|
15 Kasım 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa basınında bu sabah Afganistan'daki intihar eylemleri, Avustralya'daki nükleer tesise saldırı planları ve kuş gribi ilacı Tamiflu'nun yan etkilerine dair iddialar geniş yer buluyor.
İngiltere'den Independent, Afganistan'ı manşetine çekmiş. "Afganistan - bitmeyen savaş. Dört yıl geçti, İngiliz askerler hala terörün parçaladığı bu ülkeye gönderiliyor. İntihar bombacılarının Kabil'i yine vurduğu ülkede kanunsuzluk aldı yürüdü," diyor Independent. Gazete dün Kabil'de, aralarında Alman bir askerle Afgan bir çocuğun da bulunduğu dört kişinin yaşamını yitirdiği intihar saldırılarının, isyanın genişlemekte olduğunun göstergesi olduğunu yazıyor. Gazeteye göre: "Dünyanın dikkati Irak'a çevrilmişken giderek kötüye giden isyan, şimdi Kabil'e ulaştı." Savaş koalisyonu Guardian gazetesi de Afganistan'ı başka bir açısıyla manşetine taşımış: "İngiltere, Afganistan'da savaşmak için koalisyon kurmaya çalışıyor," diye yazan gazeteye göre Londra hükümeti, 4 bin Amerikan askerinin gelecek yılın başlarında çekilmeye hazırlandığı ülkenin güneyinde el Kaide ve Taleban'a karşı yapacağı operasyonlara ortak arıyor. Fransa ve Almanya'nın teklifi şimdiden reddettiğini belirten Guardian, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve başka ülkelerle görüşmelerin sürdüğünü bildirmiş. İngiliz birlikleri seneye çatışmaların yoğun olduğu güney eyaleti Helmand'a kaydırılacak. Alman askerleriyse, haşhaş ekiminin hala yoğun olduğu kuzeye. Almanya'dan Tagesspiegel buna pek sıcak bakmıyor: "Alman ordusu oraya bir görevle gitti. Ama Afgan tarımına daha az ölümcül bir ürün götürme görevini üstlenmesini kimse isteyemez." Yine Almanya'dan Tageszeitung da hem NATO'nun, hem de Almanya'nın daha fazla asker göndermesine karşı çıkıyor ve bunun Afganistan'a 'yanlış mesaj vermek' olacağını savunuyor. Gazeteye göre Afganistan'ın kalkınma yardımına ihtiyacı var; askere değil. Avusturya'da yayımlanan Presse ise karşı görüşte: "Ülkeye ISAF birliklerinin konuşlandırılmasının mantıklı bir alternatifi yok. Daha beş yıl önce el Kaide'nin Batı'ya terör komandolarını yollamak için kullandığı bu ülkede, insan hakları artık yeniden bir anlam ifade ediyor, hür seçimler düzenleniyor ve reformcu bir hükümet iktidara geliyor. Taleban için her Batılı asker bir düşman. Yani Hindu Kuş'ta Alman askerine ihtiyaç var." Siyasilerin suçu yok mu? Fransız basını ise bugün geniş bir şekilde, Cumhurbaşkanı Chirac'ın konuşmasını değerlendirmiş. Sol eğilimli Liberation, Fransa'nın 'kimlik krizinde' olduğunu söyleyen Chirac'ın, banliyölerdeki isyana çözüm önerilerini beğenmeyenlerden. "Cumhurbaşkanı bir yön ve kimlik krizinde olduğumuzu söyledi ama bunun sebeplerini açıklama konusunda cimri davrandı. Kendisi dahil, siyasilerin bu duruma düşmemizdeki sorumluluğuna değinmedi. Duruma müdahale etmek için güçlü, bağlayıcı hiçbir çözüm önerisi de getirmedi. Örneğin pozitif ayrımcılık yapacaklarına dair en ufak bir ipucu bile yoktu." Sağ eğilimli Le Figaro ise 50 bin gence mesleki eğitim vereceklerini söyleyen Chirac'ın konuşmasını yeterli buluyor. Le Figaro, Chirac'ın önerileri arasında özellikle, göçmen ailelerin Fransa'ya akrabalarını getirmelerini zorlaştırma planını beğenmiş. Türkiyeli futbolcunun isyanı İngiltere'den Daily Telegraph ise "Genç forvet, molotof kokteyli atmaktan suçlu bulundu" başlıklı haberinde, ailesi Türkiye göçmeni olan 18 yaşındaki Ferhat Samat'ın isyana katılış öyküsünü anlatıyor: "Ümit vaat eden genç bir futbolcu, kupa maçında takımını zafere taşıyan kritik golü attıktan bir hafta sonra molotof kokteyli atmaktan hüküm giydi. Romorantin takımında oynayan Fehat Samat, bir yıl hapis cezası aldı; sekiz ayı ertelendi." "Samat, yoksulluk ve ayrımcılığa karşı şiddete başvuran işsiz göçmen çocuğu imajına ters düşüyor. İyi bir maaş aldığı belirtiliyor. Yerel basında kendisi için 'Yazık oldu. Zinedine Zidane değildi ama kolaylıkla iyi bir oyuncu olabilirdi' yorumları yapıldı. Yakında klübünden atılması bekleniyor..." Gazete bir başka sayfasında da Avustralya hükümetinin nükleer tesislere saldırmaya hazırlanırken yakaladığını söylediği İslamcı militan zanlılarının haberine yer veriyor. Gazeteye göre Sydney kenti dışındaki bir reaktörün çevresinde yakalanan üç kişi, polise farklı ifadeler verince kuşku uyandırmış. Daha sonra reaktörün bulunduğu alana giriş kapılarından birinin kilidinin yeni kırılmış olduğu keşfedilmiş. Zanlıların evini arayan polis; piller, kronometreler, 165 fünye ve Londra'da bu yaz kullanılanlara benzeyen yüzlerce litre kimyasal madde ele geçirmiş. Daily Telegraph'a göre: "Evlerde silah, pala, Samuray kılıçları, patlayıcı yapım rehberleri, ayrıca 'Şeyh Usame'nin Eğitim Kursu' ve 'Ölmeye Hazır Mısınız?' başlıklı video bantları bulundu. Polis, militan zanlılarının Yeni Güney Galler eyaletindeki ücra kamplarda eğitim aldıklarını söylüyor. Zanlıların avukatlarıysa somut bir saldırı planı bulunamadığına işaret ederek suçlamaların siyasi olduğunu savunuyor." Irak'ta beyaz fosfor Independent ise geçen hafta İtalyan televizyonu RAI'de de yer alan bir iddiayı incelemiş: Amerikan birlikleri, Felluce'de beyaz fosfor kullandı mı? Gazete öncelikle beyaz fosforun kimyasal silah olmadığını ancak yine de benzeri napalm gibi, sivillere karşı kullanımının BM anlaşmalarıyla yasaklandığını hatırlatmış. Haberde Amerikalı diplomatların 'beyaz fosforu insanlara karşı asla kullanmadıklarını' savunan açıklamalarına yer veriliyor. Ancak daha sonra, bir Amerikan topçu birliği dergisinin haberine dayanarak, Felluce'de isyancılara karşı nasıl kullanıldığını inceleniyor: "Üç Amerikan askerinin Felluce operasyonu hakkında kaleme aldıkları kapsamlı makalede, beyaz fosfor bombalarının siperlere sığınan isyancılara karşı kullanıldığı anlatılıyor. İnternette de kolayca bulunabilecek Field Artillery dergisinde, beyaz fosforun isyancılara karşı güçlü bir psikolojik silah olduğu belirtiliyor." Beyaz fosfor, deriyle temas ettiğinde yanmaya devam eden bir madde. Peki sivillere karşı kullanıldı mı? Independent, bu konuda Felluce olaylarını izleyen bağımsız gazetecilerden Dahr Jamail'in tanıklığına başvuruyor. Jamail, çatışmalardan kaçan bir görgü tanığının şu sözlerini aktarıyor: "Mantar şeklinde bir toz kaldıran tuhaf bombalar kullanıyorlardı. Bombaların parçalarının patlayarak alev toplarına dönüştüğünü ve deriyle temas ettiğinde, su dökülse bile yanmaya devam ettiğini gördüm." Independent bu ve diğer ifadelere dayanarak 'beyaz fosfor bombaları kullanan askerlerin vurdukları hedefin kimliğini her zaman bilmediği' sonucuna varıyor. Kürtler yatırım arıyor Financial Times, Iraklı Kürtlerin bölgelerine yabancı yatırım çekme çabalarına yer vermiş: "Iraklı siyasiler Bush yönetiminin kapılarını gelecek ayki meclis seçimlerinden çıkacak yeni hükümete yardım sözü almak için aşındıradursun, bazıları Washington'a daha uzun vadeli amaçlarla geliyor." "Kürdistan Kalkınma Şirketi'nin başkanı Beyan Rahman, istikrar, petrol, su, tarım ve turizm potansiyeline sahip olduğunu söylediği Irak Kürdistanı'na yabancı yatırım çekmek için bir girişim başlatıyor. 'Öteki Irak' sloganı altında Kürdistan, kendisini Irak'a ulaşan kapı olarak pazarlıyor. " "Kürtler, büyük komşuları İran ve Türkiye'den gelecek yatırıma bağımlı kalmak istemiyor. Beyan Rahman da "Yatırımları çeşitlendirmek istiyoruz. Bütün yumurtalarımızı aynı sepete koymak istemiyoruz," diyor." Tamiflu kaygısı Times gazetesi, kuş gribi ilacı Tamiflu'nun intiharlara yol açabileceği kuşkularına yer veriyor. Gazeteye göre Japonya'da Tamiflu alan iki gencin intiharı ardından Sağlık Bakanlığı, ilacın bu hastalarda halüsinasyonlara ve büyük davranış değişimlerine yol açtığının sanıldığını bildirdi. Her iki gencin de daha önce intihar eğiliminde olmadığı, ayrıca üçüncü bir gencin, Tamiflu kullanmaya başladıktan iki gün sonraki girişiminin de engellendiği belirtiliyor. Üretici Roche firması ise ilaçlarının bugüne dek dünya çapında 30 milyon kişi tarafından kullanıldığına dikkat çekmiş ancak yine de yan etkilerini araştırmaya devam edeceklerini kaydetmiş. | İlgili haberler 14 Kasım 2005 Basın Özeti14 Kasım, 2005 | Basın Özeti 13 Kasım Basın Özeti13 Kasım, 2005 | Basın Özeti 11 Kasım Basın Özeti11 Kasım, 2005 | Basın Özeti 10 Kasım 2005 Basın Özeti10 Kasım, 2005 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||