Güllü'nün kardeşleri, yeğenleri hakkında suç duyurusunda bulundu: 'Miras için öldürüldü'

Kaynak, @gulluofficial
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Okuma süresi: 2 dk
Güllü adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.
Kardeşleri Kader Tut ile Raşit Günyer, Güllü'nün miras için öldürdüğü iddiasıyla, yeğenleri Tuğyan Ülkem Gülter ile Tuğberk Yağız Gülter hakkında 17 Aralık'ta Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
52 yaşındaki Güllü, 26 Eylül'de Yalova'daki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti.
Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter 13 Aralık'ta tutuklandı.
Olayın yaşandığı gece evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
Sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter'in 17 Aralık'ta mağdur sıfatıyla ifadesi alındı.
Oğul Gülter bu ifadede ablasını "yalancılıkla ve kavgacı olmakla" itham etti.
İfadesinin en can alıcı noktasındaysa ablasını, sevgilisi için "her şeyi yapabilecek" bir insan olarak tanımladı.
Tuğberk Yağız Gülter, "Karşısındaki erkek için her şeyi yapabilir. Vebal almak istemiyorum ama K. için annemi öldürebilir. Çünkü ablam ilişki konusunda zayıf karakterli biridir" dedi.
"Ablamın böyle bir şey yapacağına inanmak istemiyorum" diyen Tuğberk Yağız Gülter, annesinin cam kenarına başka bir kişinin yaklaşmasından bile korkan biri olduğunu anlattı.
Tuğyan Ülkem Gülter'in arkadaşı Sultan Nur Ulu da mahkemedeki ifadesinde olay anını anlattı.
Aynaya bakmakta olduğu sırada başını arkadaşı Tuğyan Ülkem Gülter ve annesinin tarafına çevirdiğinde, Gül Tut'un "hafif camdan dışarı bakar gibi eğilmiş bir şekilde olduğunu" gördüğünü iddia etti.
"Tuğyan'ın arkadan annesinin kalçasının altından bacaklarına doğru sarılarak hafif kendisine, hafif yukarıya doğru çektiğini gördüm. Tuğyan annesini o şekilde çektikten hemen sonra annesi düştü" dedi.
Sultan Nur Ulu olaydan sonra bir aile yakını tarafından tehdit edildiğini, Tuğyan Ülkem Gülter'in de, "Ben yanarsam ikimiz de yanarız" dediğini söyledi.
Gülter ile Sultan Nur Ulu iddialara göre ülkeden ayrılmaya çalışırken 10 Aralık'ta gözaltına alınmıştı.
Ulu'nun babası da gözaltına alınarak soruşturmaya dahil edildi.
Güllü'nün aile avukatlarından Mert Erdoğan, 12 Aralık'ta basına yaptığı açıklamada Gülter'in "şüpheli" sıfatıyla gözaltına alınmasını nedeniyle savunma vekilliği görevinden çekildiklerini açıkladı.
Erdoğan, "Rahmetli Gül hanımın manevi mirasını korumak adına hem Tuğberk'ten [Güllü'nün oğlu] hem Tuğyan'dan aldığımız onay üzerine Tuğyan hanım yönünden çekilme kararı aldık" şeklinde konuştu.
Avukat Erdoğan, "Fakat bu Tuğyan'ın suçlu olduğu anlamına gelmesin, masum olduğu anlamına da gelmesin" açıklamasını yaptı.
Kasım ayı sonunda Show Haber'e konuşan Tuğyan Ülkem Gülter, "Atılan iftiraların hiçbirini kabul etmiyorum" demişti.
'Ayağı kaydı' iddiası
Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ifadesinde, olay sırasında annesiyle birlikte evde Roman havası oynadıklarını anlattı. Annesinin parke kaplamayı sürekli deterjanla temizlediğini ve bu nedenle yerlerin kaygan olabildiğini savundu.
Annesinin ayağının kaydığını ve açık olan camdan düştüğünü iddia etti.
Olay gecesi İstanbul'da olan oğlu Tuğberk Yağız da, ifadesinde kız kardeşinin veya arkadaşı Sultan'ın annesiyle "hiçbir husumetleri bulunmadığını" söylemişti.
Ekim ayında açıklanan toksikoloji raporunda Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildi.
Buna karşın ölüm sebebinin yüksekten düşmeye bağlı olduğu tespiti açıklandı.
Aylardır devam eden soruşturmadaki önemli gelişmelerden biri, Güllü'nün İngiltere'de yaşayan eski eşinin açıklamaları oldu.
Kızı ve oğlunun babası olan Gürol Gülter, Habertürk yayınında, çocuklarıyla ilgili iddialar için, "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz" ifadesini kullanmıştı.
Medyanın yakından izlediği soruşturma sürecinde, Güllü ve çocukları arasında sorunlara işaret eden bazı kayıtlar da ortaya çıktı.









