanmak isteyeceğini yazıyor.

Telegraph'ta Kızıl Haç sembolünün kısa bir tarihçesi de var. İsviçre bayrağındaki renklerin ters yüz edildiği Kızıl Haç, tarafsızlığın simgesi olarak bu yola başvuruyor. Amacı, savaşlarda yaralılara insani yardım götürmek.

Ama 1876 Osmanlı-Rus savaşında Türk yetkililer tek taraflı bir kararla, haç yerine, Kızıl Ay simgesini benimsiyor ve ikinci bir sembolü kullanıma sokmuş oluyorlar.

İlgili haberler
5 Aralık 2005 Basın Özeti
05 Aralık, 2005 | Basın Özeti
4 Aralık 2005 Basın Özeti
04 Aralık, 2005 | Basın Özeti
2 Aralık 2005 Basın Özeti
02 Aralık, 2005 | Basın Özeti
1 Aralık 2005 Basın Özeti
01 Aralık, 2005 | Basın Özeti
30 Kasım 2005 Basın Özeti
30 Kasım, 2005 | Basın Özeti
29 Kasım 2005 Basın Özeti
29 Kasım, 2005 | Basın Özeti
28 Kasım 2005 Basın Özeti
28 Kasım, 2005 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik