|
28 Temmuz 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İstanbul'da Pazar gecesi düzenlenen bombalı saldırılar, İngiliz gazetelerinin erken baskılarına yetişmemiş.
Ancak gazeteler Adalet ve Kalkınma Partisi'nin laikliğe aykırı fiillerin odağı olduğu suçlamasıyla açılan ve bugün görüşülmeye başlanacak kapatma davasını tartışıyor. Guardian, dava konusunda başsavcı yardımcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile görüşmüş. Gazete Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Eminağaoğlu'nun "Türkiye'nin hoşgörüsüz bir İslami yönetim altına girmesi tehlikesi" bulunduğu uyarısına yer veriyor. Gazete, savcının "AKP'nin Türkiye'nin laik sistemini yok ederek ülkeyi bir İslam devleti haline getirmek istediği" sözlerini aktarıyor. "Eminağaoğlu, AKP'nin Osmanlı İmparatorluğu döneminden bu yana durağan olan İslam bilincini canlandırmaya yönelik adımlar attığını ve bunların laik yaşam tarzının yıldırılmasına; kadınlara eşit haklar verilmemesine yol açacağını söylüyor." "AKP'ye yönelik davanın özü 'hoşgörüsüzlük' diyen Eminağaoğlu 'Şeriat sistemi tabiatı itibariyle başka düşünce, inanç ve uygulamalara hoşgörülü değildir. İtalya'da faşizm, ya da Almanya'da Nazizm gibi, şeriat da Türkiye'de hassas bir konu. Küçük bir kıvılcımla toplumsal bir harekete dönüşebilir. Osmanlı döneminde şeriata dayanan bir sistem vardı ve toplumuzda hala bunun izleri bulunuyor. Buna dönmek istemiyoruz' diyor." Gazete Avrupa Birliği yetkililerinin bu alandaki girişimleri demokrasiye aykırı bulduğunu anımsatırken, Eminağaoğlu davayı eleştiren Avrupalıların, ne Türkiye'yi ne de İslam'ı anladığını savunuyor: "İslam Hıristiyanlık gibi değildir. Sadece inanç alanında uygulanmaz, devleti de düzenler ve yönetmeye yöneliktir" diyor. Eminağaoğlu'nun sert bulduğu ifadeleri karşısında, 'daha uzlaşmacı' dediği Başbakan Erdoğan'ın açmazdan 'kendi çıkarlarını korumak isteyen elitist bir grubu' sorumlu tuttuğunu hatırlatan Guardian; "ama AKP'nin üst düzey isimleri de özel görüşmelerde, partinin başörtüsü ve cumhurbaşkanlığı konularında direterek muhaliflerini yersiz şekilde kaygılandırdığını itiraf ediyorlar" diye ekliyor: "Sokaklarda yaşam biçimlerini değiştirmek istemeyen ve partimize muhalif olan insanlar var diyen Yaşar Yakış, 'şeriat getireceğimizi düşünenlerin kaygılarını gidermek için bir şeyler yapmamız gerekirdi' diye konuşuyor." 'Kapatma kararının bedelleri' Davayı tam sayfa bir haber/yorum ile değerlendiren Financial Times ise "Geçen yılki seçimlerde oyların yüzde 47'sini kazanan partinin kaderi, 11 hâkimin elinde" diye yazmış. "Türkiye kargaşalara alışık. Ekonomik çöküşten askeri darbe ya da depremlere, ülke, fazlasıyla krizi göğüslemiş görünüyor. Ancak bugün ülkenin en yüksek yargı kurumunun 46 yıllık tarihinde, bir anda parlamaya en hazır davayı görüşmeye başlamasıyla yaşanan türden bir senaryo ile, hiç yüzleşmemişti." Gazeteye göre, davanın sonucu Türkiye'nin yakın geleceğini şekillendirecek. Gazete laik ve muhafazakâr kesimler arasındaki mücadelenin yıllardır sürdüğü ancak Ergenekon soruşturmasının da etkisiyle bu süreçte "kritik bir nokta"ya gelindiği değerlendirmesinde bulunuyor. Gazete, AKP'nin kapatılması yönünde bir kararın; öncülü olarak görülen Refah Partisi veya Fazilet partileri için alınan kararlardan daha farklı olduğunun altını çiziyor. "Bu partilerin dışarıdan desteği az, liderlerinin güvenilirliği sınırlıydı. AKP ise bambaşka. Partinin kapatılmasının bedelleri olacaktır. Öncelikle partinin içeride ve dışarıda müthiş desteği var. İkincisi iktidarda Kıbrıs konusunda yeni bir dış politika uyguladı, Orta Doğu'da arabulculuğa soyundu. Üçüncüsü ekonomide bir noktaya kadar yetkinlik gösterdi. Dördüncüsü, bir kapatma kararıyla AB süreci tehlikeye girecektir ve sonuncusu AKP'ye alternatif istikrarlı bir hükümet bulunmuyor. Parti ve liderleri devre dışı bırakılsa bile, bir başka kisve altında yeniden örgütlenerek erken seçimde tekrar ve pekişmiş bir destekle iktidara döneceklerdir. Dolayısıyla yasak yapıcı olmaz." "Davayı düşürmek gibi bir karar olası görünmüyor. AKP'nin ve liderleri aleyhinde bir hüküm en kötü senaryo; ama en olası olanı... Ancak hâkimlerin bir seçeneği daha var; o da partiye dokunmayıp devlet yardımını kesmek. Bu hem genel seçimlerde partinin imkanlarını sınırlar hem de ılımlılar gözünde itibarını zedeler ve oya mal olur. "Yorumcular ve diplomatlar AKP'yi kapatmanın ülkenin kurumsal ve anayasal krizinin altındaki sorunları çözmeyeceğini belirtiyorlar. Parti ve liderlerine dokunmamak ise, AKP'yi siyasi ve toplumsal hayatın daimi bir parçası haline getirir. Davayı 'tarihi' diye niteleyen İbrahim Kalın'a (Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı) göre önemli olan, bu tür bir karar çıkarsa laik kesimin bunu kabullenip kabullenmeyeceği..." Kıbrıs'ta görüşmelere doğru Financial Times, bir diğer haberinde ise, Kıbrıs'taki görüşmelerin yeniden başlatılması için hazırlıkların bugün başlayacağına dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletlerin yeni Kıbrıs özel temsilcisi, eski Avustralya dışişleri bakanı Alexander Downer, dört yıldır yapılan ilk doğrudan görüşmelerin arabulucusu olacak. İki gün sürecek hazırlık temasları ardından; görüşmelerin 3 Eylül'de başlaması öngörülüyor. "Diplomatlar bu kez sürecin gidişatını 2002- 2004 sürecinin aksine BM'nin değil; iki toplumun liderlerinin belirleyeceğini söylüyorlar. Geçen Şubat'ta cumhurbaşkanlığına seçilmesi, barış sürecini canlandıran Dimitris Hıristofyas, birleşik Kıbrıs için öngördüğü yapıyı açıkladı: Hafta sonu Baf'ta konuşan Hıristofyas, Kıbrıs'ın dönüşümlü başkanlıkla ve Avrupa işlerinden sorumlu bir çekirdek kabineyle yönetilen federal bir devlet olacağını söyledi. Mehmet Ali Talat ise çözümün bir kaç yıl değil, bir kaç ay içinde sağlanacağını söylüyor." Hindistan'da bombalı saldırılar Hindistan'ın Ahmedabad kentinde hafta sonu çok sayıda noktada düzenlenen bombalı saldırılar da gazetelerin yakından izlediği bir diğer konu. Gazeteler, Ahmedabad'ın geçmişte Hindu-Müslüman çatışmalarıyla gündeme geldiğini ve bunların yeniden alevlenmesi endişesinin var olduğunu belirtiyorlar: Konuyu başyazısında ele alan Independent; yetkililere seslenerek, "Hindistan aşırı unsurları reddetmeli" diyor. "Ahmedabad ve Bangalor'da patlayan bombalar, Asya'nın en büyük demokrasisinin altında yatan etnik ve dini gerginliklerin varlığını yeniden hatırlattı. Bugün pek çok Hintli, hafta sonundaki şiddetten radikal Müslümanları sorumlu tutarken, olayların yaşandığı Gucarat eyaleti yöneticisinin "Hindistan'a karşı bir savaş yürütülmektedir" şeklindeki sözleri olumlu katkı yapmıyor. Yetkililerin sorumluluğu, laiklik ve hoşgörü konusunda yaşanan zorlukların ülkenin kaygılı ve çoğu zaman da öfkeli Müslümanları küstürülmeden nasıl aşılacağını bulmaktır." Ticaret görüşmelerinde iki ileri, bir geri Geçen hafta başlayan Doha dünya ticaret görüşmeleri hafta sonuna doğru sağlanan ilerleme sayesinde uzatılmıştı ancak bir kez daha tıkanma ihtimaliyle beraber, bazı bakanlar şimdilik Cenevre'den ayrılıp konuyu heyetlerine bırakıyorlar... Financial Times, Avrupa Birliği ve Amerika’nın gelişmekte olan ülkelerin vasıflı çalışanlarına daha fazla vize imkanı sağlama vaadiyle ilerleme sağlamaya çalıştıklarını kaydediyor. Ancak gazeteye göre, tarım ve sanayi mallarında liberalleşme meselesi hâlâ çözülmüş değil. Guardian ise, Dünya Ticaret Örgütü Başkanı Pascal Lamy'nin sunduğu son önerilere göre tarım teşviklerinde Avrupa Birliği'nin yüzde 80, ABD'nin ise yüzde 70 kesintiyi kabul ettmesinin öngörüldüğünü, buna karşılık gelişmekte olan Brezilya gibi ülkelerin de pazarlarını sanayi ürünlerine daha fazla açmasının isteneceğini belirtiyor. Ancak gazeteye göre şimdi anlaşmanın sağlanması önündeki başlıca engel Çin. Çin pirinç, pamuk kimyasal maddeler ve makine gibi kilit alanlarda pazarını dışarıdan gelecek mallardan korumak istiyor. Brown baskı altında İngiltere'de ise Başbakan Gordon Brown üzerindeki baskı, geçen hafta kaybettiği bir ara seçim ardından iyice artmış durumda. Brown iktidarı devralmasından bu yana ara seçimlerde üstüste yenilgiye uğruyor. Siyasi yelpazenin iki tarafında yer alan Daily Telegraph ve Independent'ın düzenlediği iki ayrı anket, bugün seçim olsa Muhafazakarların iktidara geleceği sonucunu vermiş. Independent: "seçmenlere göre muhafazakarlar iktidara hazır" diye manşet atmış: "Bir sonraki seçimleri muhafazakarların kazanacağını düşünenlerin oranı yüzde 53. Liderleri David Cameron'ın başbakanlığa hazır olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 46. İşçi Partili seçmenlerin dörtte biri ve Liberal Demokratların yüzde 44'ü Cameron’ın, Gordon Brown’dan daha iyi bir başbakan olacağını söylemiş." Gazetenin yazarlarından Bruce Anderson'a göre, "Brown'un iktidara tutunması imkansız. Onun yerine yeni birini koymaya çalışmak da. Bu nedenle milletvekilleri ne yapacaklarını bilemez bir halde." Daily Telegraph anketine göre ise, Muhafazakarlar İşçi Partisi'ne yüzde 19 puan fark atmış durumda. Muhafazakarlara yüzde 45, İşçi Partisi'ne yüzde 26, Liberal Demokratlar'a yüzde 17 oy görünüyor. Gazete ayrıca çok sayıda üst düzey milletvekilinin kabine üyelerine bir mektup yazarak Gordon Brown'un görevden ayrılmasına yol açacak bir liderlik yarışı başlatmalarını isteyeceğini öne sürüyor. Ancak mektubu imzalayacağı söylenen milletvekillerinden birisi; böyle bir mektup hazırlandığı iddialarını yalanlıyor. Times da partililerin Brown'a karşı bir ayaklanmaya girişmemek konusunda üst kademelerden uyarıldığını belirtiyor. ABD Kongresi'nden kurtarma planı desteği Daily Telegraph, Amerikan kongresinin hafta sonu onayladığı bir paketle büyük mali kurumları konut kredisi krizinden kurtarmaya yönelik bir hamle yaptığına dikkat çekiyor. Gazeteye göre bu, eski başkan Franklin Roosevelt'in 1930'lardaki "Yeni Düzen"inden bu yana mali sistemi kurtarmak için getirilen en kapsamlı paket... Gazeteye göre iç borçlanma tavanına eklenen 800 milyar dolar, Hazine'ye bu kurumları kurtarmak için neredeyse sınırsız imkan tanıyor. Acil durum kurtarma planı olarak adlandırılan paket, Hazine'nin ülkenin konut kredilerinin yarısını ellerinde tutan Freddie Mac ve Fannie Mae’e sermaye enjekte etmesinin yolunu açıyor. Paketin ardından bugün dünya piyasalarının önemli ölçüde rahatlaması bekleniyor. | İlgili haberler 27 Temmuz 2008 Basın Özeti 27 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 25 Temmuz 2008 Basın Özeti 25 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 24 Temmuz 2008 Basın Özeti 24 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 23 Temmuz 2008 Basın Özeti 23 Temmuz, 2008 | Basın Özeti 22 Temmuz 2008 Basın Özeti 22 Temmuz, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||