BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 05 Ocak, 2005 - TSİ 07:47
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
5 Ocak 2005 Basın Özeti
Independent gazetesinin, bugün ön sayfasında, sadece tek bir satır var. Bomboş bir sayfada duran tek bir cümle 'Tsunami kurbanlarını anmak için, sessizlik' diye yazıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Independent, Avrupa Birliği çapında bugün öğleyin planlanan saygı duruşuna okurlarını davet etmek için bu ilginç sayfa tasarımını seçiyor.

Times'ın manşeti de saygı duruşunu hatırlatıyor. Gazete, 'İngiltere bugün öğleyin üç dakika sessizliğe bürünecek' diyor.

Guardian'ın manşetinde ise, felaketin boyutları karşısında duyulan şaşkınlık var.

'On gün geçti, ama afetin boyutları hala büyüyor' diye yazan Guardian, açlık ve hastalık tehdidinin evsiz kalan milyonlarca insanın akıbetini belirsizleştirdiğini yazıyor. Guardian'ın sözlerini aktardığı Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, 6 ülkeye yayılmış yarım milyon yaralının acilen tıbbi yardıma muhtaç olduğunu belirtiyorlar.

Daily Telegraph, özellikle çocukların durumuna işaret ediyor; manşetinde kullandığı ifadeyle, 'Tsunami yetimlerine'...

Birleşmiş Milletler'e bağlı UNICEF'in dünkü uyarısını öne çıkaran gazete, Güney Asya kıyılarında bir milyonu aşkın çocuğun türlü öldürücü hastalığın yanısıra, istismara ve kötü muameleye maruz kalabileceğini yazıyor. Ölenlerin yüzde 40'ını çocukların oluşturduğunu bildiren Daily Telegraph, sağ kalan çocukların ise önemli bir kısmının ailesini kaybettiğini belirtiyor.

Financial Times, felaketin siyasi yanıyla ilgili. Baş sayfasında, bölge ülkelerini ziyaret eden Amerikan Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın fotoğrafı var.

Amerika'nın 'müşfik bir süper güç' imajını afetin meydana geldiği ülkelerde pekiştirmeye çalıştığını düşünüyor Financial Times; özellikle de Endonezya'da. Gazete, Amerikan hükümetinin cömert yardımlarıyla Müslüman dünyayla arasını düzeltmeye çalıştığını yazıyor. Financial Times'ın da aktardığı gibi, Tsunami kurbanı sayısının 100 bin kişiyi aşması olası görülen Endonezya, dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi.

Avusturya basınından Die Presse'ye göre Amerikan yönetiminin işi zor; çünkü ne yapsa, ardında bir art niyet aranıyor.

Gazete, ilk başta Washington'un yayınladığı 15 milyon dolarlık bağış teklifini az bulanların nasıl öfkeyle ayağa kalktığını hatırlatıyor. Die Presse, 'ama bunun tek nedeni Amerika'nın felaketin boyutlarını ilk başta anlayamamasıydı; ki bu konuda diğer başkentler de farklı davranmamıştı' diyor.

Die Presse, 'peki Washington teklifini hemen artırıp 350 milyon dolara çıkarınca ne oldu' diye soruyor.

'Bu sefer de Amerika kendini beğendiremedi; sadece imajını düzeltmeye çalıştığı ileri sürülüyor'. Die Presse'ye göre bu tablo, Amerika karşıtlığının ne kadar yaygınlaştığının açık bir göstergesi.

Alman basınından Berliner Zeitung, Batılı ülkelerin önayak olduğu yardım ve bağış kampanyasını takdirle karşılıyor ama sormadan edememiş; Güney Asya ülkelerinin de zenginleri yok mu?

Berliner Zeitung'a göre, Tayland ve Endonezya'da İngilizce yayımlanan gazete ve dergilere şöyle bir göz atın; sanayileşmiş ülkelerden akan para yardımları hakkında bol bol makale var; ama kendi milyarderlerinin cebinden ne çıktığı hakkında tek bir satır bile yok.

Alman gazetesi, 'biz yardımlarımıza devam edelim ama bu paranın gittiği ülkelerde ne yapıldığına da dikkat edelim' diyor.

İsviçre basınından La Tribune'un bu sabahki manşeti, 'gitmeli mi, gitmemeli mi?'

Avrupalı turistlerin en çok gittiği ülkelerden biri Tayland. Ve gezi planlarını değiştirip değiştirmemeyi düşünen çok sayıda kişi var şimdi. La Tribune, 'gidin' diyor. Helikopterler kurtarma çalışmalarını sürdürürken, jumbo jetler de turistleri taşımayı sürdürmeli.

Gazeteye göre Tayland'a giden yabancıların sayısında bir azalma olursa, bundan en çok zarar gören de Taylandlılar olacak.

La Geneve, büyük şok geçirmiş böyle bir ülkede güneşlenip eğlenmeyi doğru bulmayanlara, 'bir yas süresi belirlemek kimin haddine?' diye soruyor; 'Tayland'ın turizme ihtiyacı var'.

Almanya'dan Die Welt gazetesi, dün açıklanan rakamlarda Almanya'da işsizliğin son yedi yılın en yüksek seviyesine çıktığının görülmesi üzerine, 'reform çabalarının daha güçlendirilmesini' istiyor. Die Welt , Ekonomi Bakanı Wofgang Clement'in 'iyimserliğinin' tartışmaya açık olduğu görüşünde. 'Güzel günleri umut etmek yerine, yapısal reformları hayata geçirmek için çalışsın' demiş.

Bu noktada Berliner Zeitung, 'Alman şirketlerinin de omuzlarında yüklü bir sorumluluk var' diyor.

Berliner Zeitung, şirketlerin gerekirse riskler alarak istihdam yaratmak için her türlü fırsatı değerlendirmesini çok önemli buluyor.

Avusturya'dan Der Standard, komşudaki ekonomik tabloyu yorumluyor. Gazete, Almanya'nın çalışma ve sosyal yardım yasalarında tarihinin en köklü reform paketini hayata soktuğu bir sırada, açıklanan işsizlik rakamlarını 'iyi bir başlangıç değil' diye değerlendiriyor.

Der Standard, ekonomik reformların halen çok sayıda Alman tarafından benimsenmediğini; kamu harcamalarındaki kesintilere genelde karşı çıkıldığını yazıyor. Fakat Der Standard'a göre, Alman ekonomisini adam etmek için bundan başka bir seçenek de yoktu. Gazete, bu gerçeği Alman kamuoyuna anlatmanın önümüzdeki aylarda Schröder hükümetinin önündeki en büyük sınavlardan biri olacağını söylüyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik