BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 15 Haziran, 2006 - TSİ 18:11
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
AB doruğu Brüksel'de başlıyor

Avrupa Birliği doruğu bugün Brüksel'de başlıyor. Birliğe üye 25 ülkenin liderleri, Avrupa'nın geleceği konusundaki tartışmayı bir kez daha gündeme taşıyacak ve genişlemenin sınırlarını ele alacaklar.

AB bayrakları
Türkiye zirveye davet edilmedi

Sonuç bildirgesinde aday ülkeler Türkiye ve Hırvatistan hakkında kısa birer değerlendirme de olacak.

Birlik üyesi ülkelerin liderleri, AB'nin geleceği tartışmasına ve nasıl bir Avrupa sorusu etrafındaki politikalara geri dönüyorlar. Birliğin bu tür siyasi tartışmalara dönmesi, belki hem uygun hem de gerekli; çünkü geçen baharda Avrupa Anayasası'nın Fransa ve Hollanda'daki referandumlarda reddedilmesi, Avrupa vatandaşlarının güvenini kazanmayı hedefleyen yeni perspektifleri oluşturmayı da zorunlu hale getirmişti.

AB, geçen yıl bu referandum sonuçları ardından, Avrupa'nın geleceği hakkında bir yıl düşünüp tartışma kararı almıştı. Şimdi bir yıl sonra bu tartışmalara geri dönülüyor ve büyük bir olasılıkla da bu zirvede sonuçlandırılmaması ve devam etmesi yönünde bir eğilim belirecek.

AB geleceğini tartışırken, belli konular üzerinde yoğunlaşmaya çalışıyor; bunların başında AB içerisindeki güvenlik ve özgürlükler sorunu gündemde. Bununla asıl dile getirilen, Avrupa vatandaşlarının kaygı duydukları bazı alanlarda yanıt aranması, örneğin, yasadışı göç, bunun nasıl düzenleneceği, nasıl engelleneceği, ne tür güvenlik mekanizmaları oluşturulacağı.

Bir diğeri, kendi ifadeleriyle terörizme karşı mücadele. Bu alanda ne tür önlemlerin alınacağı, bir işbirliği sağlanacağı da tartışılacak konular arasında.

Ayrıca yine kendi ifadeleriyle Avrupa yaşam biçimini küreselleşen dünyada yeniden nasıl tarif edecekleri de gündemde olacak.

Burada öne çıkardıkları, sürdürülebilir kalkınma modelinin benimsenmesi, ortak bir enerji politikası oluşturulması, küresel ısınmaya karşı küresel çözümler üretmek yönünde gayret gösterilmesi, ekonomi alanında da yeni istihdam yaratacak politikaların benimsenmesi, bu yönde şimdiye dek katedilen mesafelerin sürdürülmesi.

Zirvede Avrupa çapında ortak enerji politikası oluşturma konusu tartışılırken, Avrupa'nın komşularıyla olan ilişkilerinin, özellikle Rusya'yla ilişkilerin nasıl ele alınacağı da gündemde.

Bir diğer gündem maddesi, AB'nin işlemesinin daha sorunsuz hale getirilmesi, bürokrasinin azaltılması, kurumların işleyişinin düzenlenmesi.

Bu konularda belli noktalara işaret edilmekle beraber, tartışmanın herhalde önümüzdeki altı ay veya bir yıl devam etmesi öngörülüyor.

Genişleme ve Türkiye konusu

Zirvenin tartışacağı diğer önemli bir alan da genişleme. Bu konu da her şeyden önce geçtiğimiz yıl referandumlardan elde edilen dersler ve belki de oradan çıkan endişeler etrafında ele alınıyor.

Asıl olarak, AB'nin bundan sonra yeni üye ülkeleri özümseme kapasitesi üzerinde tartışmalar olacak ve büyük bir olasılıkla Avrupa Komisyonu'ndan bu alanda daha somut politika geliştirilmesi istenecek, somut bir rapor hazırlaması istenecek.

Bununla birlikte bu zirvenin gündeminde, şu anki aday ülkelerin katettikleri ilerleme durumları da değerlendiriliyor. Bu çerçevede Türkiye hakkında da bir paragraf var.

Bu paragrafta dikkat çeken nokta, Türkiye'de bazı gelişmelerin olduğunun belirtilmesine rağmen, özellikle insan hakları, demokrasi ve reformlar alanında bu gelişmelerin istikrarsız ve bütün ülke çapına eşit biçimde yayılmayan gelişmeler olduğu ve bu reform sürecinde, geriye dönüşün mümkün olmadığı bir noktaya gelinmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

Asıl olarak da Lüksemburg'daki Ortaklık Konseyi ve Hükümetlerarası Konferansta da ön plana çıkan Kıbrıs konusu gündeme geliyor. Türkiye'ye yeniden Avrupa Birliği'yle imzaladığı anlaşmalar ya da girdiği yükümlülükler etrafında Kıbrıs konusundaki yükümlülükleri de hatırlatılıyor.

Bu anlaşıldığı kadarıyla önümüzdeki dönemde, Türkiye açısından sıkıntı yaratan bir sorun olmaya devam edecek. Fakat bu alanda da yine bildiğimiz genel izlenim, Türkiye konusundaki 2004'den sonra bir ölçüde var olan iyimser havanın artık yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlaması.

Bugüne dek genişleme sürecinin tartışıldığı bütün zirvelere Türkiye de bu genişleme sürecinin parçası olduğu için davet edilirdi. Üstelik de genişleme sürecindeki aday ülkelerden biri olarak sonuç bildirgesinde kendisiyle ilgili bir paragraf da yer alacağı için.

Fakat bu kez davet edilmedikleri, kimsenin gelmeyeceği anlaşılıyor. Bu bir şekilde aday olan Hırvatistan'ın davet edilmemesiyle izah ediliyor ama bu yine de bugüne dek pek görülmeyen bir uygulama.

Türkiye ve AB bayraklarıAB anahtarı Kıbrıs
Joost Lagendijk: Kıbrıs'ın çözüm beklediğini yadsımak akılcı değil
AB AnayasasıAnayasaya ek süre
AB bakanları anayasa krizini çözmek için kendilerine 2009'a kadar süre tanıdı
haluk NurayAB'nin geleceği
IKV Brüksel temsilcisi Haluk Nuray AB'nin geleceğiyle ilgili sorularımızı yanıtladı
AB ve TürkiyeAnahtar Kıbrıs
Kıbrıs Türkiye-AB müzakere sürecinde pürüz yaratma potansiyeline sahip
İlgili haberler
Merkel: Anayasa için henüz erken
14 Haziran, 2006 | Avrupa
Müzakereler buruk başladı
13 Haziran, 2006 | Avrupa
Lüksemburg'da uzun ve zorlu gün
12 Haziran, 2006 | Avrupa
AB içinde bölgesel farklılıklar
12 Haziran, 2006 | Avrupa
AB 'tutum belgesi'ni görüşüyor
08 Haziran, 2006 | Avrupa
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik