BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 10 Mart, 2005 - TSİ 08:08
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
10 Mart 2005 Basın Özeti
Guardian gazetesi, Irak'ta savaşın yanısıra işkence fotoğraflarıyla gündeme Ebu Gureyb cezaevini manşetine taşıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Gazeteye konuşan, Irak geçici yönetimini insan haklarından sorumlu bakanı Bahtiyar Amin, Amerikalıların, ''işkence ve kötü muamele'' skandalının odağına yerleşen Ebu Gureyb'in de aralarında bulunduğu dört cezaevini Irak hükümetinin kontrolüne devretmeyi kabul ettiğini söylüyor.

Financial Times gazetesinin iç sayfalarında yer alan haberde, Amerikalı diplomatların Kerkük'te bir krizi önlemeye çalıştıkları belirtiliyor.

Kriz olasılığını güçlendiren gelişme ise, Sünnilerin ve Türkmenlerin, yeni seçilen eyalet meclisinde yapılan atamalar sırasında kürtlerin, kendilerinin önemli görevlere getirilmesini zorla engellediği iddiaları.

Financial Times haberde, taraflar arasındaki görüşmeler ardından Sünni Arap altı üyenin adil bir etnik güç paylaşımının yapılmaması durumunda meclisi boykot etme tehdidinde bulunduklarını belirtiyor.

Kürtlerin uzlaşmaz tavır sergiledikleri iddiasını gündeme getiren Sünniler ve Türkmenlerin, Amerikalılardan, devreye girerek, tercihen etnik kotalarla oluşturulacak farklı bir geçici meclis atamalarını istedikleri de haberde yer alıyor.

Haberde Amerikalıların, Kürt grupları, meclisin üst düzey hükümet görevleri ve polis mevkilerine atamalar yapılırken ''olabildiğince kapsayıcı olmaya ikna etmeye çalıştıkları'' belirtiliyor.

Habere göre, bazı Sünni Arap politikacılar, Kürt üyelerin, kendilerine, Kerkük'ün Kürdistan'ın parçası olduğunu kabul etmeleri karşılığında valilik makamını önerdiğini söylüyor.

Gazete bu konuda Arap bir politikacının, özerk bir statüye sahip olan Kerkük'ü, Kürdistan yerel yönetiminin ilhak etmesini kolaylaştıracak böyle bir öneriyi, hiçbir saygın Arap'ın kabul etmeyeceği sözlerine yer verilmiş.

'Demokrasi mi ilerliyor ABD ordusu mu'

Guardian yazarı Seamus Milne, Ortadoğu'da esen demokratikleşme rüzgarlarına kuşkuyla yaklaşıyor.

Ortadoğu'da demokratikleşme yolunda ilerlendiği iddiasının sahtekarlık olduğunu savunan Milne, Ortadoğu'da ilerleyenin demokrasi değil, Amerikan ordusu olduğunu söylüyor. Milne şöyle devam ediyor:

''Aslında 11 Eylül saldırıları ve Irak savaşından bu yana, Suriye'deki gelişmeler de dahil olmak üzere yaşanmakta olan, Ortadoğu'da Amerikan kontrolünün amansız yayılmasıdır.'

''Amerika Birleşik Devletleri şimdi Suudi Arabistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Umman ve Katar'da askeri varlığa sahip, ve bu ülkelerin hiçbirinde bu askerleri seçimle işbaşına gelen hükümetler davet etmedi.'

Araplar tabii ki, ülkelerindeki baskıcı yönetimlerin sona ermesini istiyor. Aslında bu yönetimler yıllarca Amerika, Fransa ve İngiltere tarafından desteklenmişti ve bu olgu müslümanların batıya olan öfkesinin de kaynağı.'

''Diktatörler, Amerika'nın, her an değiştirebileceği izniyle yerlerinde kalıyor ve güdümlü seçimler, demokrasiyi yaymaktan çok batı yanlısı yönetimleri işbaşında tutmak için kullanılan bir yöntem.''

'Mashadov'un öldürülmesi radikalleri sevindirdi'

Çeçen lider Aslan Mashadov'un Rus güvenlik birimleri tarafından düzenlenen operasyonla öldürülmesi gazetelerde yer almaya devam eden bir konu.

Fransız Le Monde gazetesi, Batı'da ve hatta Moskova'da bile ''ılımlı bir isim'' görülen Mashadov'un öldürülmesinin ardından şimdi ''daha çok katliam, terör saldırıları ve daha çok trajedi'' yaşanmasından endişe duyulduğuna dikkat çekiyor.

Le Monde, Mashadov'un öldürülmesi konusunda savaşın sürmesinde istekli olan Basayev ve İslamcı arkadaşlarıyla Rus gizli servisi arasında bir çeşit gizli tezgah döndüğü şüphesinin Çeçenistan'da yaygın olduğunu aktarıyor ve şöyle devam ediyor:

''Bu iddialar ne kadar doğru ya da yanlıştır bilinmez ama, işin gerçeği Mashadov'un öldürülmesi hem Kremlin'deki sertlik yanlılarını hem de Çeçenistan'daki İslamcı radikalleri sevince boğdu.''

Rusya'da İngilizce yayın yapan Moscow Times da, Mashadov'un öldürülmesini eleştiren bir yoruma yer vermiş.

Eskiden Rusya'nın Çeçen komutanlara karşı savaştığını belirten gazete, artık karşılarında ''Vahabi cemaati mensuplarının ya da dini hücrelerin olacağını'' savunuyor ve şu görüşleri dile getiriyor.

''Çeçenistan'da iç savaş olarak başlayan mücadele, şimdi Kuzey Kafkasların tamamını kapsayan bir cihada dönüştü. Kremlin yalnızca ayrılıkçı bir lideri değil, Rusya'nın Kuzey Kafkaslar'da kontrolü sağlama konusundaki son umudunu da öldürdü.''

'Sıtma tahmin edilenden daha yaygın'

İngiliz gazetelerinde öne çıkan konulardan biri de, dünyada sıtma hastalığının tahmin edilenin de ötesinde yaygın olduğuna ilişkin haberler.

Independent, haberi birinci sayfasından bir büyük bir sivrisinek fotoğrafının altında yer alan ''unutulan katil'' başlığıyla aktarıyor.

Gazete haberinde, yeni tamamlanan bir çalışmanın bulgularına yer veriyor:

''Dünyada 500 milyon kişi sıtma hastası. Hastalık yılda bir milyon kişinin ölümüne neden oluyor. Kişi başına tedavinin maliyeti 10 pound, yani yaklaşık 18 dolar ve hastalığın Asya'daki yayılması daha önce tahmin edilenden iki kat daha fazla.''

Gazete, hastalığın tedavisinde 40 yıl boyunca Klorokin haplarının kullanıldığını ve bu yöntemin etkili, güvenli ve ucuz olduğunu anımsatıyor.

''Ancak'', diyor gazete ve son yıllarda bu haplara dirençli bir sıtma türünün ortaya çıktığını belirtiyor.

Gazete, özellikle Afrika'da yaygın olan bu sıtma türünün tedavisinin de Afrika ve uzakdoğu Asya'da yetişen yabani bir tür otttan üretilen Artemesinin maddesi olduğunu vurguluyor.

Japonya'da kadınlara maden yasağı kalkıyor

Daily Telegraph gazetesi, Japonya'da hükümetin kadınların madenlerde ve tünellerde çalışmalarına ilişkin yasağı kaldırılacağını yazıyor. Yasağın nedeni ise şu:

''Shinto inanışında dağların kutsal oldukları kabul ediliyor. Madenciler yüzyıllar boyunca dağların tanrıçalarının kendi ortamlarına başka kadınların girmesi durumda kıskançlık duyacaklarını ve tünellerin çökmesine ya da kazalara neden olacaklarına inanıyorlardı.''

Öyle ki, 1872 yılında yapılan bir yasal düzenlemeye kadar kadınların özellikle kutsal olarak görülen Fuji başta olmak üzere, dağlara tırmanmaları bile yasakmış.

Habere göre, Tokyo sanayi konfederasyonunun, yasağın, fırsat eşitliği ilkesinin ruhuna aykırı olduğu uyarısının ardından, hükümet de düzenlemeleri gözden geçirmeye başladı.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik