BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 21 Temmuz, 2009 - TSİ 06:33
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
21 Temmuz 2009 Basın Özeti
Türkiye'de ikinci Ergenekon iddianamesinin dün görülen ilk duruşmasının yankılarını önce Times'ın satırlarından aktaralım.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Times, davanın darbecilikle suçlanan yetkilileri, şöhretleri ve emekli orgeneralleri bir araya getirdiğini yazarak, mahkeme salonunda gülüşmelerin yükseldiğini bildiriyor.

Times, Hurşit Tolon ve Şener Eruygur'un modern Türkiye'nin tarihinde sanık sandalyesine oturan en üst düzey askerler olduğuna dikkat çekiyor. Gazete, binlerce sayfa tutan iddianamede Türkiye'yi yıllardır meşgul eden "Derin Devlet'in" en son tezahürü olarak aralarında bu iki emekli orgeneralin de bulunduğu kalabalık sanık grubuna işaret edildiğini bildiriyor.

1996 yılında meydana gelen Susurluk Olayı'nı anımsatan Times, Türkiye'de hukukun bundan önce de "Derin Devlet" mevhumuna karşı adımlar attığını ama bugüne değin kayda değer bir ilerleme sağlanamadığını yazıyor.

Gazete, bu sefer Ergenekon Davası'nda da bir yere varılamamasından endişe edenler olduğunu bildiriyor. Bu konudaki şüpheleri şöyle özetlemiş.

Eruygur ve Tolon'un önce bir askeri hastaneye kaldırılıp daha sonra serbest bırakılmalarının bir süredir kafalarda soru işaretleri uyandırmış olduğunu yazan Times, buna ilaveten Şener Eruygur'un düştükten sonra "hafıza kaybı" geçrirdiği haberlerinin de şüphelere yol açtığını bildiriyor.

Gazete, davayla olası ilintileri ihtimali üzerinde durulan iki askerin intihar etmesinin de şüpheyle karşılandığını belirtiyor. Bunlara ek olarak, Ergenekon savcı ve yargıçlarının yeni bir ekiple değiştirileceği söylentisini aktarıyor gazete.

Times, buna karşılık Türkiye'de değişikliklerin görüldüğünü bildiriyor.

Gazete herşeyden önce Ergenekon davasının arkasında bir siyasi iradenin bulunduğunu yazıyor. Times, eskiden bu tip davalarda "belgeleri kaybeden" Türk savcılarının aksine bu sefer savcıların da davayı sonuçlandırmaya kararlı göründüğü kanısında.

Kilit önemde dava

Independent, sadece dış haber sayfalarıyla yetinmemiş, bugünkü başyazılarından birini de Türkiye'deki Ergenekon davasına ayırmış. Gazete, ''Türkiye'yi tanımlayacak olan dava'' diyor. Independent, Ergenekon davasının Türkiye'nin tarihinde bir kilometre taşı olabileceğini düşünüyor.

Gazeteye göre 142 sanıklı hukuk sürecine alkış tutup tutmamak, Türkiye'ye ve AKP hükümetine nasıl baktığınıza bağlı. Modern bir devlet olabilmesi için darbelerle dolu askeri geçmişinden kendini kopartması şart olan bir Türkiye mi var gözünüzün önünde, yoksa laik anayasası dinci bir hükümet tarafından çiğnenecek diye endişe duyduğunuz bir Türkiye mi?

Independent, birçoklarının Ergenekon sanıklarının başarılı biçimde yargılanmasını askeri iktidarın demokratik devlet önünde boyun eğmesi olarak alkışlayacağını yazıyor. 1960'dan beri Türk ordusunun dört kez hükümet devirdiğini hatırlatan Independent, ikinci dünya savaşı sonrasında Türkiye'de generallerin yargıyı kontrol ederek toplumun her kesimine nüfuz ettiğini bildiriyor.

Ama gazete, karşı görüşte olanları da hatırlatıyor.

Aralarında Batı yanlısı liberallerin de bulunduğu başkaları açısından Türkiye'de ordunun, bütün hatalarına karşın, laik anayasanın bekçisi olduğunu da anımsatıyor gazete, ve bu kesimin Ergenekon davasını, Türkiye'yi sinsice İslamlaştırmaya çalışanların, muhaliflerini tasfiye girişimi olarak gördüğünü vurguluyor.

Independent'ın başyazısında dile getirdiği umut, AKP'nin laik karşıtlarının sandığı gibi dini emeller beslemiyor olması. ''Çünkü bir şey kesin'' diye devam ediyor başyazı: ''Türkiye ordunun siyasete müdahele etmesinden fazlasıyla çekti. Şayet gerçek anlamıyla modern bir devlet olacaksa, ikisi arasındaki ayrımı açık ve mutlak biçimde yapmalı.''

