|
25 Kasım 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa gazetelerinde; İsrail aleyhindeki gizli belge, CIA'in Avrupa hava sahasını kullanıp kullanmadığı hakkındaki tartışmalar, Fransa'da rap müzik gruplarına 'nefret' davaları ve İngiliz futbolcu George Best'e veda yazıları ön planda.
Guardian gazetesinin manşetine yerleşen habere göre, İngiliz Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan gizli bir belgede, İsrail uluslararası hukuku çiğnemek ve barışı tehlikeye atmakla suçlanıyor. Ayrıntılar özetle şöyle: "Gizli belgede İsrail, Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olmasını önlemek için yasadışı Yahudi yerleşimleri inşa ederek ve devasa Batı Şeria duvarını kullanarak, hızla kentin Arap bölgelerini istila etmekle suçluyor. Belgede Ariel Şaron hükümetinin Doğu Kudüs'ün geleceğini müzakerelerin dışına atmaya çalışarak, bir barış anlaşması umudunu tehlikeye attığı belirtiliyor. Bununun kentte yaşayan Filistinliilerin radikalleşmesine neden olma riski taşıdığı da ifade ediliyor. Avrupa Birliği dışişleri bakanları toplantısında sunulan belgede, İsrail politikasına karşı durulması çağrısında bulunuluyor." Haberde gizli belgeden bazı alıntılara da yer veriliyor. Kısaca aktaralım: "İsrail'in Kudüs'teki faaliyetleri hem yol haritasını, hem de uluslararası hukuku ihlal ediyor. Batı Şeria duvarının inşası tamamlandığında, İsrail Doğu Kudüs'e tüm giriş-çıkışları kontrolü altına almış; kentin Beytüllahim, Ramallah ve Batı Şeria'nın diğer kesimleriyle ilişkinsini kesmiş olacak. Bu da, Filistinliler açısından ciddi sonuçlar doğuracak. Filistinliler Doğu Kudüs konusunda derinden kaygılılar." Avrupa'da CIA tartışması Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA'in Avrupa'da gözaltı merkezleri olduğu hakkındaki tartışmalar da sürüyor. Bu merkezlerin Doğu Avrupa'da olduğu öne sürülürken, bazı Avrupa ülkelerindeki havaalanlarının da CIA tarafından zanlıların nakliyesi için kullanıldığı iddia edilmişti. Bu iddialarda İspanya'nın da adı geçiyor. El Periodico gazetesi, İspanyol hükümetinin konuyla ilgli açıklaması hakkında şöyle yazıyor: "Olay hakkında yapılan soruşturmaya göre, bu uçak seferlerinin yasal olduğunu söyleyen Dışişleri Bakanı Moratinos'un açıklamaları ikna edici değildi. Bakanın bu sözleri, endişe verici kanıtların eksikliğinden ziyade, Amerika Birleşik Devletleri'yle diplomatik ilişkilerin bozulmaması dileğini yansıtıyor. Bu açıklamalar yeterli değil." Avusturya'da yayımlanan Der Standard da şu yorumda bulunuyor: "Avrupa semaları açık kalmalıdır. Avrupa'nın hava sahasından sivil uçak gibi görünen yüzlerce CIA uçağı geçti. Bu yasalara aykırı. Ancak konu hakkında kapsamlı bir soruşturmanın açılması pekçok Avrupa Birliği ülkesi için rahatsızlık verici olacaktır." Kirli bomba suçlaması neden yapılmadı? Amerika Birleşik Devletleri'nde, 'kirli bomba' ile saldırı düzenlemeyi planladığı şüphesiyle üç yılı aşkın süredir gözaltında tutulan Jose Padilla hakkında geçtiğimiz günlerde dava açılmıştı. Ancak Padilla, bu dava kapsamında sadece ülke dışında teröre destek vermekle suçlanmıştı. Halbuki, 2002 yılında yakalandığında New York'ta doğal gaz kullanarak patlamalar yapmayı planlamakla suçlanıyordu. Guardian'da yer alan bir haberde, Padilla hakkında 'kirli bomba' suçlamasının yer almamasının nedeni şöyle aktarılıyor: "Dün öne sürülen bir