BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 13 Mart, 2005 - TSİ 18:47
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
13 Mart 2005 Basın Özeti
Sunday Times gazetesi, İran'ın tartışmalı nükleer faaliyetlerine ilişkin krizle ilgili haberinde "İsrail, krizin diplomatik yollardan çözülememesi halinde İran'ın nükleer tesislerini vuracak" diyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gazete İsrail'in İran'ın olası hedeflerini havadan ve karadan vurmak için saldırı planları hazırladığını öne sürüyor.

Gazeteye göre, İsrail Başbakanı Ariel Şaron geçtiğimiz ay Necef Çölü'ndeki çiftlik evinde kurmaylarıyla yaptığı bir toplantıda bu hazırlıklara yeşil ışık yaktı.

İsrail güvenlik güçleri çölün ortasında İran'ın Natanz santralini temsil eden bir maket bina üzerinde tatbikat yapmaya başladı.

Özel eğitimli Şaldag komandolarının bu tesislere baskın düzenlemesi planlanıyor.

Ayrıca bu tesislerin F-15 uçakları tarafından sığınak delen bombalalarla vurulması öngörülüyor.

Sunday Times, İsrail'in bu planlarını Amerikalı yetkilerle paylaştığını, Washington'un, diplomatik çabaların sonuçsuz kalması halinde İsrail'e engel olmayacağını belirtiyor.

Gazeteye göre Tahran nükleer programının elektrik enerjisi üetme amaçlı olduğunda ısrar ediyor.

Fakat son haftalarda bu konuda ortak toplantılar yapan İsrail ve Amerikan istihbarat yetkilileri, İran'ın nükleer silah peşinde olduğunu öne sürüyor.

Sunday Times'a göre İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom sorunun diplomatik yollardan çözümünü arzuladıklarını söyledi.

İsrailli Bakan, "İran despotluğunun nükleer bombaya sahip olması sadece bizim için değil tüm dünya için bir kabus olur" dedi.

'Lübnanlılar iktidar boşluğundan endişe ediyor'

Independent on Sunday muhabiri Robert Fisk, Bekaa Vadisi'nden gönderdiği haberinde "Lübnanlılar, Suriye askerlerinden değil, iktidar boşluğundan korkuyor" diyor.

Robert Fisk'e göre, muhalefete destek veren Lübnanlılar, 30 yıldır ülke topraklarında olan Suriye askerlerinin artık gitmesini istiyorlar.

İç savaşı unutamayan Lübnanlılar, Suriye askerlerinin boşalttığı mevzilere Suriye yanlısı milislerin yerleşmesinden endişe ediyorlar ve bu bölgelerin derhal Lübnan ordusunun denetimine geçmesini istiyorlar.

Robert Fisk'e göre, birçok Lübnanlı Suriye ordusu çekilse bile Suriye istihbarat örgütünün ülkedeki varlığını devam ettireceğine inanıyor.

Sunday Telegaph gazetesi de Lübnanlıların benzer endişelerini yansıtan bir habere yer veriyor.

Gazetenin iddiasına göre, kameralar önünde tanklarını Bekaa Vadisi'nin doğusuna çeken Şam Yönetimi, uluslararası taleplere yanıt verdiği görüntüsünü yaymaya çalışıyor.

Ancak Şam, 14 bin askerin ve binlerce istihbarat görevlisinin ne zaman Suriye'ye döneceği konusunda kesin taahhütte bulunmaktan kaçınıyor.

Gazete, eski başbakan Refik Hariri'nin öldürüldüğü günden bu yana yani 21 gündür Lübnan'daki Şehitler Meydanı'nda Suriye karşıtı gösteriler yapan muhalefet yanlılarının çözülmeye başladıklarını yazıyor.

Bu gösterilere katılanların sayısı artık bini bile bulmuyor.

Gazeteye göre, bunda Hizbullah'ın Suriye'ye destek için geçtiğimiz hafta yüzbinlerce kişiyi sokağa dökerek gövde gösterisi yapması ve Suriye yanlısı başbakan Ömer Kerami'nin istifasından 10 gün sonra yeniden hükümeti kurmakla görevlendirilmesi önemli rol oynadı.

Bir Lübnanlı, "Suriyeliler, Lübnan'ı kendi topraklarının bir parçası olarak görüyor. Lübnan Suriyeliler için bir hazine. Bu yüzden kolay kolay buraları bırakmayacak" diyor.

Terörle mücadele yasası tartışması

İngiltere pazar gazetelerinde, haftalardır ülke gündeminden düşmeyen yeni terörle mücadele yasasıyla ilgili tartışmalar sürüyor.

Terör zanlılarının hareket özgürlüklerinin sınırlandırılmasını öngören ve insan haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle tartışmalar yaratan tasarı hafta sonunda Meclis'ten geçmişti.

Gazeteler, yasanın geçmesinden hemen sonra 10 terör zanlısının ev hapsine alındığını ancak bu kişilere kalacak yer bulma konusunda büyük sıkıntılar yaşandığını yazıyorlar.

Observer gazetesi, Londra'daki bir hastanede tutulan zanlılardan birinin götürüldüğü evin anahtarları olmadığı için polisin kapıyı kırmak zorunda kaldığını, bazı tutsakların beş parasız boş evlere yerleştirildiğini yazıyor.

İngiltere polisi de bu kişilerin can güvenliğinin sağlanmasının zor olduğundan yakınıyor.

Hükümet, yeni yasaya zanlıların mahkemeye çıkarılamaması nedeniyle ihtiyaç olduğunu düşünüyor.

Zira bu kişiler hakkında toplanan istihbaratın - ki bunların dinleme kayıtlarından oluştuğu belirtiliyor - mahkemede delil olarak kullanılması imkansız.

Ayrıca, istihbarat yetkilileri kaynaklarının deşifre olmasından endişe ediyor.

Observer gazetesine göre, temelde yabancı terör zanlılarına yönelik olan ancak İngiltere vatandaşlarına da uygulanması teknik açıdan mümkün olan yasa şöyle işleyecek.

Zanlılar İçişleri Bakanı'nın emriyle ev hapsine alınacak. Fakat yedi gün içinde mahkemeye başvurulacak.

Zanlıların koluna saate benzeyen bir elektronik izleme cihazı takılacak. Zanlılar, akşam yediyle sabah yedi arasında belli bir alanının dışına çıkamayacak.

Terör zanlıları cep telefonu ve internet kullanamayacak. Evleri dışında birileriyle görüşmek isterlerse İçişleri Bakanlığı'ndan izin almak zorunda kalacak.

Polis bu kişilerin evlerini istediği zaman arayabilecek. Zanlıların evlerine 16 yaşından büyük ziyaretçi kabul etmesi yasak.

Pasaportlarını polise teslim etmek zorunda olan zanlılar, her ay banka hesaplarının dökümünü de bakanlığa bildirmek mecburiyetindeler...

FBI: El Kaide tehdidi zayıfladı

Independent on Sunday gazetesi, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu'nun El Kaide'nin Amerika'da 11 Eylül saldırılarına benzer eylemler düzenlemesini beklemediğini yazıyor.

FBI'nın gizli bir raporununu kaynak gösteren gazete, raporda yer alan bu görüşün FBI başkanı Robert Mueller'in El Kaide konusundaki uyarılarıyla çeliştiğine dikkat çekiyor.

Raporda "El Kaide'nin Amerikan topraklarında saldırılar düzenlemek istediğine şüphe yok. Ancak özellikle ses getirecek saldırıları gerçekleştirebilme yeteneklerinin olup olmadığı belirsiz" deniyor.

Gazete Amerikan Başkanı George Bush'un sık sık el Kaide tehdidini gündeme getirdiğini hatırlatıyor....

'Timsah Usame yakalandı'

Sunday Telegraph'a göre, Uganda'da şimdiye kadar 83 kişiyi öldüren ve Usame adı verilen timsahın güvenlik güçlerini aylarca peşinde koşturduktan sonra yakalanarak demir parmaklıklar arkasına gönderildi.

Aynı gazetede yer alan başka bir haberde de Amerika'da "Öbür Dünyaya Telgraf" adlı bir internet sitesinin beş dolarlık bağış karşılığında ölmüş kişilere, hayattaki yakınlarından mesaj gönderdiği belirtiliyor.

Gazeteye göre dini grupların tepkisini çeken bu site, mesajlar için ölüm döşeğindeki gönüllü hastaları kullanıyor. Bu hastalar, ölmeden önce mesajı ve iletilecek kişinin adını ezberliyorlar.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik