KCK: 'Suriye'de SDG'ye operasyonlar Kürtsüzleştirme saldırısı'

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Unvan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, İstanbul
  • Okuma süresi: 3 dk

PKK ve çizgisindeki grupların çatı yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK), Suriye ordusunun son operasyonları sonrası Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) destek açıklaması yaptı.

PKK'ya yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı'nın (ANF) haberine göre KCK yöneticilerinden Mustafa Karasu, ortada "Kürtlere yönelik uluslararası bir komplo olduğunu" savundu.

Operasyonları "Kürtsüzleştirme saldırısı" olarak yorumlayan Karasu, "Rojava halkının yanında olmalıyız" dedi.

Suriye'nin kuzeyinde, büyük ölçüde Kürtlerin yaşadığı bölgeye verilen isim olan Rojava, Kürtçe'de "Batı" anlamına geliyor.

PKK'nın askeri kanadı Halk Savunma Merkezi (HPG) yöneticilerinden Murat Karayılan da yaptığı açıklamada, başta ABD olmak üzere uluslararası güçlerin SDG'nin arkasında durmamasını "riyakarlık" olarak tarif etti.

Karayılan, operasyonlarla ilgili Türkiye'nin tutumunu da eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 19 Ocak'ta yaptığı açıklamada Türkiye'nin Suriye hükümetini "yalnız bırakmayacağını" söylemişti.

Erdoğan, "Toprak bütünlüğü haiz, bir ve bütün Suriye'den yanayız" demişti.

SDG'nin omurgasını Kürt Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) silahlı kanadı Halk Savunma Birlikleri (YPG) oluşturuyor.

Türkiye YPG'yi "PKK'nın Suriye kolu ve terör örgütü" olarak görüyor ve SDG'ye karşı da aynı yaklaşımı benimsiyor.

KCK yöneticisi Karasu'dan Arap aşiretlere çağrı

KCK yöneticilerinden Mustafa Karasu açıklamasında devam eden süreçle IŞİD'in 2014 ve 2015'te Kobani'ye (Ayn el-Arab) yönelik saldırıları arasında benzerlik kurdu ve Kürt güçlere destek çağrısı yaptı.

Şam yönetimi ile "bazı güçleri" Kürtler ve Arapları birbirine düşürmekle de suçlayan Karasu, SDG bünyesindeki Arap aşiretlere çağrıda bulundu.

Karasu, "Böyle bir oyuna gelmek sadece Kürtlere değil Araplara da Arap halkımıza da zarar verir. Bu açıdan kışkırtanlar olabilir, kışkırtanlar var. Bunlara kulak verilmemelidir" dedi.

'Türk yetkililer bizim çocuk olmadığımızı bilmeliler'

Murat Karayılan ise açıklamasında, "Bedeli ne olursa olsun Rojava'yı yalnız bırakmayacağız" diye konuştu.

Karayılan ayrıca Türkiye'nin çatışmalarda "aktif rol oynadığını" iddia etti.

Karayılan, yaşananların Türkiye'deki çözüm sürecine etkisine dair ise "Türk yetkililer bizim çocuk olmadığımızı bilmeliler" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) 17 Ocak'ta Türkiye'nin Suriye'de yaşananlara dair tutumuyla ilgili yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı:

"Türkiye'nin Suriye'de yaşanan süreçte Kürtlere yönelik hasmane bir tutum sergilediği, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın bu yönde açıklamalarının olduğuna ilişkin iddialar bütünüyle asılsızdır."

Türkiye, PKK gibi SDG'nin de kendisini feshetmesi gerektiğini savunuyor.

Suriyeli Kürtler ise Suriye'de ana konunun silah bırakmaktan ziyade entegrasyon olduğunu savunuyor.

Ankara son dönemde SDG'yi sık sık hem İsrail'le ilişkileri hem de Şam yönetimi ile 10 Mart 2025'te imzalanan mutabakata uyum gibi başlıklarda sert şekilde eleştirmişti.

Suriye'de son durum ne?

Suriye'de Şam yönetiminin, 6 Ocak'ta Halep'in doğu kırsalında başlattığı operasyonlardan sonra Kürt silahlı güçler Fırat nehrinin doğusuna çekildi.

Yaklaşık bir hafta sonra ise Fırat'ın doğusunu hedef alan operasyonlar başladı.

Bu çatışmaların Şam yönetimi ve SDG arasında 18 Ocak'ta imzalanan ateşkesle sona ermesi bekleniyordu.

Ancak çatışmalar Fırat'ın doğusunda da devam etti.

Kürt yetkililer, Suriye lideri Ahmed Şara ile SDG lideri Mazlum Abdi arasında 19 Ocak'ta yapılan görüşmenin de anlaşmazlıkla sonuçlandığına ilişkin açıklamalar yapıyor.