IŞİD-Horasan örgütü hakkında neler biliniyor, Türkiye'de aktif mi?

Elinde IŞİD bayrağı taşıyan bir militan. Arkada Horasan bölgesini gösteren harita var. En arkada silik bir şekilde bir başka IŞİD militanı görülüyor.

Kaynak, BBC/ Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, IŞİD-H, örgütün Afganistan'daki kolu ama küresel çaptaki faaliyetleriyle dikkat çekiyor. BBC Türkçe, soruşturmalar üzerinden IŞİD-H'nin Türkiye'deki izlerini sürdü. Mahmut Hamsici'nin haberi
    • Yazan, Mahmut Hamsici
    • Bildirdiği yer, İstanbul
  • Okuma süresi 7 dk

IŞİD - Horasan (IŞİD-H) örgütü, son yıllarda hem Orta Asya hem de küresel çaptaki faaliyetleriyle tüm dünyanın gündeminde.

Bu örgüt, IŞİD'in Afganistan'daki kolu.

Bununla birlikte örgütün eylem ve faaliyetleri farklı ülkelere de yayılmış durumda.

IŞİD-H'nin adı son yıllarda Türkiye'de de sık sık gündeme geldi.

Son olarak, Yalova'da 29 Aralık'ta yaşanan çatışmada öldürülen altı IŞİD şüphelisinden bazılarıyla ilgili IŞİD-H bağlantısı iddiaları ortaya çıktı.

IŞİD-H'nin hem dünyadaki konumu hem de Türkiye'deki faaliyetleriyle ilgili merak edilenleri inceledik.

Yüzü kapalı ve ellerinde ağır silah bulunan bir görevli. Arkada gri bir minibüs.

Kaynak, Scott Peterson/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 2021 yılında, Afganistan'ın başkenti Kabil'in girişinde güvenlik kontrolü yapan Taliban üyeleri. Taliban ile IŞİD-H arasında dönem dönem çatışmalar yaşanıyor.

Nasıl kuruldu?

2013'te kurulan ve ertesi yıl fiili olarak "halifeliğini" ilan eden IŞİD, ilerleyen dönemlerde Suriye ve Irak'ın geniş kesimlerinde kontrolü ele geçirdi.

IŞİD bu süreçte farklı ülkelerde de örgütlenmeye gitti, 2015 yılında, asıl olarak Afganistan merkezli olarak IŞİD-H kuruldu.

Tarihsel olarak Horasan, günümüzdeki Afganistan, İran, Pakistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Pakistan'ın belli bölümlerini kapsayan bir alanı tanımlıyor.

Örgüt de bu bölgede varlık göstermeyi hedefliyor.

Askeri operasyonlarla Ortadoğu'daki etkisi 2017'den sonra zayıflayan IŞİD, 2019 itibarıyla Irak ile Suriye'de kontrolü altında bulunan toprakların tümünü kaybetti.

BM'den IŞİD-H uyarısı

Birleşmiş Milletler Genel Sekterliği tarafından IŞİD'le ilgili hazırlanan 31 Ocak 2025 tarihli rapora göre IŞİD ve onunla bağlantılı örgütler, son dönemde odaklarına Afrika'yı yerleştirmiş durumda.

İncelediğimiz raporda, Afrika dışında IŞİD-H'nin Afganistan'da, bölgede ve başka yerlerde "baskın bir terör tehdidi oluşturduğu" belirtiliyor.

Örgüt, ayrım gözetmeksizin kız çocuklarının gittiği okullara, kadın doğum hastanelerine, otobüs duraklarına, Şiilerin ibadethanelerine, cenazelere, hastanelere ve polise saldırılar düzenlemekle suçlanıyor.

Bir çocuk, bir kadın ve erkek kırmızı cam kaselerde mum yakıyor.

Kaynak, ANTHONY PIZZOFERRATO/Middle East Images/AFP/Getty Image

Fotoğraf altı yazısı, 22 Mart 2024'te Rusya'nın başkenti Moskova'da IŞİD-H militanları tarafından düzenlenen saldırıda yaklaşık 150 kişi öldü.

IŞİD-H'nin saldırıları açısından kritik yıl 2024 oldu.

Grup, Ocak 2024'te İran'da yaklaşık yüz kişinin öldüğü bir türbe saldırısı ve iki ay sonra da Rusya'da yaklaşık 150 kişinin yaşamını yitirdiği konser salonu saldırılarını üstlendi.

BM'nin raporunda IŞİD-H'nin Afganistan dışında Avrupa'da da eylem hazırlıkları yaptığı, örneğin bu kapsamda 2025 yılında Fransa'da bir olimpik futbol maçına saldırı hazırlığı yapan şüphelinin yakalandığı belirtiliyor.

BBC Türkçe'ye konuşan Leiden Üniversitesi Güvenlik ve Küresel İlişkiler Enstitüsü'nden öğretim üyesi Graig R. Klein, IŞİD-H'yi Orta Asya ve Güney Asya'daki bu tip radikal örgütler arasındaki "en aktif ve en şiddetli" gruplardan biri olarak tanımlıyor.

Avustralya merkezli Ekonomi ve Barış Enstitüsü'nün "2025 Küresel Terörizm Endeksi" raporunda ise örgütün "dijital savaş alanına" git gide daha fazla öncelik verdiği aktarılıyor.

Bu kapsamda takipçilerin IŞİD-H tarafından doğrudan eğitilip görevlendirilmediği, bunun yerine taktikler, hedef seçimi ve silah temini konusunda çevrimiçi platformlar üzerinden iletişim yoluyla uzaktan yönlendirildikleri belirtiliyor.

Türkiye'de nasıl gündeme geldi?

IŞİD-H'nin adı Türkiye'de de son yıllarda sık sık gündeme geliyor.

IŞİD'in Türkiye'de üstlendiği son eylemi 28 Ocak 2024'te gerçekleştirilen İstanbul Sarıyer'deki Santa Maria Kilisesi saldırısı oldu.

Anadolu Ajansı olaydan kısa süre sonra yayımladığı ve güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, saldırının faillerinin IŞİD-H bağlantılı olduğunu duyurdu.

Mavi tişörtlü bir kişi, elleri ters kelepçeli şekilde polis tarafından götürülüyor.

Kaynak, Anadolu Agency/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 2022 yılında, İstanbul'daki bir IŞİD operasyonunda yakalanan şüpheli.

1 Haziran 2025'te, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Pakistan istihbarat servisi ISI'nın, IŞİD-H'nin üst düzey yönetici olduğu öne sürülen Türk vatandaşı Özgür Altun'u Pakistan-Afganistan sınırında ortak bir operasyonla yakaladığı açıklandı.

İçişleri Bakanlığı'nın "terörden arananlar" listesinde turuncu kategoride yer alan Altun daha sonra Türkiye'ye getirildi ve cezaevine kondu.

Altun'un Türkiye ile Avrupa'da yaşayan sivil halkın toplu halde bulunduğu konser alanlarına yönelik eylem düzenlenmesi talimatlarını verdiği belirtildi.

Aralık 2025'te MİT'in, düzenlediği bir başka operasyon sonucu Türk vatandaşı Mehmet Gören'in, Afganistan-Pakistan bölgesinde yakalanarak Türkiye'ye getirildiği açıklandı.

Gören'in IŞİD-H bünyesinde yönetici olduğu, Afganistan-Pakistan alanındaki örgüt kamplarında faaliyet yürüterek yöneticiliğe kadar yükseldiği öne sürüldü.

Elleri önden kelepçeli sakallı bir adam. İki yanında Türk bayrakları var.

Kaynak, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

Fotoğraf altı yazısı, Afganistan-Pakistan alanında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Mehmet Gören'in IŞİD-H yöneticisi olduğu açıklandı.

Yalova saldırısıyla ilgili IŞİD-H iddiaları

IŞİD-H'yi Türkiye'de gündeme getiren son olay ise 29 Aralık 2025'te Yalova'da yaşanan çatışma oldu.

IŞİD'e yönelik bir operasyon kapsamında yapılan ev baskınında yaşanan olayda üç polis hayatını kaybetti. Altı şüpheli öldürüldü.

BBC Monitoring'in aktardığına göre IŞİD, bir açıklama yayımlayark olayda "askerlerinin" yer aldığını iddia etti.

Bunun Santa Maria Kilisesi saldırısından beri IŞİD'in Türkiye'deki varlığı hakkında yaptığı ilk resmi açıklama olduğu belirtiliyor.

Askeri giysili kişiler ve polis bir sokakta ellerine silahla yürüyor.

Kaynak, Umit Bektas/REUTERS

Fotoğraf altı yazısı, 29 Aralık 2025'te Yalova'daki çatışmada üç polis memuru hayatını kaybetmişti.

Çatışmada öldürülen bazı şüphelilerin, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2024 yılında yürütülen IŞİD'le ilgili bir soruşturma kapsamında bir süre tutuklu yargılandığı ortaya çıktı.

Aynı soruşturma kapsamında 2025'te hazırlanan ve BBC Türkçe'nin incelediği iddianamede yer alan Terörle Mücadele Daire Başkanlığı'nın bir yazısında bu şüphelilerin, IŞİD-H'ye katılmak üzere önümüzdeki süreçte Türkiye'den ayrılma arayışında olabilecekleri belirtiliyordu.

Yargı makamlarına göre Türkiye'de IŞİD-H

Son yıllarda Türkiye'de, IŞİD-H'nin ele alındığı, farklı kentlerde çeşitli soruşturmalar yürütüldü.

Bu soruşturmalar örgütün Türkiye'deki varlığına ilişkin önemli bilgi ve iddialar içeriyor.

Yalova merkezli bir soruşturmanın iddianamesinde tüm şüphelilerin Türk vatandaşı olması dikkat çekiyor.

Soruşturmada Yalova'da yaşayan bazı şüphelilerin Pakistan'ın başkenti İslamabad'a gitmek üzere İstanbul Havalimanı'ndan çıkış yaptığı, bu kişilerin IŞİD-H'ye katıldığının değerlendirildiği belirtiliyor.

Bir şüphelinin IŞİD-H'ye katılmak üzere Pakistan'a gitmek üzereyken havaalanında gözaltına alındığı, bazı şüphelilerin Pakistan'a gitmeden önce Türkiye'de eylem planladıkları da kaydediliyor.

IŞİD-H'ye katılmak üzere bu ülkeye giden ve artık firari olan isimler olduğuna dair bilgiler de yer alıyor.

Elleri önden kelepçeli siyah giysili bir adam. İki ynaında türk bayrakları var.

Kaynak, İçişleri Bakanlığı

Fotoğraf altı yazısı, MİT'in Pakistan'da düzenlediği operasyonla yakaladığı Özgür Altun'un IŞİD-H'nin üst düzey yöneticilerinden olduğu belirtiliyor.

İddianamede yer alan savcılık sorgularında bazı şüphelilerin Pakistan'a gitme isteme gerekçelerine "turistik gezi", "ucuz bir ülke olduğu için" gibi cevaplar verdiği görülüyor.

2023 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede ise IŞİD-H'nin Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin önemli detaylar bulunuyor.

Bu iddianamedeki şüphelilerin tamamına yakının yabancı uyruklu olması göze çarpıyor.

İddianamede IŞİD-H'nin Türkiye'yi eleman temin etmede önemli bir nokta olarak değerlendirdiği görülüyor.

Metinde, örgütün doğrudan Türkiye içinde şiddet eylemi hazırlıkları içinde yer aldığına dair bilgi notları da yer alıyor.

Türkiye'deki saldırılar için ülkede yaşayan Özbekler gibi yabancı uyruklular içinden eylemci arayışında olduğu gibi istihbarat notları da yer alıyor.

Soruşturma birimlerinin, planlanan eylemlerdeki saldırı hedefleri olarak ise bazı konsolosluklar, kiliseler ve sinagogların belirlendiğini tespit ettikleri görülüyor.

Arkalarında IŞİD bayrağı bulunan üç militanın yüzleri kapalı. Ellerinde ise ağır silahlar bulunuyor.

Kaynak, IŞİD

Fotoğraf altı yazısı, IŞİD'in Temmuz 2019'da yayımladığı videoda militanlar "Türkiye Vilayeti"ne bağlılık açıklaması yapmıştı.

2024 yılında IŞİD-H'nin Türkiye'deki faaliyetlerini ele alan ve yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan bir başka iddianame de bulunuyor.

İncelediğimiz iddianamede, IŞİD-H mensubu, Özbek, Kırgız ve Kafkas kökenli kişilerin İstanbul Başakşehir'de "Darul Vefa İlim ve Amel Merkezi" adlı yasadışı mescidde faaliyet gösterdiği aktarılıyor.

İddianamede, bu merkezde, öğrencilere dini eğitim adı altında IŞİD propagandası yapıldığı, yapılanmanın liderlerinin devşirdikleri kişileri Türkiye üzerinden Afganistan'a gönderip IŞİD-H saflarına katılmalarını planladıkları belirtiliyor.

MİT Akademisi'nin raporunda neler var?

MİT'e bağlı Milli İstihbarat Akademisi, 2024 yılında "Terörizmle Mücadele ve Türkiye: DEAŞ/Horasan Yapılanması" adlı bir rapor hazırladı.

BBC Türkçe'nin incelediği raporun örgütün Türkiye'deki faaliyetleriyle ilgili bölümünde, IŞİD'in "Türkiye'nin mücadelesi nedeniyle etkili bir yapılanma oluşturamadığı ve militan temininde zorlandığı" belirtiliyor.

Bunun da örgütün daha çok yer altında ve dar hücreler şeklinde örgütlenmesine neden olduğu aktarılıyor.

"Bu hücrelerin ise ağırlıklı olarak sosyal ağları zayıf olan ve ülkeye ya kaçak yollarla ya da turist vizesi ile gelen șahıslardan oluştuğu" tespiti yapılıyor.

Raporda, Türkiye içerisinde de IŞİD-H'ye bağlı kiși ve grupların örgütlenme çabaları içerisinde olduğu tespit edildiği belirtiliyor ve "Bu tür yapılar, Türkiye'de ilgili birimlerin operasyonları neticesinde bertaraf edilmiștir" ifadesine yer veriliyor.

IŞİD-H'den Türkçe propaganda

BBC Monitoring'in cihatçı medya uzmanı Mina Al Lami aktardığına göre örgütün El Azaimadlı bir medya grubunun en önemli yayınlarından biri "Horasan'ın Sesi" adlı dergi.

Bu dergideki makalelerin Türkçe çevirileri de bulunuyor.

IŞİD-H yanlısı içerikler, "genellikle Türkiye'deki iç siyasi gelişmelere odaklanıyor ve hükümeti itibarsızlaştırmayı" amaçlıyor.

BBC Türkçe'nin incelediği Yalova merkezli iddianamede, bazı şüphelilerin cep telefonlarından bu makalelerin çıktığı görülüyor.

BBC Monitoring, resmi ve gayri resmi IŞİD materyallerinin Türkçeye çevirisinin ise büyük ölçüde Meydan Medya'nın sorumluluğunda olduğunu ancak bu kuruluşun da üretimlerini geçen yıl önemli ölçüde azalttığını belirtiyor.

Leiden Üniversitesi'nden Graig R. Klein, "IŞİD-Horasan örgütü, Türkiye'ye yöneliyor çünkü Türkiye'yi, Orta Asya'daki savaşçıları bölgeye sokup çıkarmak ve potansiyel olarak Batı'ya sızmak için kısmen kolay bir yol olarak görüyor" diyor.