BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Eylül, 2008 - TSİ 06:53
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
22 Eylül 2008 Basın Özeti
İngiltere'de bu sabah da pek çok gazetenin manşetinde ekonomi var.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

İş çevrelerinin gazetesi Financial Times, Amerikan hükümetinin bankaları kurtarmak amacıyla geçen hafta hazırladığı paket için "Washington'da çok riskli bir siyasi poker oynanıyor" diyor.

Gazeteye göre 700 milyar dolarlık paket, Kongre'de bu hafta oylanacak. Ancak Demokratlar pakete başka önlemler de eklemek istiyor; Cumhuriyetçiler ise uzlaşma formüllerine kesinlikle karşı.

Financial Times kurtarma paketini değerlendirirken ise "Kâğıt üzerinde kolay ama uygulaması zor olabilir" diyor.

Gazeteye göre paket, Amerikan Hazine Bakanlığı'nın eline 700 milyar dolar verip, bunun nasıl harcanacağı konusunda bakanlığı tamamen serbest bırakıyor.

Hangi bankadan, ne kadarlık aktif değer alınacağı ve en önemlisi de bunların nasıl fiyatlandırılacağı, belli değil.

Eğer bakanlık, piyasadaki düşüşleri de göz önüne alarak aktif değerlere düşük fiyatlar biçerse, o zaman pek çok bankanın bilânçosu bugünkünden de kötü görünecek.

Hatta gazetenin aktardığı tahminlere göre dünya finans sisteminde "500 milyar dolarlık bir sermaye deliği" ortaya çıkabilir.

Bakanlık ise en riskli aktifleri kendisi alacağı için, bankaların piyasalardan daha kolay kredi bulacağını ve kendilerini kurtaracağını umuyor.

Financial Times, bu alımları yapacak bir kurumun oluşturulmasının zaman alacağına da dikkati çekmiş. Gazeteye göre kurtarma paketinin Amerikan dolarına ve devlet bonolarına yapacağı olumsuz etki de cabası...

Hani bana?

Times gazetesi ise eski IMF baş ekonomisti Kenneth Rogoff'un uyarısını aktarıyor: "Bankaları kurtarırsanız, diğer sektörler de sıraya girer."

Halen Harvard Üniversitesi'nde ekonomi dersleri veren Rogoff'a göre, bu sektörlerin başında da otomotiv geliyor.

Guardian gazetesi, Amerikan Hazine Bakanı Hank Paulson'un paketini ihraç etme çabalarına geniş yer ayırmış.

Gazeteye göre Paulson; İngiltere, Japonya, Almanya ve diğer sanayileşmiş ülkelere benzer kurtarma planları hazırlamaları için baskı yapıyor.

Bu planın her Amerikan vatandaşına 2.000 dolara mal olacağını hatırlatan Guardian, İngiliz hükümetinin öneriye sıcak bakmadığını yazıyor.

Guardian, Paulson'un 700 milyar dolarlık planı için, Kongre'ye sunduğu belgenin yalnızca üç sayfa olduğunu da belirtmiş.

Guardian'a göre Demokrat Kongre üyelerinin bu planı onaylamadan evvel öne sürdüğü koşullardan biri de, Wall Street'teki üst düzey yöneticilerin gazetenin "telefon numarası uzunluğunda" diye nitelediği, astronomik ikramiyelerine bir sınırlama getirilmesi.

Buna göre Goldman Sachs yatırım bankasının müdürü geçen yıl 68,5 milyon dolar, batan Lehman'ın müdürü ise 34 milyon dolar ikramiye almış...

Banka battı, ikramiyeler sağlam

İkramiye demişken, bir haber de Independent'ten. Buna göre batan Lehman bankasının New York'taki çalışanları, bu yılki 2,5 milyar dolar tutarındaki ikramiyelerini yine de alacakmış.

Çünkü banka iflas başvurusu yapmadan önce, ikramiye parası bir kenara ayrılmış.

Bankanın Kuzey Amerika kanadını satın alan Barclays de bunlara dokunmama sözü vermiş, çünkü başarılı çalışanların ayrılmasını istemiyormuş.

Bu arada hatırlatalım, ikramiyelerin toplamı 2,5 milyar dolar, Barclays'in Lehman'ın Amerika kanadını satın almak için ödediği para 1,75 milyar dolar...

'Brown'un IMF'si'

İngiltere'deki gazetelerin geniş yer verdiği bir diğer konuysa, dünyadaki ekonomik krizin tırmanmasından önce de zor günler geçiren İngiliz İşçi Partisi'nin bu haftaki kongresi.

Pek çok gazete, kimi kamuoyu yoklamalarında muhalefetin 20 puan gerisinde görünen Başbakan Gordon Brown'un yarın "Hatalar yaptım ama ülkeyi bu ekonomik krizden de en iyi ben kurtarırım" diyen bir konuşma yapacağı görüşünde.

Guardian ise Brown'un dün BBC'ye verdiği bir mülakatta açıkladığı planı manşetine çekmiş. İngiltere başbakanı, gelecekte bu tür krizleri önlemek için IMF'nin erken uyarı sistemine benzer bir uluslararası denetçi kurum oluşturulmasını önermişti.

Guardian'a göre Başbakan Brown önümüzdeki haftalarda Avrupa'ya ve ABD'ye giderek bu plana destek arayacak.

'Pakistan'ın 11 Eylül'ü'

Pakistan'da hafta sonunda bir otele düzenlenen ve 50'den fazla kişinin ölümüne yol açan saldırı da, ayrıntılarıyla inceleniyor İngiliz gazetelerinde.

Daily Telegraph, manşetten beş sütuna verdiği saldırı sonrası fotoğrafının altına "Otel bombası Pakistan'ın 11 Eylül'ü" başlığını atmış.

Gazeteye göre tahminen 660 kilo patlayıcı yüklü kamyonunu otelin güvenlik bariyerine çarpan intihar eylemcisinin üzerindeki bomba yüklü yeleği patlatmasıyla, kamyondaki patlayıcıların alev alması arasında dört dakika geçti.

Güvenlik görevlileri bu sürede aracın şoför mahallindeki yangını söndürmeye çalıştı ama yayılmasına engel olamadı.

Gazete iç sayfalarındaki bir yorumda da krizin pek çok sebebi olduğunu söylüyor: "Güvenlik güçlerinde ve kamuoyunda cihatçılara duyulan sempati, dolayısıyla Amerika'nın terörle mücadelesi olarak görülen savaşta yer almanın getirdiği öfke ve Afgan Taleban'ını, Hindistan'a karşı bir güç olarak destekleme arzusu."

Daily Telegraph, Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari'nin işte her şeyden önce bu anlayışa karşı mücadele etmesi gerektiğini söylüyor.

Gazeteye göre böyle bir ortamda Amerika'nın, Pakistan'ın aşiret bölgelerine saldırılar yapması da "aptalcaydı. Fakat sonuçta bu bir bahane olmamalı, Pakistan kendisini kurtarmalı."

Times gazetesinde Anatol Lieven imzalı bir yorumda ise Pakistan'ın acilen yardıma ihtiyacı olduğu vurgulanıyor.

Buna göre ülkenin polis gücünde bu mücadeleyi yapacak ne yeterli kaynak var ne de moral. Ayrıca kamuoyu da, Pakistan Talebanı'nın ya da yerel adıyla Tehriki Talebani Pakistan'ın eylemlerini destekliyor.

Bu nedenle kanlı eylemlerin yayılması, kuvvetli bir olasılık. Yazar "Batı, Pakistan'da olup bitenleri yalnızca Afganistan'daki kampanyamızın bir uzantısı olarak görmekten vazgeçmeli. Pakistan çok daha önemli bir ülke ve ciddi tehlike içinde." diyor.

'Türkiye çöker'

Guardian gazetesinin genelde İstanbul'dan bildiren muhabiri Robert Tait, Erivan'a gitmiş ve Ermeni Soykırım Müzesi Müdürü Hayk Demoyan ile görüşmüş.

Demoyan, eğer soykırım iddialarını kabul etmesi için yapılan uluslararası baskıya boyun eğerse, Türkiye'deki siyasi sistemin, SSCB tarzı bir çöküş yaşayacağını söylemiş.

Demoyan, Atatürk'ü de Ermenilere karşı savaş suçları işlemekle suçlamış.

İlgili haberler
21 Eylül 2008 Basın Özeti
21 Eylül, 2008 | Basın Özeti
19 Eylül 2008 Basın Özeti
19 Eylül, 2008 | Basın Özeti
18 Eylül 2008 Basın Özeti
18 Eylül, 2008 | Basın Özeti
17 Eylül 2008 Basın Özeti
17 Eylül, 2008 | Basın Özeti
16 Eylül 2008 Basın Özeti
16 Eylül, 2008 | Basın Özeti
15 Eylül 2008 Basın Özeti
15 Eylül, 2008 | Basın Özeti
14 Eylül 2008 Basın Özeti
14 Eylül, 2008 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik