Kartalkaya davasında mağdurlar kürsüde: 'Hayat kaynağımızı aldınız'

Üzerinde "Lalin ve Ceren için Adalet!" yazan bir pankartın fotoğrafı.
Fotoğraf altı yazısı, Mağdur yakınları Bolu'daki duruşmayı salon dışında hazırlanan bölgeden takip ediyor.
    • Yazan, BBC Türkçe
  • Okuma süresi: 3 dk

Bolu Kartalkaya'da 36'sı çocuk 78 kişinin öldüğü yangının ilk duruşmasında sanık savunmalarının ardından mağdur ve tanık beyanları sürüyor.

Bolu Barosu Başkanı Sinan Barut, duruşmaya 15 Temmuz'da ara bir günlüğüne ara verileceğini ve ilk celsenin 18 Temmuz'da bitmesini beklediklerini söyledi.

Barut, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerin sanık olarak mahkemeye çağırılabileceğini ekledi.

Duruşmanın sekizinci gününde yangında kızı, damadı ve iki torununu kaybeden Gülşen Boncuk kürsüye çıktı.

Beyanı sırasında gözyaşlarını tutamayan Boncuk, sanıklara "Gözümün içine bakın" dedi.

Gülşen Boncuk, "Kendiniz kurtulurken orada yanmaya bırakamazsınız. Ben istiyorum ki siz ölmeyin; her gün '78 kişinin katiliyiz' diye ölmeyin, inleyin" ifadelerini kullandı.

Boncuk "Hayat kaynaklarımızı aldınız" dedi.

'Yangın dedektörlerinin kapatıldığını duydum'

14 Temmuz'da Grand Kartal Otel'in kayak odasında çalışan Şenol Güven de tanık olarak ifade verdi.

Güven, yangın çıktığında odada olduğunu ve kayak çıkışından dışarı çıktığını söyledi.

Güven, "Alarm duymadım, yangın tatbikatı da yapılmadı. İş güvenliği uzmanı da yoktu. Otelde yağmurlama sistemi yoktu" diye konuştu.

Güven, resepsiyonda sesli uyarı sistemi bulunduğunu ve bu sistemdeki mikrofondan tüm otele ses duyurulabileceğini söyledi.

Oteldeki minibarlardan sorumlu Tuni Urhan, ifadesinde Otel Müdür Zeki Yılmaz'ın yangının başladığı anlarda "Kimseye haber vermeyin, kendi aramızda halledelim" ifadelerini kullandığını iddia etti.

Urhan, yangın alarmı duymadığını ve personele yangın eğitimi verilmediğini, tatbikat yaptırılmadığını söyledi.

Tanık ayrıca odalarda sigara içildiği için yangın dedektörlerinin kapatıldığını duyduğunu da ifade etti.

'Bakanlık yetkilileri de sanık olarak karşımıza çıkabilir'

Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, duruşmanın sekizinci günü davanın gidişatına dair basın mensuplarını bilgilendirdi.

Barut, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla mahkemeye bir gün ara verileceğini söyledi.

Barut, "Duruşmanın seyri muhtemelen önümüzdeki hafta cuma gününe kadar ilk aşamanın, ilk celsenin tamamlanacağını gösteriyor" diye konuştu.

Bolu Barosu başkanı, ilk celsenin sonuçlanmasıyla birlikte mahkemenin sanıkların tutululuk ve adli kontrol durumlarına dair ara karar vermesini beklediklerini ifade etti.

Barut, "Şu anda tutuksuz olan sanıkların tutuklanması ihtimali olduğu gibi, bazı tutuklu sanıklar için de adli kontrolle tahliye edilme imkanı söz konusu olabilir" dedi.

Sinan Barut, turizm ve çalışma bakanlıklarından yetkililerin de davaya dahil edilmesi için itirazların sürdüğünü vurguladı:

"Eğer soruşturma izni verilmemesine dair kararlar kaldırılırsa, bu iki bakanlığın yetkilileri de sanık olarak karşımıza çıkabilir."

Baro başkanı, Halit Ergül'ün damadı Emir Aras'ın ailesiyle yangın gecesi nasıl otelden çıktığına dair kamera kayıtlarının duruşma salonunda izletildiğini söyledi.

Barut, Aras'ın savunmasında beyan ettiğinin aksine kattaki diğer misafirleri uyarmak için "herhangi bir fiili müdahalede bulunmadığını" ve bu sebeple olası kasttan yargılandığını belirtti.

'Yedi gündür sanıkların tiyatrosunu izliyoruz'

Yangında 15 yaşındaki oğlu Eren Bağcı'yı kaybeden Gözde Ezgi Çilingir Bağcı, otel çalışanlarının yangını fark ettiğinde insanları uyarabileceğini, bu sayede de bazı hayatların kurtarılabileceğini söyledi.

Bağcı, olay günü "tabut otel" olarak nitelendirdiği işletmede 78 insanın hayatını kaybettiğini anımsattı ve şunları söyledi:

"Otel yönetimi otelden çıkarken, yan odasındakileri bile uyandırmamıştır. Bu nasıl bir caniliktir anlamak mümkün değil. Burada dinlediklerimiz, acılarımızla dalga geçmektir."

Bağcı, "görevini yapmayan kamu kurumlarının da yaşanan bu acının sebebi olduğunu" savundu.

Ellerinde pankart ve fotoğraflar tutan yakınların fotoğrafları.
Fotoğraf altı yazısı, Yakınlarını kaybedenlerin davanın ilk günü çekilmiş fotoğrafı. BBC Türkçe'ye konuşan müştekiler, sanıkların olası kasttan olabilecek en ağır dereceden hüküm giymesini talep ettiklerini söylüyor.

Baba Rıza Eray Bağcı ise hayatını kaybeden tüm canlar için adalet aradıklarını ifade ederek, yedi gündür burada "sanıkların tiyatrosunu" izlediklerini ifade etti.

Yangında 36 çocuğun hayatını kaybettiğini anımsatan Bağcı, şöyle devam etti:

"Siz katil değil aynı zamanda vatan hainisiniz, çünkü bu ülkenin geleceğini çaldınız. Eren 15, Ömür 18 yaşındaydı. Sanıklar 'Bilmiyorum, hatırlamıyorum, kağıt üzerinde' diyor. Herkesi diğerini suçluyor. Sonunda canlarını yitiren bizler, sanırım suçlu olarak ilan edileceğiz."

'Organize kötülüğün organize savunmasına maruz kalıyoruz'

11 Temmuz'da otel sahibi Halit Ergül'ün savunmasından önce yakınlarını kaybedenlerin kurduğu "Başka Canımız Yok" platformundan Zeynep Kotan duruşma salonu önünde basın açıklaması yaptı.

Yangında 18 yaşındaki oğlunu kaybeden Kotan, şunları kaydetti:

"Dört gündür 21 Ocak'ta bize yaşatılan organize kötülüğün organize savunmasına maruz kalıyoruz.

"Dört gündür sanıkların sorgusundan tek duyduğumuz 'bilmiyorum', 'hatırlamıyorum', 'duymadım', 'görmedim', 'sorumlu değilim' ve 'kağıt üstünde'.

"Sadece bununla da kalmıyor. Sanık vekillerinin ve sanık yakınlarının tahriklerine maruz kalıyoruz. Gözlerimizin içine baka baka karıncayı bile incitmeyen bir aile olduklarını söylüyorlar."