|
AB 'tutum belgesi'ni görüşüyor | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Birliği Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER), gelecek haftaki Türkiye-AB Ortaklık Konseyi öncesinde hazırlıkları değerlendirmek üzere toplanıyor.
12 Haziran'da Lüksemburg'da, bakanlar düzeyinde yapılacak olan Ortaklık Konseyi toplantısında, müzakereler için "ortak tutum belgesi" görüşülecek. Bu belge üzerinde geçen hafta uzlaşma sağlanamamıştı. AB büyükelçileri nezdinde yine uzlaşma sağlanamazsa belgeye son şeklini vermek Pazartesi toplanacak AB dışişleri bakanlarına kalacak. Türkiye gelecek hafta Pazartesi günü, 3 Ekim'den bu yana ilk kez 35 müzakere başlığından birisinde fiili müzakerelere başlıyor. İlk ele alınacak bölüm 25. başlık olan "Bilim ve Araştırma". Çok kısa olan ve fazla anlaşmazlık bulunmayan başlıkta müzakerelerin çok kısa sürede hemen tamamlanabileceği düşünülüyor. Fakat toplantı öncesinde, Türkiye'nin pek çok eleştiriye uğrayacağı anlaşılıyor. Tutum belgesinde Türkiye'ye özellikle reformların yavaşladığı uyarısı iletiliyor. Avrupa Birliğinin genişlemeden sorumlu komisyon yetkilisi Olli Rehn, geçtiğimiz haftalarda Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinde, bu yılsonundan önce bir bunalım yaşanabileceğini söylemişti. AB yetkilileri özellikle ifade özgürlüğü, dini ve kültürel haklar, askerlerin siyasetteki rolünün sınırlanması gibi konularda ilerleme kaydedilmediğinden şikâyetçi. Ancak tutum belgesi konusunda itirazlar bununla da sınırlı değil. Kıbrıs tutum belgesi içine Türkiye bu yılsonunda Gümrük Birliği'ne dair Ek Protokolü onaylamazsa, yani limanlarını açmazsa müzakerelerinm durdurulması yönünde bir ifade girmesini istiyor. İngiltere ise Kıbrıs'ın talebine muhalefet ediyor ve konuya yılsonuna dek bir orta yol bulunabileceğini belirtiyor. Brüksel'den gazeteci Zeynel Lüle, Fransa'nın da müzakere sürecinin fazla hızlı ilerlediği konusunda eleştirileri olduğunu bu nedenle ilk başlığın hemen açılmaması telkininde bulunduğunu aktarıyor. Ancak Zeynel Lüle her iki ülkenin bu itirazlarında yalnız kalmış göründüğünü söylüyor ve "Avusturya'nın müzakerelerin kendi dönem başkanlığı döneminde başlatılması"na büyük önem verdiğini vurguluyor. Yine de müzakere süreci kolay geçmeyebilir. Her başlık üzerinde müzakerenin tamamlanabilmesi için bütün üyelerin onay vermesi gerekiyor. Herhangi bir başlık altında yapılan müzakereler, bir üyenin muhalefeti ile tamamlanmadan kalabilir. Bu da Kıbrıs ile yaşanan sorunun müzakerelerin her aşamasında tıkanma yaratma potansiyelini ortaya çıkarıyor. | İlgili haberler 'Türkiye'nin umutları kırıldı'06 Haziran, 2006 | Avrupa Annan'dan Kıbrıs hazırlığı25 Mayıs, 2006 | Avrupa Papadopulos'a destek arttı22 Mayıs, 2006 | Avrupa Kıbrıslı Rumlar kötümser04 Nisan, 2006 | Avrupa Economist: Türkiye yalpalıyor31 Mart, 2006 | Avrupa AB üyeliğinin anahtarı Kıbrıs23 Mart, 2006 | Avrupa Kuzey Kıbrıs'a AB yardımı 24 Şubat, 2006 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||