BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 18 Haziran, 2008 - TSİ 08:15
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
18 Haziran 2008 Basın Özeti
İngiltere gazetelerinde bu sabah öne çıkan konu ortak.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Merkez Bankası Başkanı Mervyn King'in dün hükümete gönderdiği enflasyon verilerine ve ekonominin görünümüne ilişkin analizler içeren mektubundaki uyarıları.

Financial Times, Merkez Bankası Başkanı'nın, 'enflasyonla yaşamayı öğrenmeliyiz' sözlerini başlığa çıkarmış.

Hedefin yüzde 2 olduğu İngiltere'de son dönemde emtia ve gıda fiyatlarındaki artış enflasyonu yüzde 3.3 düzeyine çıkardı.

Gazete ayrıca, Merkez Bankası Başkanı King'İn enflasyon oranının yıl sonuna kadar yüzde 4'e yükseleceği öngörüsüne de yer vermiş.

Ancak Financial Times, bankanın, mektupta, enflasyonla mücadele için faiz oranlarında artışa gidileceğine ilişkin bir işaret vermemiş olmasını ''piyasaları şaşırtan bir gelişme' olarak değerlendiriyor.

Daily Telegraph gazetesi de aynı haberinde, enflasyonun en son 1992 yılında yüzde 3.3'ün üzerinde olduğuna dikkat çekiyor ve fiyat artışlarına ilişkin bir kaç ayrıntı aktarıyor.

Örneğin, petrol ürünlerindeki artış oranı son bir ayda yüzde 18, gıdada yüzde 8, elektrik, gaz ve su faturalarında ise, yıllık yüzde 12'yi buluyor.

Aynı gelişmeyi irdeleyen Guardian gazetesi ise, ekonomiye ilişkin tartışmaların hükümete yansımalarını ortaya koyan bir haberi aktarıyor.

Başbakan Gordon Brown, bakanlar kurulu üyelerine, bu yıl maaşlarında artış yapılmayacağını söylemiş.

Milletvekilleri de, maaş artışı almamaları için ikna edilmeye çalışılıyor.

Guardian, başbakanın böylece, sendikaların bu yıl toplu sözleşme görüşmelerinde yüksek zam teklifleriyle işverenlerin karşısına çıkmasını önlemek için emsal oluşturmaya çalıştığını yazıyor.

Gazetenin aktardığı verilere göre, başbakanın maaşı yıllık 190 bin sterlin (yaklaşık 380 bin dolar) civarında.

Bakanlar ise yıllık ortalama 140 bin sterlin (yaklaşık 280 bin dolar) maaş alıyor.

Hükümet üyelerine ayrıca 20 bin sterlin civarında da ödenek veriliyor.

Times gazetesine göre ise, kabine üyelerine yüzde 1.5 olarak öngörülen maaş artışını dondurma girişimi bazı bakanlar arasında rahatsızlık yaratmış.

Haberde, üst düzey bir bakana atfen, Brown'ın girişimi ''göstermelik siyasetin en kötü biçimi'' olarak niteleniyor.

Times gazetesinin manşetindeki haber ise, Başbakan Brown'ın çalışanlar için emsal oluşturma stratejisinin de işleyemeyebileceğine işaret ediyor.

Times, enflasyonda hedefin yarısından fazla yaşanan artış nedeniyle ufukta grevlerin göründüğünü yazıyor.

Habere göre, kamuda çalışan yüzbinlerce işçi, hayat pahalılığı nedeniyle maaşlarında artış talebinde bulunmaya hazırlanıyor.

Örneğin, 500 bin sağlık çalışanını temsil eden sendika, iki hafta önce varılan toplu sözleşme anlaşmasının, yeni veriler ışığında yeniden görüşülmesi çağrısı yapacak.

İngiltere'nin silah ihracı

Financial Times'ın iç sayfalarından duyurduğu bir habere göre, İngiltere dünyanın en büyük silah ihracatçısı ünvanını bu yıl Amerika Birleşik Devletleri'nden aldı.

İngiliz savunma şirketleri, geçen yıl 20 milyar dolar civarında silah siparişi aldı. İngiltere'nin silah satışlarını geliştirmek, tanıtımını yapmak üzere oluşturulan savunma ve güvenlik örgütü adlı kuruluşun raporuna göre, bu siparişlerin büyük bölümünü Suudi Arabistan'a satılacak Typhoon tipi savaş uçakları oluşturuyor.

Ayrıca Umman ve Trinidad Tobago'dan devriye botları siparişleri de listede. Son beş yıllık verilere bakıldığında ise, silah ihracatında 120 milyar dolarla ABD ilk sırada, İngiltere 100 milyar dolarla ikinci.

Bu ülkeleri, 70 milyar dolarla Rusya, 35 milyar dolarla Fransa ve 20'şer milyar dolarla Almanya ve İsrail izliyor.

Financial Times, silah ithalatçılarının ilk sırasında 60 milyar dolarla Suudi Arabistan var diyor. Bu ülkeyi, 36 milyar dolarla Hindistan, 35 milyar dolarla da Amerika Birleşik Devletleri izliyor.

Irak veto hakkında ısrarlı

Irak ve Amerika Birleşik Devletleri, bir süredir ikili bir güvenlik anlaşmasının pazarlıklarını yürütüyor.

Washington yönetiminin niyeti, Irak'ta yabancı askeri varlığına izin veren ve her yıl yenilenen Birleşmiş Milletler kararının bu yıl sonunda süresi dolması ardından operasyonlarını, imzalamayı planladıkları anlaşma doğrultusunda yürütmek.

Ancak Guardian gazetesine göre, Bağdat yönetimi, bu operasyonları veto edebilme hakkına sahip olmak istiyor.

''Güçlerin statüsü olarak adlandırılan anlaşma Irak'ta kuşku ve muhalefetle karşılanıyor. Muhaliflerin başında Şii din adamı Mukteda es Sadr'ın lider olduğu Mehdi Ordusu var. Mehdi Ordusu, işgalin sona erdirilmesi için her hafta protesto gösterileri düzenliyor. Diğer partiler ise, kesin bir görüş belirleyebilmiş değil.''

''Temel konuların başında, ülkedeki yaklaşık 50 Amerikan üssünün kalıcı olup olmayacağı ve bu üslerin kontrolünün kimde olacağı var. Bir diğer konu da, Amerika Birleşik Devletleri bu üsleri, Irak içinde ve dışındaki operasyonlarında serbestçe kullanabilecek mi sorusunda düğümleniyor.

''Irak hükümeti, Amerikalıların işledikleri suçların Irak mahkemelerinde yargılanmasını istiyor. Amerikan tarafı ise, özel güvenlik şirketleri için Irak yargısı seçeneğini kabul ediyor, ama askerleri için bu seçeneğe karşı.''

Guardian'a konuşan Iraklı petrol bakanı Hüseyin el Şehristani, sorunun bir egemenlik meselesi olduğunu, Bağdat yönetiminin, Amerikan operasyonları üzerinde veto hakkına sahip olmakta ısrar ettiğini söylüyor.

'Sefillerde perde kapandı'

Avrupa Şampiyonası'nda ''ölüm grubu'' olarak adlandırılan C grubunda Romanya'yı 2-0 yenen Hollanda ile Fransa'yı aynı sonuçla geçen İtalya çeyrek finale yükseldi.

Gazetelerde özellikle 2 yıl önceki dünya kupasının finalisti Fransa'nın elenmesine ilişkin yorumlar dikkat çekici...

Independent gazetesi, Fransız yazar Viktor Hugo'nun klasik eserine gönderme yaparak, ''Sefillerde perde kapandı'' diye yorumluyor, turnuvanın favorilerinden Fransa'nın evine erken dönüşünü.

İtalya'ya 2-0 yenilen Fransa'nın teknik direktörü Raymond Domenech'in mirasını irdeleyen gazetenin spor yazarlarlarından Tony Cascarino, ''gülünç'' diyor ve devam ediyor:

''Fransız teknik direktör, ülkesini 2006 Dünya Şampiyonası'nda finale taşıdı, ama bu şampiyonada kazanmanın formülünü bulamadı. Ülkesinin zayıf performansı, iki yıl önce inşa ettiği şöhretini lekeledi. Bir dahi mi, aptal mı? Şimdi biliyoruz.''

Cascarino'ya göre, Domenech'in yerine yeni bir teknik direktör getirilse bile, şimdiki genç kuşak 1990'ların sonu, 2000'lerin başındaki olağanüstü başarıyı yineleyecek güçte değil.

Altın çağın ardından gelen bu sonuç Fransız ulusal takımı için kara günlerin habercisi.

İlgili haberler
17 Haziran 2008 Basın Özeti
17 Haziran, 2008 | Basın Özeti
16 Haziran 2008 Basın Özeti
16 Haziran, 2008 | Basın Özeti
13 Haziran 2008 Basın Özeti
13 Haziran, 2008 | Basın Özeti
12 Haziran 2008 Basın Özeti
12 Haziran, 2008 | Basın Özeti
11 Haziran 2008 Basın Özeti
11 Haziran, 2008 | Basın Özeti
6 Haziran 2008 Basın Özeti
06 Haziran, 2008 | Basın Özeti
10 Haziran 2008 Basın Özeti
10 Haziran, 2008 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik