|
24 Temmuz 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'yle ilgili yorum yazısına ''Atalarının Rüyaları'' başlığını atan Economist, eski Osmanlı topraklarında nüfuzunu artırmak isteyen bir Türkiye'ye mercek tutuyor.
Derginin ifadesiyle ''Türkiye'nin akıllı dışişleri bakanı dört bir yanda hassas bir diplomasi izliyor.'' Ahmet Davutoğlu, Economist'e göre, ''Ahlakçı yanı ağır basan dini bütün bir Müslüman.'' ve ''Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en etkin dışişleri bakanlarından biri.'' Yazının girişinde Türk dışişlerinin son zamanlardaki diplomatik kıvraklığına örnek gösterilen durumlardan biri, İran'la ilgili. Economist, geçen haftalarda İran'daki protestolar sırasında tutuklanan İngiliz elçiliği çalışanlarının Türkiye'nin kapalı kapılar ardında yürüttüğü pazarlıkla salıverildiğini ileri sürüyor. Gene Ankara'nın iki yönlü diplomatik kabiliyeti sayesinde, Amerikalılar tarafından 2007'de Irak'ta gözaltına alınan İranlı diplomatların da Türkiye'nin çağrıları ardından bu ay başında serbest bırakıldığı yazılı. Economist, Davutoğlu'nun dışişlerine yaklaşımının iki ayağı olduğunu belirtiyor; komşularla ''sıfır problem'', ve ''stratejik derinlik''. Bu ikincisiyle kastedilen Balkanlar, Güney Kafkaslar ve Orta Doğu başta olmak üzere Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve kültürel bir nüfuz alanı oluşturması... Türkiye'nin Avrupa Birliği nezdinde de böylelikle daha çekici hale geldiğini söyleyen Davutoğlu, Almanya ve Fransa'nın tam üyeliğe karşı söylemlerini ise ''Kendi iç kamuoylarına oynuyorlar'' diyerek açıklıyor. Enerji kartı Türkiye'nin, yavaşlayan reform sürecini yeniden canlandırması gerektiğini yazan Economist, bu bağlamda Ahmet Davutoğlu'nun Heybeliada'daki Ruhban Okulu'nun yakın zamanda açılacağından umutlu olduğunu örnek olarak veriyor. Dergi, Kıbrıs konusunda anlaşmazlık sürdükçe Avrupa yolunda ortaya çıkabilecek yeni sorunları hatırlatıyor. Ama Economist'e göre Türk liderler, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından çok, Avrupa'nın Türkiye'ye daha çok muhtaç olduğunu düşünmekten yana. Rusya'yı bertaraf eden enerji yollarında Türkiye'nin giderek artan öneminden bahseden Economist, Ahmet Davutoğlu'nun Nabucco boru hattının yakın zaman önce imzalanışından gururla söz ettiğini yazıyor. Ama Türkiye, ''Enerji kartına fazla güveniyor olmasın?'' Türkiye'nin enerji hayalleri Economist'in ifadesiyle ''sıkı sıkıya Azerbaycan'daki etnik kuzenlerine bağlı.'' Ama Türk-Ermeni yakınlaşmasının geçen Nisan ayında Azerilerle Ankara arasında ilişkileri yokuş aşağı sürdüğünü yazan Economist, öfkeli bir Azerbaycan'ın Haziran ayında Rusya'yla bir gaz anlaşmasına varmasının uzun sürmediğini belirtiyor. Bunun üzerine Türkiye'nin Ermenistan politikasını 180 derece değiştirdiğini kaydeden Economist, Batılı bir diplomatın şu gözlemine yer veriyor: ''Türkiye'nin Erivan'la yakınlaşma girişimi can çekişiyor.'' Economist, bu durumun Amerika ile Türkiye'nin ilişkilerini gölgeleme olasılığını doğurduğunu yazmakla birlikte, Türkiye'nin stratejik öneminin belirleyici olduğu görüşünde. Yazı, bir Batılı yetkilinin şu sözleriyle noktalanıyor: ''Türkiye ile Ermenistan arasında, kazanan her zaman Türkiye olur.'' Kürtlere 'Turuncu Devrim' vaadi Kuzey Irak'ta yarın yapılacak bölgesel seçimler konusunda Independent, Son 18 yıldır Kuzey Irak siyasetine hakim olan Mesut Barzani ve Celal Talabani liderliğindeki iki partinin karşısında bu seçimlerde Kürtçe değişim anlamına gelen Goran Partisi'nin durduğunu yazan Independent, yarın bölge parlamentosu için yapılacak seçimlerin başa baş bir yarış olacağını tahmin ediyor. Özerk Kürdistan bölgesinin doğudaki kentlerinin mavi Goran bayraklarıyla donatıldığını belirten gazete, seçimin neticesinde KDP ve KYB'nin iki lideri Talabani ile Barzani'nin hezimete uğramasının beklenmediğini, ama bugüne kadar ciddi bir muhalefetle karşılaşmamış iktidarlarının, ilk kez güçlü bir rakiple yüzleştiğini vurguluyor. Her iki lideri de yolsuzlukla suçlayan Değişim hareketinin önderi Neçirvan Mustafa, ''Kürdistan, eski Sovyet cumhuriyetleri gibi yönetiliyor'' diyor Independent'a: ''Parti ve hükümet aynı kapıya çıkıyor, ne bağımsız bir yargı, ne de milli gelirin adil bir paylaşımı var. Gerçek bir demokrasiye sahip değiliz.'' diyor, yıldızı giderek parlayan lider. Kokain ve domuz gribi Independent'ın manşetinde İngiltere'nin bir kokain ülkesine dönüştüğü haber veriliyor. Son anketlerden çıkan sonucu aktaran Independent, bir yıl içinde yaklaşık 1 milyon İngilizin kokain kullandığının ortaya çıktığını ve bunun bir önceki 12 aya kıyasla yüzde 25'lik bir artışa işaret ettiğini bildiriyor. Diğer gazetelere bakacak olursak, domuz gribinin manşetlerdeki yerini koruduğunu görüyoruz. Times, ''Grip vakaları tırmandıkça halkın korkusu da artıyor'' diyor. Daily Telegraph'ın manşetinde, ''Bir haftada 100 bin yeni vaka'' diye okuyoruz. Guardian'ın ön sayfasında ise hükümetin domuz gribine karşı kamuoyunu bilgilendirmek için dün açtığı internet sitesinin yoğun ilgiden dolayı çöktüğü yazılı. Aile doktorları üzerindeki baskıyı hafifletmek isteyen hükümet, özel bir telefon hattı ve internet sitesi üzerinden ilaç yazdırıp almayı mümkün kılıyor. Guardian, domuz gribinin en çok gençleri etkilediğinin giderek daha belirginleştiğini aktarıyor. İngiltere'de ölenlerin yaklaşık üçte birinin 15 yaşın altında olduğunu bildiriyor gazete. Youtube intikamı Gazetelerdeki turumuzu, aradığı müşteri hizmetini bulamayan Kanadalı bir uçak yolcusunun, intikamını sanal alemde nasıl aldığını anlatarak bitirelim. Times, hikayeyi öyle sevmiş olacak ki, başyazılarından birini esprili bir dilde bu konuya ayırmış. Müzisyen Dave Carrol adlı Kanadalının gözü gibi baktığı pahalı gitarı, United Airlines havayollarıyla uçarken bagaja verdikten sonra hasar görüyor. Aylarca havayollarını arayıp sorumluluğu üstlenmelerini istese de bir yanıt alamayınca, çareyi uçak şirketini tefe koyan bir şarkı besteleyip Youtube'a koymakta buluyor. Video paylaşım sitesinde gitarının tellerine vurarak United'a veryansın eden Dave Carrol aniden öyle meşhur oluyor ki, Times'ın aktardığına göre, 3 milyon 7 yüz bin izleyici çekmiş. Gazete, televizyonların çağırıp görüşme talep ettiği Dave Carroll'ın şimdi ikinci bir şarkı üzerinde çalıştığını bildiriyor. Times'a göre uçak şirketinin borsada hisse değerinin yüzde 10 düşmesinde dahi Kanadalı öfkeli yolcunun payının olduğu düşünülüyor. United Airlines'ın -iş işten geçtikten sonra- hatasını kabul edip müzikle alakalı bir hayır kurumuna 3 bin dolar bağış yapacağını açıkladığını da yazıyor Times. | İlgili haberler 23 Temmuz 2009 Basın Özeti23 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 22 Temmuz 2009 Basın Özeti22 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 21 Temmuz 2009 Basın Özeti21 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 20 Temmuz 2009 Basın Özeti20 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 19 Temmuz 2009 Basın Özeti19 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 17 Temmuz 2009 Basın Özeti17 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 16 Temmuz 2009 Basın Özeti16 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 15 Temmuz 2009 Basın Özeti15 Temmuz, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||