Domuz gribi tatili

Guardian'ın ön sayfasında domuz gribi tartışması var. İngiltere'de domuz gribi vakalarında ölenlerin sayısı az, ama virüse yakalananlar ülke çapında yayılarak artıyor. Saygın tıp dergisi Lancet'ta konuyla ilgili bir araştırma yayımlayan önde gelen iki uzman, hükümet yetkililerine ''Okulları kapatın, hayat kurtarın'' diyor.

Guardian bu tavsiyeyi iri puntolarla öne çıkarmış. İngiltere'de okullar yaz tatiline bu hafta giriyor ama sonbaharla birlikte yeni öğretim yılı başlıyor. Aralarından biri hükümete danışmanlık da yapan bulaşıcı hastalık uzmanı iki profesör, okulların hemen kapatılmasını ve domuz gribi atlatılana kadar, çocukların okula geri dönmemesini öneriyor.

İki profesörün hesaplarına göre okulların kapalı tutulması, virüsün yayılmasını ilk etapta yüzde 17'ye varan oranda, domuz gribinin doruğa tırmandığı dönemde ise, yüzde 45'e varan oranlarda gerileletebilir.

Ancak, Guardian'ın hemen sorduğu bir soru var.

''Milyonlarca çocuğun evde başında kim duracak?'' Çok sayıda ailede hem anne hem baba çalıştığı için, milyonlarca çocuğun okula gitmemesi, milyonlarca ebeveynin de işe gitmemesi anlamına gelebilir.

Guardian, karşı argümanın rakamlarını veriyor. Çocuğunun başında durmak için işten kaytaran anne ya da babaların üretim eksikiğinin ekonomiyi yüzde 6 geriletebileceği tahmin ediliyor. Gazete, sağlık personelinin de çocukları olduğunu hatırlatarak, grip vakalarının tırmandığı bir dönemde hastane çalışanlarının işe gelmeyip evde çocuk beklemesinin akla yatkın olmadığı görüşünü aktarıyor.

Ama öte tarafta, iki uzmanın bilimsel tavsiyesi var. Geçmiş grip salgınlarında farklı ülkelerde okul kapatmanın olumlu etkisinin açıkça görüldüğünü söyleyen profesörler, kimi durumlarda yarı yarıya daha az kişinin ölmesini sağlayacaksa neden olmasın diyorlar.

Bekle ve gör

İngiltere hükümetini daha meşgul edeceğe benzeyen bu risk hesaplarını Guardian'da bırakıp, resesyondaki ekonomileri tekrar rayına oturtmak için neyin en iyi olacağı tahminlerine Financial Times'ın satırlarında uzanalım.

Piyasalara milyarlarca para pompalamaya devam mı etmeli? Financial Times, Amerika Birleşik Devletleri'nde siyasetçiler ikinci bir canlandırma paketi fikrini yoklarken, Fransa ve Almanya'da siyasetçilerin daha farklı bir portre çizdiğini bildiriyor. Gazeteye göre, iki ülke ''bekle ve gör'' yaklaşımında. Yani kesenin ağzını daha fazla açmaktan yana değiller.

Financial Times, Fransa'yı önümüzdeki sonbahar aylarında toplumsal huzursuzluğun bekliyor olabileceğini, ama Sarkozy hükümetinin geçen yıl açıkladığı 26 milyar euro'luk kurtarma paketine kayda değer bir takviyede bulunmayı şu an düşünmediğini yazıyor.

Aynı şekilde Almanya'nın da ekonomisine toplam 81 milyar euro tutarında iki can simidi attığını bildiren Financial Times, Alman siyasetçilerin bunların etkisini bekleyip görme konusunda hemfikir olduklarını belirtiyor.

İlgili haberler
20 Temmuz 2009 Basın Özeti
20 Temmuz, 2009 | Basın Özeti
19 Temmuz 2009 Basın Özeti
19 Temmuz, 2009 | Basın Özeti
17 Temmuz 2009 Basın Özeti
17 Temmuz, 2009 | Basın Özeti
16 Temmuz 2009 Basın Özeti
16 Temmuz, 2009 | Basın Özeti
15 Temmuz 2009 Basın Özeti
15 Temmuz, 2009 | Basın Özeti
14 Temmuz 2009 Basın Özeti
14 Temmuz, 2009 | Basın Özeti
13 Temmuz 2009 Basın Özeti
13 Temmuz, 2009 | Basın Özeti
12 Temmuz 2009 Basın Özeti
12 Temmuz, 2009 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik