BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme:
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Avrupa Birliği nereye gidiyor?
Avrupa Birliği'nin yürütme organı Avrupa Komisyonu, birliğin geleceğine ilişkin planlarını açıkladı. Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso, Fransa ve Hollanda'da referandumlarda reddedilen Avrupa anayasası konusunda, hiçbir ülkenin 2008'e kadar karar almamasını istedi.

Avrupa halkının beklentilerini karşılayacak yapısal reformlara ihtiyaç duyduklarını belirten Barroso, liderlere, önümüzdeki yıl, birliğin geleceğine ilişkin vizyonlarını ve Avrupa ideallerine bağlılıklarını ortaya koyan bir deklarasyon imzalamaları çağrısında bulundu.

İktisadi Kalkınma Vakfı'nın Brüksel temsilcisi Haluk Nuray, konuya ilişkin BBC Türkçe'den Hüseyin Alkan'ın sorularını yanıtladı.


Haluk Nuray

BBC: Komisyon neden böyle bir deklarasyon istiyor. Bir siyasi irade eksikliği mi var?

HALUK NURAY: Ortada bir sorun var bir kere. Bu, Fransa ve Hollanda referandumlarında, anayasanın reddedilmesi üzerine başlayan bir süreç. Bu sürecin sonunda, Komisyon, "Avrupa'yı bulunduğu noktadan daha ileriye nasıl götürebiliriz?" diye çalışma yaptı. Bu açıklama, işte bu çalışmanın bir parçası.
Tespitlerinden biri şu, siyasi iradede bir eksik var. Bu nedenle de bu eksikliği giderecek şekilde harekete geçirmek istiyor, ben bu açıklamayı, bunun bir yansıması olarak görüyorum.

Şu anki kurumsal yapı, genişlemiş Avrupa'nın ihtiyaçlarına cevap vermiyor. Bir takım yerlerde tıkanmalar ortaya çıkmaya başladı. Sebeplerinden birini ise geri dönüp araştırdıklarında, kurumsal yapının şu anda fiili yapıya uymamasında görüyorlar. Öte yandan bu yapının ihtiyaca uygun hale getirilebilmesi için de, anayasanın kabulü ve bütün bu kurumsal yapının değişmesi sürecinin yaşanması lazım. Oysa Avrupa'nın buna hazır olmadığını da tespit ediyorlar.

Bir şeyler yapılması gerektiğini herkes kabul ediyor ama şu an birden bire ortaya çıkıp büyük adımlar atmanın da mümkün olmadığını görüyorlar. Bu yüzden bana kalırsa, bu yapılanlar, bir - iki sene sonra, birden bire hızlanacağını göreceğimiz bu sürecin hazırlıkları.

BBC: Barroso açıklamasında genişleme ve birliğin hazmetme kapasitesi konusunda, artık halkla tartışılması gerektiğini söylüyor. "Böyle bir tartışma başlarsa, biz halka genişlemenin getireceği yararları anlatabiliriz, Avrupa halkını ikna edebiliriz" diyor. Sizce bunu yapması mümkün mü?

HALUK NURAY: Şimdi bir kere halka sorarız demesi, kendisine yönelik bir şikâyete cevap niteliğinde. Özellikle Hıristiyan Demokrat Parti'den gelen, bir "demokrasi eksikliği" iddiası var. Diyorlar ki, "Avrupa'nın genişlemesi halktan uzak, talepleri dinlemeyen bürokratlar eliyle oluyor. Brüksel'de oturup gerçekçi olmayan bir takım tarihler ileri sürüyorlar. Daha sonra da bu tarihleri yakalamak için -üstelik bunu sadece Türkiye için söylemiyorlar; Romanya, Bulgaristan, hatta son genişlemeye katılan ülkeleri de dahil edecek şekilde savunuyorlar- böyle sıkıştırılmış bir süreç yürüyor. Süreç iyi yürümüyor çünkü demokratik değil" diye bir iddia var. İşte Barroso, bu soruya yanıt veriyor.

"Biz bunu başarırız" demesinin ardında da son yapılmış Barometre araştırması var.

Burada gösteriyor ki, "Halkın çoğunluğu genişlemeyi istemiyor deniyor ama öte yandan halkın yüzde 55'i de son yapılmış genişlemeyi başarılı olarak değerlendiriyor. Dolayısıyla halka bunun bir kazan kazan olduğu anlatılırsa, bundan hem vatandaşların teker teker hem de üye ülkelerin bir bütün olarak yaralandıklarını gösterebiliriz. Gösterebilirsek de bu konuda başarılı oluruz."

BBC: Türkiye bu tartışmaların neresinde?

HALUK NURAY: Genişleme söylendiği an, zaten Türkiye otomatik olarak akla geliyor. Türkiye iki noktadan bu işin içinde: Birincisi Avrupa'nın bakış açısından.

Avrupa, baktığı zaman Türkiye için aynı genişlemede olduğu gibi, isteyen ve istemeyenler olması gibi - ki muhtemelen, tam bugün itibariyle belki istemeyenler daha çok- tartışmaların bir bu boyutu var. Zira, halkın onayını alalım dendiği zaman, durum değişiyor.

Türkiye, "Avrupa stratejik bir düşünce içinde şu anda, stratejik faydalarını görüyor, siyasi elit. Halkın çoğunluğu şu anda istemiyor olsa dahi, süreci devam ettirecekler." diye bir inanç içinde. Politikalarını biraz da buna dayandırıyor. Bu arada halk çoğunluğunu da kendine çevirmeye çalışıyor.

İkincisi, Türkiye tarafından bakınca ne oluyor. Tabi Türkiye'den bakınca da Avrupa, nereye doğru gidiyor, federal bir Avrupa'ya mı gidiyor, konfederal bir Avrupa'ya mı gidiyor son noktada bence Türkiye de bir karar verecektir: girecek miyim girmeyecek miyim diye. Bu açıdan da Türkiye’nin izlemesi gereken bir konu.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik