|
10 Ocak 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz basınının birinci sayfaları ve yorumlarına hükümetteki İşçi Partisi içinde, başbakan Tony Blair ve Maliye Bakanı Gordon Brown arasındaki son gerginlik egemen olmuş.
İşçi partisine yakın Guardian gazetesi "Brown'dan başbakana zeytin dalı" başlıklı haberinde, iki liderin dün ikisini de mahvedecek bir felaketin eşiğinden döndüklerini yazıyor. Tartışmalar basına en çok Başbakanın üçüncü bir genel seçimden önce istifa edip liderliği Gordon Brown'a bırakacağı yolundaki sözünden döndüğü iddiaları üzerinde yoğunlaşırken, Partinin eski genel başkan yardımcısı Roy Hattersley, Guardian gazetesine yazdığı makalede, çekişmeyi şöyle yorumluyor. "Brown ve Blair arasındaki çatışma başbakanın İşçi partisinin felsefi duruşunu, merkez soldan, merkez sağa kaydırma yönündeki kısmen başarılı girişiminin, dolaylı bir sonucu. Ama bu çatışmada kimin ne zaman kime ne dediği gibi ayrıntılar önemli değil. Önemli olan İşçi Partisi'nin duruşuyla ilgili tartışma. Blair ile Brown arasındaki uçurumlar, eğer hakikaten partinin ruhuyla ilgiliyse bir önem taşıyor. Ama bu, eğer başrol oyuncularının birer Habil ve Kabil'e dönüştüğü bir ucuz dizi niteliğindeyse hiç bir önemi yok." Filistin seçimleri ve tsunami felaketi ardından Hint okyanusu bölgesinde yaşanan gelişmeler tüm gazetelerde en çok işlenen konular. Liberal İngiliz gazetesi Independent, birinci sayfasının tamamını Filistin seçimlerine ayırmış. "Filistin halkı için yeni bir başlangıç" başlıklı haberde Mahmud Abbas'ın büyük bir çoğunlukla başkanlık seçimini kazanması ardından, silahlı mücadelenin son bulabileceği umutlarının arttığı yazılıyor. Merkez sağ Times gazetesi de Filistin seçimlerini benzer bir şekilde yorumluyor başyazısında. Fakat, gazetenin Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus mülteci kampından yazan muhabiri Mahmud Abbas'ın işinin güç olacağını belirtiyor. Çünkü muhabire göre, Abbas'ın Hamas ve İslami Cihad gibi radikal Filistin örgütlerinden önce El Fetih'ten türemiş militan grupları ikna etmesi gerekecek. "Başlarına siyah maskeler geçirmiş iki cılız genç, ellerinde AK 47 tüfekleriyle liderlerini koruyor. Ebu Ali, El Fetih örgütüyle ilişkili Ebu Riş Tugayları örgütünün, Gazze'deki Han Yunus kampındaki komutanı. Gazze'de üç bin silahlı militanı olan örgüt, seçimlerde El Fetih'in adayı Mahmud Abbas'ı destekledi. Fakat Ebu Ali, 'İsrail güçleri Filistin topraklarını işgal altında tuttuğu müddetçe, silahlarımızı asla bırakmayacağız' diyor. Bu insanları ateşkese ikna etmek Mahmut Abbas için kolay olmayacak." Guardian gazetesinin Endonezya'daki muhabiri, felaketin en korkunç şekilde etkilediği Aceh bölgesinde, hükumet kuvvetleri ile ayrılıkçılar arasındaki gerilimin bir dizi çatışmayla iyice tırmandığını yazıyor. "Dün Aceh bölgesinin merkezi Banda Aceh'de Birleşmiş Milletler yardım bürosu yakınlarında silahlar patladı. Endonezya polisi ayrılıkçıları suçlarken, yardım çalışanları sinirleri bozuk bir koruma görevlisinin ateş ettiğini söylüyorlar. Hafta sonunda ise deniz kıyısındaki Lampook köyünde çatışma çıktı. Endonezya askeri sözcüsü çatışmada vurulan yedi kişinin ayrılıkçı GAM hareketine mensup militanlar olduğunu ve ilk ateşi onların açtığını söylüyor. Ama görüştüğüm köylüler, ölenlerin, yıkıntılar arasından eşyalarını çıkarmaya çalışan köylüler olduğunda ısrarlı. 'Böyle şeyler sık sık oluyor buralarda' diyorlar ve 'burada herkes bağımsızlık istiyor. Askerin elinden çok çektik' diye ekliyorlar." Guardian gazetesi, bir başka haberinde ise, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, Sri Lanka hükümetinin koyduğu sınırlamalar nedeniyle, ülkenin Tamil bölgelerine gitmekten vazgeçmesinin, Tamil Kaplanları örgütünü çileden çıkardığını yazmış. Gazetenin Tamil bölgesinin en büyük kenti Kilinochi'den bildiren muhabiri, Tamiller'in, hükümeti, felaket ardından bölgeye ayrımcılık uygulamakla suçladıklarını anlatıyor ve bu gelişmenin, yirmi yıldır iç savaş yaşayan Sri Lanka'da 2002 yılında başlayan kırılgan barış sürecini olumsuz etkilediğini kaydediyor. Independent gazetesi Amerikan askerlerinin hafta sonunda Irak’ta iki ayrı olayda tahminen 19 sivili öldürmelerinin, Irak seçimleri konusundaki umutlara gölge düşürdüğünü yazmış. Gazetenin Bağdat muhabiri direnişin yaygınlığı nedeniyle Amerikan askerlerinin sürekli bir korkuyla yaşadıklarını anlatıyor. "Amerikan askerleri, yollarda, zırhlı Humvee araçlarını yollarından çabucak çekilmeyen sivil arabaların üzerine sürüyor. Kendilerine biraz yaklaşan araçların sürücülerinin üzerine derhal tehditkar bir şekilde silahlarını doğrultuyor ve kimsenin anlamadığı İngilizce emirler yağdırıyorlar. Amerikalılar bir yandan kalpleri kazanma çabalarını sürdürdüklerinde ısrarlı. Arada bir üslerinden çıkıp halka futbol topu, diş macunu ve oyuncak dağıtıyor ve altyapı çalışmalarına katılıyorlar. Ama Amerikalılara yönelik saldırılar arttıkça onlar da sivillere karşı daha kuşkulu oluyor. Bir çok Irak'lı, artık mahallesinde Amerikan devriyesi gördüğünde dehşete kapılıyor." Times gazetesinin Washington mahreçli haberinde ise, Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığının Irak'lı militanlara karşı, El Salvador'da solcu gerillalara karşı oluşturulanlara benzer ölüm mangaları kurma planları üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Habere göre, bu ölüm mangaları Kürt ve Şii savaşçılardan oluşacak ve ayaklanmanın liderlerini bulup yok etmekle görevli olacaklar. Times'ın bu haberinin kaynağı ise Amerika'da haftalık yayımlanan Newsweek dergisi. Ve son olarak yine Times gazetesinden özellikle de yemeğini zeytinyağlı sevenler için sevindirici bir haber. "Uzmanlar, Akdeniz beslenme alışkanlıklarının niçin meme kanserine direnç oluşturduğunun sırrını sonunda çözdü. Bu sırrın anahtarı muhtemelen zeytinyağı. Amerika'da meme kanseri hücreleri üzerinde yapılan laboratuvar deneylerinde, zeytinyağının içinde bulunan oleik asidin, kanseri körükleyen genleri yüzde 46 oranında azalttığı ortaya çıktı." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||