BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 02 Temmuz, 2009 - TSİ 08:03
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
2 Temmuz 2009 Basın Özeti
Guardian, Batman'ın Hasankeyf ilçesinde, Dicle Nehri üzerinde yapılacak olan Ilısu Barajı ile ilgili bir gelişmeye yer veriyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Çevre Bakanı Veysel Eroğlu'nun, finansman ile ilgili sorunlar nedeniyle 6 ay ara verilen projenin yeniden başlayacağı açıklamasını duyuran Guardian şöyle devam ediyor:

"Bu açıklama, projenin geçen Aralık ayında öldürücü bir darbe aldığına inanan çevreci grupları hayal kırıklığına uğrattı. Bu tarihte Almanya, İsviçre ve Avusturya'dan kredi kuruluşları, barajın çevresel ve sosyal etkileriyle ilgili kaygıların dikkate alınmadığı gerekçesiyle krediyi askıya almıştı."

"Eroğlu Ankara'da düzenlediği basın toplantısında, barajın uluslararası standartlara uyumu için önemli önemli adımlar attıklarını belirtti ve gereken kaynağın bulunacağını söyledi. Ancak projenin destekçileri henüz bu iddiayı doğrulamadı. İsviçre Ekonomi Bakanlığı'ndan bir yetkili, konuyu incelediklerini, Almanya ve Avusturya ile de görüşerek bir karara varacaklarını dile getirdi."

Guardian Ilısu Barajı ile ilgili gelişmeleri böyle özetledikten sonra, yarattığı tartışmalara ilişkin de şu notları aktarıyor:

"Çevreciler, barajın 80 kadar kasaba, köy ve mezrayı sular altında bırakacağı, 50 ila 80 bin kişinin bölgeyi terk etmek zorunda kalacağı uyarısında bulunuyor. Ayrıca bölge sakinlerine önerilen tazminatın yetersiz olduğu savunuluyor. Türkiye'ye yönelik bir başka suçlama da, Dicle Nehri'nin döküldüğü Irak ve komşusu Suriye ile yeterince iştişarede bulunmadığı yönünde."

"Musavi'yi hafife aldılar"

İranlı muhalif lider Mir Hüseyin Musavi, seçim sonuçlarını tanımama tavrını dün de sürdürdü ve Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad yönetimini gayrimeşru ilan etti. Bu açıklamayı "Tutucular yumuşak üsluplu isyankarı hafife aldı" başlıklı bir analizle değerlendiren Times şöyle diyor:

"İran, tutucular ile Musavi'nin yeşil devrimcileri arasında uzun soluklu ve yıpratıcı bir savaşa hazırlanıyor. Rejimin umudu, öğrencilerin on yıl önceki protestolarında olduğu gibi, güç kullanımının muhalefetin direncini kırması. Musavi'nin umudu ise, Haziran'daki protesto gösterilerinin, 30 yıl önce Şah'ın devrilmesine benzer yeni bir devrimin başlangıcı olması."

"Dünyanın İran konusundaki seçenekleri ise sınırlı. Ahmedinejad'ın hileli zaferine göz yumuyor gibi görünmek istemeyecektir. Ancak İran'ın içişlerine müdahale eder gibi de görünmemesi gerekiyor. Liderlerinin kim olacağına İran halkı karar vermeli. Nihayetinde cumhurbaşkanlığı seçimlerinin amacı da buydu."

"Obama Moskova'da soğuk karşılanacak"

Daily Telegraph gazetesi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın ilk Moskova ziyaretini gelecek hafta yapacağını hatırlatıyor.

Ziyarette iki ülkenin, envanterlerindeki nükleer silahların sayısını yarıya indirme konusunda anlaşmasının beklendiğini belirten gazete, bu anlaşmaya ilişkin şu yorumu yapıyor:

"Yeni anlaşma Rusya'nın, süper güç iddiasını destekleyebilecek son kartı olan nükleer silahlar konusunda, Amerika Birleşik Devletleri ile eşit bir görüntü vermesini sağlayacak. Obama'nın ise, kitle imha silahlarının yok edilmesi hedefine bağlı bir başkan olduğu iddiasını güçlendirecek."

"Ancak ziyarette ortaklıktan söz eden diplomatik bir dil hakim olsa da, Obama'nın Kremlin'de biraz soğuk karşılanacağı belirtiliyor. Rus tarafı, iki ülke arasındaki atmosferin, ilişkilerin hızla iyileşmesine izin vermeyecek kadar kirli olduğu görüşünde. Rusya'nın şahin Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bu hafta, 'Son yıllarda aramızda bir güven krizi doğdu. Bunu aşmamız zaman alacaktır' diyordu."

"G20 sözleri tutulmadı"

Financial Times, Dünya Ticaret Örgütü'nün bir raporunu aktarıyor ve Nisan ayında Londra'daki G20 zirvesinde alınan korumacı önlemlerden kaçınma kararını birçok ülkenin uygulamadığını duyuruyor.

"Dünya Ticaret Örgütü, 24 ülkenin yanı sıra Avrupa Birliği'nin, son üç ayda 83 korumacı önleme başvurduğunu belirledi. Bu sayı, aynı dönemde, ters yönde yani ticaretin serbestleştirilmesi yönünde atılan adımların tam iki katı. Ancak rapor, korumacılık konusundaki aşırı uygulamalara son verildiğinin görüldüğünü belirtiyor."

Gonzales Blair'e karşı

Independent, Lizbon Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinin ardından oluşturulacak Avrupa Birliği başkanlığı makamı için, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in ardından bir adayın daha sahneye çıktığını duyuruyor. Bu isim, eski İspanya başbakanı Felipe Gonzales. Gazete, Gonzales ile ilgili şu tespitlerde bulunuyor.

"İspanya'nın modernizasyonunu ve Avrupa Birliği üyeliğini o gerçekleştirdi. 1996'da siyasi bir skandal nedeniyle sahneden çekilene kadar, 13 yıl İspanya'yı yönetti. Şimdi İspanya'nın karizmatik, sosyalist eski başbakanı Felipe Gonzalez tekrar sahnede ve Avrupa'nın ilk başkanı olma konusunda Tony Blair'e rakip olacağı konuşuluyor."

"Başkanlık makamı henüz resmen oluşturulmuş değil. İrlandalı seçmen Kasım ayında düzenlenecek ikinci referandumda Lizbon Anlaşması'na onay vermezse, hiçbir zaman da oluşturulamayacak. Avrupa Birliği'nin başkanı olacak ismin hangi yetkilere sahip olacağı da henüz tam olarak tanımlanmış değil. Dolayısıyla adayların Lizbon Antlaşması onaylanana dek, resmen ortaya çıkması beklenmiyor."

İlgili haberler
29 Haziran 2009 Basın Özeti
29 Haziran, 2009 | Basın Özeti
28 Haziran 2009 Basın Özeti
28 Haziran, 2009 | Basın Özeti
26 Haziran 2009 Basın Özeti
26 Haziran, 2009 | Basın Özeti
25 Haziran 2009 Basın Özeti
25 Haziran, 2009 | Basın Özeti
24 Haziran 2009 Basın Özeti
24 Haziran, 2009 | Basın Özeti
23 Haziran 2009 Basın Özeti
23 Haziran, 2009 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik