BBC Türkçe araştırdı: Yalova'daki çatışma Türkiye'de IŞİD'le ilgili riskler konusunda ne anlatıyor?

Kaynak, BBC TÜRKÇE
- Yazan, Mahmut Hamsici - Fatima Çelik
- Bildirdiği yer, İstanbul-Bursa-Yalova
- Okuma süresi 10 dk
Duvarlarında mermi izleri bulunan, bazı camları kırılmış, kapısına kan sıçramış iki katlı bir ev.
Bir bölümü yanmış, girişi ise polis kordonuyla çevrilmiş.
Bahçesindeki verandada bir plastik çocuk salıncağı asılı duruyor.
Marmara Denizi kıyısında sakin bir kent olan Yalova'nın, sakin bir sokağındaki bu evi bu hale getiren, 29 Aralık gecesi yaşanan çatışma oldu.
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne yönelik operasyonlar kapsamında eve gelen güvenlik güçlerine ateş açılmasıyla başlayan çatışma saatler sürdü.
Sonunda üç polis hayatını kaybetti ve altı IŞİD şüphelisi öldürüldü.
Bu altı kişinin geçmişi ve Yalova'da son yıllarda yaşanan gelişmeler, IŞİD'in Türkiye'deki çabaları ve potansiyel etkisine dair önemli ipuçları sunuyor.
BBC Türkçe, Yalova'daki olayın Türkiye'de IŞİD'e dair risklerle ilgili bize ne gösterdiğini araştırdı.

Kaynak, BBC TÜRKÇE
Yalova'da Selefi örgütlenmeler
Olayda öldürülen zanlılardan Haşem, Lütfi, Musa ve Mehmet Cami Sordabak; kardeşler.
Diğerlerinin isimleri ise Zafer Umutlu ve İbrahim Dayan.
Bu kişilerin, geçmişte Yalova'daki bazı dini çevrelerin etkinliklerine katıldıkları görülüyor.
Yalova merkezli olarak 2024 yılında yürütülen IŞİD soruşturması kapsamında 2025'te hazırlanan iddianamede önemli bilgi ve iddialar bulunuyor.
BBC Türkçe'nin incelediği iddianameye göre bu soruşturmada İbrahim Dayan dışındaki beş kişi, şüpheli olarak yer almış.
Yalova'da 2012'de Vuslat grubu olarak da bilinen Ruh-ül Kuran'a Hizmet Vakfı'nın bir şubesi açıldı.
İddianameye göre Selefi görüşlere sahip bu vakıf, halk arasında Dârül Harpçiler olarak biliniyordu.
Bu, Müslüman olmayan bir devletin hâkimiyeti altındaki topraklar için kullanılan fıkıh terimi.
İddianameye göre bu vakıfta faaliyet gösteren bir grup genç 2016 sonlarında buradan ayrıldı.

Kaynak, BBC TÜRKÇE
Ebu Hanzala lakablı Halis Bayuncuk'un görüşlerinden etkilendiği öne sürülen kişiler, kentte Tevhidi Yaşam Dergisi temsilciliği adı altında bir mescit açtı.
2018'de buraya operasyon yapılması ardından 2019'da grup, Ahlâk ve Sünnet dergisi adı altında yeni bir mescit kurdu.
2023'te ise bu mekân mühürlendi.
Ardından aynı grup, faaliyetlerine yeni açılan İstikamet Kitabevi'nde devam etti.
Avukat Onur Güler, IŞİD gibi örgütlerle ilgili suçlamaları içeren dosyalara yoğun olarak bakan ve Yalova'daki çatışma sonrası gözaltına alınan birçok kişinin de avukatlığını üstlenen bir isim.
Bursa'da görüştüğümüz Güler, bahsedilen bu sürecin son halkasında ise İlim ve Takva Dergisi'nin kurulduğunu söylüyor.
Güler, "2016'dan beri takip ettiğim dosyalar üzerinden baktığımda, Yalova'da bir Selefi hareketlenmenin olduğunu görüyorum. Kuran'a Hizmet Vakfı'ndan İstikamet Kitabevi'ne kadar, böyle Selefi - tekfirci bir hareketlenme yıllardır var" diyor.

Kaynak, BBC TÜRKÇE
'Çocuklarını okula göndermeyen aileler var'
Yalova'daki bu hareketlilik kent sakinlerinin de dikkatini çekmiş.
Çatışmanın yaşandığı evin bulunduğu İsmet Paşa Mahallesi'nin muhtarı Salih Ayvaz ile muhtarlıkta görüşüyoruz.
Ayvaz, radikal grupların 2017'den sonra kentte örgütlendiklerini gözlemlediğini söylüyor.
Muhtar Ayvaz, bu kişilerin çocuklarını okula göndermediklerini anlatıyor.
Her yıl okula gitmeyen çocukların listesinin önüne geldiğini ve onların ebeveynlerinin çoğunlukla bu görüşteki aileler olduğunu belirtiyor.
Geçen yıl bu şekilde yaklaşık 50 kişilik bir çocuk listesi gelmiş önüne.

Kaynak, BBC TÜRKÇE
Çatışmadan sadece beş ay önce, mahalleden Tevhid bayraklarının taşındığı bir düğün konvoyu geçmiş.
Bu da dikkat çekmiş ve görüntüleri sosyal medyaya da düşmüş.
Mahallede oturan Ömer bey, "Adamlar gövde gösterisi yaptılar. Ta Seyrantepe Mahallesi'nden aşağıdaki mahalleye kadar konvoyun ucu bucağı görünmüyordu" diye anlatıyor o günü.
Tersanelere ulaşan yapılar
"Neden Yalova?" sorusunun net bir cevabını vermek zor olsa da avukat Güler'e göre kentin, Kocaeli, Bursa ve İstanbul'a yakın ve güvenli bir geçiş noktası olması bu tür gruplar tarafından elverişli bulunmuş olabilir.
Bunun yanında şehirde kırsal bölgelerin yaygınlığını, mahallelerde izole olma şansının da daha fazla olduğunu ekliyor.

Kaynak, BBC TÜRKÇE
Konuştuğumuz bazı Yalova sakinleri de müstakil evlerin gözden uzak kalmak için ideal görülebildiği görüşünde.
Güler, Yalova'daki, normalde sol gruplar ve işçi sendikalarının etkili olmasının beklendiği tersanelere Selefi örgütlerin girdiğini de söylüyor.
Altı kişi nasıl radikalleşti?
Avukat Güler'e göre de bu altı kişi Yalova'daki söz konusu Selefi grupların dönüşüm süreci içinden çıkmış kişiler.
2024'te Yalova merkezli yürütülen IŞİD soruşturmasına baktığımızda, Haşem ve Mehmet Cami Sordabak'ın babalarını "kafir" ilan ettiği görülüyor.
Öyle ki annelerini kaçırıp, "cihad için IŞİD'e katılmayı" planlamışlar.
Hatta bu kardeşler babalarıyla tartışıp ona silah da çekmişler.
Soruşturma kapsamında Musa Sordabak'ın evinde yapılan aramalarda askeri kamuflaj kıyafetleri bulundu.

Kaynak, BBC TÜRKÇE
Zafer Umutlu ise ifadesinde Türkiye Cumhuriyeti devletini "tağut" olarak gördüğünü söyledi.
Tağut, İslami terminolojide Allah'tan başka tapınılan ve doğru yoldan saptıran varlıkları ifade ediyor.
Lütfi Sordabak'ın cep telefonu incelemesinde, IŞİD'in bir telegram kanalına üye olduğu tespit edildi.
Bu kişiler ifadelerinde IŞİD'le ilgili iddiaları ise reddetti.
Ahlâk ve Sünnet Dergisi iddiaları
İddianameye göre tüm bu isimler bir dönem Yalova'daki Ahlâk ve Sünnet dergisine de gidip geldi.
Hatta dosyada, Musa Sordabak'ın Ahlâk ve Sünnet Dergisi Yalova temsilciliğinin 2023'te kapatılması üzerine Sünneti Yaşam Dergisi adında bir mescit-işyeri açma girişiminde bulunduğu aktarılıyor.
Ahlâk ve Sünnet Dergisi, başka soruşturmalarda da IŞİD iddialarıyla gündeme gelmiş bir grup.
Geçmişte, Yalova'nın yanı sıra Diyarbakır, Adana, Ankara ve Gürcistan'da da temsilcilikler kurduğu görülüyor.
Bazı yargılamalarda, grubun Amer Onay tarafından yönlendirildiği iddiası yer alıyor.
Görünürde öne çıkan isim ise Mamoste El Kurdi lakabını kullanan Osman Akın.
Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Akın'ın Diyarbakır merkezli bir IŞİD operasyonu kapsamında yakalandığını Mayıs 2023'te "Türk polisi yakalar" sözleriyle duyurmuştu.
Akın, yaklaşık 11 ay sonra serbest bırakılmıştı.

Kaynak, YOUTUBE/AHLÂK VE SÜNNET DERGİSİ
2024'te Adana merkezli Şura Kitabevi/Ahlâk ve Sünnet dergisi soruşturması yürütüldü.
BBC Türkçe'nin incelediği iddianameye göre dergi bürosunda bir el bombası bulundu.
Ayrıca dergiyle bağlantılı kişilerin evlerinde ruhsatsız silah, av tüfeği, fişek, mermi, uzun namlulu silah ile çok sayıda yasaklı yayın ve örgütsel nitelikteki dijital materyaller ele geçirildi.
Bu davada örgüt üyeliği suçlamasından ceza alan olmadı.
BBC Türkçe'nin yaptığı araştırmaya göre Ahlâk ve Sünnet, çalışmalarını artık İslam ve Hayat dergisi adı altında sürdürüyor.
Derginin Telegram kanalını taradığımızda, Osman Akın'ın Diyarbakır'da düzenli olarak seminerler verdiği ifade ediliyor.

Kaynak, ANTHONY PIZZOFERRATO/Middle East Images/AFP/Getty Image
IŞİD Horasan'a 'katılma arayışı'
2024'te Yalova merkezli yürütülen soruşturmanın iddianamesinde, IŞİD-Horasan (IŞİD-H) bağlantılarına dair bazı iddialar da yer alıyor.
Bu örgüt, IŞİD'in Afganistan merkezli bir kolu.
İddianameye, çatışmada öldürülen Lütfi, Haşem, Mehmet Cami Sordabak kardeşler ve Zafer Umutlu ile ilgili, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı'nın bir yazısı girmiş.
Yazıya göre bu kişilerin, IŞİD-H saflarına katılmak amacıyla Türkiye'den Afganistan ve Pakistan'a gitme arayışı içinde olabileceklerine dair bilgiler yer alıyor.
İddianamede başka bazı şüphelilerin de Pakistan'ın başkenti İslamabad'a gitmek üzere İstanbul Havalimanı'ndan çıkış yaptığı aktarılıyor.

Kaynak, AL-AZAIM
Tahliye edildiler
Yalova'daki çatışmaya giden süreçte böyle bir arka plan ve iddialar bulunuyor.
Bahsettiğimiz soruşturma kapsamında 2024'te Haşem ve Mehmet Cami Sordabak, yaklaşık yedi ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
Diğer isimler ise tutuksuz yargılandı.
Çatışmanın ardından ortaya çıkan bu yargı kararları tartışma yaratacaktı.
'Kafirlerin çocukları geldi'
2025 yılı içinde, çatışmanın yaşandığı iki katlı evin üst katına Zafer Umutlu ve eşi kiracı olarak taşındı.
Bir süre sonra Mehmet Cami Sordabak da eşi ve çocuklarıyla alt kata yerleşti.
Mahalle sakinlerine göre bu ailelerin çevreyle neredeyse hiç teması olmadı.
Bir mahalleli kadın, evin önünde oynayan çocuklara içeriden birinin "Kafirlerin çocukları geldi" diye seslendiğini anlatıyor.
Mahalle sakinlerinden Ömer isimli bir emekli, "Bunlardan ister istemez şüpheleniyorsun ama bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Camiye gitmezler. Cuma'ya gitmezler. Okula çocuk göndermezler. Ama bu şekilde bir şey yapacakları da kimsenin aklına gelmezdi" diyor.

Kaynak, ÜMİT BEKTAŞ/REUTERS
Çatışmada ne yaşandı?
Yeni yıl yaklaşırken, IŞİD'in yılbaşında Türkiye'de saldırı yapabileceği uyarısı üzerine ülke çapında operasyonlar başladı.
Emniyet ifadelerine göre çatışmadan saatler önce İlim ve Takva Dergisi'nden önemli bir kişi aileyi ziyarete geldi.
Avukat Onur Güler, ifadelere dayanarak bu olayı şöyle anlatıyor:
"Bu kişi ifadesinde, buradaki kişilerin 'Yılbaşı operasyonları yapılıyor, polis gelirse çatışacağız' dediklerini söylüyor. Ve saldırıyı öncesinde bilip engellemediği için, emniyet kaynaklarına göre, olayla sanki ilişkisi varmış gibi değerlendirildi."
Operasyonlar kapsamında polis ve bekçiler bu eve de geldi.
Aralarında Özel Harekat polisleri yoktu.
Çatışma yedi saatten fazla sürdü.

Kaynak, Ali Yerlikaya / X
Konuştuğumuz mahalleli, evden "Teslim olmayacağız" bağırışları ve tekbir sesleri geldiğini anlatıyor.
Olayda üç polis hayatını kaybetti. Sekiz polis ve bir bekçi yaralandı.
Evden çıkarılan beş kadın tutuklandı, altı çocuk ise koruma altına alındı.
Olayın ardından baskında yeterli güvenlik önlemi alınmadığına dair eleştiriler gündeme geldi.
Kısa süre sonra hem kentin valisi hem de emniyet müdürünün görev yeri değişti.
BBC Türkçe, olayla ilgili Yalova Valiliği'ne söyleşi talebinde bulundu.
Valilik yetkilileri ise bu tür durumlarda açıklamaların İçişleri Bakanı tarafından yapıldığı cevabını verdi.
'Önleyici operasyonlar'
Yalova'da yaşanan çatışmanın ardından pek çok operasyon düzenlendi.
Konuştuğumuz Yalova sakinleri, baskınların günlerce sürdüğünü söylüyor.
Operasyonlar başka illerde de yapıldı ve yüzlerce kişi gözaltına alındı.
Avukat Güler, bunları "önleyici operasyon" ve "tepki gözaltıları" olarak tarif ediyor.

Kaynak, AFP / Getty Images
IŞİD'den resmi açıklama
BBC İzleme Servisi'nden cihatçı medya uzmanı Mina Al Lami, IŞİD'in olayla ilgili açıklamasında öldürülenleri "mücahit" olarak tanımladığını aktarıp ekliyor:
"IŞİD, bu olayı bir başarı hikayesi olarak göstermek istedi."
Dünya çapında IŞİD destekçisi sosyal medya kullanıcılarının da "kutlama" mesajları yayımladığını belirtiyor Al Lami.
Avukat Güler ise "Sanki örgüt bunları benimsiyor gibi görünüyor ama bu kişilerin hiyerarşik yapıya girip girmedikleri hususunda dosyaya baktığımız kadarıyla somut bir delil sözkonusu değil" diyor.
'Yalnız aktör' saldırıları
Bu altı kişinin eylemlerini doğrudan örgüt hiyerarşisi içinde yapıp yapmadıkları bu aşamada bilinmiyor.
Ancak son yıllarda IŞİD adına dünya genelinde yapılan eylemlere baktığımızda, "yalnız aktör" saldırılarında artış olduğu görülüyor.
"Yalnız aktör" ya da "yalnız kurt", bir örgütün resmi emir-komuta zincirinde olmamakla birlikte, ondan etkilenip bağımsız eylem düzenleyenleri ifade ediyor.

Kaynak, New South Wales polisi/Reuters
BBC Türkçe'ye konuşan Leiden Üniversitesi Güvenlik ve Küresel İlişkiler Enstitüsü'nden Doç. Dr. Graig R. Klein, IŞİD'in bazı yerlerde geleneksel saldırılarını sürdürdüğünü belirtiyor.
Buna Nijer'in başkenti Niamey'deki havalimanına 29 Ocak'ta yaptığı saldırıyı örnek gösteriyor.
Diğer yandansa birçok yerde "yalnız aktör" saldırılarının arttığını ekliyor.
Buna da Avustralya'da 14 Aralık'ta yaşanan Bondi Plajı saldırısını örnek gösteriyor.
Avukat Güler'in de Türkiye'den buna dair gözlemleri var:
"2014'ten beri Türkiye'deki hem DAEŞ yargılamalarına, hem de örgütün dönüşümüne baktığımızda, son dönemde artık örgüt hiyerarşisinden kopuk, normal dağınık ağlarda veya hücrelerde bile göremeyeceğimiz tekfirci cihatçı profillerin, yalnız aktör saldırısına yöneldiklerini söyleyebiliriz."

Kaynak, EL-AZAIM
'Münferit olmama ihtimali var'
Doç. Dr. Klein, Yalova'daki çatışmada öldürülenlerin yabancı ya da göçmen değil Türk vatandaşı olmalarının çarpıcı olduğunu söylüyor.
Özellikle IŞİD-H'nin, faaliyetlerinde Türkiye'yi önemsemesine de dikkat çekiyor
Mina Al Lami'ye göre ise Yalova'daki olay bize, "Türkiye'de gizli şekilde faaliyet gösteren ve doğru zamanı kollayan kişilerin ve uyuyan hücrelerin bulunduğunu göstermiş durumda."

Kaynak, ÜMİT BEKTAŞ/REUTERS
Klein, tablonun geneline bakıldığında, Yalova'daki çatışmanın münferit bir olay olmama riski taşıdığını belirtiyor.
Avukat Güler, Yalova'daki olaydan sonra "devletin Selefi cemaatlere baskıyı artırdığını, birçok kişinin de istihbari takipte olduğunu düşündüğü için bu tür yapılara eski gibi yönelmeyeceği" görüşünde.
Bununla birlikte uzmanlar, bu tür örgütlerin kendilerini yeni şartlara göre yenileme eğiliminde oldukları uyarısını da yapıyor.
Ortadoğu ve Orta Asya'daki istikrarsızlıklar da hesaba katıldığında, Türkiye'de IŞİD'le mücadele konusu gündemde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.







