|
9 Mart 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Çeçen lider Aslan Mashadov'un dün Rus güvenlik birimlerince öldürülmesi Avrupa basınında öne çıkan konulardan biri.
Rusya'da yayımlanan İzvestia gazetesi, Mashadov'un öldürülmesinin Kremlin'in Çeçenistan'a yönelik politikasında kökten bir değişime işaret ettiğini savunarak şu görüşün altını çiziyor: ''Mashadov'un tutuklanması ya da öldürülmesi askeri açıdan imkansız bir görev değildi. Bunun tesadüfi bir başarı değil, ''en üst düzeyde alınmış bir kararın sonucu olduğu varsayılabilir.'' İzvestia Mashadov'un çeçen askeri liderler arasında çok fazla ağırlığı olmadığına dikkat çekerek şöyle devam ediyor: ''Kimseyi kontrol edemeyen Mashadov'la tartışılacak bir şey yok deniyordu. Şimdi bunun yerine artık konuşacak kimse kalmadı denmesine kimse itiraz edemez.'' İsviçre'de yayımlanan Le Temps'a konuşan Moskova'dan Çeçenistan uzmanı Anne Nivat da benzer bir görüşü savunuyor: ''Mashadov'un öldürülmesiyle Ruslar, durumun normalleşmesi konusunda ilerleme sağladıklarını kanıtlamak istiyor olabilir. Ama bölgede tam tersi oluyor, her gün Rus askerleri pusulara düşürülüp öldürülüyor. Mashadov'u öldürerek Rusya görüşme yanlısı olan tek kişiyi de ortadan kaldırmış oldu.'' Anne Nivat, Mashadov'un öldürülmesinin ardından Ruslar'ın karşı karşıya kaldıkları kişileri ''Şamil Basayev gibi vahşi ve çılgın adamlar ve radikal İslamcılar'' diye tanımıyor. IRA'ya tepki Kuzey İrlanda'da bir barda, geçen ocak ayında işlenen bir cinayetin ardından tartışmaların odağına yerleşen İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu IRA'nın, kurbanın ailesine yaptığı cinayet zanlılarını öldürme teklifi İngiliz gazetelerinde bugün öne çıkan konu. Guardian başyazısında öneriyi şöyle değerlendiriyor: ''Basit bir cümle. Ama bunu bir idam kararı olarak görmemek çok zor. Ancak bu idam kararı, kurbanın yakınlarının, her normal insan gibi tutuklanmasını, yargılanmasını ve uygun biçimde cezalandırılmasını istediği cinayet zanlıları için değil yalnızca. Bu, hem bizim dünyamızda hem de IRA dünyasında yaşamak isteyenlerin güvenilirliği için de bir idam kararı. IRA kuralları ile yasa kuralları arasında seçim yapmalılar.'' 'Hizbullah gösterisi uyarı' Independent gazetesi, Hizbullah'ın dün Lübnan'da gerçekleştirdiği gösteriyi Beyrut'taki yazarı Robert Fisk'in kaleminden aktarıyor okurlarına. Fisk'e göre 500 bin kişi katıldığı gösteri bir uyarıydı. Hizbullah'ın Suriye'ye destek gösterisinin yapıldığı alanın, Lübnan muhalefetinin gösteri yaptığı meydandan çok uzakta olmadığına dikkat çeken Fisk, gösterinin Lübnan'da farklı bir ses olduğunu kanıtladığını yazıyor. Robert Fisk yazısını şöyle noktalıyor: ''Sedir ağacı devrimi şimdi daha geniş bir boyuta sahip ve bu boyutun mutlaka Amerikalıların lehine olması da gerekmiyor. Irak'taki Şiiler demokrasi savunucuları görülebiliyorken, Lübnan'daki Şiiler terörizm savunucu olarak tasvir edilemez. Şimdi Washington dün Beyrut'ta gerçekleşen sıradışı olaylardan nasıl bir anlam çıkarıyor?'' Fransız Le Monde gazetesi, Amerikan basının Ortadoğu'daki son gelişmeleri ''Arap baharı'' olarak yansıttığına dikkat çekiyor ve Avrupalılar'a ''demokratikleşmeyi'' Amerika Birleşik Devletleri'nin tekeline bırakmamaları uyarısında bulunuyor: ''Avrupalılar, Ortadoğu'da İsrail Arap çatışması çözülmeden sürdürülebilir bir demokratikleşmenin sağlanamayacağını söylemekte haklılar. Ama sorunun çözümünü demokratikleşmenin ön koşulu olarak görmek yanlış olur.'' Rusya, füze anlaşmasından çekilmek mi istedi Financial Times, iç sayfalarında, ocak ayında Washington'da temaslarda bulunan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Ivanov tarafından gündeme getirilen bir öneriye ilişkin bir habere yer veriyor. Habere göre, Rus tarafı, Amerikan tarafına, orta menzilli nükleer güçler anlaşmasından çekilebileceğini bildirdi ve Amerikan tarafına buna tepkisinin ne olacağını sordu. Gazete, Amerikalı ve Rus kaynaklarına atfen, Rumsfeld'in Rusya'nın geri çekilmesini umursamadığını söylediğini aktarıyor, ancak savunma bakanlığı yetkililerinin Rumsfeld'in umursamadığı iddialarını yalanladığını yazıyor. Pentagon'a göre, öneri genel tartışma sırasında gündeme gelmiş, Rumsfeld de, konunun savunma bakanlığının değil, taraflar arasında oluşturulacak bir komisyonun görevi olduğunu söylemiş. Rusya'nın daha sonra Washington'a bir temsilci göndererek önerisini geri aldığını da yazıyor gazete. İtalya'da fidye tartışması Times gazetesinde, İtalya'nın, Irak'ta rehin alınan vatandaşlarını kurtarmak için fidye ödediği iddiaları nedeniyle eleştirildiğini yazıyor. ''İtalyan yetkililerin 'fidye ödedikleri'ni kamuoyu önünde kabul etmediklerini aktaran gazete, ''Başbakan Silvio Berlusconi'nin rehine olaylarına karşı stratejimizi gözden geçirmeliyiz dediği haberlerini aktarıyor. Yine gazeteye göre, geçen yıl kaçırılan iki İtalyan yardım görevlisinin kurtarılması için fidye ödendiği konusunda da tartışmalar yaşanmıştı. Dönemin Dışişleri Bakanı Franco Frattini, fidye ödemediklerini savunurken, parlamento dışilişkiler komisyonu başkanı rehineleri kurtarmak için 1 milyon dolar fidye ödediklerini söylemiş. El Kaide Gladyatör'ü kaçırmak mı istedi? Guardian gazetesi, El Kaide'nin, ''Gladiator'' filmindeki rolüyle Oscar ödülünü kazanan Russel Crowe'u bir ara kaçırmayı planladığını yazıyor. İddianın kaynağı ise, aktörün Avustralya'da GQ adlı yayın organına yaptığı açıklama. Crowe, 2001 yılındaki Oscar ödül töreninden önce FBI görevlilerinin kendisiyle görüştüklerini aktarıyor: ''Bu benim, hayatımda ilk kez El Kaide ifadesini duyduğum bir konuşma oldu. Sanırım Fransız bir kadın polisin Libya ya da Cezayir'de elde ettiği bir kayıtta geçiyormuş. İşin ilginç bir tarafı da şu; istihbarat, bir çeşit ''kültürel istikrarsızlaştırma planı'' kapsamında şöhretli bir Amerikalının ortadan kaldırılmasıyla ilgiliymiş.'' Habere göre, istihbaratın ardından FBI tarafından Crowe'a dört yıl boyunca koruma sağlanmış. Crowe, ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğuna ikna olmadığını dergiye ''Neler döndüğünü hala anlayabilmiş değilim'' sözleriyle ifade ediyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||