Mısır hükümeti neden El Cezire'yi hedefe koydu?

Yazar Hugh Miles, Kahire'de El Cezire için çalışan gazetecilerin tutuklanması ardından, yayın kuruluşunun neden Mısır yetkililerinin hedefi haline geldiği sorusunu ele alıyor.

Mısır'da gazetecilerin durumu Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin Temmuz ayında devrilmesinin ardından daha da zorlaştı.

Güvenlik durumu kötüye giderken, siyasi gelişmelerle ilgili olarak resmi görüşü sorgulayan herkes, en hafifinden 'şüpheli' olarak görülmeye başlandı.

Resmi bir şekilde ifade etmese de, mevcut hükümetin medyaya bakışı "ya bizimlesin ya da karşımızdasın" şeklinde özetlenebilir.

Hükümetin karşısında olmak ise, kısa süre önce 'terörist' ilan edilen Müslüman Kardeşler hareketini desteklemeyi ifade ediyor.

Medyayı hedef alan mücadele, Mısır'da iktidar mücadelesinin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Ülkede Müslüman Kardeşler'e sempatik baktığı düşünülen neredeyse tüm kanallar son aylarda kapatıldı.

Mısır hükümetinin öfkesi

Bu televizyon kanallarının çoğunun yayını Mursi'nin devrilmesinden birkaç saat sonra durdurulmuştu.

Müslüman Kardeşler'in bakışının ifade edildiği tek Arapça yayın yapan tek kanal olarak El Cezire kalmıştı.

Kanal Mursi yanlısı protestoları sürekli bir şekilde yayınladı ve yüzlerce Müslüman Kardeşler destekçisinin öldürüldüğü Rabia katliamından sağ kurtulanların anlatımlarına yer verdi.

Hükümet El Cezire dışında medyanın çok büyük kısmına hakimdi. Yönetimin El Cezire'ye olan kızgınlığını anlamak bu nedenle zor değil.

Yetkililerin ellerinde olsa, El Cezire'yi kapatmak isteyeceklerine şüphe yok.

Ancak geçmişte bunun için yaptıkları girişimler hep başarısız oldu.

Hüsnü Mübarek döneminde de, Enformasyon Bakanlığı, El Cezire'yi susturmak için birçok yöntem denedi.

Bu yöntemler arasında, kanalın Mısır hükümeti stüdyolarını kullanmalarına izin vermemek, uydu sinyallerini engellemeye çalışmak, muhabirleri tutuklamak ve muhabirlerin aile üyelerini ülke dışına çıkmaya zorlamak da vardı.

El Cezire, buna rağmen, 2011 yılı Ocak ayında yüksek bir izleyici oranı tarafından takip edildi ve Mübarek'in devrilmesinde öncü rollerden birini oynadı.

Kanal ile Mısır yönetimi arasındaki gerginlik devrim sonrasında da devam etti.

Katar desteği

2011 yılında bir El Cezire muhabiri Kahire'de havaalanında gözaltına alındı ve kanalın Kahire'deki bürosu yağmalandı.

Ancak bunun kanalın başarısı üzerinde ciddi bir etkisi olmadı.

El Cezire'nin güçlü yönü Katar hükümetinden aldığı siyasi ve mali destek.

Katar Kraliyet ailesi, Müslüman Kardeşlerden daha pragmatik ve daha az ideolojik olmasına rağmen, iki akım arasında ciddi ortaklıklar ve iyi bir ilişki söz konusu.

El Cezire'de görünür olan isimler arasında Müslüman Kardeşler üyesi Şeyh Yusuf el Karadavi de bulunuyor.

Ancak Mursi hükümetinin devrilmesinin ardından Katar'ın Mısır'daki siyasi İslamı yönlendirme araçları önemli bir darbe aldı.

Ancak, son tutuklamalara ve siyasi arenadaki değişikliklere rağmen, El Cezire, İslami pozisyonun başlıca adresi olmaya ve bu yönüyle de Mısır hükümetini öfkelendirmeye devam ediyor.

Kahire'de yaşayan Hugh Miles, El Cezire: Arap haber kanalı dünyaya nasıl meydan okudu? adlı kitabın da yazarı.