Netanyahu'nun 'altıgen ittifak' vizyonu nedir, Türkiye için ne anlama geliyor?

Netanahu kürsüde elinde tuttuğu haritaya bakıyor, kısmen türkiye ve güneydoğu komşuları görünüyor. Komşular kırmızıyla işaretlenmiş. Diğer elinde kalem var.

Kaynak, Taylor Hill/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Netanyahu Eylül 2025'te BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, "Lanet" başlıklı bir haritayla Ortadoğu'daki İran destekli grupları gösterdiğini söylemişti.
    • Yazan, Merve Kara-Kaşka
    • Unvan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Okuma süresi 5 dk

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 22 Şubat'ta hükümetinin kabine toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada "altıgen ittifak" adını verdiği vizyondan söz etti.

İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın paylaştığı İngilizce konuşma metnine göre Netanyahu, "Ortadoğu çevresinde ve içinde ittifaklar altıgeni" adını verdiği bütüncül bir sistem kurma vizyonuna sahip olduğunu söyledi.

Başbakan, bu ittifakın Hindistan, çeşitli Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan ve Kıbrıs olmak üzere Akdeniz ulusları ve Asya'dan henüz detay veremeyeceği ulusları kapsadığını belirtti.

Netanyahu'nun açıklamaları ülkesinin Hindistan ve Etiyopya ile diplomatik temasları öncesinde geldi.

'Radikal Şii ve radikal Sünni eksenlerine karşı'

Netanyahu konuşmasında "altıgen ittifak" vizyonu ile ilgili fazla detay vermedi.

Ancak amacını, "hem çok sert darbeler indirdiğimiz radikal Şii eksenine hem de ortaya çıkan radikal Sünni eksenine karşı, gerçeklik, zorluklar ve hedefler konusunda aynı görüşte olan uluslardan oluşan bir eksen oluşturmak" olarak tarif etti.

Netanyahu "Bu ulusların her biri farklı bir algıya sahip ve iş birliğimiz büyük sonuçlar doğurabilir ve elbette direncimizi ve geleceğimizi güvence altına alabilir" dedi.

İsrail Başbakanı'nın "radikal Şii ekseni" tanımlamasıyla İran ve "Direniş Ekseni" olarak tarif edilen oluşumu işaret ettiği düşünülüyor.

Bu oluşum Filistin topraklarında Hamas ve İslami Cihat, Lübnan'da Hizbullah, Irak'ta Şii milisler ve devrilmeden önce Suriye'deki Esad yönetimini kapsıyordu.

Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e karşı düzenlediği ve 1200'den fazla kişinin ölümüne yol açan saldırıların ardından İsrail'in bölgede düzenlediği operasyonlar bu ekseni büyük ölçüde zayıflattı.

'Amaç İsrail'in izole olmadığı mesajını vermek'

Peki Netanyahu "radikal Sünni ekseni" ifadesiyle hangi ülkeleri işaret ediyor olabilir?

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan uluslararası danışmanlık şirketi Oxford Analytica'nın Yardımcı Direktörü Dr. Laura James, Netanyahu için, "Ülkeleri özellikle isimlendirmiyor ve bilinçli olarak belirsiz konuşuyor; çünkü bahsettiği 'ittifak' aslında büyük ölçüde iç kamuoyuna yönelik bir retorik aracı" yorumunu yapıyor.

James'e göre amaç seçimler öncesinde İsrail kamuoyuna ülkenin "uluslararası alanda izole olmadığı" mesajını vermek.

Eski İsrailli diplomat ve Netanyahu'yu sert eleştiren Haaretz gazetesi yazarı Alon Pinkas da BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede, bu çıkışı "gerçekliği ve jeopolitiği manipüle etme iddiası" olarak yorumluyor.

Geçmişte iki İsrail başbakanına danışmanlık yapmış olan Pinkas, Netanyahu'nun geçmişte de Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve İsrail'i de içeren İran'a karşı bir "İsrail-Sünni" koalisyonu fikri ortaya attığını ancak "bunun asla gerçekleşmediğini" belirtiyor.

Pinkas "Şimdi aklında Endonezya, Azerbaycan ve Suudi Arabistan var. Bütün bunlar, Filistin sorunuyla ilgilenmekten kaçınmak için" yorumunu yapıyor.

Açıklamaların odağında hangi gruplar var?

Ortadoğu analisti Dr. James' göre, bunun arka planında ise İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ortaklık var:

"BAE, 'radikal' gördüğü Sünni grupları büyük bir tehdit olarak algılıyor. Müslüman Kardeşler ve bağlantılı gruplar dahil ama bunlarla sınırlı değil. Bu yüzden odak muhtemelen Hamas, Suriye hükümeti, Sudan ordusu ve Yemen'deki Islah Partisi gibi aktörler olabilir."

Temmuz 2025'de Tel Aviv'deki protestolarda pem giyimli kadın ve erkekler pembe bayraklar ve Savaşa Bitir, Onları Eve Getir yazılı posterler tutuyorlar.

Kaynak, REUTERS/Ronen Zvulun

Fotoğraf altı yazısı, İsrail hükümeti Gazze'de savaşı bitirmesi için gerek ülke içinde gerek uluslararası arenada baskıyla karşılaşmıştı.

Ancak James bunların "gerçekten birlikte hareket eden, koordineli bir 'ekseni' oluşturduğunu söylemenin zor olduğunu" vurguluyor.

Kıdemli analist, Netanyahu'nun Katar, Türkiye ve Suudi Arabistan'ı dile getirmediğini ama özellikle dışlamadığını da vurguluyor.

'İsrail, Türkiye'yi bölgesel emellerine yönelik yeni bir tehdit olarak görüyor'

BBC Türkçe'ye konuşan İngiltere merkezli risk danışmanlığı şirketi Sibylline'dan Megan Sutcliffe ise Netanyahu açıkça söylemese de İsrail'deki siyasi çevrelerde yaygın olarak konuşulan ülkelerden birinin Türkiye olduğu yorumunda bulunuyor.

"İsrail, Türkiye'yi bölgesel emellerine yönelik yeni bir tehdit olarak görüyor; bunun nedeni kısmen Türkiye'nin özellikle Suriye'deki artan etkisi" diyor.

Erdoğan sahnede ayakta konuşuyor, boynunda Türkiye ve Filistin dostluğunu smebolize eden bir şal var, ön planda Türkiye ve Filistin bayrakları görülüyor.

Kaynak, EPA-EFE/REX/Shutterstock

Fotoğraf altı yazısı, Erdoğan 7 Ekim'den sonraki süreçte İsrail'e karşı söylemini sertleştirdi.

Türkiye, Esad yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesinden bu yana Suriye'deki en etkili güçlerden biri olarak görülüyor.

Sutcliffe, Suriye ile birlikte Türkiye'nin İsrail ve Hamas'a karşı geliştirdiği tutumun da iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdığını vurguluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını" savunuyor. Türkiye'nin Hamas'ı "direniş örgütü" olarak gördüğünü söylüyor.

Erdoğan ayrıca konuşmalarında sık sık Netanyahu'yu Hitler ile karşılaştırıyor.

İsrail'de ise bazı çevreler Türkiye'nin "bir tehdit" olduğunu savunuyor.

Son olarak eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, ABD'de düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Yeni bir Türk tehdidi beliriyor" dedi.

Türkiye ve Katar'ın Suriye'nin bölgede nüfuz arayışında olduklarını savunan Bennet, "Türkiye yeni İran'dır. Erdoğan sofistike, tehlikeli ve İsrail'i kuşatmayı hedefliyor. Gözlerimizi tekrar kapatamayız" ifadelerini kullandı.

'Hindistan için ortak zemin'

Netanyahu'nun açıklaması, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin 25-26 Şubat tarihlerinde İsrail'e yaptığı ziyaret öncesinde geldi.

İsrail Başbakanı, konuşmasında Hindistan ile son yıllarda kurulan özel ilişkilerinden övgüyle bahsetti. "Tarihi" olarak nitelendirdiği ziyaretin iki ülke arasındaki işbirliğini güçlendireceğini söyledi.

Modi, Netanyahu ve turuncu ceketli bir kadın gülerek sohbet ediyorlar. Arka planda bir uçağın kırmızı halıyla kaplı merdivenleri görünüyor.

Kaynak, PIB/Anadolu/Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından İsrail'deki Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'nda özel törenle karşılandı, 25 Şubat 2026.

Netanyahu'nun açıklamalarına Pakistan tepki gösterdi.

BBC Monitoring haber izleme servisine göre, Pakistan Senatosu, 24 Şubat'ta Netanyahu'nun Müslüman ülkelere karşı Hindistan ve diğer ülkelerle ittifak kurma planına ilişkin açıklamalarını kınayan bir karar kabul etti.

Karar metninde, bu tür eylemlerin "bölgesel ve uluslararası barış ve istikrarı tehdit ettiği" belirtildi.

Sutcliffe, söylemin zamanlamasının önemli olduğunu düşünüyor. Analiste göre Netanyahu, "radikal Sünni ekseni bölgesel istikrara bir tehdit olarak nitelendirerek" Hindistan'ın bu açıklamaya katılmasını hedefliyor.

Türkiye'nin tarihsel olarak Pakistan ile yakın ilişkileri var.

Hindistan'ın 7 Mayıs 2025'te Pakistan'ı bombalamasının ardından, Ankara-Delhi ilişkilerinde gergin bir döneme girilmişti.

'Afrika'da entegrasyon çabalarını da kapsıyor'

Netanyahu'nun açıklamalarından kısa süre sonra, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog 25 Şubat'ta Etiyopya'yı ziyaret etti.

Sutcliff'e göre Netanyahu'nun söylemi ülkesinin "Afrika bölgesine entegrasyonunu artırmaya yönelik daha geniş çabaları, aynı zamanda Somaliland'da istihbarat, keşif ve gözetleme tesisleri kurma potansiyelini" de kapsıyor.

Etiyopya'nın Ocak 2024'te Kızıldeniz'e ve Berbera limanına erişim karşılığında Somaliland'i tanımasını öngören bir mutabakat zaptı imzalaması o dönem gerilime neden olmuştu.

Günler sonra Somali de Türkiye ile kapsamlı bir savunma anlaşması imzaladı.

Somali, Somaliland'ın tek taraflı bağımsızlık ilanını kabul etmiyor ve burayı ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

İsrail'in Aralık 2025'te Somaliland'ı resmen tanıması sonrası bölgede tansiyon yeniden yükseltmişti.

Sutcliff, İsrail'in "radikal Sünni ekseni" söyleminin, "Etiyopya, Hindistan, Somaliland gibi potansiyel müttefikleriyle ortak zemin yaratmak, uluslararası yalnızlığını azaltmak ve istihbarat, silah satışı ve ortak silah sistemleri geliştirme gibi alanlarda işbirliğini artırmak amacıyla kullandığı söylenebilir" diyor.