Bahçeli'nin 'Öcalan'a statü' açıklaması Ankara kulislerinde nasıl yorumlandı?

MHP lideri Devlet Bahçeli kürsüde.

Kaynak, Arman Onal/Anadolu /Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?" sorusu Ankara'da tartışma yarattı.
    • Yazan, Ayşe Sayın
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Okuma süresi 3 dk

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 24 Şubat Salı günkü grup toplantısında, PKK lideri Abdullah Öcalan için yaptığı "statü" çıkışı, siyasette yeni bir tartışma başlığı açtı.

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı ortak raporun açıklanmasının ardından meclisteki parti grubuna seslenen MHP lideri Bahçeli, yapılacak düzenlemelere işaret etti.

Bahçeli raporla birlikte atılacak adımlar için, "PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?" diye sordu ve ekledi:

"Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?"

Bahçeli'nin bu çıkışıyla kime ne mesaj verdiği konusu net değil, ancak MHP, AKP ve DEM Parti'de farklı yorumlar öne çıktı.

DEM Partililer, Öcalan için İmralı'daki iletişim koşullarının yeniden düzenleneceği "hukuki statü" tanınmasını istiyor.

İktidar kanadında ise Bahçeli'nin, Öcalan'ın çağrılarına tam uymadığı iddiasıyla PKK ve DEM Parti'ye mesaj verdiği yorumları yapıldı.

MHP: Tartışılsın

Bahçeli'nin "statü" çıkışına yönelik MHP içinde yapılan ilk yorum, "örgüte" ve DEM Parti'ye dönük bir mesaj olduğu yönündeydi.

Bazı MHP kaynakları, Öcalan'ın çağrılarının PKK ve DEM Parti tarafından yeterince dikkate alınmadığını savundu.

Kaynaklar, Öcalan'ın dışarı çıkmak değil, İmralı'daki iletişim olanaklarının artırılmasını istediğini, böylece örgüt üzerinde daha etkili olacağı inancında olduğunu aktardılar.

MHP kulislerinde Bahçeli'nin bu çıkışının zamanlaması ve "tartışılmasının" süreç açısından yararlı olacağı düşünülüyor.

AKP: Örgüt ve DEM Partiye mesaj

İktidar partisi kulislerinde ise ilk yorumlar Bahçeli'nin bu çıkışının "Umut hakkı" çağrısının devamı olduğu yönünde oldu.

Bir AKP kurmayı örgütün silah bırakmayı ağırdan aldığını, DEM Parti'nin de Öcalan'ın çağrılarının gereğini yeterince yerine getiremediğini savundu.

Kurmay, "Bu süreçte Öcalan'ın terörün, şiddetin son bulması için daha önemli insiyatifler alması isteniyorsa, iletişim kanallarının açılmasını kastetmiş olabilir" yorumunu yaptı.

Öcalan'ın, silahların "zihinde de bırakılması" çağısının örgütte karşılık bulmadığını savunan AKP kurmayı, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Parti olarak henüz statü konusunu oturmuş konuşmuş değiliz. O nedenle şu adım atılacak, bu yapılacak diyemeyiz. Ama bana göre burada hem DEM Parti hem örgüte mesaj veriyor Bahçeli.

"Hem Kandil hem de DEM Parti Öcalan'ın iradesini ve İmralı adresini işaret ediyordu. Öcalan iradesini ortaya koydu süreç konusunda.

"Ancak zaafiyet söz konusu. Öcalan'ın iradesi ve söylemiyle uyumlu hareket edilmesi söz konusu değil. Öcalan'ın iradesi ve söylemi güçlendirilmedi.

"Dolayısıyla da Sayın Bahçeli örgüt ve partiyi işaret ederek Öcalan'ın statü sorununu dile getirdi."

AKP kaynakları yasal adımlar için örgütün silah bıraktığının "teyit ve tespiti" ön koşulunun yerine getirilmesi gerektiğini, öncesinde herhangi bir yasal adım beklenmemesi gerektiğini ifade ediyorlar.

DEM Parti: 'İmralı'daki koşullar düzeltilsin'

Öcalan'ı "baş müzakereci" olarak nitelendiren DEM Parti, Bahçeli'nin statü tartışmasını açmasından memnun.

Öcalan'ın, büyük risk alarak silah bırakma ve fesih çağrısı yaptığını söyleyen DEM Parti kaynakları, örgütle iletişim kanallarının açılması halinde, bu çağrıların hayata geçmesinin daha kolay olacağını vurguluyor.

Aynı kaynaklar Öcalan'ın gazeteciler, akademisyenler başta olmak üzere farklı toplum kesimleri ile görüşmesinin toplumsal barışın sağlanmasına katkı sağlayacağını ifade ediyorlar.

Parti kaynakları, umut hakkı ve statü konularında atılacak adımların, özellikle süreçle ilgili kuşkuları olan Kürt kamuoyunu rahatlatacağını savunuyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da grup toplantısında "baş müzakereci" olarak nitelendirdiği Öcalan'ın hukuki statüsünün yasal düzenlemeyle tanınmasını istedi.

Hatimoğulları "başmüzakereci" kavramıyla neyi kastettiği sorusuna ise "Aydın, yazar, gazeteci, hukukçu, siyasetçi her kesimle özgürce ve rahat görüşüp görüş alışverişinde bulunabilmeli. Kendi örgütüyle görüşmeleri daha doğrudan ve direkt olmalı" yanıtını verdi.

DEM Parti Öcalan'ın PKK'ya silah bırakma ve fesih çağrısı yaptığı 27 Şubat'ın birinci yıldönümü nedeniyle özel bir toplantı gerçekleştirecek.

Parti tarafından yapılan açıklamada, bu toplantıda, Öcalan'ın da sürece dair yeni bir mesajının paylaşılacağı duyuruldu.