|
10 Temmuz 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Guardian gazetesi dün manşetten duyurduğu ve İngiltere'de büyük yankı uyandıran News Of The World gazetesine yönelik "telefon mesajı dinleme" haberine bugün de ayrıntılı şekilde yer vermeyi sürdürüyor.
Gazetenin binlerce ünlü kişinin telefonlarına bırakılan mesajları yasadışı şekilde dinlettiği iddia edilmişti. Ayrıca, News Of The World'ün de bünyesinde olduğu dev medya şirketi News International'ın, aleyhine dava açılmasını önlemek için "dostane çözüm" yoluna gidip 1 milyon sterlinden fazla ödeme yaptığı öne sürülmüştü. Guardian bugünkü manşetinde ise iki gelişmeyi duyuruyor. Bunların ilki, telefon mesajı dinleme iddialarının, üç ayrı soruşturmanın konusu olabileceği. Konu savcılığın, meclisin ve Basın Şikayet Komisyonu'nun gündeminde. Guardian'ın bugün duyurduğu ikinci gelişme de, skandalın yeni kurbanlarının ortaya çıkması. Gazete ilk sayfasında bu kişiler arasında Manchester United menajeri Sir Alex Ferguson ve Newcastle United menajeri Alan Shearer'ın da olduğunu duyuruyor. Guardian başyazısında ise News International şirketinin skandal karşısında sessiz kalmasına dikkat çekiyor. 'İngiltere'de gazetecilik standartları yükseltilmeli' Financial Times ilk sayfasındaki haberde, polisin News Of The World'e yönelik iddialarla ilgili olarak yeni bir soruşturma başlatmayı reddettiğini duyuruyor. Polis yetkilileri bu duruma gerekçe olarak, News Of The World aleyhine "yeni kanıtların ortaya çıkmamasını" gösteriyor. Daha önce gazetenin muhabirlerinden Clive Goodman, özel bir dedektifle birlikte, kanunsuz telefon dinlemekten yargılanıp suçlu bulunmasının ardından iki yıl önce mahkum edilmişti. Financial Times başyazısında ise İngiltere'de gazetecilik standartlarının yükseltilmesine ihtiyaç duyulduğunu söylüyor. Independent'ın medya editörü Ian Burrell, son gelişmelerden avukatların kazançlı çıkabileceklerini vurguluyor. Zira mesajlarının dinlendiği iddia edilen çok sayıda kişi, News of the World gazetesi aleyhine dava açıp açmamayı değerlendiriyor. Independent da başyazısında iddialara değinmiş ancak farklı bir açıdan..."Basın sindirilmemeli" diyen gazete yaşananların, medyanın, halkın tanıdığı kişilerin hayatını kamu yararına soruşturma özgürlüğünü kısıtlamak için bir bahane olarak kullanılmaması gerektiğini söylüyor. İngiltere nükleer silahlarını azaltmaya hazır Daily Telegraph gazetesinin bugünkü manşeti, "İngiltere nükleer silahlarını azaltmaya hazır". Gazete, İtalya'daki G8 Zirvesi'nde İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un yaptığı açıklamaya değiniyor. Brown, İran ve Kuzey Kore'yi, silahlanma yarışından vazgeçmeye iknaya yönelik küresel bir anlaşma kapsamında, nükleer silahlarını azaltmaya hazır olduklarını söylüyor. İngiltere'nin elinde halen 160 nükleer savaş başlığı bulunuyor. Gordon Brown, İran ve Kuzey Kore'nin, nükleer silah programlarını durdurduklarını kanıtlamalarının, kendilerinin nükleer başlık sayısını azaltmalarının yolunu açabileceğini belirtiyor. Bu arada İran'ın sürekli, nükleer programının tamamen barışçı amaçlı olduğunu vurguladığını da hatırlatalım. 'Nabucco'nun önünde hala büyük engeller var' Hazar bölgesiyle Orta Asya cumhuriyetlerinden çıkan doğalgazın, Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırılmasını öngören Nabucco Projesi'yle ilgili olarak Pazartesi günü önemli bir adım atılacak. Projenin beş geçiş ülkesi Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya'nın temsilcileri Ankara'da Nabucco Anlaşması'nı imzalayacak. Financial Times bugünden gelişmeye yarım sayfa ayırmış. Financial Times, geçiş ülkelerinin, projeye yönelik koşullarını hafifleştirdiklerini belirtiyor. Türkiye daha önce Nabucco hattından taşınacak gazın yüzde 15'ini, iç tüketimi ya da yeniden ihraç için indirimli fiyattan almak istiyordu. Gazeteye Times'a konuşan Türkiye hükümetinden bir kaynak, bu konuda ısrar edilmeyeceğini söylemiş. Financial Times Ankara'ya başka sözler verildiğini belirtiyor. Verildiği vurgulanan garantiler arasında, boru hattının gazın iki yönde akabileceği şekilde inşa edilmesi ve Türkiye'nin gerektiğinde Avrupa Birliği'nin gaz stoklarından faydalanabilmesi de var. Gazete, Pazartesi günü imzalanacak anlaşmaya karşın, Nabucco Projesi'nin önünde hala büyük engeller olduğu görüşünde. Financial Times'a göre bu engellerin başında da projede kullanılmaya hazır gaz miktarının azlığı ve ucuz rakip projelerin yol açtığı rekabet geliyor. Nabucco Projesi'ne başından itibaren gaz verebilecek tek ülke Azerbaycan ancak Rusya ve Türkiye de Azeri gazının peşinde. Aynı zamanda Türkiye-Yunanistan-İtalya ve Transatlantik doğalgaz hatları da, halen proje aşamasında. 'Türkiye hükümeti harcamaları azaltmaya zorlanacak' Financial Times'ın bugünkü Şirketler ve Piyasalar ekindeyse, Capital Economics adlı danışmanlık kuruluşundan Neil Shearing'in bir yorumu yer alıyor. Shearing, acil kredi için Uluslararası Para Fonu IMF'nin kapısını çalmaya zorlanan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin, mevcut krizden yapısal anlamda daha sağlam çıkabilecekleri kanısında. Yazar bu ülkelere örnek olarak, Macaristan ve Romanya'yı göstermiş. Yazar Polonya, Çek Cumhuriyeti, Rusya ve "en azından şimdilik" Türkiye'nin ise ekonomileri durgunluğa girerken, daha sert mali politikalar uygulamaktan kaçındıklarını belirtiyor. Ancak Neil Shearing Türkiye açısından bunun fazla sürmeyeceği konusunda. Shearing, "Ya IMF'nin ya da piyasaların yıl sonuna doğru hükümeti, harcamaları azaltmaya zorlayacağını düşünüyoruz" diyor. 'Günde 5 Sterlin'e Doğu Avrupalılara meyve toplatılıyor' Independent bugün manşetine, özel bir haberi çekmiş. Gazete, İngiltere'nin en büyük süpermarket zincirlerinden Tesco ve Sainsburys'le çalışan bir şirketin, Doğu Avrupa ülkelerinden özel çalışma vizesiyle işçi getirttiğini belirtiyor. Independent'ın eleştirdiği uygulama ise meyve toplayan bu kişilere sadece haftada 45 sterlin yani günde yaklaşık 13 Yeni Türk Lirası ödenmesi. Gazetenin ilk sayfasındaki resimde, ellerinde poşetler bulunan üç kişi görüntülenmiş. Independent, Bulgaristan'dan getirilen bu işçilerin kalabalık karavanlarda yaşadıklarını belirtiyor. 'Ulusal değerler popülerlikle parlar' Times gazetesinin ilk sayfasında, Londra'nın kalbi Trafalgar Meydanı'nda çekilmiş bir fotoğraf var. Fotoğrafın üzerinde de bir soru, "Hayat niçin Ulusal Galeri'de sanatı rahatsız ediyor?" Londra'nın en sık ziyaret edilen mekanlarından Ulusal Galeri, Trafalgar Meydanı'na bitişik. Times'ı bugün ilk sayfada soru sormaya iten ise Ulusal Galeri'nin müdürü Nicholas Penny'nin yaptığı açıklama. Penny, Trafalgar Meydanı'nın giderek medeniyetten uzak bir yere dönüştüğünü, meydandaki yüksek sesli müziğin ve kaba davranışlarıyla dikkat çeken kişilerin, Ulusal Galeri'nin huzurlu havasına zarar verdiğini söylemişti. Times ise bugün "Hard Rock" başlıklı başyazısında, Nicholas Penny'i haksız bulmuş. Gazete ulusal değerlerin, seçkinci bir anlayışın pençesinde paslanan değil, popülerlik içinde parlayan şeyler olduğunu söylüyor. Times'a göre Ulusal Galeri de, merdivenleri dışındaki kalabalığı da çekebilmesini bilmeli. | İlgili haberler 8 Temmuz 2009 Basın Özeti08 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 7 Temmuz 2009 Basın Özeti07 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 6 Temmuz 2009 Basın Özeti06 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 5 Temmuz 2009 Basın Özeti05 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 3 Temmuz 2009 Basın Özeti03 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 2 Temmuz 2009 Basın Özeti02 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 1 Temmuz 2009 Basın Özeti01 Temmuz, 2009 | Basın Özeti 30 Haziran 2009 Basın Özeti30 Haziran, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||