|
4 Ağustos 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Gazetelerin tümünde dikkat çeken ortak konu, İngiltere'de iktidardaki İşçi Partisi içindeki kaynaşma.
Bu kaynaşma geçen hafta Dışişleri Bakanı David Milliband'ın bir basın toplantısında liderlikte değişim gereğini ima etmesiyle iyice su yüzüne çıkmıştı. Times gazetesi bugünkü manşet haberinde, parti içinde aralarında bazı eski bakanların da bulunduğu bir kanadın, Başbakan Gordon Brown'u liderlikten istifaya zorlamak için yeni adımlar atmaya hazırlandığını yazıyor. Times başyazısında da, "eğer İşçi Partisi lider değiştirecekse, bunun ardından seçmene gidip yeniden yetki istemesi gerekir" diyor. Financial Times aynı haberi, "Blairciler Brown'un suyunu kaynatacak" Independent gazetesi yazarlarından Bruce Anderson ise, aynı konudaki makalesinde iç siyasetteki bu son gelişmeleri şu satırlarla yorumlamış: "İşçi Partisi kendi kendisini imha ederken, muhalefetteki muhafazakarlar ne kadar şanslı olduklarına inanamıyorlar. İşçi Partisi kendi liderine saldırıyor. Siyasi delilik bu." "Ana muhalefet partisi toptan Akdeniz kıyılarında güneşli bir yere tatile gidebilir ve sahilde İşçi Partisi'nin uğradığı son felaketlerin dedikodusunu yapıp keyif çatabilir. Çünkü muhalefete gerek kalmadı." "İşçi Partisi siyasi ivmeyi Muhafazakar Partiye kaptırdı. 15 yıllık muhalefetten sonra toparlanıyorlar. Ve onlara puanı İşçi Partili politikacılar kazandırıyor. Gordon Brown bu bataklıktan çıkmak istiyorsa, artık hangi mesajla kamuoyu önüne çıkacağına bir an önce karar verip, şimdiye kadarki en büyük savaşını vermeye hazırlanmalı." Independent yazarı, Brown'un, bir nebze onuru ve kendine saygısı varsa, kendisi hakkında eleştirel sözler sarfeden Dışişleri Bakanı David Milliband'ı görevinden alması gerektiğini de savunuyor. Ekonomide karamsarlık İngiltere ekonomisindeki gelişmeler de gazetelerde dikkatle izleniyor... Gazete bu hafta aylık toplantısını yapacak olan İngiltere Merkez Bankası'nın faiz hadlerinde şok bir artış açıklayabileceği yolunda uyarılara da, bir başka haberinde yer veriyor. Bu haber Times'da da geniş yer bulmuş.. Her iki gazete de, Merkez Bankası'nın, temel ihtiyaç maddeleri ve enerji ürünleri fiyatlarındaki hızlı artışlarla gelen enflasyon tehdidi ve bunun karşısında ekonomide durgunluk ve daralma tehlikesi karşısında sıkışıp kaldığını ve faiz hadlerini artırıp artırmama konusundaki kararı verirken her ay biraz daha zorlandığını yazıyorlar. Organik tarım kriz kurbanı Independent gazetesi ise küresel ve ulusal ekonomideki sıkıntının acısını çeken bir sektöre büyüteç tutmuş bugün. "Kredi krizinin son kurbanı organik gıda sektörü oldu. Şimdiye kadar organik gıda ürünlerine olan talebi sürekli ve hızla artan tüketici, ekonominin gidişinden kaygılanarak kesenin ağzını sıkınca, süt ve süt ürünleri sektöründeki çiftçiler de, diğer tüm gıda sektörlerinde olduğu gibi organik tarıma sırt çevirmeye başladı. " "Organik hayvan yeminin fiyatı yüzde seksen artış gösterince, yüzlerce mandıra zarara uğramaya başladı. Bu yılın başından beri bir çok çiftlik organik tarımdan vazgeçti." "İngiltere'de organik tarım ürünlerine sertifika veren kuruluş Toprak Birliği, son bir kaç yıldır istikrarlı olarak yılda yüzde otuz büyüme gösteren organik gıda sektöründe bu yıl yalnızca yüzde beşlik büyüme beklediklerini söylüyor." Barış şansı azaldı Uluslararası haberlere gelince... Bütün gazetelerde, Gazze'deki çatışmalardan kaçarak İsrail'e sığınan El Fetih mensubu Filistinli militanlara, onlara yapılan muamele ve Gazze'ye geri gönderilişlerine ilişkin haberler fotoğraflarıyla birlikte aktarılıyor. Times konuyu başyazısında da yorumlamış.. "Gazze ve Batı Şeria'daki rakip Filistinli grupları karşı karşıya getiren düşmanlıklar, bu iki bölgeden oluşan bağımsız bir Filistin devleti olasılığının gerçekleşme şansını giderek yok ediyor." "Gazze'den bu kadar çok Filistinlinin çatışmalar yüzünden kaçıp hayatları boyunca düşman belledikleri İsrail'e sığınmaları da bazı anıları canlandırıyor. Filistinliler 1970'de aynı şekilde bu kez Ürdün ordusuyla çatışmalarda yenik düşüp, başlarına gelebileceklerden korkarak İsrail'e kaçmışlardı." Hafta sonunda yaşananlar barış görüşmelerinin başarı şansını da iyice azaltıyor. Gazze'de hakimiyetini kurmaya uğraşan Hamas'ın İsrail'le ilgili ödün vermesini beklemek zor, ayrıca da İsrail'de de kamuoyu artık hızla, kendi aralarında boğuşup duran Filistinlilerle barış görüşmelerinin aleyhine dönüyor. Bütün bunların üzerine bir de Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşan başkanlık seçimleri nedeniyle Washington'dan da bir girişim beklenemiyeceği gerçeği eklenirse bölgede barış konusunda ilerleme sağlayabilme ihtimali iyice azalıyor." Karaciç'i CIA mı sakladı? Independent gazetesinde, Belgrad muhabirinden gelen bir haberin başlığı "Karaciç anlaşmayı bozana kadar CIA tarafından korunuyordu." Kısaca aktaralım. "Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karaciç, Dayton barış anlaşmasından sonra, Amerikan koruması altında yaşıyordu. Ta ki, CIA, telefon konuşmalarını dinlerken, Karaciç'in,kendisiyle yapılan gizli anlaşmayı ihlal ettiğini tespit edene kadar." "Bu gizli anlaşmaya göre, Karaciç, bir daha siyasete karışmayacağına dair Amerikalılara söz vermiş.Bu iddialar, Sırbistan'da yayımlanan Blitz gazetesindeki bir haberde yer aldı. Gazete, Karaciç'in 2000 yılına kadar Amerikan koruması altında olduğunu iddia ediyor. Kaynak olarak ise adını vermediği, 'iyi haber alan bir Amerikan ishihbarat yetkilisi'ni gösteriyor." "Dayton anlaşmasının mimarı Amerikalı diplomat Richard Holbrooke ise, Karaciç ile herhangi bir anlaşma yapılmadığında israrlı. Geçen Perşembe günü CNN televizyonunda bir soru üzerine bu iddiaları 'düpedüz yalan' diyerek reddetmişti." "Buna karşılık şimdi gizli anlaşma iddiaları, Bosna'daki savaşın iki tarafı olan Bosnalı Sırp ve Müslümanların iki eski yetkilisi tarafından da doğrulanıyor. Bosnalı Sırpların eski dışişleri bakanı Aleksa Buha, Belgrad radyosuna yaptığı açıklamada, Karaciç ile Amerikalılar arasındaki gizli anlaşma yapıldığı sırada kendisinin de hazır bulunduğunu, anlaşmanın 1996 yılında 18 Temmuz'u 19'una bağlayan gece yapıldığını söyledi." "Bosna Müslüman hükümetinin eski dışişleri bakanlarından Muhammed Şakirbey de Mostar'da yayımlanan Dnevni gazetesine verdiği demeçte, gizli anlaşmanın varlığından Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü yetkilisi Amerikalı diplomat Robert Frowick vasıtasıyla 1996 yılında haberdar olduğunu söyledi." Berlusconi'den tabloya sansür Son olarak hiç bir gazetenin dikkatinden kaçmayan bir haberi, Daily Telegraph'dan aktaralım. Haberin başlığı, "Berlusconi, dikkatler kendisinde toplansın istiyor". "İtalya başbakanı Silvio Berlusconi'nin, şimdiye kadar keşfedilmemiş bir muhafazakar damarı ortaya çıktı. Başbakan Roma'da, basın toplantılarını düzenlediği ofisinde, her zaman önünde oturduğu,'Gerçeğin Ortaya Çıkış Zamanı' isimli 254 yıllık tablodaki kadının çıplak göğsünün gazetecilerin dikkatini dağıtacağını düşünüp kapatılmasını emretti." "Bunun üzerine asıl tablo kaldırılıp yerine kadının göğsünün tülle örtülmüş olduğu kopyası asıldı." | İlgili haberler 31 Temmuz 2008 Basın Özeti 31 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 30 Temmuz 2008 Basın Özeti 30 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 29 Temmuz 2008 Basın Özeti 29 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 28 Temmuz 2008 Basın Özeti 28 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 27 Temmuz 2008 Basın Özeti 27 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 25 Temmuz 2008 Basın Özeti 25 Temmuz, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||