iddiaya göre, Bush yönetimi Jose Padilla'yı radyoaktif bir kirli bomba patlamatmayı planlamakla suçlamamaya karar verdi, zira Padilla aleyhindeki kanıtlar El Kaide üyelerinin işkence altında verdikleri ifadelere dayanıyordu. New York Times gazetesine konuşan yetkililer, bu kişilerin sert sorgulamalara maruz kalmalarından ve ifadelerini işkence altnda verdiklerini söyleyerek dava açabilecek olmalarından ötürü, tanık olarak kullanılamayacakları söyledi. Yetkililer, ayrıca bu kişilerin tanıklıklarının CIA gözaltı sistemleri hakkında da bilgi sunmasından endişe ettiklerini ifade etti." Rapçilere 'nefret' davası Fransa, yaklaşık üç hafta süren isyan olaylarının ardından sakin günler geçiriyor ancak isyanın yol açtığı tartışmalar sürüyor. Son olarak, 'ülkede ırkçılık ve nefreti teşvik ettikleri iddia edilen yedi rap müziği grubu hakkında dava açılmalı mı' tartışmaları gündemde. Le Monde gazetesi şu yorumda bulunuyor: "Rap müziği, toplu konutlarda yaşayan gençlerin öfkesini, sabırsızlığını göstermeleri, kendilerini dışlayan topluma karşı seslerini yükseltebilmeleri için bir araç. Bu şarkılarda zaman zaman polisi vurmaktan bahseden ya da ırkçı ve cinsel ayrımcı ifadeler kullanılıyor ve bunlar kabul edilemez. Ancak yine de aklımızı başımıza toplamalıyız. Üç hafta süren patlamaları rapçiler gerçekleştirmedi. Dolayısıyla, bu yedi rap grubunun peşine düşmek saçma olacaktır." George Best'e veda İngiltere'de Manchester United'ın ölüm döşeğindeki efsanevi yıldızı George Best'in artık yolun sonuna geldiği ve sadece sayılı saatinin kaldığının açıklanmasının ardından bugün ülkede çıkan gazetelerin neredeyse tümünün ilk sayfalarında Best'in fotoğrafları yer buluyor. Pele'nin dahi, dünyanın en büyük futbolcusu olarak nitelendirdiği ve "1969 yılında hem kadınları, hem de alkolü bıraktım. Bu, hayatımın en kötü 20 dakikasıydı" diyen 59 yaşındaki George Best hakkında Independent gazetesinde, Eamon Dunphy imzasıyla şu satırlar yer alıyor: "Manchester United, 1963 yılında Noel zamanı sakatlıklar nedeniyle krize girdiğinde, gençler takımından ilk kez ana takıma alınmıştı. Muhteşemdi ve o günden itibaren bir yıldız oldu. Nefesinizi keserdi. Lizbon'da Benfika'yı 5-1 yenmelerinin ardından, Daily Mirror onun için 'El Beatle' demişti. Uzun saçları, etkileyici bakışları vardı ama bu ünün üstesinden gelemedi. 1967 yılında lig şampiyonluğunu, 1968'de de Avrupa kupasını kazandılar. Kendisine daha fazla saygı gösterilmesini, takımın kaptanı olmayı istiyordu. Ama uzun saçları ve dünya güzeli sevgilileri nedeniyle bu olmadı. Eğer klüpte işler yolunda gitseydi 27 yaşında futbol kariyerine son vermeyebilirdi. Denge ve muhteşemlik açısından, ona benzeyen bir tek Maradona olmuştur. Onu kimse oyundan atamazdı. Ama lanetlenmişti. Daha önce hiçbir futbol oyuncusuna gösterilmeyen bir ilgiye maruz kalmıştı. Bununla başetmek için yaman ve dışadönük olmak gerekliydi. O ise içe dönüktü ve bu ünle mücadele edecek donanımdan yoksundu." | İlgili haberler 24 Kasım 2005 Basın Özeti24 Kasım, 2005 | Basın Özeti 23 Kasım 2005 Basın Özeti23 Kasım, 2005 | Basın Özeti 22 Kasım 2005 Basın Özeti22 Kasım, 2005 | Basın Özeti 21 Kasım 2005 Basın Özeti21 Kasım, 2005 | Basın Özeti 20 Kasım 2005 Basın Özeti20 Kasım, 2005 | Basın Özeti 18 Kasım 2005 Basın Özeti18 Kasım, 2005 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||