|
5 Ağustos 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Financial Times gazetesi, petrol fiyatlarındaki düşüşü manşete çıkarıyor bugün.
"Ekonomik durgunluk endişeleri artarken, ham petrol dün üç aydır ilk kez varil başına 120 doların altına düştü. Bu, bakır gibi önemli bazı başka emtia fiyatlarındaki düşüşle beraber, enflasyonist baskılarla ekonomik durgunluk arasında sıkışan merkez bankalarını memnun etti." Financial Times Amerika Birleşik Devletleri, Euro bölgesi ve İngiltere merkez bankalarının bu hafta faiz hadlerini değerlendirmek üzere toplanacağını da hatırlatıyor, enflasyonun yükseldiğine dair yeni işaretlere rağmen merkez bankalarının faizleri değiştirmeyeceği tahminine yer veriyor. Amerikan Merkez Bankası'nın eski başkanı Alan Greenspan de Financial Times'a yazdığı makalede, hükümetleri, paniğe kapılıp küreselleşmeye sırt çevirmemeye çağırmış. Alan Greenspan şöyle yazıyor: "Demokratik toplumlarda ekonomi iyi gidince, halk bunu hala hükümetlerinin başarısına bağlıyor. Oysa gerçekte, son 10 yıldır küresel güçlerin ekonominin kontrolünü ulusal hükümetlerden devraldığına tanık olduk. "İktisatçı Adam Smith'in ulusal ekonomilerde serbest rekabetin düzenleyici gücüne atıfla kullandığı 'görünmeyen eller' kavramını artık küresel piyasalar için kullanabiliriz. Merkez bankaları faiz hadlerinin uzun vadeli kontrolünü uluslararası piyasalara bırakmak zorunda kaldı. "Daha önce sıkı devlet kontrolündeki Çin, Rusya ve Hindistan gibi ekonomiler rekabeti benimsediler. Ama şimdi ortaya çıkan enflasyon tehlikesi karşısında hükümetlerin yeniden ekonomiye müdahale hevesine kapılması tehlikesiyle karşı karşıyayız. Bu yaygınlaşırsa, küreselleşme gerileyebilir ve maliyeti büyük olur." Pekin güvenli mi? Çin'in Uygurların yaşadığı Sincan bölgesiyle sınırında dün meydana gelen ve 16 polisin ölümüne yol açan bombalı saldırıdan sonra Pekin Olimpiyatları güvenli mi? Guardian gazetesi, Çin'deki güvenlik alarmını manşetine taşıdığı haberinde şöyle diyor: "Olimpiyat yetkilileri, dünkü saldırı ardından izleyiciler ve atletlere Pekin Olimpiyatları'nın tamamen güvenli bir ortamda yapılacağı konusunda güvence verme çabasında. "Pekin'de hafta sonunda başlayacak olimpiyatlar süresince 100 bin kişilik bir güvenlik gücü görev yapacak. Yetkililer dün sınır kontrol noktasına yönelen saldırıyla ilgili olarak iki Uygur'u gözaltında tutuyor. "Ama bu saldırı bir yana, kimse Uygurların Pekin'deki olimpiyatlara tehdit oluşturabilecek bir saldırı kapasitesi olduğuna inanmıyor. Hatta bazı bölge uzmanları dünkü olayın da bir terör saldırısından ziyade, bir aşiretin mensupları tarafından gerçekleştirilen intikam amaçlı bir eylem olabileceği görüşünü dile getiriyorlar. " Gizli anlaşma Times'ın manşeti "İngiliz ordusunu Basra'da çatışmaların dışında bırakan gizli anlaşma: İngilizler Mehdi Ordusu karşısında Amerikalıları yalnız bıraktı" diyor. Times gazetesinin Irak'ın Bakuba kentindeki muhabiri Deborah Haynes ile savunma editörü Michael Evans'ın imzalarını taşıyan ve İngiltere'de bir hayli tartışma yaratması muhtemel haber, özetle şöyle: "İngiltere ile Basra'daki Mehdi milisleri arasında yapılan gizli anlaşma yüzünden bu yıl kentte yaklaşık bir hafta devam çatışmalar sırasında İngiliz güçleri Amerikan askerlerinin yardımına gitmedi. "Aralarında özel komando güçleri ve koca bir mekanize tugayın da bulunduğu 4 bin kişilik İngiliz garnizonu, altı gün boyunca Amerikalılar Mehdi milislerinin roketlerine, yol bombalarına ve havan saldırılarına hedef olurken, çatışmaları kenardan izlemekle yetindi. "Şii dinadamı Mukteda es Sadr'a bağlı Mehdi Ordusu milisleriyle İngiliz istihbaratı arasında yapılan gizli anlaşmayı öğrenen Amerikalılar şok geçirdi. "Şiilerin siyasi sürece dahil edilmesini ve marjinal grupların bu yolla yalnızlaştırılmasını amaçlayan gizli anlaşmaya göre, bizzat İngiliz savunma bakanının emri olmadan hiç bir İngiliz askeri Basra'ya girmeyecekti. "Times'a konuşan üst düzey bir Savunma Bakanlığı yetkilisi, İngiliz istihbaratının yaptığı bu anlaşmanın, maliyeti yüksek bir hata olduğunu söyledi." Times gazetesi, buna karşılık Savunma Bakanlığı'nın böyle bir anlaşmanın varlığını resmen doğrulamadığını da hatırlatıyor. Türkiye'de ordu Türkiye'de Yüksek Askeri Şura'da yeni genelkurmay başkanının belirlendiği haberini Guardian gazetesi "Türkiye anti İslamcı bir genelkurmay başkanı atadı" başlığıyla duyuruyor. Gazetenin İstanbul muhabiri Robert Tait, 65 yaşındaki Orgeneral İlker Başbuğ hakkında şu yorumlara yer vermiş: "Türkiye'nin güçlü ordusu dün İslamcılığa karşı tutumuyla tanınan bir generali genelkurmay başkanlığına atayarak, laik rejime desteği konusunda uzlaşmaz bir mesaj vermiş oldu. "Başbuğ iki yıl önce siyasi İslamı büyük bir tehdit olarak tanımlayan bir konuşma yapmıştı. Ama bazı yorumcular yine de Başbuğ'un kendisinden önceki Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'tan daha diplomatik olacağı ve iktidardaki AKP hükümetiyle açık çatışmaya girmeyeceği görüşünü dile getiriyorlar." Daily Telegraph, ABD'de devam eden başkanlık yarışında Rasmussen tarafından gün gün yapılan kamuoyu yoklamalarında, Cumhuriyetçi aday John McCain'in dün ilk kez bir puan farkla da olsa Demokrat Parti adayı Barack Obama'nın önüne geçtiğini yazıyor. Kadın intiharları Financial Times'daki Afganistan mahreçli bir haberde ise ülkede zorla evlendirme ve bir çok diğer baskı karşısında artan kadın intiharları konu alınmış. Haberde özetle şöyle deniyor: "Amina'nın kaldırıldığı Herat'taki hastane ülkenin iyi hastanelerinden biri. Yardım paraları sayesinde en ileri donanıma ve iyi yetişmiş doktorlara sahip. Ama her tarafı korkunç yanıklarla dolu bu genç kadının iyileşme şansı çok az. "Yalnızca yanık tedavisi yapılan bu uzman hastanenin yataklarının yarısını, üzerlerine benzin döküp kendini yakan genç kadınlar oluşturuyor. Bu konuda güvenilir rakamlara ulaşmak güç ve hastaneler bilgi vermekte isteksiz. "Birleşmiş Milletler 2006 yılında Afganistan'da 106 kadının kendini yaktığını saptamıştı. Ama bir Alman kadınlara yardım örgütü için geçen yıl araştırma yürüten Charlemagne Gomez, asıl sayının çok daha yüksek olduğu kanısında. Ailelerin yanan kızlarını şerefleri lekelenecek düşüncesiyle hastaneye götürmediklerini, ölümlerin üzerinin örtüldüğünü anlatıyor." Bütün gazeteler ölen Nobel edebiyat ödülü sahibi Rus yazar Aleksandır Soljenitsin'in hayat hikayesi ve yakın tarihteki rolü üzerine geniş haber ve yorumlara yer vermiş. Daily Telegraph ve Independent, yazarı "Rusya'nın vicdanının bekçisi" diye tanımlamışlar. Times gazetesi ise yazarı Fyodor Dostoyevski ile karşılaştırıyor ve "Soljenitsin sadece siyasi bir mesaj değildi, döneminin önemli bir vicdani tanığıydı" diyor. | İlgili haberler 4 Ağustos 2008 Basın Özeti04 Ağustos, 2008 | Basın Özeti 3 Ağustos 2008 Basın Özeti03 Ağustos, 2008 | Basın Özeti 1 Ağustos 2008 Basın Özeti01 Ağustos, 2008 | Basın Özeti 31 Temmuz 2008 Basın Özeti 31 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 30 Temmuz 2008 Basın Özeti 30 Temmuz, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||