You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
İsrail'de koalisyon görüşmeleri Kudüs ve Gazze'deki gelişmeler yüzünden sekteye uğradı
Doğu Kudüs'teki Mescid-i Aksa'da başlayan ve ardından Gazze Şeridi'ne taşınan gerilim, İsrail'deki koalisyon görüşmelerini de sekteye uğrattı.
İsrail'ın Gazze'ye yönelik hava saldırılarının ardından Birleşik Arap Listesi (Ra'am) saldırılar durana kadar koalisyon görüşmelerini dondurduğunu açıkladı.
Ülkede 23 Mart'taki erken seçimin ardından koalisyon hükümeti kurulamadı.
İsrail Parlamentosu'nda (Knessset) 30 sandalye ile en büyük parti konumundaki sağcı Likud'un lideri Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yeni koalisyon girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.
Bunun üzerine İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin hükümeti kurma görevini 17 sandalye ile ikinci sırada bulunan merkez partisi Yesh Atid'in lideri Yair Lapid'e verdi.
Times of Israel gazetesine göre 120 sandalyelik parlamentoda Netanyahu'yu destekleyen 53 milletvekili var.
Yair Lapid ise 57 milletvekilinin desteğini almayı başardı.
Fakat iki blok da çoğunluk için gerekli 61 sandalyeye ulaşamıyor.
Bunun nedeni ise parlamentodaki İsrailli Arap partiler.
Bunlardan biri olan İslamcı Birleşik Arap Listesi (Ra'am) 4 sandalyeye sahip.
Ra'am'ın eskiden bir parçası olduğu ve içinde hem İsrail Komünist Partisi'nin hem de çeşitli İsrailli Arap partilerin yer aldığı Müşterek Liste de 6 milletvekiliyle temsil ediliyor.
Ra'am lideri Mansur Abbas, kendisini "İsrail'de iktidarı belirleyecek kişi" olarak görüyor.
İsrail'de hükümetin göreve başlaması için 61 oya ihtiyacı yok. Karşı oy verenlerden fazla destek oyu alması hükümetin kurulmasını sağlıyor.
Fakat Abbas, Netanyahu'yu destekleyen 53 milletvekiliyle birlikte karşı oy kullanmaya karar verirse, Yair Lapid liderliğindeki "Değişim Bloku"nun göreve başlamasına engel olabilir.
Abbas daha önce bir tarafa destek belirtmemiş, hangi taraf İsrailli Arapların çıkarına daha fazla vaatte bulunursa onu destekleyeceğini açıklamıştı.
- İsrail ve Filistin basını, Kudüs ve Gazze'deki son gelişmeleri nasıl yorumluyor?
- Mescid-i Aksa'da gerilim nasıl başladı, neden arttı?
- Kudüs'teki gerginlik Türkiye-İsrail normalleşme sürecini nasıl etkiler?
- Filistinli yetkililer: İsrail'in Gazze'deki hava saldırılarında 9'u çocuk 25 kişi hayatını kaybetti
Times of Israel'e konuşan Değişim Bloku'ndan bir kaynak, Abbas ile Pazar günkü görüşmelerinin olumlu geçtiğini ve Abbas'ın koalisyon hükümetinde bir bakanlık yerine parlamentodaki içişleri veya ekonomi komisyonlarından birinin başkanlığını talep ettiğini aktardı.
İsrail basınına göre Ra'am hariç 7 partiden oluşacak koalisyon hükümetindeki bakanlıklar için sıkı pazarlıklar yapılıyor.
Fakat İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırıları sonucu görüşmeleri donduran Ra'am 2 Haziran'a kadar bu tutumunu değiştirmezse koalisyon kurma görevi Yair Lapid'den de alınarak Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin tarafından parlamentoda bunu başarabileceğini düşündüğü herhangi bir milletvekiline verilecek.
O tarihten sonra 21 gün içinde bir hükümet üzerinde uzlaşılamazsa ülke erken seçime gidecek.
İsrail tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde 2 yıldan kısa sürede 4 genel seçim yaşadı.
Haziran ayında süre dolana kadar bir hükümet kurulamazsa İsrailliler 2,5 yıl içinde 5. kez sandık başına gidecek.
İsrail basınındaki bazı yorumculara göre İsrailli Arap partilerin parlamentoda böylesi kritik bir konuma kavuştuğunun görülmesi, oy kullanma oranı düşük olan İsrailli Arapların önümüzdeki seçimlerde daha fazla sandığa giderek daha fazla Arap milletvekilini parlamentoya sokmasına yol açabilir.
Analiz: Joel Greenberg, İsrail Uzmanı
Mart'taki seçimin ardından Netanyahu da, muhalifleri de parlamentoda çoğunluk sağlayamadı ve iki taraf da kendini sıra dışı bir konumda buldu: Parlamentodaki Arap vekillerin desteğini almaya çalışırken.
İslamcı Mansur Abbas iki tarafa da destek açıklamadı ve bu konumunu İsrailli Arapların sorunlarını çözmek için kullanacağını söyledi. Öne çıkan sorunlar arasında şiddet ve inşaat kısıtlamaları bulunuyor.
Abbas seçimin ardından Netanyahu'nun Likud partisinden bir temsilcinin yanı sıra ana muhalefet lideri Yair Lapid'le de görüştü.
Lapid Abbas'ın yanı sıra, altı sandalyeye sahip Birleşik Liste temsilcileriyle de görüştü.
Abbas'ın ideolojik olmayan faydacı yaklaşımı İsrail siyasetindeki Arap etkisi açısından sıra dışı bir durum.
Abbas, Filistinlilerin haklarını destekleyen ve milliyetçi İsrail sağına sert bir şekilde karşı çıkan solcu Birleşik Arap Listesi gibi bir kenara itilmemek için "ne sağcı ne solcu olduğunu" söylüyor.
İsrail'in kamu yayıncısı Kan'a konuşan Abbas bu tutumunu "Siyasetten uzak bir köşede, dışlanmış ve kendimizi dışlamış bir şekilde duruyorduk. Şimdi Birleşik Arap Listesi olarak siyasi sisteme meydan okuyoruz. 'Dostlar, biz varız ve buradayız. Bizimle görüşmek isteyen herkese kapımız açık' demiş oluyoruz" sözleriyle anlatmıştı.
Abbas, İsrail nüfusunun yüzde 20'sini oluşturan Arapların şartlarının iyileştirilmesini ilk hedef olarak görüyor.
İsrail basınına göre Abbas, Arapların yaşadığı bölgelerde inşaat izni verilmemesi ve Arap topluluklarında şiddet oranının yüksek olması gibi sorunlara çözüm istiyor.
Bunun yanı sıra İsrail'i bir ulus devlet olarak tanımlayan, İsrailli Arapların kendilerini ikinci sınıf hissetmelerine yol açan ve Arapça'nın İsrail'de resmi dil statüsüne son veren 2018 tarihli yasanın da değiştirilmesini istiyor.
Abbas "Toplumumuzun yararına olacak bir değişimi sağlayabilmek için kendimizi farklı bir pozisyonda konumlandırmamız lazım. Yalnızca parlamentoyu değil, hükümet araçlarını da kullanabiliriz" diyor.
Netanyahu'ya muhalif olan sağ partiler iktidara gelebilmek için Arapların desteğini istemekte gönülsüzdü.
Fakat seçim sonuçları onlara başka bir alternatif bırakmadı.