|
18 Kasım 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'den Guardian'ın manşet haberinde, yeni İran Cumhurbaşkanı'nın bürokrasinin her kademesinde yaptığı atamaların, ülkede siyasi karmaşaya yol açtığı söyleniyor.
Özetle aktaralım: "İran, siyasi felcin eşiğinde. Kamu kuruluşlarında geniş çaplı bir tasfiye hareketi başlatan yeni lider, darbecilikle suçlanıyor." "Guardian'ın ele geçirdiği bilgilere göre Mahmud Ahmedinecad'ın muhaliflerine karşı geçen ay başlattığı temizlik kampanyası, sanıldığından çok daha kapsamlı, hükümetin hemen her kurumuna uzanmış durumda." "Bu ay pekçok bakanlıkta onlarca bakan yardımcısının görevine son verildi, devletin sigorta ve özelleştirme kurumlarının müdürleri de geri çekildi. Geçen hafta da yedi bankanın genel müdürleri apar topar kovuldu. Dört önemli büyükelçi geri çekildi." "Rejimi yakından tanıyan İranlı bir yetkili, 'Ahmedinecad'ın herkese meydan okuduğunu, aklına geleni yapmaktan çekinmediğini' söyledi. İran'ın nükleer pazarlıklarından sorumlu yetkili iken görevden alınan Hasan Rohani de gazetelere verdiği demeçte, yeni rejimi Batı'yla görüşmeleri yanlış yürütmekle suçladı." "Bugüne dek Ahmedinecad'ı destekleyen ruhani lider Ayetullah Ali Hamaney ise hükümetin tutumundaki 'düzensizliklere' göz yumulmayacağını söyleyerek mollalar arasındaki görüş ayrılıklarının işaretini verdi." Guardian gazetesindeki haberin devamında, İran meclisindeki huzursuzluğun da artmakta olduğu, eğer Ahmedinecad 'siyasi gerçekliğe bir an önce uyum sağlamazsa' azli için bir girişim bile başlatılabileceği öne sürülüyor. 'Watergate kahramanı utanç içinde' Independent gazetesiyse bu kez dünyanın öte ucunda eleştiri oklarına hedef olan bir başka kişiyi anlatıyor okurlarına. Gazeteye göre "Watergate skandalının kahramanı, utanç içinde.." Başkan Nixon dönemindeki Watergate skandalını ortaya çıkaran ve Nixon'ı deviren gazetecilerden Bob Woodward, bu kez Bush yönetiminden bazı isimleri koruduğu suçlamalarıyla karşı karşıya. Independent'tan kısaca aktaralım: "Washington Post'ta yazan Bob Woodward bu hafta bir CIA ajanının adının basına nasıl sızdırıldığını soruşturan savcı tarafından beklenmedik bir şekilde tanıklığa çağrıldı ve skandala başından beri karışmış olduğu açıklamasıyla gündeme bomba gibi düştü." "Woodward'ın, kocası Irak konusunda Bush'u sert bir dille eleştirdiği için, intikam amacıyla ajan olduğu basına sızdırılan Valerie Plame'in adının verildiği ilk gazeteci olduğu ortaya çıktı." "Bob Woodward, kaynağının bu davada yargılanmaya başlanan Beyaz Saray danışmanı Scooter Libby olmadığını söylüyor. Başkan Bush'un sağ kolu Karl Rove'un yardımcıları da, Rove'un Woodward'la asla görüşmediğini söylüyor." "Geriye kalan zanlıların listesiyse, Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley'den, Başkan Yardımcısı Dick Cheney'ye kadar uzanıyor." Avrupa'da 'kimyasal savaş' Alman basınında Berliner gazetesi, Avrupa Parlamentosu'nun dün onayladığı bir yasayla kızışan kimyasal madde savaşlarına değiniyor. Sözkonusu yasa, AB sınırları içinde imalat sektöründe kullanılan hemen tüm kimyasal maddelerin kayda geçmesini ve zararlı olup olmadıklarını anlamak üzere test edilmesini öngörüyor. Bu da binlerce maddenin testten geçmesi demek. Berliner'e göre: "Bu, Avrupa Parlamentosu'nun son yıllarda tartıştığı en önemli ve en zor yasaydı. Milletvekilleri, lobicilerin bu kadar büyük baskısı altında kalmamıştı hiç. Bu kadar büyük korku senaryoları yazılmamıştı hiçbir yasaya." "İşveren örgütleri, artan bürokrasi ve masraflar yüzünden yüzbinlerce kişinin işlerini kaybedebileceğini söyledi. Ancak şimdiki durumun devam etmesi de imkansızdı. Bırakın alıcıları, üreticiler bile hangi kimyasal maddenin işçilere ya da halka ne tür zararlar verebileceğini bilmiyor genelde." Avusturya'dan Die Presse de 'Acı Kokteyl' başlığı altında, bu yasanın hazırlık aşamasında Avrupa Parlamentosu'nda 10 bin ton kağıtlık enformasyon basıldığını ve verilen binden fazla değişiklik önergesiyle, yasanın 1.300 sayfaya ulaştığını yazıyor. Gazeteye göre yasaya eklenen binlerce istisna ve değişiklik, çevre örgütlerinin şikayetlerine yol açıyor. Yasa şimdi 25 AB ülkesinde onaylanmaya gönderiliyor. Şikeci hakeme hapis Alman gazeteleri, ülke futbolunu sarsan şike skandalı davasındaki karara geniş yer veriyor. Der Tagesspiegel, 26 yaşındaki hakem Robert Hoyzer'e verilen cezayı fazla buluyor: "Hakemlerin işi, bu skandal olmadan da gayet zordu. Hoyzer'in onların hayatını daha da zorlaştırdığı ve Almanlar nezdinde kutsal sayılan futbola karşı bir suç işlediği doğru. Televizyonlardaki kendini beğenmiş performansı da dayanılmazdı. Ama Berlin'deki mahkeme fazla ileri gitti. İlk kez işlenen bir suç için iki yıl beş ay çok fazla." Der Tagesspiegel, Alman Futbol Federasyonu'nu da eleştiriyor ve hakemlerine safça inanmakla, onları iyi denetlememekle hata yaptıklarını söylüyor. Die Tageszeitung ise federasyonun ucuz kurtulduğunu söylüyor. Gazete, 'Karanlıkta Kalan Sorular' başlıklı yorumunda şöyle diyor: "Başlangıçta şike skandalına 40'tan fazla kişinin adı karışmıştı. Ama kanıt yetersizliği nedeniyle haklarında dava açılamadı." Die Welt gazetesi de genç hakemin adının, yani Hoyzer kelimesinin Avusturya'da küfür olarak kullanılmaya başlandığını duyuruyor okurlarına. Gazeteye göre maçlarda hakemlerine 'Hoyzer' diye hitap eden futbolcular da sarı kart görüyor. Mavi Akım İngiltere'den Daily Telegraph gazetesi Türkiye'de dün açılışı yaplan Mavi Akım projesiyle ilgili bir habere yer vermiş. Gazete, milliyetçi Türkler'in artan Amerikan ve Avrupa nüfuzuna karşı öfkesinin büyüdüğü bir dönemde, Rusya ile canlandırılan ilişkilerin dün bir kez daha sergilendiğini söylüyor. Washington yönetiminin hatta karşı çıktığını yazan Daily Telegraph, Avrupa'dan gelen taleplere kızan 'Türk ordusundaki şahin kanat' diye nitelediği çevrelerinse, Moskova'yla daha iyi ilişkiler kurulmasını desteklediğini kaydediyor. Kansere karşı en etkili silahlar Ve son haberimiz, Independent gazetesinden: "Doktorlar, eğer insanlar beslenme tarzları ve başka alışkanlıklarını değiştirirse, dünya çapında 2,5 milyon kişinin kanserden ölümünün engellenebileceğini söylüyor." "Buna göre her yıl yedi milyon kişi kanserden ölüyor. Oysa dokuz faktör değiştirilebilirse, bunların üçte biri durdurulabilir. Bu faktörler arasında en önemlileri, sigara ve alkolü azaltmak, daha fazla sebze ve meyve yemek." "Ancak uzmanlar, bunların hayat kurtarıcı özelliklerinin halka yeterince anlatılmadığı görüşünde." | İlgili haberler 17 Kasım 2005 Basın Özeti17 Kasım, 2005 | Basın Özeti 16 Kasım 2005 Basın Özeti16 Kasım, 2005 | Basın Özeti 15 Kasım 2005 Basın Özeti15 Kasım, 2005 | Basın Özeti 14 Kasım 2005 Basın Özeti14 Kasım, 2005 | Basın Özeti 13 Kasım Basın Özeti13 Kasım, 2005 | Basın Özeti 11 Kasım Basın Özeti11 Kasım, 2005 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||