|
28 Kasım 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Barselona'da yapılan Avrupa ve Akdeniz ülkeleri zirvesine ilişkin gelişmeler gazetelerde geniş şekilde işleniyor.
Zirveye evsahipliği yapan İspanya'da yayımlanan El Pais, sonuç bildirgesinde yer alması öngörülen terör tanımı konusunda anlaşmazlık yaşandığını vurguluyor. El Pais zirveye katılan Arap ülkelerinin, yabancı güçlerin işgaline karşı direniş hakkının tanınmasını istediklerini ancak İsrail'in buna yanaşmadığını aktarıyor. El Mundo ise, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la İspanyol muhatabı Zapatero'nun Birleşmiş Milletler'in desteğinde zirve öncesinde başlattıkları 'uygarlıklar ittifakı girişimi'ne gönderme yapıyor. Girişimi 'tatlı sözler ittifakı' olarak niteleyen El Mundo, "Terörle güçlü şekilde mücadele etmeliyiz ancak bu mücadeleyi yasalara saygılı bir şekilde, uluslararası işbirliği içinde yapmalı ve yalnızca sözcüklerle yürütmemeliyiz" diyor. Almanya'da yayımlanan Frankfurter Rundschau ise zirveye Arap ve İsrailli liderlerin ilgisiz kalmasının yarattığı hayalkırıklığına dikkat çekiyor. "Bölgede varolan koşullar dikkate alındığında pek de bir kutlama havası olamaz zaten" diyor Frankfurter Rundschau ve Akdeniz'in güneyinde, basın özgürlüğü ve hukuk düzeni konusunda da karamsar bir tablo çiziyor. "Bölgede yapılan seçimler de çoğu kez zayıf birer demokrasi gösterisinden öteye geçmiyor" görüşünü savunan gazeteye göre, yine de Avrupa Birliği'nin Barselona zirvesinde bölgeyle diyalog, mali yardım ve serbest ticaretle 'köprü kurma politikası' etkili olabilir. Blair'in AB bütçesi girişimi Avrupa Birliği bütçesi tartışmaları da gazetelerde geniş yer buluyor. Birliğin dönem başkanı İngiltere'nin, görev süresi gelecek ay sonunda dolmadan bütçede anlaşma için yeni girişim başlatacağı haberleri gazetelerde yer alan başlıklardan. Financial Times'ın haberine göre, İngiltere'nin Aralık ortasında yapılacak Avrupa Birliği liderler zirvesine sunmayı planladığı 2007-2013 yılına ait bütçe taslağında, 'önemli oranlarda kesintiler' yer alacak. Kesintinin miktarının altı yıllık dönem için yaklaşık 120 milyar sterlin tutarında olduğunu kaydeden Daily Telegraph ise, eğer taslak bu şekliyle kabul edilirse bundan en fazla birliğe yeni üye olan Doğu Avrupa ülkelerinin etkileneceğine dikkat çekiyor. Bu ülkelerin serbest ticaret ve Avrupa'nın geleceğine dair tartışmalarda İngiltere Başbakanı'nın değerli müttefikleri olduklarını hatırlatan Daily Telegraph, öneriyi 'Blair açısından büyük bir kumar' olarak yorumlamış. Daily Telegraph'a göre, Blair, Avrupa Birliği'nin yeni üyeleri olan eski komünist ülkeleri bütçe önerisine ikna etmek için, Budapeşte'nin de aralarında bulunduğu bazı Doğu Avrupa başkentlerini ziyaret edecek. Kışlada zorbalık soruşturması İngiltere gazetelerinde bugün öne çıkan bir başka haberde ise savunma bakanlığını harekete geçiren görüntüler var. Video kaydından gazete sayfalarına aktarılan dört kareden oluşan görüntüler, bir kışlada Kraliyet Deniz Piyadeleri'ne yeni katılan askerlerin karşı karşıya kaldıkları muameleyi anlatıyor. Guardian'ın haberine göre geçen yıl mayıs ayında yine bir asker tarafından kaydedildiği belirlenen görüntülerde, 32 haftalık temel eğitimlerinin sona ermesi ardından düzenlenen törende çırılçıplak soyunmuş olan iki asker, rulo yapılarak kollarına dolanan keçe parçalarıyla güreşe tutuşuyor. Bu olayı izleyen diğer askerler de çıplak. Yere düşen askerlerden biri, üstü tarafından yüzüne vurulan tekmeyle çamura yığılıyor. Guardian, Savunma Bakanlığı'nın olayla ilgili soruşturma başlattığını yazıyor. Ordu bünyesinde, yeni askerlere dönük zorba tavırlar ve sindirme girişimlerine karşı sıfır hoşgörü politikası uygulandığını savunan bakanlığın endişesi ise, bu tür olayların gelecekte askere yazılmak isteyecekleri caydırması. Mecburi askeri hizmetin olmadığı İngltere'de ordu, profesyonel askerler ve onlara kısa sürelerle katılan gönüllülerden oluşuyor. Ordu son zamanlarda yeni asker bulma konusunda sıkıntı çekiyor. Cinayette kıskançlık mazeretine son Times'ın manşetten duyurulduğu haberin başlığı 'Kıskançlık, artık cinayet için mazeret olamayacak.' Habere göre İngiltere yargı sisteminin en başındaki isim, Lord Philips bugün yargıçlar için yeni bir kılavuz açıklayacak. İngiltere'de eşlerini öldüren erkeklere 'kıskançlık sonucu kışkırtılarak cinayet işlediği' mazeretiyle verilen ceza indirimleri bu belgeyle sona erecek. Times'ın haberine göre, İngiltere'de eşler arası cinayet davalarında bir çifte standart söz konusu. Cinayeti işlediği iddiasıyla yargılanan kişi eğer erkekse, uygulamada, suçu ağır tahrik altında işlediğini itiraf ederek 'tasarlamadan adam öldürmek'ten cezalandırılabiliyor. Ancak aynı durum, yine uygulamada, kadınlar için pek geçerli değil. Times yüksek yargıcın bugün açıklaması beklenen yeni düzenlemelerle, eşlerini öldüren kocalara verilen hapis cezalarının 2 ila 3 kat artabileceğini de duyuruyor okurlarına. 'Yağmur Ormanları Koalisyonu' Independent'ın manşetinde, bugün Kanada'nın Montreal kentinde başlayacak olan iklim değişikliği zirvesinde gündeme gelecek bir öneri yer alıyor. Öncülüğünü Papua Yeni Gine ve Kosta Rika'nın yaptıkları 10 ülkeden oluşan bir grup, zengin ülkelerden yağmur ormanlarının korunması için tazminat talep etmeye hazırlanıyor. Kendilerini Yağmur Ormanları Koalisyonu olarak adlandıran bu grup, 'sahip oldukları ekonomik değeri olan çok az sayıda doğal kaynaktan birinin de yağmur ormanları olduğunu' belirterek, zengin ülkelerin bu doğal varlıktan maliyetini üstlenmeden yararlandıklarını savunuyor. Independent'te bir makale kaleme alan Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz de girişimi destekliyor. Stiglitz'in yazısında altını çizdiği noktalar özetle şöyle: "Kalkınmakta olan ülkeler, doğal çevre varlıklarını koruyup kamu yararına küresel düzeyde katkıda bulundu. Kyoto Anlaşması'yla yapılan en büyük hata, ormanların geliştirilmesini özendirmek için yeni ormanlık alan yaratanlara maddi teşvikler öngörürken, varolan ormanları koruyan ve ağaç kesimini önleyenlere herhangi bir tazminat hükmünü içermemesi.'' Ormanlarını koruyan kalkınmakta olan ülkelerin teşvik edilmesini öneren Stiglitz, yazısını şu görüşlerle sonlandırıyor: "2,7 milyar insan, dünyanın tropikal ormanlarına ev sahipliği yapan 60'tan fazla ülkede yaşıyor. Ormanlarını kesmek, bu insanların istediklerini gerçekleştirebilmelerinin tek yolu. Bazıları, sorunu ele almak için 2012'ye kadar beklememizi öneriyor. Peki bekleyecek halimiz var mı?" | İlgili haberler 27 Kasım 2005 Basın Özeti27 Kasım, 2005 | Basın Özeti 25 Kasım 2005 Basın Özeti25 Kasım, 2005 | Basın Özeti 24 Kasım 2005 Basın Özeti24 Kasım, 2005 | Basın Özeti 23 Kasım 2005 Basın Özeti23 Kasım, 2005 | Basın Özeti 22 Kasım 2005 Basın Özeti22 Kasım, 2005 | Basın Özeti 21 Kasım 2005 Basın Özeti21 Kasım, 2005 | Basın Özeti 20 Kasım 2005 Basın Özeti20 Kasım, 2005 | Basın Özeti 18 Kasım 2005 Basın Özeti18 Kasım, 2005 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||