|
15 Temmuz 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Cuma günü Afganistan'da ölen sekiz İngiliz askeri için yapılan cenaze törenlerinden çekilen kareler bugün gazetelerin ilk sayfalarında yer buluyor.
Konuyla ilgili haber ve yorumlara ise gazetelerin iç sayfalarında yer verilmiş. Guardian gazetesi, haberi "Ölen sekiz asker için gurur ve öfke" başlığıyla duyuruyor. Times'da ise Genelkurmay Başkanı'nın Afganistan stratejisiyle ilgili yaptığı açıklamalar aktarılıyor. "Genelkurmay Başkanı Richard Dannatt, İngiltere'nin Afganistan'ın güneyindeki operasyonlarına aktarılan kaynak ve asker sayısı hakkında yeniden düşünülmesi gerektiğini söyledi. Dannatt, son günlerde verilen kayıpların insanları 'neyi nasıl yaptığımızı' sorgulamaya ittiğini belirtti." Independent gazetesi de, savaşın bir diğer yüzüne dikkat çekiyor. Muhafazakâr Parti'nin bugün savaş gazilerinin psikolojileri ve intihar eğilimleri konusunda daha fazla şey yapılması uyarısında bulunacağını belirtiyor. "Muhafazakârlar bugün, İngiltere'nin Afganistan'da göğüs göğse çarpıştıktan sonra ülkeye geri dönen genç savaş gazileri arasında akıl hastalıkları ve intihar konusunda patlamaya hazır bir bombayla karşı karşıya olduğu uyarısında bulunacak. Muhafazakâr Parti lideri David Cameron ve gölge savunma bakanı Liam Fox'a göre, gazilere akıl hastalıkları konusunda yeterince hizmet verilmemesi ve Taliban'la mücadelenin getirdiği gerginlik, çatışmadan dönen birçok asker için psikolojik sorunlar ve kendine zarar verme eğilimleri açısından ağır bir bedel anlamına geliyor." Guardian yazarı Simon Jenkins, Afganistan konusunda İngiltere için artık diplomasi vaktinin geldiği görüşünde. Jenkins, "İngiltere, ABD Başkanı Barack Obama'ya inkâra dayalı bu ittifakın sona ermesi gerektiğini söylemeli." diyor. "İngiltere'nin verdiği kayıpların abartılması doğru değil, çünkü bu her tür geri çekilmeyi bir yenilgi olarak öne sürecektir. Ağır kayıplar veren Kanadalılar 2011 yılında geri çekilme niyetleri olduğunu açıklayarak büyüklüklerini gösterdi. Neden İngiltere de aynı şeyi yapmasın? İngiliz generaller ve politikacıların Helmand'da on yılllarca sürecek bir çatışmadan bahsetmeleri saçmalık. Buna ne İngiliz kamuoyu ne de Taliban inanıyor. Kanadalılar gibi, onlar da bir geri çekilme takvimi açıklamalı, can kaybına bir son vermeli ve Obama'yı bu yanlış politikasında tek başına bırakmalılar." El Kaide'den Çin'e tehdit El Kaide'nin, Müslüman Uygurların intikamını almak için Afrika'daki Çinli işçilere saldırma tehdidi bugün hemen hemen tüm gazetelerde yer bulan haberlerden biri. Times haberi şöyle aktarıyor: "Pekin'in Müslüman Uygurlara yönelik muamelesine misilleme olarak El Kaide Çin'e ilk kez bir tehditte bulundu ve Kuzey Afrika'daki Çinli işçileri hedef alan saldırılar düzenleyeceğini söyledi. El Kaide'nin Cezayir'deki kolu olan İslami Mağrip örgütünden gelen tehdit, ekonomik yatırımlarını ülke dışında genişleten Çin'in karşı karşıya olduğu riskin altını çiziyor." Gazze tanıklıkları Independent gazetesinde yer verilen bir habere göre, İsrail'in Gazze operasyonunda görev alan askerlerin ifadeleri, sivillerin canlı kalkan olarak kullanıldıklarını ve uluslararası çatışma kurallarının ihlal edildiğini gösteriyor. "Gazze'de görev yapan İsrailli askerlerin tanıklıkları, en az iki sivilin öldürülmesini, barbarlığı, yağmalama olaylarını, Filistin evlerinin topyekün yok edilmesini, ölümcül beyaz fosfor kullanımını ve bir tabur komutanın askerlerine aktardığı şekliyle 'delice top ateşi ve hava saldırısı'nı ayrıntılandırdı. 30 askerden alınan ifadeler, ordunun operasyonun uluslararası hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiği görüşüne meydan okuyor." Taylor'ın ifadesi Liberya'nın eski lideri Charles Taylor'ın Lahey Adalet Divanı'nda verdiği ifadeler de bugün basının ilgi gösterdiği başlıca konular arasında. Guardian'dan aktaralım: "Liberya'nın eski cumhurbaşkanı Charles Taylor, savaş suçları mahkemesinde yaptığı savunmasında hakkındaki cinayet ve insanlığa karşı suç işlediği iddialarını reddetti, 'insanlara sevgisi'nden dem vurdu. Taylor, Lahey'de, hakkındaki cinayet, seks köleliği ve çocuk asker kullanımını da içeren on bir suçlamanın yalanlar ve yanlış bilgilerden ibaret olduğunu ileri sürdü." Nabucco'ya rakip Türkiye, Yunanistan ve İtalya üzerinden geçecek olan Güney Koridoru İTGİ doğal gaz boru hattıyla ilgili olarak Yunan, Bulgar ve İtalyan firmaları arasında dün imzalanan anlaşmaya Financial Times gazetesi iç sayfalarında bir haberle yer veriyor. Gazete, boru hattına yapılacak 160 kilometrelik bir bağlantıyla Bulgaristan'ın Rusya'ya doğal gaz bağımlılığının sona ereceğini yazıyor. "2012 yılında tamamlanacak olan 120 milyon euro değerindeki bağlantı, Bulgaristan'a Azerbaycan'dan Türkiye ve Yunanistan'a, oradan da İtalya'ya doğal gaz taşıyacak olan İTGİ boru hattına erişim imkânı verecek. Plan, Türkiye'den Avusturya'ya aynı Azeri gazını taşıyacak olan Nabucco boru hattına bir rakip olabilir." Ötenazi tartışması İngiliz bir orkestra şefi ve 54 yıllık eşinin İsviçre'deki Dignitas kliniğine giderek ötenazi, yani kendi yaşamına son verme hakkını kullanmalarıyla ilgili haber tüm gazetelerde yer buluyor. Haberi manşetine taşıyan Times, bunun ötenazi girişimlerinde bir artışa yol açabileceğini yazıyor. Konu, gazetenin başyazısında da işleniyor. "Devlet, ölümcül hastalığı olanların hayatlarını sona erdirme yolculuklarında kendilerine eşlik edenleri yargılamakta isteksiz görünüyor. Bireylerin haklarını koruma konusuna giderek artan bir önem veren bir toplumda, en temel haklardan biri kişinin kendi kaderini kontrol edebilme hakkı olmalıdır. Ancak böylesine önemli bir konuda, tavrın İsviçre'deki ve yalnızca zenginlerin gidebilecekleri tek bir klinik tarafından belirleniyor olması saçma. Hükümet ötenaziyle ilgili mevcut yasayı değiştirmekte isteksiz. Çünkü ötenaziye izin veren bir yasa, insanların başkalarına yük olma korkularını sömürecek ve onları hayatlarına son vermeye ikna edecek kişiler tarafından kötüye kullanılabilir. Başka koşullarda yaşamlarına devam etmeleri mümkün olabilecek psikotik hastalarda intihar oranlarını arttırabilir. Haysiyet önemli bir kelimedir. Ama bu haysiyet İsviçre'deki bir klinikte değil, kendi ülkemizde korunmalıdır." | İlgili haberler 14 Temmuz 2009 Basın Özeti14 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 13 Temmuz 2009 Basın Özeti13 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 12 Temmuz 2009 Basın Özeti12 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 10 Temmuz 2009 Basın Özeti10 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 9 Temmuz 2009 Basın Özeti09 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 8 Temmuz 2009 Basın Özeti08 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 7 Temmuz 2009 Basın Özeti07 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 6 Temmuz 2009 Basın Özeti06 Temmuz, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||