|
26 Haziran 2009 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Milletvekillerinin, ilk kez kamuoyuna sergilenen vergi iadeleri ve masraf taleplerindeki usulsüzlüklerle sarsılan İngiltere parlamentosu bu hafta yeni başkanını seçer ve köklü bir reforma hazırlanırken, gazeteler bu kez de kamu hizmeti gören kuruluşları mercek altına almaya karar vermiş görünüyor.
Bugün hedefte BBC var. Uzun süredir BBC'nin kamu yayıncısı statüsüyle televizyon ruhsatlarından elde ettiği geliri, bir tür haksız rekabet ve tekelleşme yarattığını söyleyerek eleştiren muhafazakar Daily Telegraph gazetesi, bugün sekiz sütuna manşet yaptığı habere, "27 BBC yöneticisi başbakandan daha çok kazanıyor" başlığını atmış. BBC yöneticilerinin, haber alma hürriyeti yasasına dayanılarak yapılan başvuru sonucu açıklanan maaşları, masraf ve vergi iadelerini açıklayan Daily Telegraph, iki yılda ikibini aşkın kişinin işten çıkarıldığı BBC'de yöneticilere yapılan ödemelerin sendikaları öfkelendirdiğini kaydediyor. Daily Telegraph, konuyu başyazısında şu satırlarla değerlendirmiş. "Yılda 3 milyar altıyüzbin sterlinlik, garantili ama hakedilmemiş ruhsat gelirlerine sırtını dayayarak, ticari hayatın gerçeklerinden kopuk bir şekilde varlığını sürdüren BBC, kötü yönetilen, lüks içinde ve kendinden başka kimseye hesap vermeyen bir kurum haline geldi. "BBC'nin iftihar edebileceği şeyler de var kuşkusuz. Radyo haberciliği örneğin. Ama çoğu zaman, reyting peşinde koşarak ya da yayıncılıkta süper güç olmaya çalışarak, kendi itibarını sarsıyor. "Artık kamu yayıncısı olarak rolünü yeniden değerlendirmeli. Daha az işi daha kaliteli yapmaya çalışarak başlayabilir işe. Böylelikle kamu bütçesinden aldığı parayı da daha yerinde kullanacaktır." BBC yöneticilerinin hesapları Independent gazetesinde de manşette. Başlık: "İşleri tıkırında" "BBC yöneticilerinin, özel jetlerle seyahat, iPod, çiçek, mücevher, pasta, el çantası ve şampanya masraflarını vergi mükellefi ödemiş. Bu utanç verici belgelerin yayınlanması ardından, Ulusal Sağlık Hizmetleri gibi başka kamu kuruluşlarındaki yöneticilerin masrafları ve maaşlarının da açıklanması konusundaki baskıların artması bekleniyor." Independent da tıpkı Daily Telegraph gibi, piyasanın gerçeklerinden kopuk diye tanımladığı BBC'nin kendisine çeki düzen vermesini tavsiye ediyor, aksi halde hükümetin, BBC bütçesini tırpanlaması konusundaki baskıların giderek artacağını yazıyor. Maaşlarından vazgeçtiler Financial Times, bugün, İngiliz hava yolu şirketi British Airways çalışanlarının önemli bir kısmının şirket yönetiminden gelen imdat çağrısı ardından, gönüllü olarak bir ay maaş almadan çalışmaya hazır olduklarını duyuruyor. Haberde şirketin toplam 7 bin çalışanının ücretsiz izin alarak, part-time çalışarak ya da ücretsiz çalışmak suretiyle kesintiye razı oldukları duyuruluyor ve bu yolla şirketin bu yıl 10 milyon sterlin dolayında bir tasarruf sağlayabileceği kaydediliyor. "British Airway Genel Müdürü Willie Walsh gelişmeyi çağrısına müthiş bir yanıt olarak tanımladı ama mürettebat, yer hizmetleri ve çek-in hizmetleri personelini temsil eden en büyük sendika tarafından şiddetle eleştirildi. "Unite sendikasının sözcüsü Steve Turner, insanların işlerini kaybetmemesi için bazı önlemler alınmasını desteklediklerini ama personelin, ücretsiz çalışmaya gönüllü olmaları konusunda baskı yapıldığını, aksi halde işlerini kaybedebileceklerinin ima edildiğini söyledi. " Çelik işçileri zorda İşten atılmanın bir tehdit olmaktan çıkıp gerçekliğe dönüştüğü bir alan inşaat sektöründeki durgunluk nedeniyle küresel bir bunalımın yaşandığı çelik sanayii. İngiliz Çelik şirketi Corus'un dün ikibin kişiyi daha işten çıkaracağı açıklamasını Guardian gazetesi şu satırlarla duyuruyor. "İngiliz çelik sektörünün en büyük işvereni, bir zamanlar kamu işletmesi olan Corus grubunun Hintli sahibi Tata Steel şirketi, dün yaptığı açıklamada, yıllık kârının yüzde 60 düştüğünü ve piyasanın normale dönmesinin yıllar alabileceğini bildirdi. "Şu ana kadar ikibinbeşyüz çelik işçisi zaten işten çıkarılmıştı. Teesside'daki fabrikada çalışan ikibin kişinin işi zaten tehlikede. Buna ülke çapında ikibin kişinin daha işsiz bırakılması eklenecek." Guardian bu yıl çelik sektöründe talebin, toplam yüzde 15 ile, ikinci dünya savaşından bu yana en büyük düşüşü göstermesinin beklendiğini de yazıyor. Resimlerdeki doktor İran'la ilgili haberler gazetelerde hala izleniyor. Times gazetesi manşetinde, geçen hafta yapılan gösterilerde vurularak ölen ve muhalif gösterilerin sembolu haline gelen Nida Sultan'a ilk müdaheleyi yapan doktorla bir söyleşiyi aktarıyor. Olaydan sonra, İngiltere'deki ailesinin yanına gelmeyi başaran Doktor Araş Hicazi, "En azından boşuna ölmemiş oldu, İran'daki rejimin halkına yaptığı zulümün dünya çapında sembolü oldu" diyor. Daily Telegraph ise İran'a karşı yeniden kapsamlı yaptırımlara gidilebileceği korkusunun, ülkeden büyük para kaçışına sebep olduğunu, batılı istihbarat örgütlerine göre, İranlı önde gelen işadamları ve zenginlerin onlarca milyon doları İran bankalarından, dış hesaplara aktardıklarını yazıyor. Ve zaman aşımına uğrayarak açılan ingiliz arşivlerinden bir haberi, kısaca Independent'dan aktaralım. İngiltere'nin gizli silahı "İngiliz hükümetinin Nazilere karşı gizli silahı. Şarbona batırılmış dikiş makinesi iğneleri..Gizli bir dosya, İngiltere'nin ikinci dünya savaşı sırasında bu ölümcül silahı üretme projesinin bütün ayrıntılarını gözler önüne seriyor. "Hiç bir zaman kullanılmayan bu silah için yapılan deneyler sırasında gizli silah geliştirme labaratuarlarında görevli bilim adamları deneyler için iğneleri önce dükkanlardan almaya başlamış, ama yeterli miktarda iğne bulamayınca dikiş makinesi firması Singer'e başvurarak, açıklayamıyacakları amaçlarla çok sayıda iğneye ihtiyaçları olduğunu bildirmişler." Charlie'nin meleği Pop yıldızı Michael Jackson'un ölüm haberi gazetelerin erken baskılarına yetişmemiş. Ama tümünde, dün 62 yaşında kanserden ölen Hollywood'un Charlie'nin Melekleri dizisiyle parlayan yıldızı Farah Fawcett'in hayat hikayesi var. Guardian, "O saçlar, o gözler.. Ekranda yaşayan ve ekranda ölen seks sembolü" diye tanımlamış 1976 yılında kırmızı mayolu bir bir posteri tam 12 milyon satan Fawcett'i.. | İlgili haberler 23 Haziran 2009 Basın Özeti23 Haziran, 2009 | Basın Özeti 22 Haziran 2009 Basın Özeti22 Haziran, 2009 | Basın Özeti 21 Haziran 2009 Basın Özeti21 Haziran, 2009 | Basın Özeti 19 Haziran 2009 Basın Özeti19 Haziran, 2009 | Basın Özeti 18 Haziran 2009 Basın Özeti18 Haziran, 2009 | Basın Özeti 17 Haziran 2009 Basın Özeti17 Haziran, 2009 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||