BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 17 Kasım, 2005 - TSİ 13:49
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
17 Kasım 2005 Basın Özeti
İngiltere'den Daily Telegraph, bugünkü sayfalarında Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'le ilgili bir iddiaya yer veriyor.

İngiltere gazeteleri

"Saddam Hüseyin bir yargıç tarafından sorgulanırken Şiiler'in en kutsal isimlerinden ikisine hakaret edince, dövüldü. Bağdat hükümetine yakın bir avukatın verdiği bilgiye göre olay geçen temmuzda meydana geldi."

"Olayın, diktatörün 1991 yılındaki bir Şii ayaklanmasının şiddetle bastırılması konusunda sorgulandığı bir sırada yaşandığı sanılıyor. Buna göre Irak birliklerinin Kerbela'daki İmam Hüseyin ve Abbas türbelerine de saldırıp saldırmadığı sorulan Saddam Hüseyin, önce Şii mezhebinin bu iki büyük ismini tanımadığını söyledi."

"Ama sonra bu ikisinden küfürlü bir dille söz edince, konuşulanları yazmakta olan iki mahkeme görevlisi üzerine atlayıp yumruklamaya başladı. Iraklı avukatın ifadesine göre Saddam Hüseyin de, yargıç sükuneti sağlayana kadar kendisini savundu."

Bin Ladin'in kitabı

Daily Telegraph'ta bunun hemen karşısında yer alan bir haberse, el Kaide lideri Usame bin Ladin'in 11 Eylül saldırıları ardından yaptığı açıklamaları biraraya getiren bir kitabın ABD'de basıldığını duyuruyor.

"Usame bin Ladin, Amerika'nın Müslüman olmasını, anayasasını feshetmesini, bankaları kapatmasını, eşcinselleri hapsetmesini ve Kyoto iklim değişikliği anlaşmasını imzalamasını istiyor. Yolculara, misafirlere ve yabancılara hizmet eden tüm kadınların da işlerini bırakmaları gerektiğini söylüyor.

"Dünyaya Mesajlar: Usame bin Ladin'in Açıklamaları adlı kitap, terörist liderin sözlerinin ilk yanlışsız çevirisi olarak tanıtılıyor. Verso yayınevi, kitaplarının Hitler'in yazdığı Kavgam'ın cihadî versiyonu olmayacağını söylüyor."

"Yayınevine göre amaç, Bin Ladin'in sözlerinin referanslı, akademik bir antolojisini yapmak. Kitabın önsözünü yazan Duke Üniversitesi İslami Araştırmalar Bölümü Profesörü Bruce Lawrence ise teröristi, 'Arapça'nın en iyi düzyazı yazarlarından biri' diye tanıtıyor."

Kuş gribini yenen çocuk

Times gazetesinin birinci sayfasında, dokuz yaşındaki bir Çinli çocuğun fotoğrafı yer alıyor.

Kırmızı bir ceket giymiş olan bu çocuk ağlamak üzere gibi görünüyor ama, Times'ın başlığı ne kadar şanslı olduğunu ortaya koyuyor:

"Kuş gribine yakalanıp, hayatta kalan çocuk. 9 yaşındaki He Junyao ve ablasının, Çin'de kuş gribine yakalanan ilk üç insandan ikisi olduğu açıklandı. Ailelerinin yetiştirdiği ördeklerden birini yedikten sonra hastalanmışlardı. 12 yaşındaki abla He Yin, ciğerleri iltihaplandıktan altı gün sonra öldü."

Times'ın Çin'deki muhabiriyse iki kardeşin köyünü ziyaret etmiş. Muhabir alınan önlemleri şöyle anlatıyor:

''Tayan köyünde tavukları hastalanan ilk kişi olan Feng Şiao, hastalığın kuş gribi olduğunu hemen anladığını söylüyor. 'Anladım çünkü gün boyunca sokaklarda dolaşan kamyonlardan uyarılar yayınlanıyordu,' diyor."

"İki günde 160 bin kanatlı hayvanın öldürüldüğü Tayan'daki köylüler, sinirli yetkililerin gözetimi altında yaptıkları açıklamalarda, tavuk başına aldıkları 70 peni tazminattan memnun olduklarını söylüyorlar - bu fiyat tavukların piyasa değerinin yarısı olsa bile. Feng de 'Partimize ve hükümete güveniyoruz,' diyor."

"Polis, bölgedeki tüm yollara barikatlar kurmuş. Gelen geçen tüm araçlar dezenfekte ediliyor. Köyün etrafıysa bol bol kireçle kaplı. Bazı yetkililerin iki yıl önceki Sars salgınını saklamaya çalıştığının ortaya çıkmasıyla yaşanan öfkenin ardından Çin, bu kez çok daha şeffaf davranıyor..."

Sarkozy'den hücum

Guardian ise Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın ülkede haftalardır süren şiddet olaylarına karşı ürettiği politikaları sert bir dille eleştirdiğini söylüyor.

Gazeteye göre Bakan Sarkozy, ayaklanan azınlık gençleri ile toplum arasındaki uçurumu kapatmak için eşit fırsat sözünün yetmeyeceğini, onlara fırsatlar sağlamak için bir tür pozitif ayrımcılık yapılmasının gerektiğini söylemiş.

Chirac ise eşitlik ilkesini savunuyor ve gençlere özel hak ya da kotalar tanınmasını şiddetle reddediyor.

Fransa'dan Le Figaro'nun manşetiyse Sarkozy'nin isyanın ilk günlerinde takındığı sert tavra ilişkin:

"Sarkozy'nin banliyölere yaklaşımı, halkın oylarıyla onaylandı. İçişleri Bakanı'na destek oranı, sert tutumu yüzünden 11 puan birden arttı."

'Amerikalılar haksız sayılmaz'

Le Monde gazetesi ise Tunus'ta yapılan uluslararası internet konferansında, internetin denetiminin yine ABD'de kaldığını duyuruyor okurlarına.

Gazete bunun o kadar da kötü olmadığı görüşünde:

"Tarihe bakarsak internet, Amerikalılar tarafından yaratıldı. Genelde Amerikan şirketleri, araştırmacıları, mühendisleri tarafından icat edildi. O gün bu gündür de ABD, denetimin çoğunu elinde tuttu."

"Eğer isterlerse, bir ülkeyi internetten koparmaları, mesela Fransa'nın '.fr' ile biten tüm sitelerini bloke etmeleri mümkün."

"Bugün, internetin siyasi rolü tartışılmaz, stratejik önemi hayati. Washington'un, internetin kontrolünü devretmeyi reddederken aksi takdirde 'demokratik olmayan ülkelerin de söz sahibi olacağı' uyarısını yapması, güçlü bir argüman. Özellikle de BM'nin bu konudaki dünya zirvesini, internet okurlarını hapseden Tunus gibi bir ülkede yaptığı düşünülürse."

İspanya'dan El Pais de bu görüşe katılıyor ve internetin randımanlı çalışabilmesi için 'ülke ve bölgelere bölünmemesi, internetle ilgili her kararın küresel bir bakanlar zirvesinde alınmaması gerekir' diyor.

100 dolara bilgisayar

İngiltere'den Financial Times da Tunus'taki konferansın bir başka yönüne ilgi gösteriyor.

Gazete, konferansta tanıtılan yeni 100 dolarlık dizüstü bilgisayarların, dünyanın gelişmiş ve azgelişmiş ülkeleri arasındaki dijital uçurumu kapatmayı amaçladığını anlatıyor:

"Efsanevi MIT (Masachussetts Institute of Technology) Medya Laboratuarı'nın kurucusu ve başkanı olan John Negroponte'nin tasarladığı bu bilgisayarların, gelişmekte olan ülkelerdeki öğrencilerin teknolojiye ulaşımını kolaylaştırması bekleniyor. Yalnızca bu ülkelerin Eğitim Bakanlıkları'na satılması planlanan bilgisayar için henüz sipariş gelmemiş ama görüşmeler sürüyor."

"Negroponte, üretimin gelecek yılın sonunda başlayacağını, 2007'de 10 milyon adet üretebileceklerini söylüyor."

"Gelişmekte olan ülkelerdeki zor koşullar için tasarlanan dizüstü bilgisayarların dışı, kauçukla kaplı. Yan cephesine takılan bir manivela, elektriğin olmadığı yerlerde bilgisayarı çalıştıraca enerji üretiyor."

"Ekranı da istendiğinde renkliden siyah-beyaza dönerek, parlak günışığı koşullarına uyum sağlıyor. 500 MHz AMD mikro-işlemciyle çalışan bilgisayarın yazılımları, Linux'tan bedava geliyor."

İlgili haberler
16 Kasım 2005 Basın Özeti
16 Kasım, 2005 | Basın Özeti
15 Kasım 2005 Basın Özeti
15 Kasım, 2005 | Basın Özeti
14 Kasım 2005 Basın Özeti
14 Kasım, 2005 | Basın Özeti
13 Kasım Basın Özeti
13 Kasım, 2005 | Basın Özeti
11 Kasım Basın Özeti
11 Kasım, 2005 | Basın Özeti
10 Kasım 2005 Basın Özeti
10 Kasım, 2005 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik